Li herêma Kensington ya Londonê agir bi avahiya bi navê Grenfell Tower ya 27 qatî ket û di encamê de 79 kesan jiyana xwe ji dest da. Tê payîn ku hejmara miriyan zêdetir bibe. Ji kesên ku li nexweşxanê tên derman kirin rewşa dehan jê di asta krîtîk de ye.
Şewata Grenfell Towerê roja Çarşemê saet derdora yekê sibehê ji qeta çaran dest pê kir û di demeke kin de tevahiya avahiyê pêça. Agir piştî du rojan bi tevahî hat vemirandin û hîna jî lêgerîna cenazeyan berdewam dike. Heta niha bi awayekî fermî hejmara miriyan wekî 79 hatiye diyar kirin. Lê tê payîn ku hejmar zêde bibe, jiber ku hîna kesên wenda hene û hejmara gelek kesên di nexweşxaneyê de jî giran e.
Ev çar rojin bi armanca “jibo Grenfell Tower Edalet” meşên protestoyî tên lidarxistin. Di derbarê bûyerê de lê pirsîn hatiye destpêkirin lê heta vê gavê kesek nehatiye binçav kirin.
Hikûmeta Brîtanî jibo mexdûrên bûyerê 5 mîlyon sterlîn ji bûtçeyê veqetandin û heta niha 200 hezar sterlîn li 180 malbatî hatiye parve kirin.
Ayşe Deniz Karacagîl, Fermandarên BOG’ê Ulaş Bayraktaroglû û Azîz Guler ên ku di pêngava rizgarkirina Reqayê de şehîd bûbûn, li paytext Londonê hatin bibîranîn.
Merasîma bibîranînê ya ku ji aliyê Komîteya Şehîdan a Meclîsa Gelê Kurd ya Londonê ve hatî lidarxistin, hevjîna Ulaş Bayraktaroglû Ekîn Bodûr û birayê Azîz Guler, Ersîn Umut Guler beşdar bûn.
Axaftina destpêkê li ser navê komîteya şehîdan hat kirin û deqeyeke rêzgirtin hat girtin. Piştre sînevîzyon hat temaşe kiirn.
Piştre Hevseroka Meclîsa Gelê Kurd a Brîtanyayê Evrîm Yîlmaz û Ekîn Bodûr axivîn. Dema ku Bodûr behsa Bayraktaroglû kir demê hestiyar jiya. Fermandara YPJ’ê Nesrîn Abdûllah ji bi telefonê beşdarî merasîma bibîranînê bû.
Li nêzî Mizgefta Fînsbûry Park a li Londonê, ajokarekî wesayita xwe bi ser mirovên ji mizgeftê derdiketin ve ajot. Di bûyerê de kesek mir û 10 kes birîndar bûn.
Bûyerê roja Duşemê saet di 00:20 de li kolana Seven Sîsters a li bakurê Londonê qewimî. Di bûyerê de kesekî jiyana xwe ji dest da, 10 kes jî birîndar bûn.
Polîsan ragihand, ajokarê 47 salî ji aliyê mirovên li cihê bûyerê ve hatiye girtin û piştre ji aliyê polîsan ve hatiye binçavkirin. Kesê ku êrîş pêkanî bi navê Darren Osborne yê ku ji bajarê Cardiffê ye.
Îro û duh tevî serokwezîr Theresa May û serokê Partiya Karkeran bi sedan kesan serdana cihê bûyerê kirin û kûlîlk danîn cihê bûyerê.
Londra’da yaşayan Kürdistanlılar, Kürt Toplum Merkezi’nde verilen iftar yemeğinde bir araya geldi.
Roj Kadın Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren Civaka İslama Kurdistanê(CİK) Britanya komisyonu organizesinde verilen iftar yemeğine onlarca Kürdistanlı katıldı. Yemek öncesinde İslamiyet’in kadına verdiği değeri anlatan CİK Kadın Sözcüsü Hatice Turhallı, İslam’ın kullanılmasından ve toplumlara yanlış aktarılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Yemekten sonra dua okuyan CİK Şura Üyesi Mele Faik Dilo ise Kuran’dan örnekler vererek herkesin fitre ve zekatlarını Kürdistan’daki yoksul insanlara gönderilmek üzere Heyva Sor’a verilmesi çağrısında bulundu.
Reqqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamlarını yitiren Ayşe Deniz Karacagil, BÖG komutanlarından Ulaş Bayraktaroğlu ve Aziz Güler için Kürt Toplum Merkezi’nde anma etkinliği düzenlendi.
Londra Halk Meclisi Şehitler Komitesi tarafından düzenlenen anmaya Ulaş Bayraktaroğlu’nun hayat arkadaşı Ekin Bodur ve Aziz Güler’in kardeşi Ersin Umut Güler de katıldı.
Şehitler Komitesi adına yapılan açılış konuşması ve saygı duruşu ardından sinevizyon gösterimi yapıldı.
Daha sonra ise Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Evrim Yılmaz ve Ekin Bodur birer konuşma yaptı. Bodur, Bayraktaroğlu’nu anlatırken duygusal anlar yaşandı. YPJ Komutanı Nesrin Abdullah ise telefon ile anmaya katıldı.
Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Eylül ayında yapılması planlanan bağımsızlık referandum konusunda Kürdistan Bölgesi halkını anladıklarını ifade ederek, “Bağımsızlığa doğru atılan her adım, Bağdat’la anlaşarak atılmalı” dedi.
Dışişleri Bakanlığı sayfasından yapılan yazılı açıklamada planlanan bağımsızlık referandumunun DAİŞ ile mücadeleye zarar vereceği iddia edildi.
“Referandumun, Kürdistan Bölgesi halkı için bir umut olduğunu anlıyoruz” denilen yazılı açıklamada şunlara yer verildi:
“Referandumun şimdi yapılması, DAİŞ’in ortadan kaldırılması ve kurtarılan bölgelerde istikrarın sağlanması amacından uzaklaşmaktır. Referandum, daha önce DAİŞ’in ortaya çıkmasına yol açan sorunların derinleşmesine neden olur. Bağdat’la işbirliği yapılmadan, bağımsızlığa doğru adım atmak Irak halkı ve istikrarının lehine olmayacaktır”
Açıklamada, Birleşik Krallık’ın, bütün Iraklılara güvenlik, iş fırsatı, sağlık ve eğitim hizmetlerinin sağlandığı demokratik, birlik içinde ve istikrarlı bir Irak’ı desteklediği ifade edildi.
Açıklamada, Dışişleri Bakanı’nın, taraflara diyalog ve sorunları anayasal çerçevede çözme çağrısında bulunduğu kaydedildi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘‘Demokratik Uygarlık Manifestosu- ll.Kitap-Kapitalist Uygarlık-Maskesiz Tanrılar ve Çıplak Krallar Çağı’’ adlı kitabının İngilizce baskısının tanıtımı Londra’da yapıldı.
Londra’da merkezde bulunan Unite The Union adlı sendikanın merkezinde yapılan kitap tanıtımında düzenlenen panelde kitabın önsözünü yazan Akademisyen Radha D’Souza ve Kürt Kadın Hareketi aktivisti Dilar Dirik birer sunum yaptı.
Unite The Union sendikasının Uluslararası direktörü Simon Dubbins tarafından yönetilen panelde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘‘Demokratik Uygarlık Manifestosu’’ adlı kitabının ikinci cildi tanıtılırken, Öcalan’ın fikirlerinin Ortadoğu’daki sorunların çözümünde kilit rol oynadığı belirlemesi yapıldı.
Ülkenin en büyük emek hareketi olan Unite Sendikası’nın öncülük ettiği Öcalan’a Özgürlük Kampanyası, Kürdistan’a Barış (Peace in Kurdistan) ve Kürt Çalışmaları Merkezi(Centre for Kurdish Progress) tarafından ortaklaşa organize edilen tanıtım toplantısına çok sayıda Britanyalı katıldı.
6 Milyon üyesi bulunan TUC’un kararı çok anlamlı
Toplantının açılışını yapan Unite Sendikası Uluslararası ilişkiler direktörü Simon Dubbins, Britanya’daki emek hareketinin uzun bir dönemdir Kürt Halkı ile dayanışma içerisinde olduğunu, bu dayanışmaya çok değer verdiğini ve bu yönlü çalışmalarının büyüyerek devam edeceğini ifade ederek konuşmasını başladı.
Unite Sendikasının başlattığı Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın, farklı iş kollarından 52 sendikanın bağlı olduğu ve 6 milyon üyesi olan TUC’un yıllık konferansında karar altına alındığını ve bunun çok anlamlı olduğunu ifade eden Dubbins, Türk devletinin Kürt halkına dönük baskılarının da son dönemlerde ciddi düzeye ulaştığını ve bunun mutlaka bir an önce son bulması gerektiğini ifade etti.
Bir politik liderin çalışması değil, tarihe, ekonomiye ve politikaya filozofik bir yaklaşım
Dilar Dirik
Kürt Kadın Hareketi aktivisti ve Cambridge Üniversitesi doktora öğrencisi Dilar Dirik, Demokratik Uygarlık Manifestosu adlı kitabın içeriği ile ilgili geniş bir sunum yaparak, Öcalan’ın fikirlerinin sadece Kürt halkı için değil, çağımızın yaşadığı krizle mücadele etmek için tüm toplumlar için çok önemli veriler sunduğunu ifade etti. Toplumun örgütlenmesinin ne denli hayati bir düzeyde olduğunu ifade eden Dirik, bu hafta Londra’da Grenfell Tower adlı binanın yanıp yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesinin bile bize bu konuda çok şey anlattığını belirtti.
‘‘Abdullah Öcalan’ın kitaplarının değeri ve anlamına baktığımızda, sadece politik bir liderin çalışmasını değil, tarihe, ekonomiye ve politikaya filozofik bir yaklaşımı görürüz. Bununla birlikte fikirlerinin gerçek yaşama etkisini de görürüz. Mesela Öcalan’ın ulus devlet sistemine alternatif olarak sunduğu politik önermeleri bilmeden Rojava devrimini anlayamayız. Öcalan’ın en önemli mesajlarından birisi, örgütlenmeliyiz mesajıdır. Geleceğimizi, irademizi yaşamımızı bir grup elitin ve devletin insafına teslim edemeyiz.’’
Toplumsal olgunun olmadığı yerde yaşam yoktur
Dr Radha D’Souza
Toplantının bir diğer konuşmacısı olan ve aynı zamanda kitabın önsözünü yazan Akademisyen Doktor Radha D’Souza, Öcalan’ın çok önemli bir düşünür olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Uluslarası hukuk uzmanı olan Dr Radha D’Souza, kitabın içeriğinden çok, kendisinin kitabı nasıl okuduğu hakkında konuşacağını, çünkü Öcalan’ın kendisinin kitabın başlangıcında ‘ben kimim, bunları neden yazıyorum’ belirlemesi yaparak giriş yaptığını bunun da çok önemli olduğunu ifade etti.
Kitabın tamamen filozofik bir çalışma olduğunu ifade eden D’Souza, kendisinin ilk okuduğunda çok etkilendiğini ve mutlaka herkes tarafından okunması gerektiğini belirtti.
‘‘Öcalan’ın işaret ettiği nedir, onu rahatsız eden nedir. Devlet toplumu neden baskı altında tutar sorusu onun daha da derinleşmesine neden olur. Bu noktada toplumun kendisine döner. Baskı hep vardı, ancak buna karşı hep direnen toplum da vardı. Toplumsal olgunun olmadığı yerde yaşam olmaz, kapitalizmin sürekli ortadan kaldırmak istediği de bu olgudur. O zaman anahtar da toplumdur. Kapitalizm bizim direnme kapasitemizi öldürmeye çalışır. Bu noktada buna karşı toplumsal örgütlülüğü daha da güçlendirmedir. Demokratik Konfederalizm ile işaret ettiği nokta da budur. Toplumların bir araya gelmesi, kendi kendilerini örgütlemesidir, sadece politik olarak değil, aynı zamanda ekonomik olarak.’’