Yüzlerce Haringey sakini belediyenin 2 Milyar Sterlinlik ‘Kentsel Dönüşüm’ Planı’nı protesto etmek için yürüdü. Turnpike Lane istasyonu önünde toplanan 1000’den fazla kişi Haringey Civic Centre yürüdü.
Pazartesi akşamı gerçekleşen eylemde ellerinde ‘Yıkıma izin vermeyeceğiz’, ‘HDV planı dursun’ yazılı pankartlar açarken, sık sık ‘sınıfsal temizliğe hayır’ sloganları attı. Haringey Civic Centre önünde toplanan yüzlerce kişi belediye güvenlikçileri ve polislerle kısa süreli bir arbede yaşadı. Eylem devam ederken binanın içerisindeki Kabine toplantısında planın son detayları tartışılıyordu.
2 Milyar Sterline mal olacak ‘Haringey Development Vehicle (Haringey Gelişim Aracı)’ adlı plan gereği çok sayıda sosyal konutun yıkılıp yeni yerleşim alanlarının inşa edilmesi hedefleniyor. Plan Lendlease adlı özel firma ile Haringey Belediyesi ortaklığında yürütülüyor. Plana göre yaklaşık 5 bin evin yıkılması bekleniyor.
Kabine toplantısı devam ederken, içeri girmek isteyen eylemcilere polis ve güvenlik görevlileri izin vermezken, toplantıya katılan gözlemciler ve gazeteciler de dışarı çıkarıldı.
Haringey Belediyesi’ne göre planın tamamlanmasından ardından alacağı yüzde 50’lik pay, mağduriyetin yaşanmamasını sağlayacak.
İşçi Partili bölge milletvekilleri Catherine West ve David Lammy plan ile ilgili endişelerini konu alan bir mektubu Haringey Belediyesi liderine vermişlerdi.
‘Özel şirketlere peşkeş çekecekler’
Eyleme katılan aktivist Oktay Şahbaz, belediyenin sosyal konutları yıkıp özel şirketlere peşkeş çekmek istediğini söyledi.
‘‘Haringey Belediyesi’nin oynamak istediği 2 Milyarlık kumara hayır demek için bugün buradayız. Bir çok insanın evi yıkılacak. Ve özel şirketlere peşkeş çekilecek. Bu noktada belediyenin cevaplaması gereken bir çok soru var. Evleri yıkılan bu insanların durumu ne olacak. Bu yeni yapılan evler kimlere hizmet verecek? Haringey Belediyesi’nin kararından vazgeçmesi için eylemlerimize devam edeceğiz.’’
Londra merkezli çalışmalarını yürüten Roj Kadın Meclisi tarafından organize edilen 14’üncü Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü düzenlenen etkinlik ile sona erdi.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen çocuk şenliği ile startı verilen Zilan Kadın Festivali kapsamında Cuma günü HDP Milletvekili Mizgin Irgat’ın katılımıyla düzenlenen panel ile devam ederken, Cumartesi günü de Zozan Zudem, Deniz Deman ve Pınar Yıldız’ın katıldığı bir konser ile sona erdi.
Cuma günü Kürt Toplum Merkezinde düzenlenen panelde, Jineoloji üzerine yapılan sunumdan sonra, sözü Halkların Demokratik Partisi Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat aldı.
Kürt kadın mücadelesi birikimi Rojava’da filizleniyor
HDP Milletvekili Mizgin Irgat yaptığı uzun değerlendirmelerde çeşitli konulara değiniriken, konuşmasının büyük bir bölümünü Kürt kadın mücadelesine ayırdı. ‘‘Leyla Qasım’lardan, Bese’lerden, Zarife’lerden, Sakine’lerden ve Zilanların yaşam felesefesinden, duruşlarından ve hayata anlam katma pratiklerinden, Kürt kadın mücadelesinin, sadece Kürdistan değil bütün dünyayı, kapitalist modernitenin hakim olduğu bütün alanları dönüştüren değiştiren, sorgulayan bir noktada olduğunu dile getirebiliriz. Çünkü yaşanan direniş, yaşanan isyan, ataerkil sistemin yanında Kürt halkının inkarına ve uluslararası alandaki ihanete bir cevaptır. Bugün Rojava’ya baktığınızda Kürt kadını öncülüğünde yaşanan özgürlük mücadelesi büyük bir mirasın sonucudur. Kürt kadın mücadelesinin birikiminin Rojava’da filizlenmesi ve sonuç almasıdır.’’
Siyasi soykırım devam ediyor
AKP Hükümeti tarafından başta Kürtler olmak üzere toplumun tüm muhalif kesimlerine yönelik saldırıların çok ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Irgat şunları söyledi; ‘‘Faşizmin en üst düzeyde yaşandığı ciddi faşist bir sistem ile karşı karşıyayız. 11 milletvekilimizin, 84 DBP’li Belediye Eşbaşkanının tutuklu olduğu, 89 belediyeye kayyum atanan, kamudan ihraç edilen binlerce akademisyenin ve barış isteyen çevrelerin olduğu ve her gün siyasi soykırım operasyonlarının devam ettiği bir ülkeden bahsediyoruz.’’
Türkiye Meclisinin bir nevi feshedildiğini belirten Irgat, tüm talimatların Saray’dan geldiğini söyledi.
‘‘Mevcut durumda parlamentonun feshedildiğini, parlamento diye bir alanın kalmadığını çok net olarak söyleyebiliriz. Şuan Türkiye’nin yasama görevlerini yerine getiren bir meclisi bulunmamaktadır. İradesiyle, hukuka göre karar veren tek bir savcı ve hakim görev başında değildir. Hepsi saraydan gelen talimatlarla hareket etmektedir.’’
Kadınların direnişiyle İmralı sistemini kıracağız
Cumartesi günü Londra’nın Haringey bölgesinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde bir etkinlik düzenlendi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlik devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Zilan’ın (Zeynep Kınacı) hayatının anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından, Zilan’ın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yazdığı mektubu okundu. Kürdistan’ın farklı bölgelerinden renga renk yöresel elbiseler giyen çocuklar tarafından bir defile düzenlendi.
Koordinasyona Jînên Kurdistanê (KJK) de Zilan Kadın Festivali’ne bir mesaj göndererek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınayarak, kadınların direnişiyle İmralı sisteminin yıkılacağı vurgulandı.
“Bugün, kadın öncülüğünde, Önder Apo’nun felsefesiyle demokratik özerklik sistemi hayat buluyor. Onun içindir dünyanın bir çok yerinde insanlar, yönünü devrim sahasına yani Kürdistan’a veriyor. Erkek egemenlik sistemi de halkları nefessiz bırakmak için özgürlük mücadelemize saldırıyor. Faşist saldırılar, Türk devletinin öncülüğünde DAİŞ çetelerin eliyle yapılıyor. Bu saldırılarla özgürlük mücadelemizin önünü kesmek istiyorlar. Ancak 21’nci yüz yılda güçleri özgürlük mücadelemize ve devrimizi engellemeye güçleri yetmez.”
Toplumumuzun en renkli festivallerinden birisi olan Day-Mer Kültür Sanat Festivali’nin finali Clissold Park’ta yapılan Park Şenliği ile gerçekleşti. Bu yıl 28’incisi düzenlenen uzun soluklu renkli festivalin final etkinliğine 10 binden fazla kişi katıldı.
Fotoğraflar: Botan Sinayiç
Haziran’da başlayan festival, sergi, piknik, panel, söyleşi, çocuk şenliği, gençlik şenliği gibi etkinliklerden sonra, Londra’nın en güzel parklarından birisi olan Clissold Park’ta yapılan park şenliği ile sonlandı. Pazar günü gerçekleşen şenlikte hem programın zenginliği, hem güneşli havanın etkisiyle 10 binden fazla kişi parkta biraraya geldi.
Katılımcıların çok renkli olduğu festivalin programının zenginliğinin yanında, açılan stand ve çadırların renkliliği de en çok dikkat çekenler arasındaydı. Park Şenliği’nin 2 Temmuz’a denk gelmesinden kaynaklı yapılan konuşmalarda Sivas Katliamı’na özel bir yer ayrılırken etkinlik, Sivas Katliamı ve Grenfell Tower yangınında hayatlarını kaybeden insanlara adandı.
Sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler
Day-Mer çocuk, genç ve kadın halk dansları gruplarının da birer gösteri yaptığı şenliğin müzik programında sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler yankılandı. Kardeş Türküler, Don Kipper Balkan Grubu ve Erkan Aydar performanslarıyla kitleyi coşturdu.
Konuşmalarda gündem Türkiye’deki hak ihlalleri ve Britanya’daki tasarruf politikalarıydı
Park şenliğine katılarak destek veren çok sayıda sendikacı, siyasetçi, aktivist ve gazeteci birer kısa konuşma yaptı. RMT Genel Sekreter Yardımcısı Steve Hedley, Kamu İşçileri Sendikası (PCS) Genel Sekreter Yardımcısı Chris Bough, NUT Başkanı Louise Regan, Morning Star yazarı Steve Sweneey, Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner, Hackney belediye Başkanı Phillip Granville, Savaş karşıtı Koalisyon yöneticisi ve kurucusu John Rees, ve akademisyen Prof. Mehmet Uğur konuşma yapan isimlerden bazıları oldu.
‘Sivas Katliamını gerçekleştiren zihniyet halen iktidarda’
Sivas Madımak’ta katledilenleri anarak sözlerine başlayan Day-Mer başkanı Aslı Gül, ‘‘2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılarak katledilen 33 aydınımızı saygıyla anıyorum. Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren zihniyeti daha sonra bodrumlarda insanları yakarken gördük. İktidarda olan bu zihniyeti Kürt halkına, Alevilere, hakkını arayan işçi ve emekçilere saldırılarında, HDP Milletvekillerin tutuklanmasında, bu suça ortak olmayacağız diyen akademisyenlerin ihracında, gerçeklerin peşinde koşan gazete ve televizyonların kapatılmasında, gazetecilerin hapsedilmesinde maalesef halen görüyoruz.’’ dedi.
Day-Mer olarak Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini ve baskıları Birleşik Krallık kamuoyuna anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Gül konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Yerli ve göçmen emekçilerin, sendikaların mücadelemize destek vererek Türkiye’ye baskı oluşturulmasının çabasını veriyoruz. Bu çalışmalarımıza enternasyonal dayanışma ruhuyla devam ediyoruz.’’
Tasarruf politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı
Aslı Gül, Sivas ve Grenfell’de yanarak katledilenlerin adalet mücadelesinin peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Sivas’ta gerici bir güruhun cayır cayır yaktığı aydınlarımız ve kapitalist sistemin belediyeciliğinin yanmayı layık gördüğü Londra’daki Grenfell Tower yangınında kaybettiğimiz emekçiler aynı anlayışın kurbanları oldu, mücadele etmekten ve adalet aramaktan başka şansımız yok” dedi.
Birleşik Krallık’ta yaşanan kemer sıkma politikalarına ve kesintilere de değinen Gül, hükümeti eleştirerek, bu politikalara karşı ulusal bir dayanışma ruhuyla ortak mücadele edilmesi çağrısı yaptı. ‘‘Tasarruf politikalarıyla, kamu alanında sağlık, eğitim ve konut başta olmak üzere bir çok alanda kesinti yapan, emekçilere sıfır zammı dayatan, Ortadoğu’da uyguladığı politikalar ile savaşı körükleyen, emekçilerin birleşmesine engel olan, göçmen karşıtı politikalardan geri durmayan başbakan Tehresa May’in istifasını istiyoruz. Ve bunların karşısında herkesi mücadeleye destek olmaya davet ediyoruz.’’
‘Bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son verilmeli’
Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner şenlikte yaptığı konuşmada, Sivas’ta katledilen aydın ve sanatçıların çayır cayır yakıldığını ve adaletin büyüteçle bile bulunmayacak hale geldiğini belirterek, mücadelenin güçlendirilmesinin önemine değindi. Yalçıner, İngiltere’deki sorunlara da değinerek, sosyal konutların yok edildiğini, belediyelerin elinde kalan bir kaç konutun da tamir edilmediğini ve Grenfell binasında olduğu gibi emekçilerin binaların yanıcı maddelerle tamir edilmediğini belirterek, bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son vermek için mücadelenin şart olduğunu söyledi.
Festival SunucularıDon Kipper Balkan GrubuProf Mehmet KurtFestvale 10 binden fazla kişi katıldıRessam Kaya MarKardeş TürkülerHackney belediye Başkanı Phillip GranvilleGizem AltınorduDay-Mer Folklor ekibiDay-Mer Başkanı Aslı Gül
Her yıl geleneksel olarak düzenlen Gik-Der Kültür Sanat Festivali’nin dokuzuncusu verilen resepsiyon ile başladı. Dernek binasında verilen resepsiyona çok sayıda toplum merkezi ve dernek temsilcisi katılarak destek verdi.
Yirmi Altı yıldır başkent Londra’da Türkiyeli ve Kürdistanlı topluma hizmet veren Göçmen İşçiler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (Gik-Der) bu yıl dokuzuncu kez düzenleyeceği Kültür Sanat Festivali 9 Temmuz’da yapılacak park festivali ile son bulacak.
Bu akşam (Perşembe) Gik-Der lokalinde yapılan resepsiyon ile başlayan festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek. Yiyecek ve içeceklerin ikram edildiği resepsiyonun açılışın konuşmasını Gik-Der başkanı Helin Peköz gerçekleştirdi. Peköz konuşmasında katılan misafirlere teşekkür ettikten sonra şunları belirtti;
Gik-Der başkanı Helin Peköz
‘‘Gik-Der olarak bu gün çıtamızı bir adım daha ileri taşıyarak sizlerle bir kez daha buluşmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. 9 yıl önce “Bencilleştiren egemen kültür anlayışına inat, biz olmanın verdiği güçle; birlikte üreterek, birlikte çoğalarak geleceğe yürüyeceğiz. Bu yolda en büyük yardımcımız, halklarımızın toplumsal belleğinde altın sayfalarla yazılmış değerli aydın ve sanatçılarımız anıyoruz.” diyerek Nazım Hikmet’le startını verdiğimiz festivalimizi, Kutsiye Bozoklar, Kazım Koyuncu, Hrant Dink, Musa Anter, Cigerxwin, Pir Sultan Abdal, Ezidi Halkı ve Yılmaz Güney’e atfen gerçekleştirdik. Bu yıl ise festivalimizi geliştirerek, daha da büyüterek park festivalimizi sizlerle buluşturuyoruz.’’
Gik-Der Kültür Sanat Festivali resepsiyonu
Peköz’ün ardından, HDK Britanya adına Doğan Genç, Day-Mer adına Feyzullah Cinpolat, Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil ve Kırkısraklılar Yardımlaşma Derneği başkanı Ahmet Güven birer konuşma yaptı.
Yapılan konuşmalardan sonra festivalin sponsorlarına teşekkür plaketleri verildi.
Festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek
‘Türkiye ve Ortadoğu’da Siyasal İslam, Avrupa’da Irkçılık ve Faşizmin Yükselişi’ başlığıyla 25 Haziran Pazar günü yapılacak panele milletvekilliğinin düşürülmesi gündem olan olan HDP’li Tuğba Hezer Öztürk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, GİK-DER Yöneticilerinden Kemal Denli konuşmacı olarak katılacak. Panel Stoke Newington’da bulunan GİK-DER binasında saat 14.00’ te başlayacak.
Park Festivali 9 Temmuz’da
9 Temmuz’da Edmonton’da bulunan Pymmes Park’ta yapılacak Park Şenliği programında Cem Adrian, Grup Seyran, Grup Eylül, Calum Baird gibi müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak.
Festivalin resepsiyon, panel ve park şenliği programlarının tarih ve yerleri şöyle;
Panel: 25 Haziran Pazar, Saat:14:00, Yer: Gik-Der
Park Festivali: 9 Temmuz 2017 Yer: Pymmes Park, N9 9SU, Edmonton
Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil ErbilDaymer yöneticisi Feyzullah CinpolatDoğan Genç-HDK BritanyaKırkısraklılar Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Güven
Li bajarê Birminghamê yê Îngîlîstanê, Kurdekî bi navê Awat Hamasalih, ku hemwelatiyê Brîtanya ye, ji endamtiya DAIŞ´ê sûcdar hat dîtin. Hamasalih piştevaniya DAIŞ´qebûl kir, lê diyar kir ku ne endamê wê ye.
Hefteya borî Awat Hamasalih derket pêşiya dadgehê û 10 endamên jûriyê Hamasalih sûcdar dîtin û du endaman jî qebul nekir.
Awat Hamasalih yê 35 salî, li taxa Kingstandingê ya li bajarê Birminghamê dima. Di sala 2002´yan de ji Herêma Kurdistana Başûr hatibû Britaniyayê û di sala 2008´an de bûbû hemwelatiyê Brîtanya. Hamasalih di sermaweza borî de li mala xwe ya li Birminghamê hatibû girtin û bi sûcdariya endamtiya DAIŞê dihat darizandin.
Hamasalih di mediyaya civakî de jibo DAIŞ´ê çekdarên nû berhev dikir. Di mala wî de, belgeyeke ku tê de agahîyên peşmergeyan û malbatên wan hebûn hatibû desteserkirin.
Hamasalih diyar kir ku ew piştgiriya DAIŞ´ê dike lê endamtî qebul nekir.
Tê payîn ku cezayê Hamasalih di 30´ê Pûşperê de were aşkere kirin.
“Bekçi” isimli yeni Kirmanckî (Zazakî) oyunuyla Arêyê Kay tiyatro grubu bu kez 23 Haziran tarihinde Londra’da tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. 22 Haziran tarihinde ise yönetmen Yılmazcan Şare ile imza ve söyleşi gerçekleşecek.
Londra’da İntimate Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Bekçi” isimli oyunlarına ilişkin bilgi veren Yılmazcan Şaren şunları söyledi: “Bekçi oyunu, kurgusunda yitirilmekte olan bir dilin bu yönüne vurgu yapmakla birlikte aynı zamanda kaybolmakta olan kültür ve Alevi Kızılbaş inancının yitirilme nedenlerine hiciv yoluyla değinmektedir. Konusu bir karakolda geçmektedir. Dil bilmeyen yaşlı bir kadının derdini, meramını anlatmakta yaşadığı sıkıntıyı, komedi yoluyla anlatmaktadır.”
UNESCO’ya göre, dünya üzerinde kaybolmakta olan dillerden 18 tanesi Türkiye’de bulunuyor ve bu diller arasında Zazakî de yeralıyor. Grubun kurucusu, oyun yazarı, yönetmeni ve aynı zamanda oyuncusu olan Yılmazcan Şare ve grup oyuncularının biraraya gelme amaçları da anadillerinin bu durumdan kurtulması çabasına sanat yoluyla emek vermek ve asıl amaçlarının toplumsal bir farkındalık yaratabilmek olduğunu vurguladı.
22 Haziran Perşembe günü Dersim-De r’de saat 15:00- 21:00 arasında yönetmen Yılmazcan Şare ile imza ve söyleşi gerçekleşecek.
“Bekçi” oyunu ise 23 Haziran tarihinde saat 18:00’da St Monica’s Church, 521 Green Lanes, Palmers Green, London, N13 4DH adresindeki Intimate Theatre’da sahnelenecek. Oyun için biletler, Dersim-Der’den edinilebilir.
Danûstandinên li ser Brexîtê ku pêvajoya veqetîna Brîtanya ji Yekîtiya Ewrûpayê îfade dike, doh li Brukselê dest pê kirin.
Mizakere divê Adara 2019’an biqedin. Her du alî wê di van mizakereyan de hewl bidin li ser hin mijarên zehmet li hev bikin. Hikûmeta Brîtanî, roja 29’ê Adarê ji Yekîtiya Ewrûpayê re nameyek nivîsandibû û pêvajoya veqetînê dabû destpêkirin.
Di danûstandinên Brexîtê de Brîtanya wê ji aliyê Wezîrê Brexîtê, Davîd Davîs û Yekîtiya Ewrûpa jî ji aliyê Sermuzakerevanê Fransayî Mîchel Barnîer ve werin temsîlkirin.
Di destpêka Hezîranê de li Brîtanyayê hilbijartin hate kirin û ji hingî ve hikûmeta nû nehatiye avakirin. Ev rewş, wê bibe pirsgirêka destpêkê.
Danûstandin wê bi sê qonaxan bên kirin. Yekîtiya Ewrûpa (YE) van her sê qonaxan bi van sernavan pênase dike: “vekişîn”, “siberoja têkiliyan” û “serdema derbasbûnê”.
Hikûmeta Brîtanî îdîa dike ku her du pêvajoyên destpêkê dikarin bi hev re bimeşin. Li ber danûstandinan, mijarên zehmet hene.
Aliyê malî yê derketina Brîtanyayê ji YE´yê, rewşa Brîtaniyên li YE´yê, rewşa welatiyên YE´yê yên li Brîtanya, çend ji van sernavan in.