Category: SEÇME YAZILAR

  • Eric Scurfield’in Annesinin Başlattığı İmza Kampanyası Devam Ediyor

    Eric Scurfield’in Annesinin Başlattığı İmza Kampanyası Devam Ediyor

    Rojava’nın Qamîşlo kentine bağlı Til Berak’ta 2 Mart’ta yaşamını yitiren Britanya vatandaşı YPG’li savaşçı Konstandinos Erik Scurfield’in (Kemal) annesi Vasilis Scurfield Başbakan David Cameron, ABD Başkanı Barack Obama ve Avrupa Komisyonu’nun başkanı Jean-Claude Juncker’in dikkatine yönelik başlattığı imza kampanyası devam ediyor.

    Eric Scurfield’in Annesinin Başlattığı İmza Kampanyası Devam Ediyor 1
    Rojava’da YPG saflarında savaşırken yaşamını yitiren Eric Scurfield’in (Şehid Kemal) fotoğrafının olduğu duvar halısı annesi Vasiliki Scurfield’e takdim edildi.

    Bir süredir devam eden imza kampanyası kapsamında Nottingham’da bir etkinlik düzenlendi. Pazar günü Nottingham Kürt Toplum merkezinde yapılan etkinliğe Scurfield ailesi başta olmak üzere bir çok Kürt ve dostları katıldı. Etkinlikte yapılan konuşmalarda imza kampanyasının amacı anlatıldıktan sonra kampanyayı güçlendirme çağrıları yapıldı. Etkinlikte Eric Scurfield’in resminin nakşedildiği duvar halısı annesine KNK temsilcileri tarafından takdim edildi.

    DAİŞ’in durdurulmasında hükümetlerin kararlı hareket etmesi için konunun parlamentoda tartışılabilmesini sağlamak amacıyla yüz bin imzaya ihtiyaç olduğunu ifade eden anne Scurfield, imza kampanyasının mümkün olduğunca her kesime ulaştırılmasını talep etti. ”Stop ISIS. Act decisively” (DAİŞ’i durdurun. İstikrarlı Davranın) başlığıyla hazırlanan kampanyaya www.change.org üzerinden imza verilerek destek olunabilir. Kampanya kapsamında PKK’nin terör listesinden de çıkartılması talep ediliyor.

    Eric Scurfield’in Annesinin Başlattığı İmza Kampanyası Devam Ediyor 1

    Anne Vasilis Scurfield’in kaleme aldığı imza kampanyası tam metni şu şekilde:

    ”Hepsinin birer ismi var. DAİŞ’in katlettiği her bir kişinin bir adı var ve her geçen gün zulüm ve terörden uzak yaşam haklarını korumaya çalışırken daha fazla insanlar ölüyor.

    Tüm iyi insanlar DAİŞ tarafından işlenen bu zulümler nedeniyle öfke ve dehşet içinde; yine de -hatta diğer aşırılık yanlısı örgütlerle ilişki içinde -DAİŞ engelsiz bir şekilde bu korkunç işlerine devam etmekte. Bu süre içerisinde, en iyi yaptığı şey sadece DAİŞ’i geçici olarak durdurmak olan bazı gönülsüz koalisyon hava saldırıları oldu. Buna rağmen, Kuzey Suriye özellikle Rojavalı Kürtler esasen destek almadan, tüm dinlerden ve etnik kökenden insanları ve sığınmacıları korumak için savaşıyorlar.

    Batılı hükümetler, Kürt halkını büyük ölçüde görmezlikten gelmekteler fakat bu Kürtler öne çıkıp direnmemiş olsaydı neler olacağını bir düşünün. DAİŞ şu anda Kuzey Suriye’nin büyük bölümüne hakim olmuş olurdu ve dünya çapında aşırılıkçı ideolojisini yayma amacı ile hızla ilerlerdi. Bunu düşünmesi bile katlanılmaz.

    Taleplerimiz:

    1. Türkiye’nin tüm Suriye sınırı boyunca bir BM varlığının / gözlemcilerinin aşağıdakilerden emin olması:
    1. bu yolu kullanarak DAİŞ için malzeme ve gönüllülerin çatışma ortamına girmemesi ve eğer girişimde bulunulursa biran önce durdurulmaları
    1. tıbbi malzeme dahil, yardım ve DAİŞ geri çekildikten sonra kasaba ve köylerin yeniden inşaası için gerekli kaynakların istikrarlı bir şekilde Rojava’da sivilere ulaştırılması için insani bir koridorun açılması

    Gerekçe: A. DAİŞ bir yerlerden kendi malzeme ve yeni üyelerini ediniyor. Onların Türkiye’nin Suriye sınırından geliyor olduğuna işaret eden birçok bildirim var. Eğer öyleyse bu durumda kanıtların toplanması ve bunun biran önce durdurulması gerekiyor.

    1. Ayrıca malzeme ve yardımların Kürt halkına ulaşması engelleniyor. Korunan ve bağımsız bir koridor, ihtiyaç duydukları yardımı edinmelerini sağlamak için hayati önem taşımaktadır.
    1. Batılı hükümetler tarafından DAİŞ’i nihai bir şekilde yenilgiye uğratılmasında, neye ihtiyaçları olduğunu ortaya çıkarmak için Rojava’da YPG ile doğrudan bir diyaloğun başlatılması ve bunların tedarik edilmesi.

    Gerekçe: Ön cephedeki Rojavalı Kürtlere yardım etmenin en iyi yolu neye ihtiyaç duyduklarını onlara sormaktır. Bu oldukça açık. Neden hiç kimse onları dinlemiyor? Neden hiç kimse onlara sormuyor? YPG listelenen bir örgüt değil, o nedenle bunu yapmak için hiçbir engel yok.

    1. Şilhan Özçelik ve DAİŞ’e karşı savaşmak istediği için tutuklu bulunan diğer kişilerin biran önce serbest bırakılması.

    Gerekçe: DAİŞ’e karşı savaşmaya giden insanları öcü gibi göstermemeliyiz.

    1. PKK’nin listeden çıkarılması.

    Gerekçe: PKK uzlaşmacı olmaya çalışıyor. Türkiye ile olumlu bir ilişki yaratmak için çalışmaya hazır. DAİŞ’e karşı mücadelede yararlı bir müttefik olabilir. Eğer Küba’yı listeden çıkarabiliyorsak, İran’la ve IRA ile çalışabiliyorsak, PKK’yi de listeden çıkarabiliriz.

    1. DAİŞ tarafından kaçırılan ve köle olarak satılan her kadının aileleri ve toplumlarına uygun bir destekle geri getirilmesinden emin olmak için kaynakların adanması taahhütü

    Gerekçe: kölelik ve tecavüz hiçbir koşulda kabul edilemez. Bu kadınların adalete ihtiyacı var.

    1. DAİŞ’i finanse eden ya da destek verme ihtimali olan Batılı ”müttefikler” içinde bir soruşturmanın başlatılması ve eğer bunu yaptıkları ortaya çıkarsa acil cezalandırıcı önlemlerin alınması

    Gerekçe: DAİŞ bir yerlerden finanse ediliyor, malzeme ve üye sağlanıyor ve tüm bunlar bir şekilde ulaşıyor. Bunlar bir yerlere petrol, antik eser ve kadın/çocuk satıyorlar. İlgili hükümetlerin bilgisi dahilinde ya da değil, bu olanlara bir son verilmesi gerekiyor.

    Lütfen sesinizi yükseltin ve bu kampanyayı imzalayın.’’

    İmza linki: https://www.change.org/p/number-10-downing-street-barack-obama-jean-claude-juncker-stop-isis-act-decisively?recruiter=52321725&utm_source=share_petition&utm_medium=email&utm_campaign=share_email_responsive

     

  • Britanya Parlamentosunda Rojava Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı

    Britanya Parlamentosunda Rojava Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı

    “Rojava’nın Kürt Özerk Yönetimi ve Suriye’de Barışı İnşa Etme Çabaları” konulu münazara İngiliz Parlamentosu’nun avam kamarasında görüşüldü.

     rojava-parlamento-toplanti2

    Kürdistan’da Barış Kampanyası’nın organize etmiş olduğu, “Rojava’nın Kürt Özerk Yönetimi ve Suriye’de Barışı İnşa Etme Çabaları” konulu münazara, Lord Hylton, İnsan Hakları Avukatı Margaret Owen, PYD Britanya temsilcisi Alan Şemo, gazeteci John Hunt ve bazı kurum ve kuruluş temsilcilerinin katkılarıyla görüşüldü. Bugün(salı) yapılan yuvarlak masa toplantısına çok sayıda gazeteci ve siyasetçi dinleyici olarak ta katıldı.

    Münazaranın öncülüğünü yapan Lord Hylton, yakın zamanda Rojava’daki özerk Cezire kantonunu ziyareti ile ilgili izlenimlerini aktardı. Lord Hylton, Cezire kantonu idari yetkililerinin, yerel meclis üyelerinin, mülteciler ve yardım görevlilerinin Suriye ve Irak’ta barışı inşa etme çabaları konusunda, fikir sunabileceklerini ve kritik öneme sahip bir rol oynayabileceklerini belirtti.

    rojava-parlamento-lord-hylton
    Dr Alan Shemo, Lord Hylton,

    ‘‘TÜRKİYE’NİN DAIŞ İLE GİZLİ ANLAŞMASINI SÜRDÜRMESİ ZOR OLACAK”

    Lord Hylton, Tel Abyad’ın özgürlüğünü kazanmasının büyük bir zafer olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “Bildiğiniz gibi DAIŞ Kobani’ye karşı saldırıda bulundu. Maalesef Türkiye hükümeti ile DAIŞ arasında ciddi bir gizli anlaşmanın kanıtları söz konusu. Bu durumu sürdürmek zor olacak; özellikle kantonların kendi bölgelerindeki birçok alanda kontrolü tekrar ele geçirmesini göz önünde bulundurursak… Ayrıca seçimlerden sonra Türkiye’de nasıl bir hükümetin kurulacağı ise halen belirsiz…

    “Cezire Kantonunun verimli bir şekilde işleyişini sürdürmesi ve kendi seçimlerini yapması beni çok etkiledi. Kadınlara eşitlik taahhüdünü pratikte görebiliyorsunuz. İngiltere’ye geri döndüğümde kendi hükümetime bölgeyi ziyaret etmelerini önerdim. Cezire’de harikulade bir anayasa ve sosyal şartlar mevcut. Kantonda Kürtler, Süryaniler, Araplar ve diğer gruplar arasında eşitlik söz konusu. Eğer bu Rojava’nın tamamında uygulanırsa, hem Suriye’de hem de Ortadoğu’da birçok bölgede model olabilir.”

    https://youtu.be/himIHxYKDTY

    “ROJAVA SIRADIŞI BİR PROJEDİR”

    Geçen hafta Rojava’dan dönen Kürdistan’da Barış Kampanyası’nın hamisi, İnsan Hakları avukatı ve Uluslararası Sivil Toplum Örgütü direktörü Margaret Owen, Rojava’nın temsil ettiği her şeye hayran olduğunu belirtti. Owen, bölgede yapmış olduğu tespitlerini şöyle aktardı: “Rojava’da yapılan her şey örnek bir modeli temsil ediyor; yalnızca Suriye için değil tüm Ortadoğu için. Bu nedenle onları desteklememiz çok önemli. Suriye Kürtleri, sınırların değişmesi anlamına gelmiyor veya onu temsil etmiyor. Bu husus Suriye’deki herkesi, inanç özgürlüğünü, çoğulculuğu temsil ediyor. Rojava’dan birşeyler öğrenelim.

    “İngiltere Savunma Bakanlığı’nın, DAIŞ’i yenmek için askeri ve politik anlamda ne yapması gerektiğine dair hazırlamış olduğu rapor, yalnızca peşmergelerden bahsediyor. DAIŞ ile savaşan YPG/YPJ, Ezidileri kurtaran da PKK, peşmerge değil. Türkiye DAIŞ’i destekleme konusunda çok önemli bir rol oynadı. Çok ciddi anlamda insani yardıma ihtiyaç olduğu gibi, YPG/YPJ’nin modern donanıma ihtiyacı da var. Onları silahlandırmalıyız. Rojava sıradışı bir projedir. Bu projeyi İngiltere hükümeti desteklemeli ve önderlik etmelidir. İngiltere hükümeti Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni destekliyor fakat Rojava için hiçbirşey yapmıyor.”

    https://youtu.be/2PNU6mSWM04

    “ERDOĞAN’IN SON AÇIKLAMASI DAIŞ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTIĞININ KANITIDIR”

    PYD Britanya temsilcisi Alan Şemo Rojava’da yaşanan son olaylarla ilgili görüşlerini aktardı: “Türkiye ile DAIŞ’in işbirliğini kolaylaştıran Tel Abyad’ın özgürleşmesi çok önemli bir gelişmedir. Avrupa’dan gelen cihadçılar, silahlar ve DAIŞ çete üyelerinin Türkiye’ye geçişini sağlayan bu bölgenin kurtarılması DAIŞ için çok büyük bir yenilgi oldu. Bu yenilgiyi kabul edemeyen Türkiye Hükümeti ve DAIŞ işbirliği yaparak Kobani’de katliam yaptı. Yayınlanmış videolar katliam yapmak için nasıl hazırlık yaptıklarını açıkça gösteriyor. Kadın, çocuk, sivil herkesi öldürdüler. Türkiye böylece nerede durduğunu açıkça belli etmiş oldu. Türkiye bölgede yıkıcı bir rol oynadı. Recep Tayyip Erdoğan: “Bedeli her ne olursa olsun Suriye’nin kuzeyinde Kürt devletinin oluşumuna izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı. Bu başlı başına DAIŞ’e yardım ettiğinin kanıtıdır. Türkiye Rojava’yı askeri müdahale ile tehdit ediyor. Uluslararası toplumları Türkiye’nin bu tehdidine karşı destek olmaya çağırıyoruz.”

    https://youtu.be/EWc8aYNSxSU

    “KOBANİ HERŞEYE RAĞMEN AYAKTA KALACAK”

    Rojava’daki gözlemlerini aktaran gazeteci, yazar ve editör John Hunt, Türkiye’nin uygulamış olduğu ambargoya dikkat çekti. Hunt: “Savaşın dehşetine rağmen Kobani ayakta kalacak. Fakat Kobani Türkiye’nin uygulamış olduğu ambargo ile karşı karşıya. Özellikle Kürt Belediyelerin sağlamış olduğu kısıtlı ölçüde tedarik dışında, Türkiye yabancı ziyaretçilerin, gazetecilerin veya doktorların Kobani’ye girmesine izin vermiyor” dedi.

  • ‘İnegöl Home’ ünlü markaları Londra’da bir araya getirdi

    ‘İnegöl Home’ ünlü markaları Londra’da bir araya getirdi

    Müşterilerine zengin ürün yelpazesi, konforlu ve cıvıl cıvıl renkleri ile birbirinden farklı seçenekler sunan İnegöl Home, ünlü markaların, yemek masası, yatak odası, koltuk, çocuk odası ve daha birçok ürünü Güney Londra’nın Croydon bölgesindeki modern showroomunda sergiliyor.

    inegol-manset

    Mobilya sektöründe iddialı marka İnegöl Home, geçtiğimiz Nisan ayında Londra’nın Croydon bölgesinde sektörün ünlü markalarını bir araya getirerek hizmete açılmıştı.

    Kaliteli ürünleri ve cazip ödeme seçenekleri ile vatandaşların keyifli alışveriş yapabileceği mağaza, evlerini yenileyecek veya romantik tasarımları ile yeni evlenecek olan çiftler için birçok seçenek sunuyor.

    inegol6

    Oldukça şık tasarımları ve ekonomik fiyat seçenekleri ile evlerin atmosferlerini değiştirecek olan ürünler ilgi çekiyor. Sektörün öncü markalarını bir araya getirerek adeta “Mobilya Ailesi” kuran İnegöl Home’da herkese hitap edecek ürünü bulmak mümkün.

    Mobilya sektörünün içinden gelen İnegöl Home Genel Müdürü Erhan Acar, Londra’daki Türkiyeli toplumun sektörle ilgili taleplerini çok iyi bildiğini ifade ediyor. Mağazamız yaşadığı mekanlara değer veren ve konforundan vazgeçmeyenlerin tek adresi olacaktır diyor.

    inegol2

    Müşteri memnuniyetine de önem veren İnegöl Home, satış sonrası da müşterilerine hizmet sunmakta. Ayrıca deneyimli Tasarım Ekibi ile evlerini dizayn etmek isteyenlere yardımcı oluyor.

    Müşterilerin tercihlerinin ön planda tutulduğu  İnegöl Home, deneyimli ekibi ile 79 High Street, Croydon, London CR0 1QE adresinde müşterilerine hizmet vermekte.

    inegol

    inegol3

     

    inegol7

     

    inegol4

     

    inegol5

  • 12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    Başkent Londra’da her yıl yapılan Zilan Kadın Festivali’nin bu yıl 12’incisi düzenleniyor. Londra’da çalışmalarını yürüten 12’inci Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü Londra’ın Dalston bölgesinde bulunan Rio sinemasında film gösterimi ve panel ile başladı.

     

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı 1

    Dalston’da bulunan Rio sinemasında yapılan etkinlik yapılan açılış konuşmasından sonra bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşunun ardından Kobane belgeseli gösterildi. Belgesel gösterimini sırasında izleyiciler duygusal anlar yaşadı.

    Belgesel gösterimin ardından yapılan panelde Rojava’da yaşamını yitiren Eric Scurfield’in annesi Vassiliki Scurfield, gazeteci Necime Qaradaxi ve Asistan profesör Nazan Üstündağ birer konuşma yaptı. Yeşim Yaprak Yıldız’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk konuşmayı Vassiliki Scurfield yaptı.

    https://youtu.be/29GGZdYSyg8

    Konuşması boyunca göz yaşlarına hakim olamayan Vassiliki Svurfield Rojava’da yaşamını yitiren oğlu Costa’nın anısına sürdürdüğü ‘Costa’nın Zeytin Ağacı’ adlı kampanya hakkında da bilgiler verdi. Bir süredir devam ettirdiği kampanya ile amacının farkındalık yaratmak ve Rojava’ya dönük duyarlılık yaratmak olduğunu ifade eden Scurfield şunları söyledi;

    ‘‘Hepimizde Daiş’e karşı bir kızgınlık var. Ama anladım ki kızgınlık aynı zamanda negatif bir duygudur. Daha güçlü olmak gerekiyor. Beni kemiren kızgınlık duygumu pozitif harekete dönüştürmeye çalışıyorum. Benim açımdan bireysel olarak pozitif çalışma daha çok insana ulaşarak ve anlatarak küçük te olsa farkındalık yaratmak. Bu yüzden Costa’nın Zeytin Ağacı adlı bir kampanya başlattım.

    https://youtu.be/-ExrB5qbtOw

    Bu kampanyaya diğer gönüllü savaşçıların ailelerini de katarak sosyal medyada Rojava konusunda duyarlılık ve ilgi yaratmaya çalışıyorum. Birleşik Krallık, Yunanistan ve Kürdistanlıları bir araya getirip Daiş’e karşı harekete geçirmeye çalışıyorum. Çalışma kapsamında sunumlar, röportajlar yapıyorum. Etkinlikler düzenleyerek elimizden geldiği kadar politikacıların, basının ilgisini kampanyaya çekmeye çalışıyoruz. İmza kampanyamızda halen devam ediyor.’’

    https://youtu.be/ZkYLRbwQKrI
    Gazteci ve kadın hakları aktivisti Necibe Karadaxi de Kürtçe yaptığı konuşmada özellikle Daiş’in Şengal ve Rojava’ya yönelik saldırılarına ve bu saldırılar karşısında kadınların verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

    Vize sorunundan kaynaklı gelemeyen Profesör Nazan Üstündağ skype yoluyla panelde bir konuşma yaptı. Üstündağ Kürt kadın mücadelesinin Ortadoğu’da büyük değişimleri beraberinde getirdiğini belirttikten sonra özellikle kadınların öz savunmasına dikkat çekti. Bu öz savunmanın sadece askeri olmadığını yaşamın tüm alanlarında büyük bir mücadeleye dönüştüğünü ifade etti.

    Etkinlik yapılan soru cevap kısmından sonra sona erdi.

  • İskoçya Strathclyde Üniversitesi Öğrenci Derneğinden Öcalan’a Onur ödülü

    İskoçya Strathclyde Üniversitesi Öğrenci Derneğinden Öcalan’a Onur ödülü

    İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi Öğrencileri Derneği (USSA) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Onursal / Fahri üyelik ödülü verdi.

    İskoçya Strathclyde Üniversitesi Öğrenci Derneğinden Öcalan’a Onur ödülü 1
    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi tarafından Onursal / Fahri üyelik ödülü verildi. Ödülü 20 Haziran’da düzenlenecek bir tören ile İmralı Heyeti üyesi Ceylan Bağrıyanık alacak.

    Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Öcalan’ın 1999’da Kenya’nın başkenti Nairobi’de CIA ve Türkiye güçleri tarafından tutuklandığı belirtildi.

    Ödülü, Öcalan yerine, İmralı Heyeti üyesi Ceylan Bağrıyanık’ın alacağı da vurgulanan açıklamada, konuğun çeşitlilikten sorumlu, genel müdür ve avukat olan Roza Salih tarafından karşılanacağı vurgulandı.

    Çeşitlilikten sorumlu genel müdür Salih ise yaptığı açıklamada, “USSA’nın Abdullah Öcalan’ın mücadelesini tanıyıp ona ömür boyu onursal üyelik verdiği için çok memnunum. Öcalan bu ödülü hak etti. O Kürtler için demokrasi istiyor ve Kürt etnisitesinin, insan haklarına dayalı eşit bir toplumda yaşayan insanlarla birlikte tanınmasını istiyor” dedi.

    20 Haziran’da Glasgow’da yapılacak törene KNK üyeleri de katılacak.

    Üniversite tarafında yapılan açıklamada PKK’nin Kürt halkının bağımsızlığı için 30 yıldır silahlı bir mücadele verdiği de hatırlatıldı.

    PKK’nin şu anda demokratik konfederalizmi benimsediği de kaydedilen açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Amed Newrozu’nda ateşkes çağrısı yaptığı da kaydedildi. Öcalan’ın bu çağrıyı bu yılki Newroz kutlamalarında yinelediği de vurgulanan açıklamada, Öcalan’ın 40 kitabın yazarı olduğu da belirtildi. ANF

  • DAY-MER Festivali başladı

    DAY-MER Festivali başladı

    İngiltere’de 1989 yılında kurulan ve kuruluşundan buyana önemli etkinliklere imza atan Türk v Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) 26. Kültür ve Sanat Festivali önceki gün yapılan resepsiyonla başladı. Çok sayıda yazar, gazeteci, akademisyen, sendikacı, kitle örgütü yöneticisi ve DAY-MER üyelerinin katıldığı açılış resepsiyonu Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşti.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da sendikacıların yoğun katılımı ile gerçekleşen festival resepsiyonunda konuşan DAY-MER Başkanı Aslı Gül, konuşmasına Avrupa’da HDP’ye en çok oy çıkan ülkelerden biri olan İngiltere’deki aktif çalışmalarınadan dolayı HDP Koordinasyonu’na teşekkür ederek başladı. İngiltere’deki kemer sıkma politikalarının hız kazanarak devam ettiğini belirten Gül, yabancıların hedef gösterilmeye devam ettiğini ve işçi ve emekçilerin haklarının yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, DAY-MER Festivali’nin, bütün bu saldırılara karşı bir mevzi olduğunu söyledi. Gül, DAY-MER Festivali’nin kitleselleşerek büyümeye devam ettiğine vurgu yaparak, üyelerinin olağanüstü çabalarının festivalin asıl motor gücü olduğunu söyledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival Sponsorlarına Teşekkür Plaketi Verildi

    Çevirmen Çağdaş Canbolat’ın sunumunu yaptığı resepsiyonda konuşan DAY-MER Sekreteri ve Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Hacney Şube yöneticisi Oktay Şahbaz da konuşmasında, yabancıların sürekli hedef gösterildiği bir dönemde, yerli ve yabancıların birlikteliğinin, ortak mücadelesinin bir platformu olan festivalin tüm kesimlere mal olmasının önemine değindi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Londra Sivil Toplum Örgütleri Temsilicileri de Respesiyonda Hazır Bulundu

    “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım”

     

    Savaş Karşıtı Koalisyon içinde etkin rol oynayan ve Afganistan saldırısından önce, Londra’da yapılan ve 2 milyon kişinin katıldığı yürüyüşün organizasyonununda önemli rol oynayan yazar John Rees de yaptığı konuşmada, DAY-MER festivallerine daha önce de katıldığını ve böyle etkili bir etkinliğin parçası olmaktan gurur duyduğunu belirterek, DAY-MER üyelerini selamladı. Rees, İşçi ve emekçilerin İngiltere’de en saldırgan hükümetle karşı karşıya olduğunu belirterek “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım” dedi.

    Türkiye’de Metal işçileri ile dayanışma içinde olduklarını ve bu dayanışmanın DAY-MER üzerinden yapıldığını belirten Ulusan İşyeri Temsilciler Ağı Başkanı Rob Williams ise, “Biz diz çöktüğümüz zaman Cameron hükümeti güçlüdür. Ama dimdik ayakta olduğumuzda Cameron hükümetinin ne kadar zayıf olduğunu görürüz” diyerek, DAY-MER’le omuz omuza olmaya devam edeceklerini belirtti.

    HDP’nin baraj zaferini kutladılar

    Resepsiyona katılan bütün konuşmacılar, Türkiye’de HDP’nin zaferini kutlayarak, İlgiltere’de de buna benzer birlikteliklerin oluşmasının mümkün olacağını belirtildi. 7 Mayıs 2015 İngiltere genel geçimlerinden, Kuzey Lonrda’daki Tottenham semtinde, Sendikalar ve Sosyalistler Koalisyonu (TUSC) milletvekili adayı olan Jenny Sutton da konuşmasında, HDP’nin önemli bir zafer elde ettiğini ve uzun bir yol olmasına rağmen İngiltere’de de HDP başarısı gibi bir başarıyı elde edeceklerine inandığını belirterek, Tottenham’da aldığı oyların önemli bir bölümünün DAY-MER üyelerinin çalışmalarıyla olduğunu söyleyerek teşekkür etti.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Britanya demokratik güçbirliği platformu bileşenleri temsilcileri

    İngiltere Gazeteciler Sendikası (NUJ) adına konuşan Gary McFairlane de konuşmasına HDP’yi selamlayarak başladı. Yüzde 1’e karşı yüzde 99’un birleşmesi gerektiğini belirten McFairlane, işçi sınıfının dayanışma içinde olduğunu belirterek, NUJ Londra Şubesi olarak Türkiye’deki metal işçilerinin direnişini desteklemek için kamuoyunu bilgilendirdiklerini ve 100 sterlin de para gönderdiklerini söyledi.

    Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Martin Power Davies de, HDP ve İngiltere’de HDP için çalışma yapanları kutlayarak konuşmasına başladı. DAY-MER’le bir kez daha bir festivalde birarada olmaktan onur duyduğunu belirten Davies, metal işçilerinin direnişinin kendileri için öğretici olduğunu söyledi. Haziran Direnişi’nde DAY-MER tarafından Türkiye’ye gönderilen sendikacılar heyetinde yer alan Davies, DAY-MER Festivali’nin ne kadar birleştirici olduğunu da sözlerin ekledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    “Kocaman bir aile olduk”

    İngiltere’de 18 kurumun oluşturduğu Demokratik Güç Birliği adına bir konuşma yapan Helin Honca, barajları yıkarak bu günlere geldiklerini ve DAY-MER Festivali’nin artık herkesin festivali olduğunu belirterek “Kocaman bir aile olduk” dedi.

    Kürt Ulusal Meclisi adına bir konuşma yapan Doğan Genç de, Türkiye’de HDP’nin baraj zaferinden sonra DAY-MER Festivali’nde buluşmanın heyecan ve mutluluk yarattığını belirtti.

    Müzük dinletisi ve halkoyunları gösterisinin de yapıldığı resepsiyonda konuşan gazeteci Faruk Eskioğlu da, DAY-MER’in kuruluşundan beri yanında yer aldığını ve bundan da onur duyduğunu belirtti. DAY-MER’in logosunun da yaratıcısı olan Eskioğlu, DAY-MER üyelerinin başarılarını selamladı.

    Ceren Sağır’ın Filistin’de ve Erem Kansoy’un Kobane’de çektiği fotoğrafların da sergilenmeye başlandığı resepsiyonla başlayan festival 5 Temmuz’da Park şenliği ile sona erecek.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival kapsamında gazetemizin foto muhabirlerinden Erem Kansoy’un Kürdistan’da çektiği fotoğraflar da sergilendi

    Proğram yoğun

    DAY-MER 26. Kültür Sanat Festivali, 12 Haziran’da yapılacak müzik dinletisi ve 13 Haziran’da Holmleigh İlkokulu’nda yapılacak Çocuk Şenliği ile devam edecek. 19 Haziran’da şiir dinletisi, 21 Haziran’da çocuk tiyatrosu, 26 Haziran’da Gençlik Şenliği, 27 Haziran’da “Avrupa’da Sol Hareketler ve Seçimler” konulu panel, 28 Haziran’da film günü, ve 3 Temmuz’da Mustafa Yalçıner ve Erdoğan Aydın’ın katılacağı “Siyasal Durum ve Seçimler” konulu panel Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşecek. Festivalin son etkinliği olan ve on binlerce kişinin katılması beklenen Park Şenliği ise Clissold Park’da 5 Temmuz Pazar günü yapılacak. Şenlikte, Metin Kemal Kahraman’ın yanı sıra Erdal Bayrakoğlu, Özkan Orman ve yerel müzük grupları ve halk dansları yeralacak.

    Haber: Arif Bektaş

    Foto: Erem Kansoy

  • Londra’da Oy Verme İşlemi Tamamlandı: Kaç Kişi Oy Kullandı?

    Londra’da Oy Verme İşlemi Tamamlandı: Kaç Kişi Oy Kullandı?

    Birleşik Krallık’ta yaşayan Türkiye vatandaşları hafta sonu (30-31 Mayıs) Olympia Sergi Salonunda oylarını kullandı. Seçimlere katılım yüzde 32 civarında kalırken, toplam 84,558 kayıtlı seçmenden 24,156 seçmen oy kullandı. Londra’da seçmen kaydı bulunan 3,550 seçmen de gümrüklerde oylarını kullandı.

    Haber-Foto: Alaettin Sinayiç

    secim-oylar

    Toplam Seçmen Sayısı: 84,558

    Londra’da Oy kullanan seçmen sayısı: 24,156

    Edinburgh’ta Oy Kullanan seçmen sayısı: 741

    Gümrüklerde kullanılan oy sayısı: 3,550

    Birleşik Krallık seçmen kütüğüne kayıtlı toplamda oy kullanan: 28,447

    Hafta sonu başkent Londra’da bulunan Olympia sergi salonunda yapılan seçimlere katılım tahminlerin altında kaldı. Yüzde 32 civarında katılımın yaşandığı seçimlerde 500’den fazla kişi kaydı bulunmadığı veya başka ülkelerde gözüktüğü için oylarını kullanamadı.

    AVRUPA’DA TOPLAM  1 MİYON 27 BİN 241 SEÇMEN OY KULLANDI

    Yurt dışı seçim merkezlerinde oy kullanma işlemi Avrupa’da dün yerel saatle 19.00’da sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre, gümrükler de dahil olmak üzere 1 milyon 27 bin 241 oy kullanıldı.

    secim-muhurleme

    GÜMRÜKLERDE OY KULLANMA İŞLEMİ 7 HAZİRAN’A KADAR DEVAM EDECEK

    7 Haziran’da yapılacak genel seçim kapsamında 2 milyon 848 bin 652 seçmenin bulunduğu 54 ülke, 112 temsilcilikteki 8 Mayıs’ta başlayan oy kullanma süresi Cumartesi günü sona erdi. Ancak 33 Gümrük kapısındaki oy verme işlemi 7 Haziran’a kadar devam edecek.

    secim-oy-sayim

    OYLAR TÜRKİYE’YE NASIL GÖNDERİLECEK?

    Yurtdışında kullanılan tüm oyların 3 Haziran’da Türkiye’de olması bekleniyor. Ankara’daki Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu’na getirilecek oylar, 7 Haziran akşamı, tüm yurtta oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer oylarla eş zamanlı açılarak sayılmaya başlanacak.

    Seçimler açısından kritik öneme sahip yurtdışı oyları Türkiye’ye ulaşana kadar elden ele uçaktan kargoya geçerek 4 güne uzayan bir yolculuk yapacak.

Yurtdışı temsilciliklerinde kullanılan oyların korunması ve transferi ile ilgili kuşkular alınan tüm önlemlere karşın giderilemiyor.

    Avrupa’da bulunan 32 temsilcilikteki oylar, YSK’nın Türk Hava Yollarından (THY) kiraladığı 3 uçakla siyasi partilerin temsilcilerinin de bulunduğu komisyon nezaretinde Türkiye’ye taşınacak.

    Uçaklarda komisyonların dışında Dışişleri Bakanlığı ve YSK görevlileri de bulunacak. 3 Uçakta toplam 28 görevli yer alacak. Diğer 80 temsilcilikteki oylar ise 184 diplomatik kurye ile Türkiye’ye getirilecek.

    Oyların taşınmasına ilişkin uçuş bilgileri seçime katılan tüm siyasi partilerle paylaşılırken, siyasi partiler, uçuş masrafları kendilerince karşılanmak üzere 80 temsilcilikten kurye ile getirilecek oyları takip için temsilci görevlendirebilecek.