Category: SEÇME YAZILAR

  • Suruç Katliamı Londra’da Protesto Edildi

    Suruç Katliamı Londra’da Protesto Edildi

    31 SGDF’li gencin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısı Londra TC Elçiliği önünde protesto edildi. Britanya Demokratik Güç Birliği acil eylem çağrısı ile toplanan öfkeli kalabalık içinde ‘katil Erdoğan, işbirlikçi AKP’ sloganını haykırdı. Bugün akşam saatlerinde de Manor House’ta bir yürüyüş yapılacak.

    Suruç Katliamı Londra’da Protesto Edildi 1

    AvEG-Kon’un Londra TC elçiliği önünde yaptığı basın açıklamasında ise, “Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu tarafıdan Kobane’nin yeniden inşaası için başlatılan kampanya kapsamında Suruç’ta bulunan kitleye bombala saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda çok sayıda ölü ve yaralının olduğu söylenirken polis tarafından yaralıların taşınması için seferber olan kitleye gaz bombalı saldırı yapılmakta. Amed katliamından sonuç alamayan eli kanlı çeteler ve onun işbirlikçileri Rojava devrimi boğmak gelişen enternasyonal dayanışmayı kırmak için sayısızca katliam ve vahşette sınır tanımıyor.” İfadelerine yer verildi.

    Londra’da, bugün 21-07-2015 Saat 19:00’da Manor House Underground Station (Green Lanes N4 1 BZ)’de kitlesel bir eylem düzenlenecek.

    Suruç Katliamı Londra’da Protesto Edildi 1

    CANLI BOMBANIN KİMLİĞİ BELİRLENDİ İDDİASI

    31 SGDF’li gencin hayatını kaybettiği canlı bomba saldırısı gerçekleştirmiş olabileceği düşünülen kişinin kimliğine ulaşıldı. Saldırıda kendisi de hayatını kaybedenler arasında bulunmasına rağmen, kimliği henüz açıklanmayan canlı bombanın Adıyaman nüfusuna kayıtlı 20 yaşındaki genç bir erkek olduğu düşünülüyor.

Suruç’ta bulunan Amara Kültür Merkezi’nde basın açıklaması yaptıkları sırada sayıları 300 civarındaki Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi gencin arasında patlayan bomba sonucu, gençlik örgütünün bağlı olduğu Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) tarafından yapılan son açıklamalara göre, kimliği tespit edilen 31 kişi hayatını kaybetti. Kimliği tespit edilen parti üyeleri ve destekçilerinin cenazeleri otopsi işlemleri için Antep Adli Tıp Kurumu’nda tutuluyor. 

Ancak yapılan resmi açıklamalarla saldırının, canlı bomba saldırısı olduğunun kesinlik kazanmasına rağmen şu ana kadar saldırganın kimliğine dair resmi bir açıklama yapılmış değil.

    İsmi patlamada yaşamını yitirenler arasında henüz resmi olarak açıklanmasa da DİHA, saldırıyı gerekleştirdiği yönünde güçlü şüpheleri bulunan canlı bombanın kimliğine ulaştı.

 Kültür Merkezi’nde yaşanan patlama sonrası olay yerinde hayatını kaybedenlerin cenazeleri üzerine bulunan ve canlı bomba olabileceği şüphesiyle DİHA’ya ulaştırılan bir kimlik, hem devlet hem de SGDF-ESP tarafından bu yönlü bir açıklama yapılmamış olması nedeniyle canlı bombanın bu kişi olabileceğini kuşkularını arttırdı.

Yapılan ilk resmi açıklamalarda kadın olduğu, sonrasın da ise kadın kılığına girmiş bir erkek olduğu yönünde haberlerin geçildiği patlamayı gerçekleştirme ihtimali yüksek kişi, 20 yaşlarında genç bir erkek. 

Canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz mü?

Parçalanmış cenazesinin üzerinde bulunan ve patlamada yıpranmış nüfus cüzdanı bilgilerine göre canlı bomba olabilecek kişinin ismi Şeyh Abdurrahman Alagöz. 

Edinilen bilgilere göre, Emniyet’in de canlı bombanın Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğunu tespit ettiği, ancak resmi açıklama için kimliği şuan için gizlendiği öğrenildi. Alagöz ile ilgili ulaşılan bir diğer bilgi ise 2 ay önce DAİŞ çetelerine katıldığı yönündeki bilgi oldu.

    Alagöz’ün Adıyamanlı olması, akıllara, HDP’nin 5 Haziran’daki Diyarbakır mitingine dönük gerçekleştirilen bombalı saldırının faili olan yine Adıyamanlı Orhan Gönder’i getirdi. DAİŞ çetelerinin uzun bir süredir kentte aktif örgütlenme içerisinde olduğu ve çok sayıda kişinin çetelerin saflarına katıldığı yönünde daha önce sayısız haber geldi. 

Saldırganlar kaç kişiydi?

Canlı bomba olabileceği tahmin edilen Alagöz’ün saldırıyı tek başına mı gerçekleştirdiği yoksa kendisine yardım eden, gözcülük eden başka kişilerin olup olmadığı yönünde ise henüz ulaşılmış bir bilgi yok. Ancak böylesi bir saldırının yardım alınmadan gerçekleştirilmesinin zor olduğu belirtiliyor.

Karnında bomba pimine rastlandı iddiası

Bu gerçeklik, canlı bombanın tek başına olmadığı kuşkusunu güçlendiriyor. Bu kuşkuyu güçlendirecek iki önemli iddia da söz konusu. Bunlardan biri, dün Suruç Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılar arasında bulunan bir kadının, karın bölgesindeki yarasının içinde bomba pimi tespit edildiği yönündeki iddia oldu. Hastane personelinden edinilen bilgiye göre, pimi gören Emniyet görevlileri söz konusu kadın hastayı ayrı bir odaya aldı. Sonrasında ise yaralı kadının tedavisi tamamlandıktan sonra polislerce hastaneden götürüldüğü dillendiriliyor.

    Saldırganlar Urfa’dan mı bindi?

    Bu durumu güçlendiren bir diğer iddia ise, Suruç- Urfa hattında çalışan ve ismini vermek istemeyen bir minibüs şoförünün anlatımları. Dün sabah saatlerinde kalkış yaptığı Urfa Terminali’nden genç bir kadın ve erkeğin minibüsüne bindiği ve tedirgin bir şekilde sırt çantalarını dizlerinin üzerinde taşıdığını dile getiren minibüs şoförü, Suruç ilçe merkezine girince söz konusu her kişinin Amara Kültür ve Sanat Merkezi’ni sorarak, önünde indiklerini aktardı.

  • Kobane ve Genel Seçim Sonrası Türkiye ve Kürtler

    Kobane ve Genel Seçim Sonrası Türkiye ve Kürtler

    “Kobane ve Genel Seçim Sonrası Türkiye ve Kürtler” konulu panel Sosyalist İşçi Partisi’nin düzenlemiş olduğu “Marksizm 2015-Yenilikçi Fikirler” platformu kapsamında yoğun katılım ile gerçekleşti.

    ´Tevgera Kurd Li Rojhilata Navîn Jiyaneke Nu Pêşkêş Dike´ 1

    Moderatörlüğünü Sosyalist İşçi Partisi temsilcisi Jenny Sutton’ın yapmış olduğu, Kobane ve Genel seçim sonrası Türkiye ve Kürtler konulu panele; HDP eski milletvekili ve Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel ve şair, yazar ve sosyalist aktivist Roni Margulies konuşmacı olarak katıldılar.

    Panelde: Kürt Hareketi, Kobani zaferi ve Türkiye genel seçimlerinde HDP’nin zaferi konuları değerlendirildi.

    ‘Kürt Özgürlük Hareketi Ortadoğu’da Yeni Bir Yaşamı Öngörüyor’

    Sebahat Tuncel’in konu ile ilgili değerlendirmesi Kürt özgürlük hareketi ve Ortadoğu’da gelişen olaylara yönelikti. Tuncel, öncelikle Kürt özgürlük hareketinin dünyada ve Ortadoğu’da gelişen olayları nasıl yorumladığını aktardı.

    ´Tevgera Kurd Li Rojhilata Navîn Jiyaneke Nu Pêşkêş Dike´ 1

    Tuncel, kapitalist modernizmin, endüstriyalizm, ulus devlet ve kapitalizm başlıkları altında kriz yaşadığını ve dünya genelinde yaşanan krizlerin kaynağının bu üç başlık olduğunu belirtti.

    “Kürt özgürlük hareketi Ortadoğu’da yeni bir yaşamı öngörüyor” diyen Tuncel, 2010 yılında Kuzey Afrika’da başlayıp Ortadoğu’ya yayılan krize karşı Kürt özgürlük hareketinin önerilerini aktardı: “Endüstriyalizm krizine karşı ekolojik toplumu, ulus devlet krizine karşı demokratik ulusu ve kapitalizme karşı da sosyalist ekonomiyi yani katılımcı ekonomi öneriyoruz. Biz paradigmamızı demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü olarak tanımlıyoruz. Dolayısıyla Rojava’da yaşanan gelişmeler, Kobane direnişi ve Türkiye’deki Kürt sorununa bu perspektiften bakıyoruz. Kobane’de savaşın mücadelesini verdiğimiz gibi, aynı zamanda yeni bir yaşamın da mücadelesini veriyoruz.”

    “Uluslararası Güçlerin Hiçbir Zaman Kürt Politikası Olmadı”

    Tuncel, Kürtler’in Türkiye Suriye, Irak ve Iran’da yaşıyor olmaları nedeniyle, Kürt sorunun dört parçaya bölündüğünü ve sorunun çözümünün bu dört ülkeyi de yakından ilgilendirdiğini belirtti. Tuncel sözlerine şöyle devam etti: “Kürt özgürlük hareketinin Ortadoğu’da hayata geçirmek istediği bu yeni yaşam, bu ülkelerin baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle Kürtler hem bu ülkelerle hem de uluslararası güçlerle baş etmek zorunda. Uluslararası güçlerin İran, Irak, Suriye ve Türkiye politikaları dışında, bir Kürt politikası olmadı. İlk kez Kobane direnişiyle Kürtler dünyaya sesini duyurabildi. Avrupa ve Amerika Kürt sorununu bir terör sorunu olmaktan henüz çıkarmış değil. PKK’nin halen terör örgütleri listesinde olmasını bu ülkelerin politikalarının yansımaları olarak değerlendirmek lazım. Bu bakış açısı Ortadoğu’da Kürdistan sorununun çözümünü engelleyen bir bakış açısıdır.”

    ´Tevgera Kurd Li Rojhilata Navîn Jiyaneke Nu Pêşkêş Dike´ 1

    “Yeni Bir Yaşam Kurabiliriz”

    Türkiye’de 2 yıl boyunca barış sürecinin devam etmesi için büyük çaba harcandığının altını çizen Tuncel , “Ancak AKP hükümeti bunu sürdürmek yerine Kobane direnişinde Daiş’i destekledi ve Türkiye’deki çözüm sürecini de tehlikeye soktu. Yıllarca terörle mücadele ediyorum diye yaygara koparan Türkiye Daiş teröristlerine her türlü yardımı yapıyor; sınırlarını açmaktan, silah yardımına kadar…Ancak Kobane zaferiyle Daiş’in yenilgiye uğraması, egemenlere iyi bir cevap oldu, çünkü; egemenler yoksullara başaramazsınız derler. Ele ele verirsek hep beraber başarabiliriz, yeni bir yaşam kurabiliriz” dedi.
    "´Tevgera

     

    “Türk Milliyetçiliği’ne Büyük Bir Darbe”

    Roni Margulies, konuşmasında HDP’nin seçim zaferi sonuçlarını değerlendirirken, “HDP sadece barajı aşmakla kalmayıp, AKP’nin tek başına hükümet kurmasını da engellemiş oldu” dedi. HDP barajı aşamasaydı 80 milletvekilini AKP’ye kaptırmış olacaktı diyen Margulies, nüfusun %20’sini teşkil eden Kürtler’in parlamentoda temsil edilmesinin elzem olduğunu belirtti.

    Kobane ve Genel Seçim Sonrası Türkiye ve Kürtler 1

    Margulies, HDP’nin bu zaferi aynı zamanda Türk Milliyetçiliğine de büyük bir darbedir diyerek, partinin parlamentoda ciddi bir muhalefet oluşturacağını vurguladı.

    Margulies, ayrıca AKP’nin genel seçimlerden istediği sonucu elde edememesinin sebeplerini şu sonuçlara bağladı: “Erdoğan Hükümeti 2 yıl boyunca talihsizlikler yaşadı. Bunlardan ilki Gezi Hareketi, daha sonra yolsuzluk soruşturmaları, 300 kişinin ölümüne neden olan Soma maden faciası ve bu facia karşısında AKP hükümetinin işverenden yana tavrının tepki toplaması, metal işçilerinin grevleri ve son zamanlarda Türkiye’yi etkileyen ekonomik kriz… Bu faktörler hükümeti zayıflattı.”

    Margulies sözlerini şöyle noktaladı: “Hükmedenlerin zor zamanlar geçirdiği bu dönemde, muhalif hareketin ülkede fark yaratmak adına birçok fırsatı var.”

     

     

     

     

     

  • Erdoğan Güzel Cinayetiyle İlgili 9 Kişi Gözaltına Alındı

    Erdoğan Güzel Cinayetiyle İlgili 9 Kişi Gözaltına Alındı

    Geçtiğimiz Cuma akşamı toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Lordship Lane-Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kardeşler pastanesinin ortaklarından 42 yaşındaki Erdoğan Güzel çeteler arası çatışmanın kurbanı oldu. Yoldan geçen 51 yaşındaki bir kadın da yaralandı. Yaralanan kadının hayati tehlikesi devam ediyor.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 2

    Dedektiflerin yürüttüğü soruşturma çerçevesinde şimdiye kadar 9 kişi olayla ilgili olarak gözaltına alındı. Tutuklananlarda üçü erkek, üçü kadın olmak üzere 6 tanesi Gatwick havaalanında gözaltına alınırken, yaşları 55, 23 ve 26 olan üç kişi de Hornsey bölgesindeki adreslerde yapılan ev baskınlarında gözaltına alındılar. Zanlıların soruşturması devam ediyor.

    Soruşturmayı yürüten Dedektif Tim Duffield soruşturmanın çok hızlı bir şekilde devam ettiğini, şimdiye kadar net anlaşılan detayın ise ölen kişinin olayla ilgisi olmayan bir masum vatandaş olduğunu belirtti.

    Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Erdoğan Güzel’in kör kurşuna kurban gitti. Saldırganların hedefinin Erdoğan Güzel’in işlettiği yerin hemen yan tarafında siyahiler tarafından işletilen Sweet Peppa adlı restoranın sahipleri olduğu düşünülüyor.

    Olayın Wood Green Boys ve Hornsey Boys olarak bilinen iki çete grubunun arasında yaşanan bir çatışmanın devamı olduğu ve olaydan iki hafta önce yine aynı restoran önünde birisinin silah çektiğini ancak silah tutukluluk yaptığı için bir can kaybının olmadığı bilgisine de ulaştık. İki hafta önceki olaydan sonra merhum Erdoğan Güzel’in diğer Türkiyeli yan komşusuna ‘Bunlar yüzünden bir gün masum birisi canından olacak’ dediğinde o masum kişinin kendisi olabileceğini düşünmemişti.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 1

    BU İLK SALDIRI DEĞİL

    Geçtiğimiz Cuma akşamı saat 5:45 dolayında yaşanan ve Erdoğan Güzel adlı masum bir Türkiyelinin hayatını kaybettiği olay orada yaşanan ilk olay değil.

    Bundan üç hafta önce yeni açılan Sweet Peppa adlı restoranın işletmecilerine daha önce de saldırı girişimi olmuş. Sweet  Peppa restoranın yan tarafında bulunan Türkiyeli bir işletmeci,  bundan iki hafta önce aynı restoranın önüne gelen kimliği belirsiz bir saldırganın tabancayla restoranın işletmecisine silah çektiğini, ancak silahın tutukluluk yaptığını ve ateşlenmediğini belirtti .

    Görgü tanıkları olayın çeteler arası bir çatışma olduğunu söylüyor. Wood Green boys ve Hornsey Boys adlı çete grupların arasındaki çatışmaların uzun bir süredir devam ettiğini belirten görgü tanıkları saldırganların Hornsey boys adlı çetenin intikam saldırısı olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade ediyor.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 4

    ERDOĞAN: ‘BUNLAR YÜZÜNDEN BİR GÜN MASUM BİRİSİ CANINDAN OLACAK’

    Lordship Lane’de pastane işleten Aksaraylı Erdoğan Güzel yan tarafta açılan Sweet Peppa adlı restorandan kaynaklı kötü şeyler yaşanacağını önceden hissetmiş. Güzel, olaydan bir hafta önce komşusu Mahire, işyerinin yan tarafında açılan Sweet Peppa adlı restoran için ‘Bunlar yüzünden bir gün masum birisi canından olacak’ demiş.

    OLAY NASIL YAŞANDI?

    Erdoğan Güzel, Cuma akşamı saat 5:45 sularında Lordship Lane’de bulunan sahibi olduğu kardeşler pastanesinin önünde, amcaoğlu Adem ve komşusu Mahir ile beraber oturuyorken saldırı gerçekleşmiş. Hemen sağ tarafında bulunan Sweet Peppa restoranın önünde duran bir araçtan Sweet Peppa restoranın önünde duran kişilere arka camdan otomatik silahlarla ateş açılmış. İlk ateşten sonra restoranın önünde bulunan bir kaç kişi Erdoğan Güzel’in bulunduğu tarafa doğru kaçmış. Kişiler o tarafa kaçınca silahların yönü de Erdoğan’ın bulunduğu yöne doğru çevrilmiş. Erdoğan ile beraber oturan Mahir ve Adem de silah sesleri ile beraber kendilerini yere atarlar. Saldırganlar kaçtıktan sonra herkes ayağa kalkar ancak Erdoğan yerde hareketsiz halde kalır. Erdoğan’ın yanında bulunanlar kendisini kaldırmaya çalışmış ancak sol kolunun alt tarafından kanların aktığını görmüşler. Olay anında yine yoldan geçen bir kadın da kurşunların hedefi olmuş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 7

    AMBULANS YARIM SAAT SONRA GELMİŞ

    Silahlı saldırı yaşandığı an çevredekiler polis ve ambulans çağırmış. Polis olaydan hemen 10 dakika sonra olay yerine gelirken, ambulansın 30 dakika sonra geldiği belirtiliyor. Olay yerine helikopter ambulans da gönderilmiş ancak iniş yapamamış. Olay yerine gelen ambulans yaralı kadını hemen hasteneye kaldırırken, Erdoğan Güzel’e olay yerinde müdahale edilmiş. Ambulansın olay yerindeki müdahalesine rağmen Erdoğan Güzel’in saat 7’de hayatını kaybettiği belirtildi. Hastaneye kaldırılan ve ismi açıklanmayan kadının tedavisi devam ediyor.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 5

    ERDOĞAN’IN ACI HİKAYESİ ÇEVRESİNDEKİLERİ YASA BOĞDU

    1999 yılından bu yana Londra’da yaşayan Erdoğan Güzel aslen Aksaray’lı. Çevresi tarafından çok sevilen Güzel, birisi 15, diğeri 16 yaşında olan bir oğlan ve kız babası. Yan tarafında işletmecilik yapan komşusu İbrahim Yurdakul ve işletmenin çalışanları Güzel hakkında şunları belirtti: ‘‘Ölen insanların arkasından hep güzel sözler söylenir. Ancak bir ölünün arkasından olduğu için bunları söylemiyorum, Erdoğan abi gerçekten çok temiz ve güzel bir insandı. Hiç kimseye zararı olmayan ve etrafı tarafından çok sevilen yardımsever bir insandı.’’

    ÇOCUKLARINA 7 AY ÖNCE KAVUŞMUŞ

    Eşinden ayrılan Güzel’in çocukları yıllardır Aksaray’da nenelerinin yanında yaşıyormuş. Resmi işlemlerini tamamladıktan sonra her iki çocuğunu da 7 ay önce kendi yanına getirmiş. Geçen hafta da çocuklar Türkiye’ye nenelerinin yanına tatile gitmiş. İşin en acı yanlarından birisi de olay günü bir kardeşi Türkiye’den Londra’ya gelmiş. Kardeşinin gelişinin sevincini yaşayan Erdoğan Güzel hem çocuklarına, hem de üçüncü kardeşine kavuşmasından kaynaklı son dönemlerde mutluymuş.

    RESMİ İŞLEMLERDEN SONRA CENAZE AKSARAY’A GÖNDERİLECEK

    Wood Green bölgesindeki Fatih Cami’de, Erdoğan Güzel için pazar akşamı düzenlenen anma programında mevlit okutuldu ve iftar verildi. Gerekli cenaze işlemleri tamamlandıktan sonra merhum Aksaray’a götürülüp orada defnedilecek.

  • Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu

    Dün akşam saat 5:45 dolayında toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Lordship Lane-Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kardeşler pastanesinin ortaklarından 42 yaşındaki Erdoğan Güzel çeteler arası çatışmanın kurbanı oldu.

    TELGRAF-ÖZEL HABER

    Haber: Alaettin Sinayic-Foto:Erem Kansoy

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 1

    Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Erdoğan Güzel’in kör kurşuna kurban gittiği belitiliyor. Saldırganların hedefinin Erdoğan Güzel’in işlettiği yerin hemen yan tarafında siyahiler tarafından işletilen Sweet Peppa adlı restoranın sahipleri olduğu ifade ediliyor.

    BU İLK SALDIRI DEĞİL

    Bundan yaklaşık üç hafta önce yeni açılan Sweet Peppa adlı restoranın işletmecilerine daha önce de saldırı girişimi olmuş. Sweet  Peppa restoranın yan tarafında bulunan Türkiye’li bir işletmeci,  bundan iki hafta önce restoranın önüne gelen kimliği belirsiz saldırganın tabancayla restoranın işletmecisine silah çektiğini, ancak silahın tutukluluk yaptığını ve ateşlenmediğini söylüyor . Silahın ateş etmemesinden kaynaklı saldırgan olay yerinden kaçıp uzaklaşmış.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 2
    Erdoğan Güzel

    Görgü tanıkları olayın çeteler arası bir çatışma olduğunu söylüyor. Wood Green boys ve Hornsey Boys adlı çete grupların arasındaki çatışmaların uzun bir süredir devam ettiğini belirten görgü tanıkları saldırganların Hornsey boys adlı çetelerin intikam saldırısı olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade ediyor.

    ERDOĞAN: ‘BUNLAR YÜZÜNDEN BİR GÜN MASUM BİRİSİ CANINDAN OLACAK’

    Lordship Lane’de pastane işleten Aksaraylı Erdoğan Güzel yan tarafta açılan Sweet Peppa adlı restorandan kaynaklı kötü şeyler yaşanacağını önceden hissetmiş. Güzel, olaydan bir hafta önce komşusu Mahire, yan tarafında açılan Sweet Peppa adlı restoran için ‘Bunlar yüzünden bir gün masum birisi canından olacak’ demiş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 3

    OLAY NASIL YAŞANDI?

    Erdoğan Güzel, Cuma akşamı saat 5:45 sularında Lordship Lane’de bulunan sahibi olduğu kardeşler pastanesinin önünde, amcaoğlu Adem ve komşusu Mahir ile beraber oturuyorken saldırı gerçekleşmiş. Hemen sağ tarafında bulunan Sweet Peppa restoranın önünde içerisinde üç saldırganın bulunduğu bir araç durmuş ve Sweet Peppa restoranın önünde duran kişilere arka camdan otomatik silahlarla ateş açılmış. İlk ateşten sonra restoranın önünde bulunan bir kaç kişi Erdoğan Güzel’in bulunduğu tarafa doğru kaçmış. Kişiler o tarafa kaçınca silahların yönü de Erdoğan’ın bulunduğu yöne doğru çevrilmiş. Erdoğan ile beraber oturan Mahir ve Adem de kendilerini yere atmışlar. Saldırganlar kaçtıktan sonra herkes ayağa kalkmış ancak ancak Erdoğan yerde hareketsiz halde kalmış. Erdoğan’ın yanında bulunanlar Erdoğanı kaldırmaya çalışmış ancak sol kolunun alt tarafından kanların aktığını görmüşler. Olay anında yine yoldan geçen bir kadın da kurşunların hedefi olmuş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 4

    AMBULANS YARIM SAAT SONRA GELMİŞ

    Silahlı saldırı yaşandığı an çevredekiler polis ve ambulans çağırmış. Polis olaydan hemen 10 dakika sonra olay yerine gelirken, ambulansın 30 dakika sonra geldiği belirtiliyor. Olay yerine helikopter ambulans da gönderilmiş ancak iniş yapamamış. Olay yerine gelen ambulans yaralı kadını hemen hasteneye kaldırırken, Erdoğan Güzel’e olay yerinde müdahale edilmiş. Ambulansın olay yerindeki müdahalesine rağmen Erdoğan Güzel’in saat 7’de hayatını kaybettiği belirtildi. Hastaneye kaldırılan ve ismi açıklanmayan kadının tedavisi devam ediyor.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 5
    Erdoğan Güzel

    ERDOĞAN’IN ACI HİKAYESİ ÇEVRESİNDEKİLERİ YASA BOĞDU

    10 yıldan fazladır Londra’da yaşayan Erdoğan Güzel aslen Aksaray’lı. Çevresi tarafından çok sevilen Güzel, birisi 15, diğeri 16 yaşında olan bir oğlan ve kız babası. Yan tarafında işletmecilik yapan komşusu İbrahim Yurdakul ve işletmenin çalışanları Güzel hakkında şunları belirtti: ‘‘Ölen insanların arkasından hep güzel sözler söylenir. Ancak bir ölünün arkasından olduğu için bunları söylemiyorum, Erdoğan abi gerçekten çok temiz ve güzel bir insandı. Hiç kimseye zararı olmayan ve etrafı tarafından çok sevilen yardımsever bir insandı.’’

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 6

    ÇOCUKLARINA 7 AY ÖNCE KAVUŞMUŞ

    Eşinden ayrılan Güzel’in çocukları yıllardır Aksaray’da nenelerinin yanında yaşıyormuş. Resmi işlemlerini tamamladıktan sonra her iki çocuğunu 7 ay önce kendi yanına getirmiş. Geçen hafta da neneleri çok özlemiş diye çocuklar Türkiye’ye nenelerinin yanına tatile gitmiş. İşin en acı yanlarından birisi de olay günü bir kardeşi Türkiye’den Londra’ya gelmiş. Kardeşinin gelişinin sevincini yaşayan Erdoğan Güzel hem çocuklarına, hem de üçüncü kardeşine kavuşmasından kaynaklı son dönemlerde mutluymuş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 7

    OLAY YERİNDE İNCELEMELER DEVAM EDİYOR

    Olay ile ilgili polis tarafından henüz bir açıklama yapılmazken, olay yeri inceleme bugün de devam ediyor. Olay yerinin karşı tarafında ve yan tarafında güvenlik kameraları bulunuyor. Güvenlik kameralarından saldırganların kimliklerinin tespit edilebileceği söylendi. Arabanın içerisinde bulunan 4 siyahi saldırganın yakalanması için polisin çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili henüz yakalanen olmadı.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 8 Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 9

  • Corbyn; ‘‘İşçi Partisi, Sosyalist Gruplar İle Bağını Tekrar Güçlendirmek Zorunda’’

    Corbyn; ‘‘İşçi Partisi, Sosyalist Gruplar İle Bağını Tekrar Güçlendirmek Zorunda’’

    ‘‘Muhafazakar Partinin politikaları İngiltere’de zengin ve fakir arasındaki uçurumu daha da derinleştirecektir. Ben bunu değiştirecek; eşitsizliğe, yoksulluğa ve mahrumiyete son verecek yeni ekonomik politikalar üretmek istiyorum’’

    İngiltere genel seçimlerinden hemen sonra İşçi Partisi eski lideri Ed Miliband’ın istifası üzerine boşalan genel başkanlık koltuğuna adaylığını koyan Jeremy Corbyn, ‘‘Muhafazakar Partinin politikaları İngiltere’de zengin ve fakir arasındaki uçurumu daha da derinleştirecektir. Ben bunu değiştirecek; eşitsizliğe, yoksulluğa ve mahrumiyete son verecek yeni ekonomik politikalar üretmek istiyorum’’ diyerek İşçi Partisi’nin sosyalist gruplar ile bağını tekrar güçlendirmek zorunda olduğunu ifade etti.

    İngiltere Parlamentosu’nun en asi milletvekili, refah devleti, ulusal sağlık sistemi, insan hakları, ekoloji, ırkçılık ve savaş karşıtı konularda uzun yıllardır mücadele vermiş olan Jeremy Corbyn ile adaylık sürecini ve son zamanlarda Ortadoğu’da gelişen olayları konuştuk.

    İngiltere’de solda gerçek anlamda bir alternatif sunabilecek olan Corbyn, İşçi Partisi genel başkanlığı seçimi yarışında birçok sosyalist grubun yanı sıra, ülkenin en büyük sendikası olan Unite Sendikası’nın da desteğini arkasına aldı.

    Gençlik yıllarından bu yana aktivist olan Corbyn, 1983 yılında 30’lu yaşlarda Londra’nın Kuzey İslington Bölgesi milletvekili oldu ve 32 yıldır aynı bölgede milletvekilliği yapıyor.

    Nerede sol eğilimli bir eylem varsa, Corbyn protestocular ile birlikte yüzünü gösteriyor. En son Londra’da 250 bin kişinin katıldığı kemer sıkma politikalarına karşı yapılan yürüyüşte yer almıştı.

    Corbyn, Britanya’nın Kuzey İrlanda’daki statüsünü sonlandırmak için destek olmuş aynı zamanda Cumhuriyetçi Sinn Fein lideri Gerry Adams’ı Parlamento’ya davet ettiği için eleştirilmişti.

    Corbyn, Morning Star gazetesinde köşe yazıları yayımlanıyor ve aynı zamanda Savaşı Durdurun Koalisyonu’nun da Başkanı.

    Corbyn; ‘‘İşçi Partisi, Sosyalist Gruplar İle Bağını Tekrar Güçlendirmek Zorunda’’ 1
    Jeremy Corbyn

    Jeremy Corbyn’ın, İşçi Partisi genel başkan adaylık süreci ve dünya gündeminin bazı önemli konularına ilişkin sorularımıza yanıtları şöyle:

    “Yeni ekonomik politikalar üretmek istiyorum”

    İşçi Partisi’nin Genel Başkan’ı olursanız nasıl bir fark yaratacaksınız?

    ‘‘Ben, sendika temsilcisi yerel meclis üyesi ve 32 yıldır milletvekili olmaktan gurur duyuyorum. Amacım bulunduğum konumdaki gücümü kullanarak, her platformda haksızlıklara karşı sesini duyuramayanların savunuculuğunu yapmak olmuştur.

    İşçi Partisi genel başkanlık seçimlerinde değindiğim en önemli konulardan biri kemer sıkma politikalarıdır. Muhafazakar Parti’nin birçok alanda yapacağı bütçe kesintileri İngiltere’de zengin ve fakir arasındaki uçurumu daha da derinleştirecektir. Ben bunu değiştirecek; eşitsizliğe, yoksulluğa ve mahrumiyete son verecek yeni ekonomik politikalar üretmek istiyorum.

    Diğer önemli husus ise uluslararası politikalar. Nükleer silahlara sahip olmamızı gerektirecek herhangi ahlaki, politik, mantıksal veya uluslararası bir durum söz konusu değil. Bu nedenle her zaman nükleer silahlanmaya karşı duracağım. Daha huzurlu ve barışçıl bir dünyaya ihtiyacımız var ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na dahil olan ülkelere katılmamız gerektiğini düşünüyorum.”

    Adaylık süreciniz nasıl ilerliyor? Kazanacağınıza inanıyor musunuz?

    “Ben herhangi bir tahminde bulunmuyorum. Bu kampanyaya katılmamın sebebi; İşçi Partisi’nin genel seçimlerde neden kaybettiğini, nerde yanlış yaptığımızı, ekonomik ajandamız ve ne yönde bir gidişatımız olmalı konularını müzakere edebilmekti. Diğer adaylar ile birlikte ülkenin çeşitli yerlerinde yaklaşık 14 müzakereye katıldık. İşçi Partisi, diğer sosyalist gruplar ve onların değerleri ile tekrar bağını güçlendirmek zorunda. Bu şekilde ileriye doğru bakabiliriz. Ben gelişmiş bir ülke, gelişmiş bir ekonomi istiyorum. Genç insanların yeteneklerini çevreci yüksek teknolojik endüstrilerde kullanalım. İleriye doğru bakalım geriye doğru değil.”

    “İşçi Partisi tek başına bir şey yapamaz”

    Avrupa’da solda yükselen partilerin elde ettiği başarıyı İngiltere’de de elde edebilmek için ne yapılmalıdır?

    “Seçim sonuçları İşçi Partisi için iyi sonuçlanmadı fakat seçimlerden bu yana İşçi Partisi’ne 40 bin kişi üye oldu. Şu anda 240 bin üyemiz var. Bunun yanı sıra parti ile ilgili olaylarda ve parti içi oylamalarda yer almak isteyen gönüllü olarak katılan üyeler de var. Bu anlamda parti de bir hareketlilik ve canlanma söz konusu. Fakat ne İşçi Partisi tek başına bir şey yapabilir, ne sendikalar, ne de diğer sosyal hareketler. Anlaşamayacağımız konular ve farklılıklarımız muhakkak olacaktır ama en azından hemfikir olduğumuz konularda birlik olabiliriz. Mesela; kemer sıkma politikaları, yoksulluk ve uluslararası barış… Bunu başarabilirsek mevcut durumu değiştirebiliriz. İşçi Partisi için umudum var ve bu konuda çok iyimserim.”

    “İyi ve kolay diye bir seçenek yoktur”  İngiltere Suriye’deki savaşa müdahale etmeli midir? “Ben Afganistan ve Irak’a yapılan askeri müdahalelere karşı çıktım. İki yıl önce de Suriye’nin bombalanmasına karşı çıkmıştım. Yine Suriye’nin havadan bombalanması konusu gündemde. Bunun işe yarayacağını yada bir fark yaratacağını sanmıyorum. Çünkü bu daha sonra kara kuvvetlerini Suriye’ye gönderip göndermeme sorununu gündeme getirecektir. Böyle bir durumda iyi ve kolay diye bir seçenek yoktur.”

    Daiş’i zayıflatmanın bir kaç yolu var

    Bu durumda Daiş nasıl zayıflatılacak yada yok edilecek?

    “Daiş’i zayıflatmanın bir kaç yolu var. Öncelikle yapılması gereken para kaynaklarının kesilmesi. Çünkü bu çeteye bir yerlerden çok büyük bir para akışı söz konusu. İkinci olarak silah tedariğinin kesilmesi; batıdan Körfez ülkelerine ve Suudi Arabistan’a ihraç edilmiş silah ve parçaları bulunmakta. Aynı zamanda, bölgede diğer ülkeleri ve İran’ı da dahil ederek ulusların ittifakını kurmamız gerektiğini düşünüyorum, böylece Suriye’de politik çözümü ve istikrarı sağlamış oluruz. En azından savaş nedeniyle göç eden insanların evlerine geri dönmelerinin yolu açılmış olur. Şu anda 2 milyonu aşkın mülteci var. Tabi Libya’da da istikrarın sağlanması gerekiyor çünkü göç edenler sadece Suriye’den göç etmiyor. Savaş bölgesi ülkelerden göç eden insanlar umutsuzca hayatta kalmaya çalışıyor. Bu insanlara yardım etmek ve desteklemek için daha fazlasını yapmamız gerekiyor.”

    Kobani’de Daiş’e karşı mücadele veren Kürtler nasıl desteklenmelidir?

    “Daiş’in Kobani’de Kürt Güçlerine saldırması inanılmaz bir trajedi. Kürtler’i mücadelelerinde tabi ki desteklemeliyiz.”

    Peki nasıl desteklenmeliler?

    “Suriye ve bölgede gelecekte yapılacak anlaşmalar ve çözüm için Kürtler’in tanınmaları konusunda desteklenmeleri önemli bir gelişme olacaktır.”

     “Kürtler politika sahnesinde yer almıyordu”

    Kürt Hareketi ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

    “Birinci Dünya Savaşı sonunda Kürt Halkına çok büyük haksızlık yapıldı. Kürtler’in hak ve özgürlükleri, kendi kaderlerini tayin hakları inkar edildi. Maalesef bu sorun günümüze kadar uzandı. Şimdilerde Türkiye’de Kürt Halkı ulusal düzeyde temsiliyet hakkına kavuştu. 1983 yıllarında Türkiye’yi ilk ziyaret ettiğimde, Kürtler politika sahnesinde yer almıyordu bile. Bu büyük ve olumlu bir gelişmedir.”

    “Abdullah Öcalan sorunun bir parçası değil çözümün bir parçasıdır”

    PKK’nin terör örgütü listesinden çıkarılmasını olumlu buluyor musunuz?

    “Abdullah Öcalan sorunun bir parçası değil çözümün bir parçasıdır. Eğer uzun vadeli bir çözüm hedefleniyorsa, bu sürece PKK ve Öcalan’da dahil edilmek zorunda. PKK ve Öcalan olmadan barış sürecinde çözüme ulaşmak mümkün değil. Dünyanın neresinde olursa olsun söz konusu kişiler sürece dahil edilmedikçe istenilen sonuca ulaşılamayacaktır.”

    “Türkiye’de kalıcı barışın sağlanmasında Kürt milletvekillerinin rolü önemli”

    Türkiye’de yapılan genel seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeniz nedir?

    “Kürt halkının tanınması gerekiyor. Modern Türkiye’nin çok kültürlü ve çok dilli bir etnik yapıya sahip olduğunu artık kabul etmek gerekiyor. AKP bu konuda az da olsa bir aşama kaydetti ve Kürtler ile angajman sağladı ancak genel seçim sürecinde bu anlamda geri adım atıldı. Türkiye’de seçimlerden çıkan sonuçlara saygı duymamız gerekiyor ve sonuçların son derece ilginç olduğunu düşünüyorum. Ülkenin güneyinden ve doğusundan azımsanamayacak derecede Kürt milletvekili seçildi. Bu milletvekillerinin, Türkiye’de kalıcı barışın sağlanmasında, ulusal politika ve devlet yönetiminde çok önemli roller oynayabileceğine inanıyorum.”

     

  • Bi Hezaran Kes Di Festîvala Day-Mer´ê De Kombûn (VIDEO)

    Bi Hezaran Kes Di Festîvala Day-Mer´ê De Kombûn (VIDEO)

    Festîvala çand û hûnerê ya Day-Mer´ê ya ku ev meheke berdewam dikir, roja Yekşemê li parka Clissoldê bi şahiyeke mezin bi dawî bû. Tevî ku dane sibehê baran barî jî bi hezaran kes tevlî festîvalê bûn.

    https://youtu.be/2h0HJOpUTjc
    Şahiya festîvalê wekî her sal li parka Clissoldê hat kirin û saet dozdehan bi koma zarokan ya govendê dest pê kir. Di festîvalê de bi dehan stand hatin vekirin. Jibo alîkariya bi Kobanê re di standa hatî vekirin de xişir û wêneyên li Kobanê hatîn kişandin hatin firotin. Wekî din di çarçoveya kampanyaya îmzeyan ya ku malbata Eric Scurfield yê kul i Rojava jiyana xwe ji dest dayî de îmze hatin komkirin.

    https://youtu.be/MubbM4d2gRg
    Wekî her sal bi dehan endam û rêvebirê sendîqayên Brîtanî tevlî şahiyê bûn. Wekî din jî parlementer û namzetê serokatiya Partiya Karkeran Jeremy Corbyn, yek ji pêşengên tevgera 68´an Mustafa Yalçiner, Seroka Partia Keskan Natalie Bennet tevlî şahiyê bûn her yekî axaftinek kirin. Li ser navê Day-Mer´ê Oktay Şahbaz jî axaftinek kir û spasiya xwe ji hemû kesên beşdarvan û amadekarên festîvalê re kir.

    https://youtu.be/3GrbZBNibjo
    Di bernameya mûzîkê ya şahiyê de koma latîb Quimanto, Özkan Orman, Erdal Bayrakoglu û Metin Kemal Kayraman derketin ser dikê stranên xwe yên herî xweş bi beşdarvanan re parvekirin.

  • EVDER NE SÛRÎ YE, LONDON E!

    EVDER NE SÛRÎ YE, LONDON E!

    Dawiya hefteyê li paytext Londonê endamekê Daîş´ê li paytext Londonê bi ala Daîş´ê li derdora parlemenê tûr avêtin. Zilamê ku tevî aleke mezin ya Daîş´ê li pişta xwe pêçayî, alek jî kiribû destê keça xwe ya piçûk û li navenda Londonê geriya. Şaredarê bajarê mezin yê Londonê Boris Johnson di daxûyaniya xwe ya di derbarê mijarê de wiha got; “Divê ala Daîş´ê newe qedexe kirin, em welatekî azad in”

    EVDER NE SÛRÎ YE, LONDON E! 1

    Piştî ku di êrîşa Tunusê de sih Brîtanî jiyana xwe ji dest dan, Serokwezîr Cameron anîbû ziman ku dê bi her awayî li hember Daîş´ê têbikoşin.

    Zilamê ku ji aliyê polêsan ve hat sekinandin lê nehat binçav kirin û zilam bi ala Daîş´ê gera xwe berdewam kir. Berî niha bi hefteyekê li Tunusê ji hêla çeteyên Daîş´ê ve êrîşeke çekdarî pêkhatibû û 30 hemwelatiyên Brîtanî jiyana xwe ji dest da bûn. Wekî din tişta balkêş ew bû ku ev çalakî berî salvegera êrîşa 7/7 ya Londonê çend rojan pêk hat.

    Dawiya hefteyê danê nîvro di dema herî qelebalix de zilamê ku li navenda Londonê digeriya, kesên derdorê bi awayekî şaşmayî lê temaşe kirin. Polêsan mûdaxaleyî zilamê bi ala Daîş´ê nekir û vê yekê gelê derdorê bêhtir matmayî hişt. Polêsan di derbarê bûyerê daxûyanî da û piştrast kir ku zilamê bi ala Daîşê hatiye sekinandin lê nehatiye binçav kirin, jiber ku li gorî wan ev yek ne sûc e.

    Boris Johnson Kürdistan’da Silah Kuşanıp Dağa Çıktı 1

    BORIS JOHNSON: DIVÊ ALA DAÎŞÊ NEWE QEDEXE KIRIN

    Jiber ku polêsan mûdaxelayî zilamê bi ala Daîş´ê nekir, gelek rexne hatin kirin. Rayedarên ewledariyê anîbûn ziman ku rakirina ala Daîş´ê ne qedexe ye, îro şaredarê bajarê mezin yê Londonê Borîs Johnson jî heman tişta anî ziman. Johnson di daxûyaniya xwe ya di derbarê mijarê de wiha got; “Divê ala Daîş´ê newe qedexe kirin, em welatekî azad in”

    EVDER NE SÛRÎ YE, LONDON E! 2