Category: slıder

  • Türk Devletini Protesto Etmek Amacıyla Londra’nın Westminster Köprüsü Trafiğe Kapatıldı

    Türk Devletini Protesto Etmek Amacıyla Londra’nın Westminster Köprüsü Trafiğe Kapatıldı

    Türk devletinin Kürdistan’da devam eden saldırılarını protesto etmek amacıyla başkent Londra’da bir protesto eylemi gerçekleştirildi. Başbakanlık önünde yapılan basın açıklamasından sonra Westminster köprüsüne geçen eylemciler köprüyü çif taraflı olarak bir süreliğine trafiğe kapattı.
    https://youtu.be/C1sWJT0EeiQ
    Türk devletinin başta Nusaybin, Cizre, Sur, Silvan ve Dargeçit olmak üzere Kürdistan’da devam eden topyekûn saldırılarını protesto etmek amacıyla Britanya Demokratik Güçbirliğinin çağrısıyla akşam saatlerinde başbakanlık binası önünde bir protesto eylemi düzenlendi. Başbakanlık binası önünde bir araya gelen kitle, Türk devleti aleyhine sloganlar atarak Kürdistan’daki saldırıların derhal durdurulması istendi. Birleşik Krallık hükümetine de çağrı yapan eylemciler, mevcut insan hakları ihlalleri ve Türk devletinin katliamları karşısında sessiz kalınmamasını istedi.

    Üzerinde ingilizce ‘İşgale karşı yaşasın demokratik özerklik’ ve ‘Türk ordusu Kürt şehirleri ve sivilleri vuruyor’ yazan pankartlar açan kitle yapılan basın açıklamasından son parlamento binasına doğru yürüyüşe geçti. Parlamento binası yanındaki Westminster köprüsü üzerine gelen kitle burada yaptığı oturma eylemi ile köprüyü çift taraflı trafiğe kapattı. Köprünün trafiğe kapanmasında kaynaklı çift taraflı uzun araç kuyrukları gerçekleşti. Eylem boyunca etraftan geçenlere bildiriler dağıtıldı.

    Oturma eyleminden sonra eylem sona erdi. Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından Pazar günü saat 13:00’te Haringey Civic Centre’dan başlayacak kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirilecek.

    Londra’nın En İşlek Köprüsü Bir Süreliğine Trafiğe Kapatıldı 1

     

     

     

  • Selahattin Demirtaş: Onbinlerce asker gönderiyorsan demek ki orada hendek yok halk var

    Selahattin Demirtaş: Onbinlerce asker gönderiyorsan demek ki orada hendek yok halk var

    Sokağa çıkma yasakları ve süren çatışmalarla ilgili HDP, DBP, HDK ve DTK eşbaşkanlarının Diyarbakır’da düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Zulüm günlerinin bitmesi için direnişi büyüteceğiz, halkımızı direnişe sahip çıkmaya çağırıyorum,” dedi.

    Selahattin Demirtaş: Onbinlerce asker gönderiyorsan demek ki orada hendek yok halk var 1
    [Fotoğraf: Abdülkadir Konuksever / Al Jazeera]
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Başkanı Kamuran Yüksek, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak’ın katılımıyla Diyarbakır’da bölgede yaşananlara ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

    Toplantıda konuşan Demirtaş şunları söyledi:

    ‘Kürtlere karşı mı kahramanlık yapıyorsunuz?’

    “Arkadaşlarımız halkımızın haklı meşru tarihsel mücadelesini ve gerekçeleri dile getirdi. Putin’e bir iki gün meydan okuyup daha sonra süt dökmüş kediye dönen Cumhurbaşkanı, Başbakan; Irak’a asker gönderip daha sonra çekmeyeceğim diye dayılanıp daha sonra pısırık pısırık askerlerini çeken Cumhurbaşkanı, Başbakan; İsrail’e van minut diye meydan okuyan daha sonra gece yarısı anlaşma imzalayan Cumhurbaşkanı ve Başbakan sıra Kürt halkına gelince, Cizre’ye gelince mi aslan kesiliyorsunuz?

    “Cizre’de birkaç PKK’liye karşı 6 general 10 bin askerle operasyon yaparak mı kahramanlık yapıyorsunuz? Bu kadar güçle operasyon yapmak, şehirleri bombalamak, halkın üzerine asker yollayarak aslında ne kadar zavallı olduğunuzu gösteriyorsunuz.

    ‘İnsanlar korkmuyor sizden’

    “Bugün operasyon yaptığınız her yerde korku panik yok bir bayram ve şenlik havası var. İnsanlar halaya durarak bu operasyonlarını karşılıyor. Çünkü onlar kazanacaklarına başladıklarında o kadar eminler ki?

    “Siz ne yapıyorsunuz tank sokarak evleri bombalıyorsunuz. TV Kanallarınızda cami yaktılar diye yalan haber yapıyorsunuz. Türkiye’nin yarısı size inanıyor olabilir, hırsızlık da yapsanız, çalsanız da çırpsanız da arkasında durabilir. Ya diğer yarası.

    ‘Çok şükür direnen kahramanlarımız var’

    “Bir kez daha zulmün tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz. Öyle hendek çukur diyerek küçümsemeyenler şunu bilsin. O Kenan Evren’in yürüttüğü tanklara karşı direnenler vardı kim kazandı. Çok şükür o tanklara karşı direnenler var.

    “Erdoğan darbe yaptı diye ona yalakalık mı yapsaydı, eteğine yapışıp çözüm mü dilenseydi. Çok şükür, onbinlerce yiğit kahraman bu darbeye karşı direniyor. Onbinlerce asker gönderiyorsan demek ki orada hendek yok halk var.

    “Halk her yerde direniyor direnecek de. Öyle büyük zafer nidalarıyla konuşmayın. Utanç duyulacak bir durumdasınız. Daha elinizde tek bir çözüm yok planı yok, şehirlere tank sokmuşsunuz, çıkmışsınız yeni anayasadan demokrasiden bahsediyorsunuz.

    “Bizi tankın namlusu ile korkutamazsınız’

    “Evet, bu zulmünüze karşı insanlarımız sıkıntı yaşıyor, farkındayız. Ama bu zulmü sizin operasyonlarınız yaşatıyor. Camiyi yakan devletin görevlileridir. Bu iş uzun sürmeyecek zulüm baki olmayacak. Halkımızla birlikte çözüm mekanizmalarını tartışıyoruz, halkımızla bu zulüm bitsin diye direnişi büyüteceğiz.

    “Önümüzdeki hafta sonu Diyarbakır’da DTK’nin genişletilmiş kongresine katılacağız, özyönetimin tartışılması için geniş bir katılım sağlayacağız önemli kararlar alacağız ve hepsini hayata geçireceğiz. Bize tankın namlusunu göstererek bizi korkutacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bizler ölüm korkusunu çoktan aştık. Ölüm Allah’ın emridir olacaksa onurlu olsun.

    ‘Kimi nereden temizliyorsunuz?’

    “Büyük temizlik operasyonuymuş, siz kimsiniz ya? Kimi nereden temizliyorsunuz? Siz anca bu memleketin kanalizasyonlarını temizlersiniz. Bunu da bir yere yazın. AKP’nin darbesi hendeğe çarpmıştır ve tuzla buz olmuştur.

    “Haklıyız kazanacağız. 7’den 70’e el ele vereceğiz kenetleneceğiz. Faşizm rica ile minnetle geriletilmez. Ancak direnişle geriletilebilir. Yılgınlığa gerek yok, halkımızı bulunduğu her yerde bu onurlu direnişi daha fazla büyütmeye çağırıyoruz.

    ‘Geri adım bu tarihi dönemin şerefine yakışmaz’

    “Geri adım atmak bu tarihi döneminin şerefine yakışmaz. Biz kimsenin malını çalmadık kimsenin hakkını gasp etmedik, biz kendi topraklarımızda özgür ve onurlu bir halk olarak yaşamak istiyoruz bu da bizim hakkımızdır.

    “Bu direnişi ortaya koyan herkese partim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Hükümetin yaptığı hiçbir şeyin kanunda yeri yoktur. Valiler suç işliyor sokağa çıkma yasağı ilan edemez. Devletin kendisi polisi valisi kanun dışı davranıyor.

    “Ne yapacak bu halk, savcılara mı şikayet edecekler, savcılar içeride, basına mı anlatacak, gazeteciler içeride. Gençler hendek kazıyormuş. Başka bir yol gösterin ne yapsınlar, kime şikayet etsinler.

    ‘Hiçbir şey yapmıyorsanız dua edin’

    Herkes bu mücadelede yapabileceği yerde katkı sundu. Hiçbir şey yapamıyorsanız dua edin, hiçbir şey yapamıyorsanız yaradana yalvarın hiç değilse direnenlerin yanındaydım diye tarihe not düşün.”

    ‘Zaten halkın sinesindeyiz’

    Demirtaş son olarak bir gazetecinin “sine-i millet” sorusuna da, “Zaten halkın sinesindeyiz. Gündemimizde Meclis’ten çekilmek gibi bir tartışma yok” sözleriyle cevap verdi.

    Kaynak: IMC TV

  • Londra’da büyük eylem: Tren istasyonu işgal edildi

    Londra’da büyük eylem: Tren istasyonu işgal edildi

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile trafalgar meydanında toplanan kitle buradan Leicester Sq. Tren istasyonuna yürüyerek, turnike girişleri işgal edildi.

    Haber: Erem Kansoy

    Yüzlerce Kürdistanlı ve dostları ünlü Trafalgar meydanında biraraya gelerek “TC’nin insanlık dışı saldırılarını’ protesto etti.

    Öz yönetime destek sloganları atan kitle, Sur, Cizre, Nusaybin başta olmak üzere Kürdistan’daki direnişi selamlandı. Sıklıkla ‘terrorist Turkish state’ (Terörist Türkiye devleti) sloganları atıldı.

    IMG_1830

    Kitle daha sonra Trafalgar meydanından Londra’nın en işlek ve merkezi istasyonlarından Leicester Square’ı işgal etti. Burada turnikeleri kapatan kitle ile polis ve tren istasyonu görevlileri arasında arbede yaşandı. Kitleye yolcular alkışlarla destek verdi.

    Kitle Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile toplandı

    Haftanın başında artarak devam eden sokağa çıkma yasakları ve katliam girişimlerine tepki olarak acil eylem çağırısı Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapıldı. Çağırıda, “devlet hergün insanlarımızı katletmektedir. AKP devleti tereddütsüz bir savaş  sürdürmektedir. TC’nin bu insanlık dışı saldırılarına karşı sesimizi yükseltmek, ve kahramanca direnen halkımızı sahiplenmek için Britanya’daki, halkımızı ve demokratik tüm kesimleri yapılacak eyleme katılmaya çağırıyoruz.” Ifadelerine de yer verildi.

    metro3

    Aktivist Mark Campell’den tarihi konuşma

    Uzun yıllardır mücadeleye büyük katkılar sunan ve Kürt halkı ile İngiltere’de çok önemli bir dayanışma örneği gösteren Mark Campell eylemde, son zamanlarda yaşananları özetleyen duygusal ve çok anlamlı birde konuşma yaptı. Campell, Leicester SQ. tren istasyonunda turnikelerin işgal edildiği esnada, polis ve istasyon görevlileri ile yolculara yönelik yaptığı konuşma uzun süre akıllarda kalacak. Campell konuşmasında, “Türk devleti, Kürt halkına saldırmayı derhal bırakmalıdır. Biz biliyoruz ki TC devleti İŞİD’destekliyor. Bu yüzden bügün buradayız, Kürtleri Cizre’de,Suruç’da,Nusaybin’de,Mardin’de ve Türkiyenin her bir ilinde Kürt’ler, Türk devleinin saldırılarına maruz kalıyor. Neden, Neden! ? şuanda Kürt’lere saldırıyorlar? Çünkü Kürtler İŞİD’i yeniyor. Kürt’ler İŞİD’e karşı mücadele veriyor!” sözlerine yer vererek büyük alkış topladı.

    metro4

    IMG_1853

    -Fotoğraf: Ciwanen Azad facebook sayfası ve Şükrü Bolat

  • Day-Mer, Calais sorununu parlamentoya taşıdı

    Day-Mer, Calais sorununu parlamentoya taşıdı

    Hakimiyet kurmak istedikleri topraklara demokrasiyi cehennem sıcaklığındaki bombalarla götüren Avrupa ülkeleri, yaşam ve demokrasi için kendi topraklarına ayak basan mültecilerle aralarına buzdan duvarlar örüyor.

    Manş denizinin karşı yakasında İngiltere’ye geçmeye çalışan mülteciler,  kışla birlikte içlerine işleyen soğuklar kadar , Fransız ve İngliz hükümetlerinin donmuş vicdanları ile de başetmeye çalışıyor. İngiltere’nin eşiğinde yaşanan bu insanlık krizine dikkat çeken ve olanakları ölçüsünde Calais’deki mültecilere yardım elini uzatan Day-Mer, Edmonton Milletvekili Kate Osamor’un ev sahipliği yaptığı bir toplantı ile konuyu İngiltere Parlamentosuna da taşıdı.

    c3

    Londra’da yaşayan Türk ve Kürt göçmenlerden topladığı yardımları 17 Ekim ve 29 Kasım’da Fransanın sınır kasabası Calais ormanlarında yaşamaya mahkum edilen mültecilere götüren, Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi Day-Mer, mültecilerin taleplerini  İngiltere Parlamentosuna da taşıdı. İşçi Partisi Edmonton Milletvekili Kate Osamor’un ev sahipliğinde 9 Aralık Çarşamba günü İngiltere Parlamentosunda düzenlenen toplantıya İşçi Partisi Hackney Milletvekili Meg Hillier ve Kuzey İrlanda Sosyal Demokratik ve İşçi Partisi Milletvekili Mike Durkan da destek verdi.

    Calais Heyeti ve Day-Mer üyesi Zübeyde Aydemir’in, Day-Mer ve Day-Mer’in Calais’de yaşayan mülteciler için başlattığı kampanyaya ilişkin bilgilendirmesi ile başlayan toplantıda ilk konuşmayı Meg Hillier yaptı. Hükümetin göçmenlik ve dış politikasını eleştiren Hillier, halkın, Suriye başta olmak üzere dünya çapında yaşanan hak ihlalleri ve askeri müdahaleler karşısında duyduğu kaygı ve sorumluluğa dikkat çekti.

    c1

    Day-Mer’in başlatmış olduğu kampanyanın Calais’de ki gerçekliğin gündeme getirilmesi  açısından önemli olduğunu ifade eden Hillier, toplumun bu çabasının konunun parlamentoda dile getirilmesi için bir fırsat yarattığını da belirtti.

    Mülteciliğin geçici bir sorun olmadığına vurgu yaparak konuşmasına başlayan Durkan, hükümetin kalıcı çözümler üretmek zorunda olduğunu ifade etti. Mültecilerin bombalar ve sınırlar arasında sıkıştığını belirten Durkan, sınırların korunması adına insanların kendi kaderlerine terk edilmesinin utanç verici olduğunu dile getirerek dünyanın en varlıklı ülkeleri olan İngiltere ve Fransa’nın bu utanca son vermesi çağrısı yaptı.

     

    Topraklarını terk edip, ölümcül bir yolculuğun ardından Calais’ye ulaşan mültecilere yardım elini uzatmanın bir zorunluluk olduğunu dile getiren Osamor, milletvekillerinin yaşananlara c5kendi gözleri ile tanıklık etmesinin de sorunun boyutunun anlaşılması açısından önemli olduğunu belirtti. Day-Mer’in başlattığı kampanya kapsamında Calais’e yapılacak bir sonra ki ziyarette delege olarak gitmeyi kabul eden Osamor, kampanyanın taleplerinin kamuoyunda duyurulması için de destek sözü verdi.

    Day-Mer Calais Heyeti’nin ilk ziyaretin ardından hazırladığı rapor içerisinde yer alan talepler de toplantıda Heyet üyesi Gülten kaygun tarafından okundu. Raporun kamuoyunda paylaşılmasının ardından, Ulusal Öğretmenler Sendikası NUT’nin Genel Sekreteri Christine Blower’ın gönderdiği destek mesajı da toplantıda okundu.

    Day-Mer’in topladığı yardımları gönüllülerle birlikte Calais’e getirmiş olmasının, mülteciler kadar, kampın gönüllülerine de moral olduğunu dile getiren  Calais gönüllüsü Serah Allan küresel bir krizin yarattığı sorunların sorumluluğunun genç gönüllülerin üzerine  yıkıldığına dikkat çekti.  Kampın gönüllülerinin tanıklık ettiği trajedilerinden bir kaçını toplantıya katılanlarla paylaşan Allan yaklaşan kış, soğuklar ve kampta yaşayan çocukların yüz yüze kaldıkları tehlikelere de dikkat çekti.

    c4

    Baroness Jenny Jones,  Birleşik Fırıncılar ve Gıda İşçileri Sendikası BFAWU’nun Genel Sekreteri İan Hudson da kampanya ya destek verdi.

    İan HUDSON BFAWU Genel Sekreteri

    Bu sorunun çözümü için sendikalar neler yapmalı?

     Biz sendika olarak Calais’e yardım götüren kurumlara destek olacağız. Ama asıl olarak sendikaların iş yerlerinde sorunun gerçek boyutuna ilişkin bilgilendirme yapması gerekli. Medyanın günlük olarak tek bir açıdan, bilinçli olarak yazdıkları yalan haberler ve çarpıtmaların etkisini kırmak için insanların evlerini terk ederek neden Calais’e geldiklerini anlatmak zorundayız.

    Fotoğraflar: Erem Kansoy

     

  • Londra’da eylem: ‘Suriye’yi bombalamayı bırakın’

    Londra’da eylem: ‘Suriye’yi bombalamayı bırakın’

    İngiltere’nin başkenti Londra’da yüzlerce kişi sokağa dökülerek Suriye’de düzenlenen hava saldırılarını kınadı. Eylem, İşçi Partisi lideri Jeremy Corby’nin daha önce başkanlığını yaptığı Savaşı Durdurun Koalisyonu (Stop The War Coalition) tarafından organize edildi.

    Başkent Londra’daki İngiltere parlamentosu önünde ‘Stop The War Coalition’ adlı sivil toplum kuruluşunun düzenlediği protesto gösterisinde “Suriye’yi bombalamaya hayır’ dedi.

    p1

    İngiliz yayın kurumu BBC’nin önünde toplanan protestocular ellerinde, “Suriye’yi bombalamaya son verin”, “Savaşa hayır” yazılı çeşitli pankartlar taşıyarak ve sloganlar atarak, İngiltere Başbakanlığı önüne kadar yürüdü. Protesto olaysız sona erdi.  İngiliz Parlamentosu geçen hafta, uluslararası koalisyonun Suriye’de DAEŞ’e yönelik yürüttüğü hava operasyonlarına Birleşik Krallık’ın katılmasına izin veren tezkereyi kabul etmişti. İngiltere geçen haftadan bu yana Suriye’de bazı petrol sahalarını hedef alan hava saldırıları düzenliyor.

    Basın açıklaması yapan sivil toplum kuruluşu üyesi Lindsey German, “Biz kısaca burada Suriye’yi bombalamayın demek için toplandık. Suriye’yi bombalayarak ülkeyi daha önce olduğundan bile daha kötü bir duruma getirmeyin” şeklinde konuştu.

    MİLLET VEKİLLERİDE KONUŞTU…

    İngiltere parlamentosundan ana muhalefet İşçi Partisi, İskoç Ulusal Parti (SNP) ve Yeşil Parti milletvekilleri de protestoda hazır bulundu. Protestoya katılan bir SNP milletvekili, “Rakka’da atılan bombalar birçok sivilin öldürülmesine neden oluyor. Şunun farkında olmalıyız; Bizim IŞİD’i hedefleyen bir savunma planımız yok. Eğer bombalamaya başlarsak daha çok sivilin ölmesine neden olacağız” dedi.

    p2

    İngiltere’nin aşırı solcu partisi Respect’in eski Müslüman Başkan Yardımcısı Salma Yaqoop ise parlamento önünde toplananlara teşekkür ederek, “Buraya gelen sağduyulu, hoşgörülü, savaşa hayır ve ‘benim adıma değil’ diyen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Fotoğraflar: Sven Kaeuler

  • Devletlerin yapmadığını DAYMER yaptı, yardım eli uzattı…

    Devletlerin yapmadığını DAYMER yaptı, yardım eli uzattı…

    İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyet gösteren Türk-Kürt Toplum Merkezi DAYMER, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen “Barış yürüyüşü” sırasında meydana gelen patlamalardan yaralananların tedavilerine destek verebilmek için yürütülen kampanya ve 2011 yılından bu yana Suriye’de süren savaştan kaçarak yaşama tutunma mücadelesi veren mültecilerin kaldığı Fransa’nın Calais Mülteci Kampına yaptıkları yardım kampanyası hakkında basın açıklaması yapılarak kamuoyuna bilgiler verildi.

    Londra Toplum Merkezi’nde, yapılan basın açıklamasında Oktay Şahbaz, Aslı Gül ve Zübeyde Aydemir yapılan kampanyalar ile ilgili bilgiler verdiler.

    DAYMER ve DAYMER gençlik tarafından yürütülen Ankara katliamı yardım kampanyasında 32 200 İngiliz sterlini, 100 Euro ve 100 Türk lirası yardım toplandığını belirten yetkililer, toplanan yardımların EMEK Partisi aracılığı ile iletileceğini ifade ettiler.

    Daymer başkanı Aslı Gül Ankara katliamına Londra’daki toplumun ellerinden geldiği ölçülerde genç, yaşlı, çocuk demeden katkı sunarak destek verdiğini belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor.

    IMG_9880

    “Sendikal konfederasyonların toplantıları oldu, bu toplantılara katıldığımızda bizden de konuşmacı çağırdılar, Türkiye’deki gündem özellikle Ankara katliamı ile ilgili. Biz orada Ankara katliamındaki yaralılar için bağışlar topladık. Sendikalar bu anlamda destek verdi.”

    Fransa’nın Calais Mülteci Kampına daha önce gerçekleştirdikleri ziyaretlerde orada yaşam mücadelesi veren insanların neler ile karşı karşıya kaldıklarını, Fransa hükümetinin hiç bir yardımda bulunmadığı mülteci kampında yaşam koşullarının ne kadar zor olduğunu belirten yetkililer, kampta görev yapan gönüllülerin mevcut olan içme suyundan içmediklerini, içtikleri takdirde hastalandıklarını, kampta yaşam savaşı veren genç, yaşlı ve çocukların hastalıklarla karşı karşıya kalmalarının dışında yaklaşan kış nedeni ile de soğuk ile mücadele etmeye çalıştıklarını dile getirdiler.

    Paris’te meydana gelen saldırılar sonrasında mültecilerin daha kaygılı olduğunu belirten Zübeyde Aydemir; mültecilerin boş bir alanda kaldığını, güvenliklerinin olmadığını bir, iki çadırın yandığını söylüyor. Kampta bulunan mülteciler Fransa’daki Paris saldırılarında ölenleri kendi aralarında düzenledikleri anmalar ile onların acılarına ortak olduklarını da konuşmasına ekliyor.

    Fransa’nın Calais Mülteci Kampına yardım amacı ile yürütülen kampanyada yaklaşık olarak 500 kutu yardımında bulunduklarını bununla birlikte kampta insanların hiç bir şekilde ihtiyaçlarına yaramayacak eşyalarında yapılan kampanya ile geldiğini ve bu eşyaların satışından 409 sterlin gelir elde edildiğini belirtirlerken insanların kendi kişisel çabaları ile de destek verdiklerini söylediler.

    IMG_9863

    Reading’de Dilan Taş’ın kendi okulunda gerçekleştirdiği mülteci dayanışma gecesinde 308 sterlin toplayarak kampanyaya destek verdiğini açıklayan Daymer yetkilileri toplanan tüm yardımların kamp yetkililerine bizzat teslim edildiğini duyurdular.

    9 Aralık 2015 tarihinde İngiltere parlamentosunda gerçekleştirdikleri bir konuşmada Fransa’nın Calais Mülteci Kampında yaşanan olayları ve sorunları İngiliz milletvekillerine ileten Daymer yetkilileri, milletvekillerinden bu konuyu parlamento gündeminde dilegetireceklerine dair söz aldıklarını ifade ettiler. Oktay Şahbaz, Daymer’in Fransa’ya yaptığı kamp ziyaretleri sırasında görmüş oldukları her 1 kilometrede bir polisin araçlar içerisinde silahlarla beklediğini ve kampa yaklaştıkça soruların ve güvenlik kontrollerinin arttığını belirtirken Fransız halkının oradaki mülteciler ile ilgilenmediğini de sözlerine ekliyor.

    Haber-Şükrü Bolat-Foto:Erem Kansoy

    IMG_9855

     

  • KCC’de Hêvî filmi gösterimi

    KCC’de Hêvî filmi gösterimi

    Yönetmen Yüksel Yavuz’un Kürt kadınlarının mücadelesini anlattığı ’Hêvî’ (Umut) belgeseli, Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde gösterildi.

    Ciwanên Azad organizesiyle yapılan gösterime çok sayıda genç katıldı. Filmin gösteriminden önce araştırmacı Yeşim Yaprak Yıldız dünya insan  hakları günü vesilesiyle  Kürdistan’da 1990’lardan bu yanan yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgili bir sunum yaptı.

    ’Hêvî’ (Umut) belgeseli, PKK’nin kurucularından Sakine Cansız, Av. Eren Keskin, Amed Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak ve DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk’un yaşam öyküsünden yola çıkılarak, Kürt Özgürlük Hareketi’nde kadının rolü ve mücadelesinin anlatıldığı ‘Hêvî’, (Umut) İstanbul’da bir hukuk bürosundan başlayıp, Amed, Kandil dağları, Dêrsim ve Avrupa’da devam ediyor. Film, faili meçhul cinayetler, işkence, cezaevi, köy yakmalar, adaletsiz yargılamalar olmak üzere Türkiye’nin Kürdistan’daki kirli dosyası beyaz perdeye aktarıyor.

    hevi gosterim2