Category: slıder

  • Uca Türkiye’nin İlk Ezidi Kadın Milletvekili Olma Yolunda

    Uca Türkiye’nin İlk Ezidi Kadın Milletvekili Olma Yolunda

    Avrupa Parlamentosunun İlk Ezidi Milletvekili Ünvanına Sahip Olan Uca, Şimdi de Türkiye’nin İlk Ezidi Milletvekili Olma Yolunda.

    7 Haziran’da yapılacak Türkiye genel seçimlerine sayılı günler kaldı. Ülkenin en kritik seçimlerinden birisi olarak tanımlanıyor. Herkes HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı noktasına kilitlenmiş. Tartışmaların temel gündemini HDP oluşturuyor. Farklı kimliklerden ve inançlardan adayları parti bünyesinde toplayan HDP barajı aştığı takdirde meclise ilk defa birisi Diyarbakır’dan, birisi de Batman’dan olmak üzere iki tane Ezidi de gönderecek.

     

    Daiş’in Şengale saldırısı ile beraber büyük bir insanlık trajedisi yaşayan Ezidileri, dünya bu saldırı ile beraber en çok tanıdı. Biz de hem bu trajediyi, hem de seçimleri HDP Diyarbakır milletvekili adayı Feleknas Uca’ya sorduk.

    Seçim çalışmalarınız ile başlayalım, nasıl gidiyor çalışmalar?

    Çok yoğun geçen bir seçim çalışması var. Çalışmalar kapsamında il ve ilçeler başta olmak üzere, köy köy, ev ev dolaşmayı ve çalışma yürütmeyi hedef olarak koyduk önümüze. Yoğun bir tempoyla çalışıyoruz, Herkese ulaşıp, herkesi ikna etmeye çalışacağız..Hedefimizi Amed’ten 11 milletvekili çıkarmak. Bağımsız olarak 6 milletvekili çıkarmıştık daha önce, o dönem parti olarak girmiş olsaydık bu 9 milletvekiline denk geliyordu. Fakat bu seçimlerdeki hedefimiz 11 milletvekilidir. Tabi birkaç milletvekili seçmenin ötesinde bir anlamı var bu seçimlerin. Adeta savaş ile barış arasında bir referandum.

    Meclise girmeniz Ezidi toplumu için ne ifade eder ve siz bu konuda ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

    Mevcut sistem askeri darbenin dizayn ettiği bir sistem, ülkenin yüzde 90’ı Müslüman kabul edilen bir sistem. Bu yüzden ülkedeki Alevi, Ezidi, Hristiyan, Yahudi ve Süryaniler Müslüman olarak kabul ediliyor. Ülkenin anayasasında inanç özgürlüğü yok. Yani bizlerin inançları din olarak kabul edilmiyor. Halen okullarda farklı dinlere mensup çocuklara zorla islam dini dersi veriliyor. Cemevleri halen ibadethane statüsünde değil. Tamamı farklı dine mensup olan köylere camiler inşa ediliyor. Bunların hepsi birer sorun. Birçok Ezidi köylerine, topraklarına geri dönmek istiyor, ama halen bunun önünde büyük sıkıntılar var, arazi meselesi gibi.

    Ezidilik resmiyette halen bir din olarak kabul edilmiyor. Ezidilerin kimliğinde din hanesine halen dinsiz ve çarpı işareti koyuluyor. Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan tüm dinlerin kabul edilmesi ve anayasada yer alması için yoğun bir çalışma yürüteceğiz.

    Şengal’den Türkiye’ye gelen Ezidiler ne durumdalar?

    Şengal katliamından sonra göç eden yüzbinlerce Ezidi’den 31 bini Kuzey Kürdistan’a geldi ve şuan farklı kamplarda yaşıyorlar. Bunlar halen devlet tarafından mülteci olarak bile kabul edilmiş değil. Mülteci statüsünde kabul edilmedikleri için hastanelere gidemiyorlar, tedavi göremiyorlar. Bu sorunların çözümü için çalışmalar yürüteceğiz.

    Avrupa Parlamentosunun İlk Ezidi Milletvekili, Şimdi de Türkiye’nin İlk Ezidi Milletvekili Olma Yolunda 1
    FELEKNAZ UCA

    Şengal’de yaşanan insanlık trajedisine gelirsek, en önemli konuların başında Daiş’in elindeki Ezidi kadınların durumu. Bu konuda neler yapıyorsunuz ve neler yapacaksınız?

     

    Halen Daiş’in elinde esir olan binlerce Ezidi kadın var. Son Demokratik Özgür Kadın hareketi kongresinde bu konuyla ilgili bir platform kuruldu. Ezidi Kadınları Özgürleştirme platformu olarak çalışmalarımıza başladık. Daiş’in elinde tek bir kadın kalana kadar bu çalışmamız devam edecek. Ellerinde sadece Ezidi kadınlar yok tabiki, şuan ellerinde Arap, Süryani, Türkmen ve Hristiyan kadınlar da var.

    Çünkü bu bir insanlık sorunudur ve biz bu sorunun çözümü için büyük bir mücadele vereceğiz. Hatta kadın pazarları Türkiye’ye kadar ulaşmış. Urfa’da bile Ezidi kadınların satıldığı bilgisi geldi bize.

    Daiş’in elindeki Ezidi kadınların sayısı ile ilgili elinizde bir rakam var mı?

    Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda ortaya çıkan duruma göre 5 bin ile 7 bin arası Ezidi kadın kayıp. Şimdiye kadar 500 civarında Ezidi kadın özgürleştirildi.

    YPG ve YPJ güçleri beş kadını özgürleştirmişti. Kobane’ye getirdiler. Ben de bu bahsettiğim platform adına gidip onları oradan aldık. Gerekli tedavileri Türkiye’de yaptık sonra Duhok’ta ailelerine teslim ettik.

    Meclise girdiğinizde bu çalışmaları oraya nasıl yansıtacaksınız?

    Partimiz barajı aşıp meclise girdiği zaman sadece Ezidi kimliğimle değil, kadın kimliğimle de tüm kadınların temsilcisi ve kadın mücadelesinin bir neferi gibi hareket edeceğim.

    Genel olarak Ezidiler ne yapmalı, bu acı olayların yaşanmaması için nasıl bir tedbir almalılar?

    Ezidiler kendilerini daha fazla örgütlemeli. Şayet Ezidilerin kendi askeri gücü olsaydı, örgütlü olsalardı bu kadar büyük felakatler, trajediler ve katliamlar yaşanmazdı. Bu kadar kadınımız da Daiş barbarlarının elinde esir olmazdı. 450 bin Ezidi yurdundan topraklarından sürgün olmazdı. Bu açıdan buna en büyük cevap Ezidilerin kendi öz örgütlülüklerini kurup kendi kaderlerini tayin edebilecek örgütlü güce ulaşmalarıdır.

    Avrupa Parlamentosunun İlk Ezidi Milletvekili, Şimdi de Türkiye’nin İlk Ezidi Milletvekili Olma Yolunda 1

    Tekrar seçimlere dönersek, neden bu kadar önemli bu seçimler?

    Bizim açımızdan bir referandum niteliği taşıyor. Hem çözüm süreci, hem de Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından çok kritik bir seçim. Tüm halkların ve inançların özgürce ve eşit bir şekilde yaşayabilmesinin zeminini yaratmak için HDP gibi enerjisini ve gücünü halktan alan bir partinin meclise girmesi gerekiyor. Bakıyoruz HDP tüm halklardan aldığı destek büyüdü, tüm Türkiye’den oy alan bir noktaya geldi, bu durum birilerini korkuttu ve birçok merkezde partimize planlı bir şekilde saldırmaya başladılar.

    Neden saldırıyorlar, amaçları ne?

    AKP tek başına aslında devletin kendisi olmak istiyor, tek başına her şeye muktedir olmak istiyor. Bakıyoruz yine TEKlemeye başladılar. Halkları, farklılıkları yok sayan, herkesi kendisine benzetmeye çalışan bir anlayış hakim ve bu anlayış başkanlık sistemi ile iktidarını daha da güçlendirmek istiyor. İşte bu yüzden bizim mücadelemiz önemli, bu yüzden barajı güçlü bir şekilde aşmalıyız. Bizim şahsımızda halk bu gidişata dur diyecek. Biz bu provakasyonlara gelmeyeceğiz, tehlikeleri ve bu tehlikeler karşısındaki çözümümüzü daha fazla anlatacağız. Daha fazla örgütlenerek bu saldırılara cevap vereceğiz.

    Yapılan tüm araştırmalara göre AKP’nin oylarında bir düşüş yaşanıyor. Sizce bunun nedeni nedir?

    AKP mağduriyet politikası yaparak, özgürlük ve demokrasi vaad ederek işbaşına geldi. Ancak iktidarı ve gücü kendi etrafında topladıktan sonra bunların zıttını yapmaya başladı. Mazlum politikası ile gelen iş başına AKP en büyük zalim oldu. Şimdi maske düştü ve halk AKP’nin deşifre olan gerçek yüzünü gördü. Eskisi gibi kandıramıyor artık.

    HDP’nin kadın adaylarının çokluğu çok tartışıldı, siz bu konuda nasıl okuyorsunuz?

    Kadın adaylarımızın sayısı 268, bu sayı diğer üç partinin kadın aday sayısının toplamından fazla. Toplumu değiştirecek tek güç kadındır, ülkeyi demokratikleştirecek güç te yine kadındır. Bu yüzden kadınların güçlü temsiliyeti çok önemli. Siyaseti erkeğin işi olarak gören zihniyete de aynı zamanda bir cevaptır. Kadınlar barışın da teminatıdır. Çünkü bu savaştan en büyük zararı gören kadının kendisidir.

    Biz Türkiye’nin gerçek rengiyiz. Bizler halkların ve inançların partisiyiz. Bizler eşitliğin partisiyiz. Bizi diğerlerinden ayıran da bu noktadır ve bizi başarıya götürecek olan yine bu gerçekliktir.

    Yıllarca Avrupa Parlamentosunda milletvekilliği yaptınız. Türkiye’yi yakından takip ettiniz, şimdi de içerden bakıyorsunuz, nasıl görüyorsunuz ülkenin durumunu?

    Demokrasi ve ekonomi sorunu başta olmak üzere çok ciddi sorunlar mevcut. Halkların özgürlük ve eşitlik sorunu var. Zengin ve fakir arasındaki uçurum gittikçe büyüdü. Bu gidişata dur demek ve gittikçe büyüyen bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla yoğun bir tartışma yürüteceğiz. Sorunları halk ile beraber, manifestomuzda da belirtildiği çerçevede ülkenin tüm sorunlarını çözmek için mücadele edeceğiz.

    HDP’nin barajı aşıp meclise girmesi ne anlama gelecek?

    ‘Bizler HDP, Bizler Meclise’ sloganı partimizin özetidir. Herkesin kendisini içinde gördüğü ve sahiplendiği bir çizgi. Diktatörlüğe karşı halkın zaferi olacak. Türkiye’nin demokratikleşmişine doğru bir yürüyüş başlamış olacak.

    Son bir mesajınız var mı?

    Özellikle Avrupa’da yaşayan insanlarımızın desteğine ihtiyacımız var. Bu mücadelenin, verilen emeğin zafere ulaşması ve aydınlık yarınlar için Avrupa’da yaşayan halkımızın mutlaka sandık başına gidip oy kullanmasını istiyoruz. Umudum odur ki 8 Mart sabahı daha güzel bir Türkiye’ye hep birlikte uyanacağız.

    Feleknas Uca kimdir?

    Ezidi bir Kürt ailenin çocuğu olan Feleknaz Uca 1976 yılında Almanya’da doğdu. Ailesi birçok Ezidi gibi Türkiye’den Almanya’ya sürgüne gitmek zorunda kalmıştı. Feleknaz Uca Avrupa Parlamentosunun ilk Ezidi milletvekili olma kimliğiyle 1999 yılından 2009 yılına kadar Avrupa parlamentosu milletvekili olarak görev yaptı. Uca şimdi de HDP Batman Milletvekili adayı Ali Atalan ile birlikte Türkiye’nin ilk Ezidi milletvekilleri olma yolunda.

  • EM Ê DAWIYA HEFTÊ LI WIR BIN: W14 8UX

    30-31´ê Gulanê roja Şemî û Yekşemê hemwelatiyên Tirkiye yên li Brîtanya dijin dê biçin ser sindoqan. Jibo hilbijartina herî krîtîk ya Tirkiye ya 7´ê Hezîranê 86 Hezar hilbijêr dê li London û Edinburghê dengê xwe bikar bînin.

    secim-genel1

    Li gorî piranî anketên dawî HDP benda sedî dehan derbas dike û li gorî hinekan jî di sînorê sedî dehan de ye. Li gorî hin şîrketên girîng yên lêkolînê tê xuya kirin ku bi derbas kirina benda sedî ya HDP´ê re, dê AKP bi tena serê xwe nikaribe hikûmetê ava bike.

    Tê xûyakirin ku dengên li derveyî welêt tên bikaranîn dê bandoreke mezin li encamên hilbijartinê bike. Deng dayîna 8´ê Gulanê li Ewrûpa dest pê kirî dê di 31´ê Gulanê de bi dawî bibe. Jibo parastina sindoqan sê mifte jibo odeyên ku deng lê werin parastin hatine çêkirin û dê van mifteyan bidin AKP, CHP û MHP´ê. Dema ku çûwalên dengan bibin Tirkiye jî dê endamekî/ê HDP´ê jî di balafira kargoyê de wekî çavdêr hebe. Wekî din jî dema ku deng li Enqere werin hejmartin jî dê endamekî koordinasyona HDP´ê ya Brîtanya jî li wir amade be.

    EM Ê DAWIYA HEFTÊ LI WIR BIN: W14 8UX 2

    Kordînasyona hilbijartinê ya Brîtanya diyar kir ku ´berpirsiyariyeke dîrokî li pêşiya gelê me ye û lazim e gelê me li gorî vê berpirsiyariyê xwe amade bike.´ wekî din jî jibo birina gel ya ser sindoqan amadekariyeke mezin hatiye kirin. Kordînasyona hilbijartinê dê ji gelek herêman erebeyan rake navnîşana dengdayînê ya li Hammersmith Road, Kensington, London W14 8UX. 

    Kordinasyona Hilbijartinê Ya HDP´ê Dê Gel Bikişîne Ser Sindoqan

    Kordînasyona Hilbijartinê Ya HDP´ê ev demeke dirêje bi rihê seferberiyê dixebite. Her roj li gelek herêman standan dideyne û gel hişyar dike, hema bibêje cihekî ku belavok negihiştiyê nehiştiye, li dawetan digere û banga hişyariyê dike, bi rêya medya sosyal bikartînin û her roj li gelek navendan civîn tên li dar xistin. Di nav kordînasyonê de 26 sazî cih digirin û bi awayekî çalak xebatên xwe dimeşînin.

    EM Ê DAWIYA HEFTÊ LI WIR BIN: W14 8UX 1

    Hemweletayên Tirkiye yên li Brîtanya dijîn jibo hilbijartina parlementoya Tirkiye, dê 30-31 Gulanê li Kensington´ê li Navenda Peşengeha Olympia biçin ser sindoqan.

    Di derbarê hilbijartinê de çend pirs:

     Sindoqên hilbijartinê dê kengî û li ku wern danîn?

    30-31 Gulanê du rojan hûn ê bikarin denge xwe bikar bînin. Ji van her du rojan hûn kîjan rojê herin bi dile xwe ne. Li Londonê dê dengdan li Olympia Exhibition Centre (Hammersmith Road, Kensington, London W14 8UX) were kirin.

    Li Îskoçya jî li Edinburg’ê, (Forsyth House, 93 George St, Edinburgh EH2 3ES) dê sindoq werin danîn.

    Randewû hewce ye?

    Na, sîstema randewûyê hatiye rakirin. Yek ji van her du rojan hûn dikarin biçin dengê xwe bidin.

    Ez çi bi xwe re bibim?

    Jibo hûn bikarin dengê xwe bikar bînin divê navê we di lîsteya hilbijartinê de hebe û divê hûn nasnameyeke ku wêneyê we li ser bi xwe re bibin. (Nasname an jî pasaporta Tirk)

    Ez çawa dikarim biçim?

    Kordînasyona HDP´ê ji 8 navendan orobûsan radike.

    Komeleya Kırkısrakiyan (Ponders End): 4-6 Derby Road, Enfield EN3 4AN, Tel: 020 8805 9970, Mobile: 07542413923

    Kervan (Edmonton): 293 Fore Street, London N9 0PD, Mobile: 07908152343

    DAY-MER (Tottenham): 22 Moorefield Road, Tottenham, N17 6PY, Tel: 07956260367

    Navenda Civaka Kurd (Haringey): 11 Portland Gardens, Haringey, London N4 1HU, Tel: 020 8880 1804 Mobile: 07432819896

    Malagel (Halkevi) (Hackney Dalston): 31-33 Dalston Lane, London E8 3DF, Tel: 020 7249 6980, Mobile: 07949248117

    Cemevi: (Hackney Dalston): 89 Ridley Road, London E8 2NH, Mobile: 07949248117

    Croydon TFC (Croydon): 73-77 London Road, West Croydon, London CR0 2RF, Mobile: 07770058353

    Pêşiya Bellona Lewisham (Lewisham): 219-221 Lewisham High Street, London SE13 6LY, Mobile: 07770058353

    Telefonên kordînasyonê: 07415006551, 07487602535

  • Şehîdên Meha Gulanê Li KCC Hatin Bîranîn

    Şehîdên Meha Gulanê Li KCC Hatin Bîranîn

    Şehîdên têkoşîna azadiya Kurdistanê yên di meha gulanê de jiyana xwe ji dest dane, li paytext Londonê hatin bîranîn. Bernameya bîranînê roja Înê li Navenda Civaka Kurd ya li Haringeyê ye pêk hat.

    Şehîdên Meha Gulanê Li KCC Hatin Bîranîn 1

    Bernameya bîranînê bi deqeyek rêzgirtin dest pê kir. Paşê sînevîzyona li ser şehîdên meha Gulanê hatî amade kirin hat nîşandan. Di axaftinên hatîn kirin de bal kişandin ser girîngiya rola şehîdên meha gulanê.

    Yek ji endamê meclîsa gelê Kurd ya Brîtanya Ali Poyraz jî di axaftina xwe de bal kişand ser rola şehîdan û anî ziman ku xwedî derketina şehîdan di xwedî derketina têkoşîna wan re derbas dibe.

    Şehîdên Meha Gulanê Li KCC Hatin Bîranîn 3

    Di axaftinan de hate diyarkirin ku meha Gulanê meşa şoreşa Kurdistan û Tirkiye ye û diyar kir ku di vê mehê de gelek şehîd çêbûne. Di daxuyaniyê de hate bibîranîn ku kadorên pêşeng ên şoreşa Kurdistan  û Tirkiyeyê Sînan Cemgîl, Alpaslan Ozdogan, Kadir Manga, li çiyayê Nûrheqê, Denîz Gezmîş, Huseyîn Înan, Yusuf Aslan hatin bidarvekirin, Îbrahîm Kaypakkaya di îşkenceyê de hate qetilkirin, Hakkî Karer li Dîlokê, Halîl Çavgun jî li Hîlwanê bi hovane hatin qetilkirin.

    Şehîdên Meha Gulanê Li KCC Hatin Bîranîn 2

    Di berdewama daxuyaniyê de bal kişandin ser berxwedana Zîndana Amedê ya li hemberî derbeya 12yê Îlonê û wiha hat gotin: “Ferhat Kurtay, Eşref Anyik Mahmut Zengîn û Necmî Oner bedena xwe dan agir û kevneşopiya berxwedanê domandin. Ji kadroyên pêşeng ên PKK’ê Mehmet Karasungur û Îbrahîm Bîlgîn di encama pevçûnên di navbera du komên Başûrê Kurdistanê de jiyana xwe ji dest da. Di heman mehê de Mizgîn (Gurbet Aydin) li Tetwanê di encama pevçûneke bi hêzên dagirker ên dewleta Tirk de, ji bo bi saxî nekeve dest, bombe bi xwe ve teqand û gihiştiye şehadetê.”

    Piştî axaftinan hunermend îbocan û şevder stranên xwe diyarî şehîdan kirin.

  • Londra’daki Sanatçı, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenlerden HDP’ye Destek

    Londra’daki Sanatçı, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenlerden HDP’ye Destek

    Londra’da yaşayan bir grup sanatçı, yazar, gazeteci ve akademisyen 7 Haziran seçimlerinde HDP’yi desteklediklerini açıkladılar. Pazartesi günü Wood Green Kütüphanesi önünde toplanan grup tek cümlelik basın açıklaması yaparak HDP’yi desteklediklerini belirttiler.

    Londra’daki Sanatçı, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenlerden HDP’ye Destek 1

    Tek cümlelik açıklamada; “Söz uçar oylar kalır! Şimdi barışın, aydınlığın,özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin, sevginin bize ihtiyacı var. Şimdi umudun bize ihtiyacı var. Oylar HDP’ye bizler meclise! Umut meclise!…” denildi.

    DİĞER BİR DESTEK TE İNGİLTERE’DE YAŞAYAN AKADEMİSYENLERDEN GELDİ

    İngiltere’de yaşayan bir grup akademisyen de yayınladıkları açıklama ile neden HDP’yi desteklediklerini açıkladılar.

    Yapılan açıklamada şunlar belirtildi;

    ‘‘Türkiye’deki demokrasi mücadelesinde önemli bir süreçten geçilen böylesi bir dönemde yapılacak olan 7 Haziran’daki genel seçimler, hayati öneme sahiptir.

    Emekçilerin hak gasplarına, eğitimin bilimsel, sorgulayan, eleştiren değil muhafazakar, itaat eden bir nesil yetiştiren tarzda düzenlenmesine, Kürt halkına, Alevi inancına sahip ve diğer etnik ve dinsel inanca sahip kesime yönelik saldırı, inkar ve asimilasyon politikalarına, kadın haklarına yönelik saldırılara, gençlerin geleceksizleştirilmesine ve çevrenin talan edilmesine

    karşı mücadelede 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerde emek, demokrasi, barış güçlerinin kazanımla çıkması önemlidir. Bu nedenle aşağıda ismi bulunan ve İngilterede yaşayan akademisyen, aydın, sendikacı, eğitmen, sanatçı ve değişik meslek sektöründe çalışan ilerici kesimler olarak, Türkiyede yaklaşan genel seçimlerde halkların, ötekileştirilenlerin, ezilen kesimin parlementoda sesi olacak olan Halkların Demokratik Partisi ve ittifak içinde olan parti ve örgütlerini destekliyor, oylarımız HDPye diyoruz. İngilterede yaşayan Türk ve Kürt kökenli emekçilerin, toplumun, aydınların ve sanatçıların oylarını HDPye vermesi çağrısında bulunuyoruz.’’

    Londra’daki Sanatçı, Gazeteci, Yazar ve Akademisyenlerden HDP’ye Destek 1

    ADA BURKE (OYUNCU – EĞİTMEN), AÇELYA KANÇELİK (YÖNETMEN), AHMET GÜVEN (ARAŞTIRMACI YAZAR), AKIN OLGUN YAZAR (GAZETECİ), ALADDİN SİNAYİÇ (YAZAR – GAZETECİ), ALİ KOZLUDERE (MÜZİSYEN), ANIL DUMAN (MÜZİSYEN),AYŞEGÜL ERDOĞAN (MÜZİSYEN), BARAN DENİZ DURAN (MÜZİSYEN), BARIŞ CELİLOĞLU (OYUNCU – YÖNETMEN),BÜLENT DEMİRCİ (MÜZİSYEN), BURAK TOPALAKCI (SİNEMA – SES TASARIMI), CAHİT BAYLAV (MÜZİSYEN – EĞİTMEN),CANER ŞAHİN (MÜZİSYEN – EĞİTMEN),CELAL PERK (TİYATRO – EĞİTMEN),CEMO (RESSAM).

    CEYHUN C. GÜNER (MÜZİSYEN), ÇİĞDEM ASLAN (MÜZİSYEN), CİHAN GÜZEY(MÜZİSYEN),DENİZ KAVALALI (SİNEMA – EDİTÖR), DERVİŞ TEZCAN (OYUNCU – EĞİTMEN), DOĞAN ÖRS (RESSAM), DURSUN CAN ÇAKIN (MÜZİSYEN), DURUL GÜR (SİNEMA – YÖNETMEN),EKİM ZAFER ACUN (SİNEMA – YÖNETMEN),EMRE KUBİLAY (MÜZİSYEN),ENVER BARIŞ (MÜZİSYEN – BESTEKAR), ERDOĞAN BAYIR (MÜZİSYEN), FARUK ESKİOĞLU (YAZAR – GAZETECİ), FİLİZ TÜRKMEN(GÖRSEL TASARIM),GENCO MURAT ÖZKAN(MÜZİSYEN),GÖKHAN MACİT (MÜZİSYEN), GÜRDAL YÜCE(MÜZİSYEN).

    GÜVEN ÇETİN (MÜZİSYEN),HACO ÇEKO (SİNEMA – YÖNETMEN), HAKAN XAN(MÜZİSYEN), HAMİT SAĞ(MÜZİSYEN), HATİCE YEŞİL(MÜZİSYEN), HEVAL ŞEVDER(MÜZİSYEN), HÜSEYİN TASEVER (MÜZİSYEN), HÜSEYİN KARAOĞLAN( MÜZİSYEN – EĞİTMEN), İ. OZAN TOPRAK(MÜZİSYEN – EĞİTMEN), İBRAHİM ÇOLAK (MÜZİSYEN) , IBRAHİM ZOREL(MÜZİSYEN), İSMAİL EREN (MÜZİSYEN), JANSET SAYAR(MÜZİSYEN), KEMAL KÜLAHCI(MÜZİSYEN – EĞİTMEN), MAHİR GÜDEN(SİNEMA – YAZAR),MAHİR GÜL (MÜZİSYEN), MEHMET AKSOY(SİNEMA – YÖNETMEN), MEHMET ERGEN(TİYATRO – YÖNETMEN), MEHMET KARAKUŞ(MÜZİSYEN), MELİH KANÇELİK (YÖNETMEN – YAZAR).

    MİZGİN MÜJDE ASLAN (SİNEMA – YÖNETMEN), MUSA MORİS FARHİ(YAZAR), MUSA PEKiN (ŞAİR) NİMET SAYAR(RADYO PROGRAMCISI), OLCAY BAYIR(MÜZİSYEN), ONUR ÇABUK(MÜZİSYEN), ÖNCÜ GÖÇEBE(MÜZİSYEN), ÖNDER DOĞAN (MÜZİSYEN), ÖZGÜR KARAKAYA(SİNEMA – BELGESELCİ), ÖZKAN ORMAN            (MÜZİSYEN), PHILIP ARDITTI (OYUNCU),RIZA KOYUPINAR(MÜZİSYEN),SADIK DOĞAN(MÜZİSYEN),SEÇİL HONEYWILL(TİYATRO – DRAMATURG).

    SEDAT SARICI(MÜZİSYEN – EĞİTMEN), SELİNA KARAKUŞ(MÜZİSYEN), SERDAR BİLİS (TİYATRO – YÖNETMEN), SERKAN ÇAKMAK(MÜZİSYEN), SEVİM ASLAN(MÜZİSYEN), SEVİM METİN (SİNEMA – YÖNETMEN), SEVTAP IŞIK(MÜZİSYEN), SEZGİN COŞKUN(MÜZİSYEN), SÜMER EREK (GÖRSEL SANATLAR), SUNA ALAN(MÜZİSYEN), SUZAN BEYAZIT(MÜZİSYEN – EĞİTMEN)

    ŞEHRİBAN METİN (SERAMİK),TAHİR PALALI(GÖRSEL SANATLAR – MÜZİSYEN),TARA JAFF(MÜZİSYEN), TAYFUN KOZLUDERE(MÜZİSYEN), TAYLAN HALICI(OYUNCU),TUNCAY AKPINAR(OYUNCU), UFUK GENÇ (SİNEMA – KAMERAMAN), UFUK UYANIK(KARİKATÜRİST), VEHBİ KOCA(FOTOĞRAFÇI), VEYSEL CİDİK (MÜZİSYEN), ZEYNEL CAN(ŞAİR), ZEYNEL PEKİN(MÜZİSYEN).

     

     

    Dr. Cengiz Güneş Akademisyen Open Üniversitesi
    Dr. Çiğdem Esin   Akademisyen East London Üniversitesi
    Dr Özlem Yazlık Eğitimci
    Dr. Veli Yadırgı Akademisyen SOAS
    Yardımcı Doçent Dr Tuncay Bilecen Akademisyen Regency Üniversitesi
    Arif Bektaş Evrensel GazetesiLondra Temsilcisi
    Aynur Toraman Çevirmen/Gazeteci
    Çağdaş Canbolat Mali Muşavir
    Çınar Altun Siyasi Danışman
    Erkan Ersoy Unite Sendikası Londra ve Doğu Bölgesi Uzman Örgütlenme Sorumlusu
    Filiz Erol Mimar
    Haldun Sonkaynar Eğitmen City Academy
    Muray Aydemir Mimar
    Nalan Karaoğlan ÖğretmenSnaresbrook İlkokulu
    Oktay Şahbaz Öğretmen The Urswick School
    Orhan Dil Hayat TV Londra Temsilcisi
    Serpil Ersan Avukat
    Zübeyde Aydemir Öğretmen- Holmleigh İlkokulu

     

     

  • Haringey’de Kesintilere Karşı Eylemlikler

    Haringey’de Kesintilere Karşı Eylemlikler

    Muhafazakar partinin iktidara gelmesi ve önümüzdeki 100 gün içinde yapacağı kesintiler konusunda belli başlıklar sunması ülke genelinde protesto ve eylemlerin yapılmasına yol açtı.

    Haringey'de Kesintilere Karşı Eylemlikler 1

    7 Mayıs’da yapılan genel seçimler, seçilen yeni hükümet ve bakanlar, bunun yanında maliye bakanı George Osbourne’nun açıklamaları ülke genelinde bir çok şehirde irili ufaklı protesto eylemlerin yapılmasın yol açtı. Bu anlamda önce Londra’da, daha sonra Cardif, Bristol ve Lincoln’da sayısı 5000 kişinin altına düşmeyen eylemlikler yapıldı. Bu eylemlikler konusunda en çok dikkat çeken etkenlerin başında ise sıradan mahelle ve semt halkının örgütlediği eylemler olmalarıydı. Bu konuda’ki gelişmeleri dikkate alan bir çok kesinti karşıtı kampanya örgütü 20 Haziran’da People’s Assembly (Halkların Birliği) grubunun başını çektiği bir eylemi hayata geçirmek için düğmeye bastılar.

    Eylemlikler Londra’da farklı semtlerde başladı

    Kesinti ve tasarruf politikalarına karşı eylemlikler geçen hafta sonu Londra’nın semtlerine yansıdı. Bu anlamda Londra’nın bir çok yerinde irili ufaklı eylemlikler yapılırken, Türkiye’li ve Kürt toplumun yoğunlukla yaşadığı Haringey, Hackney, Islington ve Enfield bölgelerinde toplum üyelerinin katıldığı eylemlikler yapıldı. Haringey’de yapılan eylemde yoğun yağışa rağmen yaklaşık 100 kişi katılırken, Türkiye’li toplum üyelerinin de bu eylemde yer almaları dikkat çekti. Yoğun yağmur dolayısıyla eyleme ara veren Haringey Kesintilere Karşı sakinleri daha sonra megafon ve sözlü bilgilendirme yapmak için Wood Green Alış Veriş Merkezine girdiler. Güvenlik görevlilerinin müdahalesine rağmen halktan büyük destek gören eylemciler dağıttıkları bildiri ve yaptıkları çağrılar ile halkı 20 Haziran’daki büyük eyleme çağırdılar. Bunun yanında özellikle mağaza çalışanlarının sorunlarına değinen eylemciler asgari saat ücretinin ‘Londra yaşam ücreti’ ile değiştirilip herkese daha iyi bir yaşam şansı verilmesinin altını çizdiler. Bu çağrı özellikle alış veriş merkezinde çalışan işçiler tarafında büyük destek gördü. Haringey’in dışında Hackney ve Islington’da yapılan eylemlikleri yine yoğun yağış durduramadı. Bu bölgelerde’de bir araya gelen semt sakinleri 20 Haziran için çağrı yaparak herkesi bilgilendirmeye çalıştı. Enfield’de ise Edmonton Alış Veriş Merkezi önünde açıklan stand ile bilgilendirme yapıldı.

    Haringey'de Kesintilere Karşı Eylemlikler 1

    Yapılan tüm eylemliklerde kimi yerlerde temsilen ve kimi yerlerde kitlesel katılan Türk ve Kürt Toplumu Merkezi Day-mer üyeleri, özellikle Türkiye’li ve Kürt vatandaşları kesinti ve tasarruf politikaları konusunda bilgilendirmeye çalıştı. Önümüzdeki dönemde başta sosyal yardımlar olmak üzere, eğitimde ve sağlıkda büyük kesintilerin yaşanacağını belirten Day-mer temsilcileri İngiltere’de yaşayan yerli göçmen tüm halkların sorunlarına sahip çıkıp buna karşı örgütlenmeleri gerektiğini belirttiler.

  • Cameron Avrupa Komisyonu Başkanı İle Görüştü

    Cameron Avrupa Komisyonu Başkanı İle Görüştü

    Seçimlerdeki vaatlerinden birisi olan AB ile ilişkiler konusunda harekete geçen başbakan David Cameron Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile bir görüşme gerçekleştirdi.

    Cameron Avrupa Komisyonu Başkanı İle Görüştü 1

    Avrupa Birliği’nin reforme edilmesi ve Birleşik Krallık-AB ilişkilerini görüşen Cameron halkın mevcut durumdan memnun olmadığını Juncker’a iletti. Görüşmeye ilişkin başbakanlıktan yapılan açıklamada, Juncker ve Cameron’un Buckinghamshire’da bulunan Başbakanlık özel konutu Chequers’da, çalışma yemeğinde bir araya geldiği bildirildi.

    Yapılan açıklamada şunlar belirtildi; “Cameron Juncker’a Birleşik Krallık halkının AB’nin mevcut yapısından memnun olmadığını ve bu yönlü reform ihtiyacı gördüğünü iletti. Cameron ve Juncker, sorunlara çözüm bulunması çerçevesinde uzun bir görüşme gerçekleştirdi. İkili, bu alanda daha fazla müzakere edilmesine, en iyi şekilde ilerleyebilmek için diğer liderlerin de bu müzakerelere dahil edilmesi gerektiğinde hemfikir oldu”

    Başbakanlık açıklamasında, Cameron ile Juncker’in ayrıca Yunanistan’daki ekonomik durum, Ukrayna’daki gelişmeler ve Rusya’ya yönelik yaptırım konularına da değindiğine yer verildi.

    Cameron’ın bu hafta içinde ülkesinin AB üyeliğine ilişkin yapacağı Avrupa turu kapsamında Almanya başbakanı Angela Merkel, Danimarka başbakanı Helle Thorning Schmidt, Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Polonya Başbakanı Ewa Kopacz ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir araya gelmesi bekleniyor.

    CAMERON’UN GÖÇMENLERLE SAVAŞI BAŞLADI

    Başbakan David Cameron, ülkeye gelen göçmen sayısının kontrol altına alınması ve yıllık 100 binin altına indirilmesi konusunda kararlı olduklarını belirterek, yasa dışı göçmenlerin kökünü kazımayı amaçladıklarını söyledi.

    Cameron, hükümetin yasa dışı göçmenlerle ilgili yeni planları konusunda İçişleri Bakanlığı’nda konuştu. Cameron, Britanya halkının iki hafta önce bir tercihte bulunarak Muhafazakar Parti’yi iktidara taşıdığını ve böylece halkın Muhafazakar Parti’nin göçün kontrol edilmesi yönündeki amacına destek verdiğini belirtti. Bu amacın “ülkenin farklılıklarla ilgili gururuyla çelişmediğini” savunan Cameron, şunları ifade etti:

    “Ancak eğer kontrolsüz bir göç olursa bu kamu hizmetlerine kontrolsüz bir baskı yaratır. Kontrolsüz göç iş piyasasına zarar verir. Kontrolsüz göç çok sayıda kişinin İngiltere’ye yasal şekilde girip yasa dışı kalmaya devam etmesi anlamına gelmektedir. Halk, bu ülkede olmaması gereken ancak kalanlara izin veren bu sistemden bıktı.”

    Geçen beş yıllık görev süreleri boyunca bu sorunu çözmek için çalıştıklarını belirten David Cameron, sahte okulları ve kursları kapattıklarını, işsiz göçmenlerin devlet yardımı almalarına son verdiklerini ve 9 binden fazla yasa dışı göçmenin ehliyetine el koyduklarını kaydetti.

    Avrupa dışından gelen kişilerin ülkedeki sağlık sisteminden artık ücretsiz yararlanamadığını hatırlatan Cameron, “İşçi Partisi döneminde yeni iş fırsatlarının yüzde 90’ının yabancılara verildiği zamanlar olmuş. Bizde ise yeni işler İngilizlere gitti” dedi.

    Başbakan Cameron’ın konuşması öncesi Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) ülkeye göç edenlerin sayısının geçen yıl yüzde 50 arttığını ve 318 bin kişiye ulaştığını açıklamıştı. Yıllık göçü 100 binin altına indirmeyi hedefleyen Cameron, şöyle konuştu:

    “Açıklanan rakamlar amacımızdan ne kadar uzak olduğumuzu göstermektedir. Göçü kontrol edeceğiz. Şimdi hükümette tek başınayız ve daha güçlü olabiliriz. ‘Bir millet’ yaklaşımımız daha katı, adil ve hızlı olacak. Bu, gelecek hafta göç yasa tasarısının Kraliçe’nin konuşmasına eklenmesiyle başlayacak. Bu yasa tasarısı ve başka önlemler üçe ana konuya odaklanacak. Bunlar, yasa dışı göçmenlerin kökünü kazımak ve sınır dışı sürecini hızlandırmak, göç ve iş piyasası kurallarını yeniden düzenleyerek yetkin göçmenlere talebi azaltmak, AB ülkelerinden gelen göçmenler konusunu Avrupa ile yeniden müzakere etmek.”

    Cameron, ülkesinin “dünyadaki en başarılı çok ırklı demokrasilerden biri olduğunu” da söyledi. Cameron, “Bundan gurur duyuyorum ancak bunu korumak için göç kontrol altına alınmalı. Yaklaşımımız daha sert, adil ve hızlı olacak” ifadesini kullandı.

    Britanya’da yürürlüğe girmesi beklenen yeni göç yasasıyla belediyelere yasa dışı göçmenlerin bulunduğu evlerin boşaltılması konusunda yeni yetkiler verilmesi, banka hesaplarının yasa dışı göçmenlerin tespiti için daha yakından takip edilmesi, sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması, sınır dışı edileceklere uydu takip bilekliği takılması ve insan kaynakları şirketlerinin yurt dışında iş ilanı vermeden önce İngiltere’de duyuru yapmaları gibi önlemler getirilmesi bekleniyor.

    7 Mayıs’taki genel seçimle tek başına iktidar olan Muhafazakar Parti’nin lideri David Cameron’ın bugün açıkladığı önerilerin ve gelecek hafta tartışmalara neden olması beklenen yeni göç yasa tasarısının İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in yarın (27 Mayıs) parlamentoda okuyacağı hükümet programında yer alması bekleniyor.

    Birleşik Krallık’ta bulunan yasa dışı göçmen sayısının 400 bin ile 900 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.

  • Britanya Kürt Halk Meclisi: Tarihi Bir Sorumlulukla Karşı Karşıyayız

    Hafta sonu Türkiye vatandaşı seçmenler Britanya’da sandık başına gidiyor. Türkiye’nin geleceği açısından çok kritik önemde olan genel seçimlere katılım için Britanya Kürt Halk Meclisinden duyarlılık açıklaması yapıldı.

    bkhm kongre esbaskanlar
    Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanları Türkan Budak ve Sabri Çimen

    Kürt Halk Meclisi eşbaşkanları Türkan Budak ve Sabri Çimen adına yapılan açıklamada Türkiye’nin demokratikleşmesi ve halkların özgürce ve eşit bir şekilde yaşayabilmesinin önünü açmak için sandık başına giderek oyunu HDP’ye verme çağrısı yaptı.

    Açıklamada şunlar belirtildi: ‘‘Kendi gibi olmayan halkları ve inançları yok sayan, ülkeyi kendi çiftlikleri gibi kullanan AKP’nin önünü kesebilecek tek güç Halkların Demokratik Partisidir. Avrupa’dan HDP’ye sağlayacağımız oy desteği AKP´ye en büyük darbe olacaktır. ‘Bir oydan bir şey çıkmaz’ demeden, bir oyun aslında çok şey ifade ettiği bilinci ile sandıklara gitmeli, insanları sandığa taşımalıyız. Avrupa’dan alınabilecek bir oy bile barajı aşmak için önemlidir. Bu hususta yurtseverlerimiz hassas ve duyarlı olmalıdır.

    TARİHİ BİR SORUMLULUK İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

    7 Haziran seçimleri Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir. AKP’nin faşizan yaklaşımları Türkiye’yi büyük bir kaosa doğru götürmektedir. Bu kaos tehlikesinin önünü alabilecek tek çözüm HDP’nin güçlü bir şekilde mecliste temsil edilmesidir. Halkımız ve dostlarımız bu süreçte tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Sadece kendi oyumuzdan sorumlu değil, aynı zamanda komşumuzun, dostlarımızın, akrabalarımızın da oylarından kendimizi sorumlu hissetmeliyiz. Bu noktada seferberlik ruhuyla insanlarımızı sandıklara taşımalıyız. Kazandıracağımız tek oyun büyük bir değişim yaratabileceği bilinciyle hareket etmeli, kesinlikle rehavete kapılmadan halkı sandığa gitmeye ön ayak olmalıyız.

    Biz sürgünde-gurbette yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeliler olarak ülkemizin kaderini değiştirebilecek güce sahibiz. Bu büyük bir fırsattır aynı zamanda. Kazandıracağımız tek oy yaptığımız ve yapacağımız onlarca eyleme bedeldir. Özellikle Daiş’in Ortadoğu’daki varlığının geriletilmesi bu seçimlerle de çok bağlantılı olacaktır. Daiş’e her türlü desteği veren AKP’nin geriletilmesi aynı zamanda Daiş’in de geriletilmesi anlamına gelecektir.

    Tüm renkleri, halkları, inançları içinde barındıran HDP Türkiye için büyük bir umuttur. Bu umudun daha da güçlenmesi bizlerin sahip çıkmasına bağlıdır. Gidip oy kullanmak gibi pasif bir eylemle bu umudu daha da güçlendirebiliriz. Tüm yurtseverleri, dostları, sosyalist ve demokratları bu umuda güç vermeye davet ediyoruz. 30-31 Mayıs’ta tüm halkımızı bu umut karşısında Olympia Sergi salonunda buluşmaya davet ediyoruz.