Category: slıder

  • Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı

    Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı

    Türk ordusunun Efrin’i işgal saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ’nin Britanyalı savaşçısı Anna Campbell (Helin Qereçox) şehadetinin birinci yıldönümünde Londra’da anıldı. SOAS Üniverstisinde yapılan Campbell’in babası, kardeşleri ve diğer aile üyelerinin Sinn Fein Milletvekili ve çok sayıda öğrenci aktivist katıldı.

     

    Britanyalı YPJ savaşçısı Helin Qereçox (Anna Campbell) geçtiğimiz yıl 15 Mart tarihinde Türk devletinin Efrin’i işgal saldırılarında yaşamını yitirmişti. Ailesinin tüm çabalarına rağmen Türk devleti ve Britanya hükümeti sessiz kalmış ve Helin Qereçox’un cenazesi alınamamıştı.

    Kürdistan Kadın Öğrenciler-JXK tarafından SOAS Üniversitesinde yapılan anmada Türk devletinin Efrin işgali protesto edilirken, devam eden açlık grevleri ile dayanışma mesajı verildi. Anmaya katılan İrlanda Sinn Fein partisi milletvekili Orthlaith Begley, ‘Kürt halkının yaşadıklarına bakınca İrlanda halkı olarak yaşadıklarımızı hatırlıyorum’ dedi.

    Sinn Fein Milletvekili Orthlaith Begley

    Kürt halkının yaşadıklarına bakarken kendi halkımın tarihi görüyorum

    Sinn Fein milletvekili Begley, partisinin AP milletvekili Martina Anderson’un Leyla Güven’i ziyaret ettiğini ve Partisinin her alanda Kürt halkıyla dayanışmaya devam edeceklerini ifade etti.

    ‘‘Baştan beri Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkı konusunda kararlıyız, Kürt halkı kendi geleceğine kendisi karar verebilmelidir. Kürdistan ve Irlanda halklarının mücadelesi arasında çok fazla benzerlik var. Hayırlı Cuma üzerinden 20 yıl geçti, çok yol kat ettik. Kürt halkının Türkiye’de yaşadıklarına baktığımda o sistematik baskı ve saldırıları gördüğümde İrlanda halkı olarak yaşadıklarımı anımsıyorum. Abdullah Öcalan’ın kaçırılmasının üzerinden 20 yıl geçti ve şuan tecrit altında. Biz hep söyledik, özgürlük barışı getirmenin tek anahtarıdır. Tecridi protesto eden Leyla Güven, açlık grevi 130 günü aştı. Boby Sands cezaevinde açlık grevindeydi milletvekili seçildiğinde. Aynı şekilde Leyla Güven zindandayken vekil seçildi ve açlık grevine başladı. Bu anlamda büyük bir bağlantı ve benzerlik var. Biz Sinn Fein olarak Kürt halkının davasının yanında olmaya devam edeceğiz.’’

    Anna’nın babası Dirk Campbell

    İnandığı değerler onu Rojava’ya götürdü

    Kızının şehadetinden sonra iki defa Rojava’ya gittiğini belirten Anna’nın babası Dirk Campbell, cenazenin alınması için Türk devletinin taleplerine cevap bile vermediğini ifade ederek, bundan sonra Anna’nın inandığı davanın takipçisi ve destekçisi olacağını söyledi.

    ‘‘Anna üniversite yıllarında politik vizyonu tamamen değişti. Shefield üniversitesi sol siyaset kültürünün hakim olduğu bir yer. Rojava devriminin başlarında tanımaya başladı, ve Anna’nın inandığı değerler onun yönünü Rojava’ya çevirdi.’’

    Anna’nın halası Victoria Bridges

    Kürt halkı korkuyu yenmiş

    Anna Campbell’in halası Victoria Bridges ise yaptığı konuşmada Efrin’den göç eden ailelerle görüştüğünü ve Kürtlerin artık korkuyu yendiğini gördüğünü ifade etti.

    ‘‘Kürt halkının şehitlerini sahiplenmesi, gösterdiği saygı, onurlandırması çok etkilyeci. Şehid Helin’in hayatını feda ettiği topraklarda büyük saygı görüyor, heryerde fotoğrafları var. Rojava’yı ziyaretimde bir kadın bana, ‘Yüzlerce yıl çocuklarımıza Anna’ları anlatacağız, kahramanlıklarını anlatacağız’ dedi. Şehitlikler çiçek bahçesi gibi, her gün ziyaret ediliyorlar. Kobane’de çok fazla bedel veren ama direnmeye devam eden kadınlar tanıdım.’’

    Women Strike (Kadın Grevi) sözcüsü Iida Kayhko

    Kürt Hareketinden çok şey öğreniyoruz

    Birçok kadın kurumunun bileşeni olduğu Women Strike (Kadın Grevi) sözcüsü Iida Kayhko Kürt kadın hareketinden çok şey öğrendiklerini ve onlarla çalışmaktan kaynaklı kendilerini şanslı hissettiklerini ifade etti.

    ‘‘Kürt Hareketi kadınların toplum içerisindeki rolü ve pozisyonu konusunda yarattığı dönemimizin en güçlü ve en etkileyici teorisini aynı zamanda pratikleştirdi. Kürt Hareketi bize üç şey öğretti; ilki, Başkan Apo’nun ‘kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz’ sözü. Toplumun özgürleşmesi kadının özgür olmasından geçtiği konusudur. Bu da kadın mücadelesi, mücadelenin hep en ön cephesinde olması anlamına geliyor. İkincisi, kadının kontrol altında tutulması Kapitalizm ve devlet için bir gerekliliktir. Devlet karşıtı mücadele, erkek egemenliğine karşı savaştan ayrı tutulamaz, bu yüzden Rojava’ya kapitalizm ve ataerkil sistem dışı bir sistem olarak bakıyoruz, ve kadın savunma gücü mücadelede ön cephelerde yerini almamış olsaydı bu sistemi yaratmak mümkün olamazdı. Women Strike olarak son bir yıldır Kürt kadın yoldaşlarımızla çalışmaktan kaynaklı kendimizi şanslı hissediyoruz. Ve şimdi Kürt hareketinden kadın olmanın anlamını daha derinden anlıyoruz ve Rojava’da devam eden mücadelenin güzelliğini görüyoruz.’’

    Kaykho konuşmasını kürtçe olarak ‘Jin Jiyan Azadi, Şehid Namirin’ sözleriyle bitirdi.

    Kürt aktivist Elif Sarican ise uluslararası dayanışmanın Kürt halkı açısından çok önemli ve anlamlı olduğuna değinirken, Anna’nın artık Kürt halkının bir değeri, bir şehidi olduğunu ifade etti. Sarican devam eden açlık grevleri ile dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapılırken, Türk devleti işgali altındaki Efrin’in özgürleştirilmesi için uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

     

     

  • Galler Meclisinde Bir İlk: Açlık Grevi Önergesi Kabul Edildi

    Galler Meclisinde Bir İlk: Açlık Grevi Önergesi Kabul Edildi

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevleri Galler Meclisinde tartışıldı. Plaid Cymru tarafından meclise verilen önerge kabul edilerek, Galler Meclisi bir ilke imza atmış oldu. Önergenin kabulü ile uluslararası bir konu hakkında ilk defa Galler Hükümeti müdahil olmuş olacak. Kabul edilen önerge gereği CPT’nin İmralı adasını ziyaret etmesi için Galler hükümeti adına talepte bulunulması gerekiyor, aynı zamanda Öcalan üzerindeki tecritten kaynaklı Türk devleti resmi düzeyde eleştirilirken, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması çağrısı yapılıyor.

     

    HABER:ALADDİN SİNAYİÇ

    Galler’in Newport kentinde açlık grevindeki İmam Şiş’in direnişi 96’ıncı gününe girerken, direniş Galler Özerk Meclisine taşındı. Dün Galler Meclisinde yapılan oturumda Plaid Cymru tarafından verilen önerge Muhafazakar Parti’nin üst düzeydeki karşıtlığına rağmen Meclisteki çoğunluk tarafından kabul edildi.

    Önergenin oylamasında 24 kabul, 11 ret ve 14 te çekimser oy kullanıldı.

    Terör tanımı politik bir tanım

    Oturumda önerge lehine yapılan ilk konuşmadan sonra Muhafazakar Milletvekili Darren Miller önerge aleyhine bir konuşma yaparak, PKK’nin ‘terör örgütü’ olduğu ve bu haliyle önergenin red edilmesi gerektiğini savundu. Miller’e cevap veren Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed, terör tanımının politik bir tanımlama olduğunu ifade ederek Belçika üst mahkemesinin PKK ile ilgili verdiği karara dikkat çekti. Sayed, Miller’in değerlendirmelerine tepki göstererek, konuyu manipüle ederek özünden uzaklaştırmaya çalıştığını söylerken, ‘siz Muhafazakarlar dün Mandela’ya da terörist dediniz, bugün de aynısını Öcalan’a yapıyorsunuz’ dedi. Sayed ayrıca Türk devletinin ‘terör’ adı altında Kürt halkına yönelik saldırı ve insan hakları ihlallerini meşrulaştırmaya çalıştığını ifade etti.

    Kürtleri en çok Gallerliler anlamalı

    Milletvekili Leanne Wood ise önerge lehine yaptığı konuşmada, İmam Şiş ile birlikte iki sene önce ırkçılığa karşı eylem yaptıklarını, Şiş’in her zaman faşizme karşı kendileriyle birlikte mücadele ettiğini, bugün de kendilerinin onunla dayanışma içerisinde olacağını ifade etti.

    Leanne Wood, Leyla Güven’in gönderdiği mektuptan da bir bölüm okuduktan sonra, Kürt halkının yaşadıklarını en çok Gallerlilerin anlaması gerektiğini ifade ederek, geç kalmadan daha fazla dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.

    Öcalan’a yönelik uygulama Kürt halkına uygulananların sembolüdür

    İşçi Parti milletvekili Mick Antoniw konuşmasına o dönemki Sovyet yetkililer tarafından yasaklanan Ukraynalı şair Vasyl Symonenko’nun ‘Kürt Kardeşlerim’ adlı şiirini hem orjinal dilinde hem de İngilizce okuyarak konuşmasına başladı. Antoniw ‘bu önerge bir ‘kişi’ ile alakalı değil, 1999’dan bu yana tecrit altında tutulan Kürt Halkının Lideri Abdullah Öcalan ile alakalı’ diyerek, Öcalan’a yönelik uygulamaların Kürt halkına yönelik uygulamaların sembolü olduğunu ifade etti.

    İran, Türkiye ve Suriye sahibi değil işgalcisidir o toprakların

    Kendisinden önceki Muhafazak Milletvekili’nin Kürdistan’dan bahsederken ‘İran, Türkiye, Suriye ve Irak’ın sahip olduğu topraklar…’ değerlendirmesine tepki gösteren İşçi Parti milletvekili Jenny Rathbone, ‘İran, Irak, Suriye ve Türkiye Kürt halkının topraklarının sahibi değil, Kürdistan bu devletler tarafından işgal edilmiş.’ dedi. Kendisinin bir önceki akşam İmam Şiş’i ziyaret ettiğini, ve kendisinden önceki konuşmacıların İmam ile ilgili söyledikleri, ‘kararlı, değerli, iradeli, cesur, inançlı’ tanımlamalarına katıldığını, ve İmam’ın kendisine dikkat çekmek için değil, davasıan dikkat çekmek için açlık grevinde olduğunu ifade etti.

    İmam’ın ölmesine izin vermeyelim

    Açlık grevinin başladığı ilk günden bu yana bir çok alanda dayanışma içerisinde olan ve İmam Şiş’i ziyaret eden milletvekili Delyth Jewell, İmam Şiş’ten bahsederken boğazının düğümlendiği ve sesinin titrediği görüldü. Jewell, İmam’ın 32 yaşında kendisinden sadece bir yaş büyük olduğunu ve sessiz kalınırsa yaşamını yitirebileceğini söyledi. ‘Sevgili arkadaşım İmam, intihar etmiyor, aksine yaşamı çok seven, onurlu bir genç. O adalet arayışın da. Öcalan’a yönelik insanlık dışı uygulamaları protesto ediyor.’

    ‘Öcalan ailesi ve avukatlarıyla görüşüyor’

    Oturumda söz alan Uluslararası ilişkiler ve Galler dili bakanı Eluned Morgan ise, hem Ocak ayında hem de bir gün önce İngiltere’nin Türk büyükelçisi ile görüştüğünü ve önergedeki konularla ilgili kaygılarını dile getirdiğini ifade etti. Türk Büyükelçinin kendisine, CPT’nin Ocak ayında raporunu yayınladığını ve Öcalan’ın koşullarında bir olumsuzluk olmadığını, kendisinin Ocak ayında kardeşiyle görüştüğünü ve bildiği kadarıyla avukat görüşmeleri konusunda da bir kısıtlama olmadığını söylediğini ifade etti.

    Bakan Morgan, Uluslararası konularda ilk defa böylesi bir önerge ile karşılaştığını ve uluslararası konuların Birleşik Krallık hükümetinin yetkisi dahilinde olduğunu ve kendilerinin sorumluluk alanına girmediğini ifade etti.

    Önergede kabul edildi

    Yapılan tartışmalardan sonra oylamaya geçildi. Plaid Cymru milletvekillerin tümü önergenin lehine oy kullanırken, Muhafazakar Parti vekillerin hepsi de aleyhte oy kullandı. İşçi Parti vekillerinin çoğunluğu lehte oy kullanırken bazıları da çekimser kaldı.

    Kabul edilen önergede somut talep olarak, Türk devletine uluslararası hukuki sorumluluklarının resmi olarak hatırlatılması, Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik uygulamaların kınanması ve Avrupa’yı İşkenceyi Önleme Komitesinin-CPT İmralı’yı ziyaret etmesi için resmi çağrı içeriyor.

    BBC: Kürt Lider Öcalan’a muamele Galler Meclisinde kınandı

    Önerge kabul edildikten sonra BBC televizyonu ‘İsyancı Kürt Lider Öcalan’a muamale Galler Meclisinde kınandı’ başlığıyla geniş yer verdi.

  • Irkçı Polis Meslekten Men Edildi

    Irkçı Polis Meslekten Men Edildi

    Ağustos 2016’da Londra’da yapılan kitlesel ‘Öcalan’a Özgürlük’ yürüyüşünde ırkçılık yapan Marcus Tyson adlı polisin dün yapılan duruşmasında ömür boyu meslekten men edilme kararı verildi.

     

    İngiltere’nin başkenti Londra’da 14 Ağustos 2016’da Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından ‘Öcalan’a Özgürlük’ talebiyle yapılan bir yürüyüşte İngiliz polisin eylemcilere dönük ırkçı yaklaşımları sonrası polis toplumsal etkinliklerden men edilmişti. İki buçuk yıldır devam eden soruşturmadan sonra dün başkent Londra’da yapılan duruşmada polis memuru Marcus Tyson ömür boyu meslekten men edildi. Tyson adlı polis memuru eylemcilere “Burası benim ülkem, kendi ülkemde ne yapmam gerektiğini bana söyleyemezsiniz” demişti. Dün yapılan duruşmada polisin tavrının kabul edilemez olduğu, ve görevini kötüye kullandığı, bu nedenle suçlu bulunarak ömür boyu polislikten men edilme kararı verildi.

    Kurul başkanı Louisa Ciecior, polis memuru Tyson’un tavrını saygısızlık, çirkin ve ırkçılık olarak tanımladı.

    Neler Yaşanmıştı?

    Britanya Kürt Halk Meclisi öncülüğünde 14 Ağustos 2016 tarihinde Londra merkezde ‘Öcalan’a özgürlük’ yürüyüşü düzenlemişti. Yürüyüşte agresif ve saldırgan tavrıyla dikkar çeken polis memuru Marcus Tyson, eylemcilere dönük ırkçı ve saldırgan bir dil kullanmıştı. Britanya Kürt Halk Meclisi polis memuru hakkında şikayetçi olmuş, ve olay yargıya taşınmıştı. Soruşturma sürecine polis memuru açığa alınmıştı.

     

  • Londra’da açlık grevleri ile dayanışma yürüyüşü

    Londra’da açlık grevleri ile dayanışma yürüyüşü

    İngiltere’nin başkenti Londra’da devam eden açlık grevleri ile dayanışma amaçlı Pazar günü bir yürüyüş düzenlendi.

     

    Londra’nın Wood Green bölgesinde toplanan Kürdistanlılar ve dostları üzerlerinde açlık grevinde olan direnişçilerin resimlerinin basılı olduğu tişörtler giydi. Yürüyüşe geçen kitle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bayrakları ve Leyla Güven’in büyük boy resmi taşındı.

    Yürüyüş 14 Mart’tan bu yana Ali Poyraz, Nahide Zengin ve Mehmet Sait Yılmaz’ın açlık grevlerini devam ettirdikleri Kürt Toplum Merkezinde sona erdi.

  • Londra’daki açlık grevi direnişçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı

    Londra’daki açlık grevi direnişçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı

    14 Mart itibariyle Londra’da süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan direnişçiler Ali Poyraz, Nahide Zengin ve Mehmet Sait Yılmaz halk ile bir araya geldi. Londra’daki Demokratik Kürt Toplum Merkezinde yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen panelde, açlık grevindeki direnişçiler mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

     

     

    Başkent Londra’da 14 Mart tarihinde yaptıkları basın açıklamasıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan direnişçiler eylemin devam ettiği Demokratik Kürt Toplum Merkezinde düzenlenen halk buluşmasında konuştur. Yüzlerce kişinin katıldığı buluşmada, direnişçiler sürecin ruhuna denk düşen bir eylemselliğin henüz olmadığını belirterek, herkesin bu süreçte büyük bir sorumlulukla kendilerini sürece katıp mücadeleyi büyütmeleri gerektiğini ifade ettiler.

    Daha fazla bedel ödemeden, direnişi büyütelim

    Açlık grevi direnişçilerinden Ali Poyraz, Kürt halkının yıllardır büyük bedeller ödeyerek mücadeleyi bugünlere taşıdığını, bugün de açlık grevindeki insanların bedel ödemeye hazır olduklarını, ancak daha fazla bedel ödememek için direnişi büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

    ‘‘Türk devleti tarihi katliamlar ile geçen bir tarihtir. Kürdün tarihi ise tam bir direniş tarihidir. Kürt halkı yıllardır direniyor, şimdi bu direnişi zafere ulaştırmak için örgütlememizi daha da büyütmemiz gerekiyor. Tarihi direnenler yazacak. Bugün Kürdistan başta olmak üzere dünyanın her yerinde direnen Kürt halkı, özellikle de Kürt kadınları faşizmi mutlaka yıkacaktır. Evet direnişteki tüm arkadaşlar her türlü bedeli ödemeye hazır olduklarını defalarca dile getirdiler. Biz de diyoruz ki daha fazla bedel ödemeden örgütlemeyi büyütmeli ve bu mücadeleyi zafere ulaştırmalıyız.’’

    Sürecin ruhuna denk düşen bir eylemsellik yok

    Açlık grevindeki bir diğer direnişçi Mehmet Sait Yılmaz ise direnişinin ruhuna denk düşen bir eylemselliğin olmadığını ifade etti.

    ‘‘Dört parça Kürdistan’da düşmanın Kürt halkına karşı soykırımcı zihniyeti yaşamın her alanında halen devam etmektedir. Yeni katliamlar planlamaktadırlar. Kürt halkı da her alanda buna karşı direniyor. Bugün Leyla Güven öncülüğünde binlerce direnişçi Kemal Pir’lerin, Mehmet Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek’lerin direniş bayrağını ve mirasını devir almıştır. Bu direnişçilerin çığlığını halen yeterince duyuramadık. Tarihi direnişin ruhuna denk toplumsal bir eylemsellik maalesef yok. Bu konuda ciddi bir özeleştiri veriyoruz. Her alanda direnişi büyütmek zorundayız, bu çığlığı duyurmak zorundayız. Bu hepimizin tarihi sorumluluğudur.’’

    Sessizliğin büyüdüğü her sürece Kürt kadınları müdahale etmiştir

    Londra’daki açlık grevi eylemindeki Nahide Zengin ise en zor süreçlerde kadınların üstlendikleri öncülük misyonuna dikkat çekti.

    ‘‘Bu sabah Amed’ten Barış Annelerin insiyatifinden bir ananın açıklamasını okudum. Ana, ‘bundan sonra sadece mücadele edeceğiz. Bizim artık yaşam tarzımız sadece mücadele olacaktır.’ diyordu. Evet gerçekten de bu sürecin yaşam tarzı bu olmalıdır, daha fazla direniş, daha fazla mücadele olmalıdır. 40 yıllık Kürt Ulusal mücadelesinde Kürt kadınları hep öncülük misyonunu oynamıştır, tıkandığı süreçlerde, sessizliğin büyüdüğü günlerde, çelişkilerin yaşandığı süreçlerde hep fedai eylemleri ile sürece yeni bir ruh kazandırmıştır. Bugün Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve ‘Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Önde Apo’yu özgürleştirelim’ şiarı etrafında direnen tüm yoldaşlara selam olsun.’’

     

     

  • Londra’da büyük Newroz buluşması 24 Mart’ta

    Londra’da büyük Newroz buluşması 24 Mart’ta

    Birleşik Krallık’ın birçok şehrinde çeşitli etkinliklerle kutlanan Newroz’un büyük buluşması 24 Mart Pazar günü Londra’da gerçekleşecek. Newroz tertip komitesinden yapılan açıklamada Newroz’u ‘özgürlüğü haykırma ve ona ulaşmanın yemin töreni’ olarak tanımlarken, ‘Leyla Güven’in talepleri talebimizdir’ şiarıyla halkı Newroz’a katılmaya çağırdı.

     

     

    Britanya Parlamentosu ve Londra Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan Newroz resepsiyonlarına çok sayıda Kürt dostu siyasetçi, sendikacı ve aktivist katılmıştı. Londra’daki SOAS üniversitesinde geçtiğimiz günlerde yapılan Newroz kutlamasına da yüzlerce öğrenci katılmıştı. Yine Londra dışındaki kentlerde de Newroz kutlamaları devam ediyor. Exeter kentinde Newroz kutlaması dün yapılırken, Manchester’da ise 25 Mart’ta büyük bir kutlama yapılacak.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından 24 Mart Pazar günü saat 12:00’de Londra merkezde bulunan Finsburry Park’ında organize edilecek kutlamaya 10 binden fazla insanın katılması bekleniyor. Her yıl yüzlerce gencin katılımıyla gerçekleştirilen Gençlik Newroz’u ise bu yıl 20 Mart akşamı Kürt Toplum Merkezinde gerçekleşecek.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından gazetemize yapılan açıklamada, hazırlıklarının sona doğru gelindiğini, şuan bilgilendirme çalışmalarına ağırlık verdikleri söylendi. Bu seneki Newroz’u açlık grevi direnişi sloganı olan ‘Tecriti kıralım, faşizmi yıkalım’ çerçevesinde kutlayacaklarını ifade eden Newroz Tertip Komitesi, halka katılım çağrısı yaparak şu mesajı verdi.

    ‘‘Bir tohum için mücadele, toprağı delip güneşe selam durmasıyla başlar. Ortadoğu’nun kadim halklarından olan Kürtler için Newroz’un önemi buradandır. Diğer bütün canlı varlıklar gibi toplumlar da kendi varlıklarının devamı için üstündeki ölü toprağı atmak, onunla hesaplaşmak ve kendini gerçekleştirmenin mücadelesini vermektedirler. Kürt halkı için Newroz sömürgeciliği delip özgürlüğe selam durmanın günüdür. Newroz, tarihin en uzun soluklu özgürlük mücadelesinin kristalleşme günüdür. Newroz, Kürt halk önderliğinin özgürlüğünü adım adım örmenin günüdür. Newroz dünyanın dört bir yanındaki Kürtler ve Kürtlerin dostları için özgürlüğü haykırma ve ona ulaşmanın yemin törenidir. Mazlum Doğan’lardan 2019 yılına, Kürt özgürlük mücadelesinin dört parça kürdistan’da ve avrupa’da verdiği mücadelenin bayrağının dalgalanması için, “Leyla Güven’in talepleri talebimizdir” demek için, mücadeleyle geçen Kürt halkının özgürlükle buluşması için Newroz’a herkes davetlidir.

    Newroz kutlamasına Kürdistan ve İngiltere’den siyasetçiler, sendikacılar ve kurum temsilcileri katılarak birer konuşma yapacaklar. Newroz’un müzik programında ise Chopi, Seyda Perinçek, Grup Seyran, Koma Serxwebun bulunuyor. Kutlamada ayrıca Govenda Aşıti sahne alacak.

     

    Londra Newroz 2019 Poster

    Büyük Newroz buluşması Londra’nın Haringey bölgesinde bulunan Finsbury Park (N4 1BZ) adresinde 24 Mart Pazar günü, 12:00-18:00 saatleri arasında kutlanacak. Kutlamanın yapılacağı nn yakın tren istasyonları Finsbury Park ve Manor House istasyonları.

     

     

  • Açlık grevindeki Zülküf Gezen yaşamını yitirdi

    Açlık grevindeki Zülküf Gezen yaşamını yitirdi

    Tekirdağ hapishanesinde açlık grevinde bulunan PKK’li tutsak Zülküf Gezen dün akşam yaşamını yitirdi. İlk gelen bilgilere göre Zülküf Gezen adlı tutsağın fedai eylem yaparak yaşamını yitirdiği bildirildi.

     

    Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevinde 1 Mart’tan bu yana PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle süresiz dönüşümsüz açlık grevine giren Zülküf Gezen’in dün gece yaşamına son verdiği öğrenildi. Gezen’in cenazesinin Namık Kemal Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldığı belirtildi.

    Cenazenin bugün saat 21.00’da İstanbul Atatürk Havalimanından Diyarbakır’a uğurlanacağı öğrenildi. Haberi alan Gezen ailesi, cenazeyi almak için İstanbul’a geldi.