Category: slıder

  • Londra’da Süresiz ve Dönüşümsüz Açlık Grevi Başladı

    Londra’da Süresiz ve Dönüşümsüz Açlık Grevi Başladı

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevi direnişine yeni katılımlar devam ederken İngiltere’nin başkenti Londra’da süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi başlatıldı. Londra’da bulunan Kürt Toplum Merkezinde Britanya Demokratik Güçbirliği bileşeni kurum temsilcilerinin de hazır bulunduğu bir basın açıklaması ile startı verilen süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine Nahide Zengin, Mehmet Sait Yılmaz ve Ali Poyraz katıldı.

    Demokratik Kürt Toplum Merkezinde dün akşam yapılan basın açıklaması ile başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi direnişçilerinden Nahide Zengin, bu tarihi direniş sürecinde sessiz kalmanın insanlıkla bağdaşmadığını belirterek kendilerinin de bu süreçte rollerini oynamak ve direnişe dahil olmak için süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladıklarını ifade etti.

    ‘‘Kürdistan halkı bu esareti ilk gün de, bugün de kabul etmiyor. Leyla Güven yoldaşımızın öncülüğünde başlatılan ‘tecridi kıralım, faşizmi yenelim ve Önderliği özgürleştirelim’ eylemi Hewler, Galler, Strasbourg, Zindanlar ve dünyanın bir çok yerinde kitleselleşerek devam ediyor. Leyla Güven’in ve diğer yoldaşların ilk gün de ifade ettiği gibi bu tecride ve baskıya sessiz kalmak en başta insanlığımızla bağdaşmamaktadır bu özeleştiriyi bugün biz Londra’da süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan kişiler olarak gecikmiş te olsa tekrar ediyoruz. Yoldaşlarımızın her sloganı ve özeleştirisi bizler içinde birer talimat niteliğindedir.’’

    Sessizlik kabul edilemez!

    Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan diğer eylemci Mehmet Sait Yılmaz ise ‘bu tarihi direniş karşısında sessiz kalmak kabul edilemez, ya bugün tepki gösterip yoldaşlarımızın direnişini sahipleneceğiz ya da yarın söyleyecek tek bir sözümüz olmayacak.’ dedi.

    ‘‘Faşizme ve gericiliğe karşı her eylemimiz değerlidir ancak hiç bir eylem saniye saniye eriyerek bedenini açlığa yatırma düzeyinde değildir. Bu anlamıyla 127 günden bu yana dünyanın bir çok yerinde ve zindanlarda yürütülen açlık grevi direnişlerini bir kez daha selamlıyor ve bu direnişte bizler de varız diyoruz.’’

    Ali Poyraz, Nahide Zengin, Mehmet Sait Yılmaz

    Süresiz-dönüşümsüz açlık grevi başlatan bir diğer eylemci Ali Poyraz ise, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin bir kişiye dönük bir tecrid olmadığını ve Kürt halkına yönelik yaşamın her alanında devam eden ‘çökertme planın’ en büyük parçası olduğunu ifade ederek şunları belirtti;

    ‘‘Bizler İmralı’daki tecridi toplumsal bir tecrit olarak kabul ediyoruz, bunun kırılması talebi de, en demokratik ve en insani bir taleptir. Bundan daha doğal bir talep olamaz. Ancak AKP-MHP öncülüğünde faşist Türk devleti bu taleplere kulağını tıkamış, Türkiye’deki tüm muhalif güçlere karşı barbarca saldırılarını devam ettirmektedir. Bu saldırılarla Kürt halkını mücadeleden vazgeçireceğini düşünenler tarihi bilgiden yoksundur, Kürdün direniş tarihine bir kez daha bakmaları gerek. Biz bu tecriti asla kabul etmeyeceğiz, sessiz kalmayacağız. Tecrit kırılana kadar direnişimizi devam ettireceğiz ve ne pahasına olursa olsun geri adım atmayacağız.’’

    Yapılan basın açıklamasına Britanya Demokratik Güçbirliği Bileşenleri de destek verdi

    Sessiz kalmayacağız!

    Türkiyeli ve Kürdistanlı 27 kurumun bileşeni olduğu Britanya Demokratik Güç Birliği adına açıklama yapan İbrahim Avcıl ise, ‘Açlık grevcilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz’ dedi.

    ‘Bedenlerini ölüme yatıran Leyla Güven ve binlerce siyasi tutuklunun dört duvar arasından yükselen çığlıklarına toplum olarak sessiz kalmamız beklenmeyeceği gibi bu çığlığa kulak vermenin de en insani sorumluluğumuz olduğunun hatırlatmak istiyoruz’ diyen Avcıl, kritik aşamanın aşıldığını ve geçen her anın biraz daha ölümlere ve telafisi imkansız süreçlere yaklaştırdığını belirterek, bu süreçte insanım diyen herkesin rolünü oynaması gerektiğini ifade etti.

    ‘‘Her geçen anın nelere mal olabileceği ve toplum vicdanını nasıl yaralayabileceğinin de bilinci içinde; ölümlere tanıklık ederek vicdanı yaralanmış, susarak ölümlere ortaklık etmiş bir kuşak olmamak adına daha çok sorumluluk üstlenmek durumunda olduğumuzu tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.’’

     

  • İngiltere’deki Yöre Derneklerinden ‘Yöre Kürtçesini Yaşatma’ Etkinlikleri

    İngiltere’deki Yöre Derneklerinden ‘Yöre Kürtçesini Yaşatma’ Etkinlikleri

    Londra merkezli çalışmalarını yürüten yöre dernekleri, geldikleri yörelerde kullanılan yerel Kürtçeyi yaşatma kapsamında bir dizi etkinlik düzenliyor. Altı tane yöre derneğinin bir araya gelerek organize ettiği etkinlikler dizisi 23 Şubat’ta başlayıp 7 Nisan’a kadar devam edecek.

    Kürecikliler Dayanışma ve Kültür Derneği, Alxas Kom, Elbistanlılar derneği, Tilkililer Dayanışma Derneği, Hasan Ali UK ve Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi tarafından organize edilen etkinlikler kapsamında masal, şiir ve kilam geceleri, paneller, tiyatro ve halk toplantıları gibi etkinlikler yapılacak.

    Her toplumun bir tarihi, bir dili ve kültürel değerleri vardır

    Organizesinde yer alan yöre dernekleri tarafından yapılan açıklamada, yaptıkları çalışmanın konusunun İç Toroslar’da Alevi Kürtlerin dili ve kültürü olduğu ve bu bölgede yaşayan halkın asimilasyoncu politikalara maruz kaldıkları ifade edildi. Yapılan açıklamada yaşanan baskılar sonucu bu bölgedeki köylerin boşaldığı ve Avrupa’ya göçün başladığı ve bunun dilin ve kültürün kaybolması tehlikesi yarattığı ifade edildi.

    Alevi Kürtlerin dili ve kültürünün kayıt altına alınması ve bilince çıkarılarak yaşatılması amacıyla düzenlenecek olan etkinlikler 7 Nisan’a kadar devam edecek.

    Etkinlikler kapsamında 03 Mart Pazar günü saat 16:00’da ‘Ezilenlerin Ezileni: Maraş, Malatya ve Kayseri Kürtçesi’ adı altında bir panel düzenlenecek. Panele, Ahmet Güven, Mehmet Şeker ve Mazlum Doğan konuşmacı olarak katılacak.

    31 Mart Pazar günü ise Kırkısraklılar derneğinde yapılacak tiyatro gösteriminde Türkiye’den tanınmış tiyatro ve sinema oyuncusu Hüseyin Taş seyirci ile buluşacak.

    ‘Yöre dili Kürtçeyi yaşatma çalışması’ adı altında yapılacak etkinliklerin programı:

    02 Mart Cumartesi, saat 15:00

    Kilam gecesi,

    Yer: Alxas Kom derneği

     

    03 Mart Pazar, saat 16:00

    Panel: Ezilenlerin Ezileni: Maraş, Malatya ve Kayseri Kürtçesi

    Konuşmacılar: Ahmet Güven, Mehmet Şeker, Mazlum Doğan

    Yer: Kırkısraklılar Derneği

     

    10 Mart Pazar, saat 15:00

    Yöresel Yemekler

    Yer: Kırkısraklılar derneği

     

    17 Mart Pazar, saat 15:00

    Gelenek, görenek ve el sanatları

    Yer: Kürecikliler derneği ve El-Com

     

    31 Mart Pazar, saat 15:00

    Tiyatro (Hüseyin Taş)

    Yer: Kırkısraklılar derneği

     

    07 Nisan Pazar, saat 15:00

    Halk Toplantısı

    Yer: Alxas Kom derneği

     

  • Gallerli devrimcilerden Şiş’e destek: Diwedd i Ynysu*

    Gallerli devrimcilerden Şiş’e destek: Diwedd i Ynysu*

    Galler’in Newport kentinde 72 gündür açlık grevinde olan İmam Şiş ile dayanışma amacıyla çok sayıda Gallerli devrimci ve demokrat 1 günlük açlık grevi eylemi yaptı. Bir grup Şiş’in eylemini devam ettirdiği Newport’taki Kürt Toplum Merkezinde yürütürken onlarca kişi de evlerinde ve işyerlerinde eylemi sürdürdü.

    Kürt halk önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla Galler’in Newport kentinde İmam Şiş tarafından yürütülen açlık grevi ile dayanışma eylemleri büyüyerek devam ediyor. Gallerli devrimci ve demokrat kesimlerin yürüttükleri dayanışma eylemleri kapsamında farklı bölgelerde bir günlük açlık grevi düzenlendi. Cardiff Anarchist Network ve Collective Cardiff adlı gruplar tarafından yapılan bir günlük dayanışma amaçlı açlık grevi eylemi çağrısına başta Galler olmak üzere dünyanın birçok yerinden 40 kişi katıldı. Eylemciler #Fast4Apo #YmprydApo etiketleri ile sosyal medyada mesajlarını paylaştılar. Eylemciler üzerlerinde İngilizce ve Gallerce ‘Tecridi, faşizmi kıralım’ yazılı tişörtler giydi.

    Galler’den Rojava’ya

    Dün yapılan bir günlük açlık grevi eylemine aralarında Gallerli sanatçı Efa Supertramp ve Gallerli feminist şair Menna Elfyn’in de olduğu çok sayıda kişi katılırken, Rojava’daki Enternasyonal Komün’den de 8 kişi aynı amaçla eyleme katıldı. Enternasyonal Komün’de eyleme destek veren 8 kişilik grup yayınladıkları videoda, Gallerli devrimcilerin başlattığı eylem çağrısına destek verdiklerini ve başta İmam Şiş olmak üzere tüm açlık grevi direnişçileri ile dayanışma içerisinde olduklarını ifade ettiler. Eylemciler ayrıca Öcalan’ı savunmanın Rojava devrimini savunma anlamına geldiğini ifade ettiler.

    20 Yıllık esaret bitmeli

    Açlık grevi direnişçisi İmam Şiş’in eylemini devam ettirdiği Kürt Toplum Merkezinde dayanışma eylemine katılan Colin Noshworty, Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın 20 yıldır imralı cezaevinde zor koşullar altında tutulduğunu ve Öcalan’ın serbest bırakılması hayati önemde olduğunu ifade etti.

    Eylemcilerden Catherine Lambert ise, Türk devletinin böylesi insani bir talep karşısında bile sessiz kalmasını protesto ettiğini ifade ederek, Öcalan serbest bırakılmadan anlamlı bir barışın gelemeyeceğini söyledi.

    Eylemi organize edenlerde Collective Cardiff adlı grup yaptığı yazılı açıklamada Türk devletinin Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uyguladığı tecridin tğm uluslararası insan hakları sözleşmelerinin ihlali anlamına geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca açlık grevindeki direnişçilerinin sağlık durumlarının kritik bir aşamada olduğu ifade edilirken, CPT gibi uluslararası kurumların sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı.

    Direniş cephesi büyüyor

    Galler Kürt Halk Meclisi eşbaşkanları tarafından yapılan açıklamada ise ‘Gallerli dostların böylesi anlamlı ve güçlü bir dayanışma göstermeleri bize de moral vermiştir’ denilirken, açlık grevi eylemcilerinin açtığı yeni direniş cephesinin her gün daha da büyüdüğü ifade edildi.

    * Diwedd i Ynysu Gallerce de ‘Tecridi Kır’ anlamına geliyor.

  • Gik-Der Tarafından Yapılacak Açlık Grevine İngiliz Sendikacılar da Katılıyor

    Gik-Der Tarafından Yapılacak Açlık Grevine İngiliz Sendikacılar da Katılıyor

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Gik-Der tarafından başkent Londra’da yapılacak üç günlük açlık grevine İngiliz sendikacılar da katılıyor.

    Londra merkezli çalışmalarını yürüten Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der), devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek ve dayanışmak amacıyla üç günlük açlık grevi düzenliyor. Londra’nın Manor House istasyonunda kurulacak çadırda yapılacak üç günlük dayanışma eylemine İngiliz sendikanın yöneticileri de katılıyor. 28 Şubat Perşembe günü yapılacak ve üç gün sürecek olan eyleme Demiryolu ve Ulaşım Sendikası-RMT genel başkan yardımcısı Steve Hedley ve Merkezi yürütme kurulu üyesi Eddie Dempsey’de katılarak destek sunacaklar. Britanya’nın en büyük ulaşım sendikası olan RMT’nin 83 bin üyesi bulunuyor.

     

     

     

     

     

     

     

    Mücadeleyi omuzlamak hepimizin sorumluluğu

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği tarafından yapılan açıklamada, ‘‘Leyla Güven açlık grevinin 111. Galler de Imam Şiş 71. gününde. Direnişe ses vermek ve mücadeleyi omuzlamak hepimizin sorumluluğu. Tüm duyarlı kamuoyunu başlatacağımız bu açlık grevine katılmaya ve Imam Şiş şahsında tüm direnişçilerle dayanışma amaçlı çadırımıza ve açlık grevlerinin sesine ses olmaya çağırıyoruz.’’ denildi.

    RMT Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Steve Hedley

    Açlık grevi direnişçileri adalet eyleminde, dünya harekete geçmeli

    RMT sendikası genel başkan yardımcısı Steve Hedley, dayanışma eyleminin amacını Morning Star gazetesine yazdı. Bugün gazetede yayınlanan tam sayfa yazısında Türkiye’deki güncel gelişmeleri, Kürt halkına yönelik saldırıları ve açlık grevinde bulunan direnişçilerin taleplerini konu aldı. Açlık grevi direnişçilerinin adalet arayışında olduğunu yazan Hedley, dünyanın harekete geçmesi çağrısı yaptı.

    ‘‘Bugün itibariyle HDP milletvekili Leyla Güven 111 gündür, Galler’deki İmam Şiş 71 gündür açlık grevindeler. RMT Sendikası uzun yıllardır Öcalan’ın serbest kalması ve Kürt halkının hakları için yürütülen kampanyanın bir parçası. RMT üyeleri aynı zamanda YPG de gönüllü yer alarak Kürt direnişinde DAİŞ’ e karşı mücadelede yerleri almışlardır. Kuzey Suriye’deki Kürt kenti Afrin’in işgali, DAİŞ’e karşı kahramanca savaşan YPG ve SDG’ye karşı yapılan bir saldırıdır.’’

    Avrupalı şirketlere çağrı: Türkiye ile ilişkilerinizi askıya alın

    Yazısında insan hakları ve demokrasi yanlısı örgüt ve partileri harekete geçmeye çağıran Hedley, Britanyalı ve Avrupalı şirketlere de Türkiye ile ticari ilişkilerini kesmeleri çağrısı yaptı.

    ‘‘Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt halkının adalet mücadelesi bizim de mücadelemizdir. İlk olarak 20 yıl önce Türkiye’yi ziyaret ettim, ziyaretlerim oldu. Özelde Kürt halkına olmak üzere ülkedeki muhalif kesimlere ve sendikacılara yönelik yürütülen saldırı ve zulme tanıklık ettim. Yapacağım sembolik açlık grevi ile dayanışmamı göstermek ve açlık grevi direnişçilerinin taleplerine dikkat çekmek istiyorum.

    Özellikle silah ticareti başta olmak üzere Türkiye ile yürütülen tüm diplomatik ticari ilişkilerin durdurulması için Britanyalı ve Avrupalı şirketlere çağrı yapıyorum. Kadın örgütleri, sol parti ve örgütler, anti faşist oluşumlar, sendikacılar ve tüm duyarlı kesimlerin açlık grevleri ile ilgili harekete geçmesi çağrısını yapıyorum.

    Açlık grevi direnişçileri adalet eyleminde, dünya harekete geçerek cevap olmalı.’’

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği tarafından yapılacak üç günlük açlık grevi 28 Şubat Perşembe günü saat 13:00’te Manor House istasyonu önünde kurulacak çadırda başlayacak.

    Steve Hedley’in Morning Star gazetesinde çıkan tam sayfa yazısı
  • Galler’den İmam Şiş’e Yoğun Destek

    Galler’den İmam Şiş’e Yoğun Destek

    Galler’in Newport kentinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde 71 gündür açlık grevi direnişini sürdüren İmam Şiş’e farklı kesimlerden yoğun destek ziyaretleri ve mesajları geliyor.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kırmak amacıyla başlatılan açlık grevi Galler’de 71’inci gününe girdi. Newport kentinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde açlık grevi direnişini devam ettiren İmam Şiş’i farklı kesimlerden ziyaretler devam ediyor. Plaid Cymru Galler Meclisi milletvekili Delyth Jewell ve beraberindeki heyet Şiş’i ziyaret ederek dayanışma duygularını paylaştı. Jewell ayrıca Plaid Cymru genel başkanı Adam Price’ın İmam Şiş’e gönderdiği mesajını iletti. Şiş’i ziyaret edenler arasında Gallerli Profesör Sue Williams da vardı. Galler ve Britanya’da yaşayan Kürdistanlılar da Şiş’i yalnız bırakmıyor.

    Beraberindeki heyet ile Kürt Toplum Merkezine gelen Delyth Jewell, uzun bir süre Şiş ile sohbet ederken, Kürdistan’daki güncel gelişmeler ve diğer merkezlerde devam eden açlık grevi direnişçilerinin sağlığı hakkında bilgi aldı. Jewell, Kürt halkının haklı mücadelesinde hep yanlarında yer alacaklarını belirterek, açlık grevi direnişine dikkat çekmek amacıyla bir dizi çalışma yürüteceklerini ifade etti. Avrupa İşkenceyi önleme komitesi-CPT’ye mektup yazacaklarını ifade eden Jewell, Türk devleti hükümetine gerekli baskıların yapılması için Britanya hükümeti nezdinde de girişimlerini devam ettirecekleri sözünü verdi.

    ‘MÜCADELENİZ, MÜCADELEMİZDİR’

    Jewell ziyaretinde partisi Plaid Cymru genel başkanı Adam Price’ın da mesajını iletti. Price mesajında şunları belirtti: ‘‘Plaid Cymru’nun tüm üye ve yöneticileri adına direnen tüm Kürt yoldaşlarıma ve Kürt halkına dayanışma mesajlarımı yolluyorum. Sizin mücadeleniz bizim mücadelemizdir. Bu onur, barış ve adalet mücadelesidir. Halkınızın özgürlüğü için bedenlerinizle direnişi yürütmeniz, mücadelenizin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Kürt halkı haklarını elde edene kadar durmayacağız, çalışmaya devam edeceğiz.’’

    Price mesajını Kürtçe olarak ‘Biji Kurdistan’ ile tamamladı.

     

  • Britanya Demokratik Güç Birliği: Bu Çığlığa Kulak Vermek İnsani Sorumluluğumuzdur

    Britanya Demokratik Güç Birliği: Bu Çığlığa Kulak Vermek İnsani Sorumluluğumuzdur

    HDP Hakkari milletvekili ve DTK eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi direnişine dikkat çekmek amacıyla Britanya Demokratik Güç Birliği tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Londra’da bulunan Britanya Alevi Federasyonu binasında yapılan basın açıklamasında, açlık grevindeki direnişçilerin çığlığına kulak vermenin insani bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca Demokratik Güçbirliği öncülüğünde 2 Mart Cumartesi günü Londra merkezinde yapılacak eyleme katılım çağrısı yapıldı.

    Aralarında Britanya Kürt Halk Meclisi, Britanya Alevi Federasyonu, Daymer ve Gikder gibi Türkiyeli ve Kürdistanlı 27 kurumun bileşeni olduğu Britanya Demokratik Güç Birliği devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği basın açıklamasında, ‘Açlık grevcilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz’ denildi. Açıklamada ayrıca Demokratik Güç Birliği olarak 02 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’da, Trafalger Square’de başlayıp başbakanlık binası önünde sonlanacak bir protesto yürüyüşü düzenleneceği belirtildi.

    ‘‘Leyla Güven’in başlatmış olduğu ve ülke genelinde onlarca cezaevinde yüzlerce tutuklu ve hükümlünün sürdürdüğü süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemleri 110. güne girerek maalesef kritik eşiği çoktan aşmış olup; geçen her anın bizleri biraz daha ölümlere ve telafisi imkansız süreçlere yaklaştırdığını biliyor olmanın derin kaygısını yaşıyor ve bundan büyük bir endişe duyuyoruz.

    Hele hele insani ve tümüyle barışçıl olan ve büyük toplum kesimlerince de makul görülen talepler adına bedenlerini ölüme yatıran Leyla Güven ve siyasi tutukluların dört duvar arasından yükselen çığlıklarına toplum olarak sessiz kalmamız beklenmeyeceği gibi bu çığlığa kulak vermenin de en insani sorumluluğumuz olduğunun hatırlatmak istiyoruz.

    TALEPLER MEŞRUDUR, MÜCADELENİN YANINDAYIZ

    ‘‘Ama her geçen anın nelere mal olabileceği ve toplum vicdanını nasıl yaralayabileceğinin de bilinci içinde; ölümlere tanıklık ederek vicdanı yaralanmış, susarak ölümlere ortaklık etmiş bir kuşak olmamak adına daha çok sorumluluk üstlenmek durumunda olduğumuzu tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

    Güven’in ve diğer tutsakların yaşamlarının daha fazla tehlikeye girmemesi için yetkilileri ulusal ve uluslararası mevzuatı yerine getirmeye çağırıyoruz. Tecrit ve izolasyon insanlığa yakışmayan bir uygulamadır, “Cezaevlerindeki insanları kendi bedenlerine eylem gerçekleştirmeye iten taleplerin insanı bir yaklaşımla ele alındığı ve karşılandığı takdirde sorunun çözülebileceğini ifade ediyoruz”. Güven’in ve diğer tutsakların taleplerinin yerine getirilmesi gerekiyor, diyalog ve çözüm ortamının sağlanması için gerekli adımların atılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.

    Britanya’da çalışmalarını sürdüren ve 27 kurumdan oluşan Britanya Demokratik Güç Birliği olarak Açlık grevcilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz.

    MERKEZİ EYLEME KATILIM ÇAĞRISI

    ‘‘Bu temelde Demokratik Güç Birliği olarak 02 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’da, Trafalgar Square’de buluşup başbakanlık binası önüne kadar bir protesto yürüyüşü düzenleyeceğiz.

    Demokratik Güç Birliği olarak tüm duyarlı halkımızı düzenleyeceğimiz bu yürüyüşe katılmaya ve açlık grevcilerin sesine ses vermeye mücadelelerine omuz vermeye çağırıyoruz.’’

    Açıklama, Leyla Güven ve açlık grevcilerin talepleri kabul edilsin! Tecride son’ çağrısıyla sona erdi.

  • Galler’deki Polis Şiddeti Meclise Taşındı

    Galler’deki Polis Şiddeti Meclise Taşındı

    Geçtiğimiz hafta sonu Galler’in Newport kentinde Kürt aktivistlere dönük gerçekleşen polis saldırısı Galler Meclisi gündemine taşındı. Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed, polisin bu pratiğinin tekrar yaşanmaması için hükümetten açıklama istedi.

     

    Galler’in Newport kentinde 17 Aralık 2018’den bu yana açlık grevinde olan İmam Şiş ile dayanışma amacıyla Londra’dan Newport’a uzun yürüyüş gerçekleştiren aktivistler Newport polisin engeli ile karşılaşmıştı. Polisin yürüyüşü engellemeye çalışması üzerine polis ile eylemciler arasında arbede yaşanmıştı.

    Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed dünkü meclis oturumunda hükümete sözlü soru önergesi verdi. Sayed bu olayların tekrar yaşanmaması için ve polisin toplum ile ilişkilerini tartışmak için özel bir oturum da talep etti.

    Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed

    ‘‘Kürt halkının yaşadıklarını şimdiye kadar defalarca bu mecliste dile getirdim. Haftasonu Newport’ta barışçıl bir yürüyüş vardı, fotoğrafları ve videoları izledim. Polisin eylemcilere yönelik muamelesi gördüm. Türkiye’deki otoriter rejimin Kürtlere yönelik politikasını protesto ediyor Kürtler.

    Bu ülkedeki polislerin barışçıl eylem yapan eylemcilere bu şekilde yaklaşması beni ürküttü. Bununla ilgili mutlaka bir oturum yapma ve konuyu tartışma ihtiyacı olduğunu görüyorum. Aynı zamanda bu olaydan sonra, bazı sosyal medya organlarında yapılan ‘Gitsinler kendi ülkelerinde eylem yapsınlar’ gibi yorumlar gördüm. Zaten Türkiye’de bu koşullar olmuş olsaydı bu eylemcilerin çoğu bugün burada olmazdı. Türkiye’de Kürt halkının haklarını savunmanın bedelinin ne olduğunu biliyoruz; cezaevi ve işkence. Sizlerden talebim, polisin buradaki Kürt toplumu ile pozitif bir ilişki yürütmesi ve bunun gibi olayların tekrar yaşanmaması için bir açıklama yapmanızı talep ediyorum.’’

    ‘Dayanışma içerisinde olmalıyız’

    Bethan Sayed konuşmasının sonunda sadece Galler’deki Kürtlerle değil şuan hem Suriye hem de Türkiye’deki Kürtlere dönük saldırılardan kaynaklı dayanışma içerisinde olma çağrısı yaptı.

    ‘‘Aynı zamanda Türk devletinin kendi ülkesindeki ve Suriye’deki Kürtlere dönük saldırıları devam ediyor. Bu nedenle sadece buradaki Kürtlerle değil aynı zamanda kendi ülkelerindeki Kürtlerle de dayanışma içerisinde olmalıyız.’’

    ‘Gerekeni yapacağız’

    Hükümet adına cevap veren kabine üyesi bakan Rebecca Evans, Türk büyükelçi ile konunun gündeme getirildiğini, polisin yaklaşımından kendisini de kaygılandırdığını ve yetkili organlarla konuyu tartışacaklarını ifade etti.

    ‘‘Uluslararası ilişkiler bakanımız yakın zamanda Türk büyükelçi ile görüştü ve bu konuları konuştu kendisiyle. Son dönemde polisin insanlara yönelik saldırılarının arttığını görüyoruz. Bu bizi de kaygılandırıyor. Farkındayız. Ben tekrardan arkadaşlarımla bu konuyu gündeme getireceğim ve hükümetin bu konuda gerekli bilgilendirmeyi yapmasını sağlayacağız.’’

    Rebecca Evans