Lefkoşa: Dünyanın tek bölünmüş başkenti

Lefkoşa: Dünyanın tek bölünmüş başkenti
  • 02.12.2016

Kıbrıs adasının merkezinde bulunan Lefkoşa, Türk işgalinden bu yana ikiye bölünmüş durumda. Berlin Duvarı’nın yıkılması ardından ise “dünyada türünün son örneği” unvanını aldı! Ada, 2003’ten bu yana Avrupa Birliği üyesi. Demokratik normlarıyla övünen AB bile ada üzerindeki Türk işgalinin ayıbını ortadan kaldıramıyor.

Haber – Fotoğraf: Erem Kansoy

Kıbrıs adasının Avrupa Birliği üyeliğine başvurusu, 1 Nisan 2003 tarihinde kabul edildi. Kıbrıs, şu anda resmi olarak bir Avrupa Birliği üyesi. Ancak adanın kuzey bölümünde halen Türk askerinin varlığını koruması ve ayrıca dünyadaki tek bölünmüş başkente sahip olmasıyla Kıbrıs, AB’nin ayıbı. Yaşananlar bir yanıya ise Türk işgalinin acı bir kanıtı.

“Bölünmüş başkent” denilince akla ilk gelen, 1989 öncesinin Berlin’i. Bugünse Lefkoşa, Kasım 1989’da duvarın yıkılması ardından Berlin’de söylenen barış türkülerini kıskanır hale gelmiş durumda. Adadaki bölünmüşlük, AB ve Kıbrıs’ın garantör ülkeleri olan İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin de utanç tablosu.

Artık AB’nin de ayıbı

Kıbrıs’ın “bölünmesine” dair ilk gelişme, Birleşmiş Milletler’e bağlı Barış Kuvvetleri Komutanı Peter Young’ın 1964 yılında önündeki haritayı yeşil bir kalemle ikiye ayırması olmuştu. Bu ayrım, Kıbrıs Cumhuriyeti ile illegal KKTC oluşumunun konumlarını gösteriyordu. O günün ardından 1974 yılındaki Türk işgaliyle şekillenen “Yeşil Hat” iki ayrı oluşumun sınırlarını belirlese de Kıbrıs, tümüyle AB üyeliğine kabul edilmişti. Fakat buna rağmen Türk askeri ve derin devleti adadan çekilmedi ve “Kuzey Kıbrıs” AB’nin de ayıbı haline geldi.

Kürdistan dağlarına çizdiği devasa bayraklarla işgalini “inandırıcı” kılmaya çalışmasıyla tanıdığımız Türk devlet mantığı, Kıbrıs’ta da huyundan vazgeçmiyor elbette. Fotoğrafta görülen Beşparmak Dağları üzerindeki bayrak ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazısı, Kıbrıslı Rumların her gün işe giderken görebileceği biçimde kurgulanmış... İşgalcinin ‘aşağılık kompleksi’ öyle güçlü ki üstelik, bayrakların dibindeki köyde elektrikler kesilse bile bayrağı aydınlatan ışık hiç sönmüyor!

Kürdistan dağlarına çizdiği devasa bayraklarla işgalini “inandırıcı” kılmaya çalışmasıyla tanıdığımız Türk devlet mantığı, Kıbrıs’ta da huyundan vazgeçmiyor elbette. Fotoğrafta görülen Beşparmak Dağları üzerindeki bayrak ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” yazısı, Kıbrıslı Rumların her gün işe giderken görebileceği biçimde kurgulanmış… İşgalcinin ‘aşağılık kompleksi’ öyle güçlü ki üstelik, bayrakların dibindeki köyde elektrikler kesilse bile bayrağı aydınlatan ışık hiç sönmüyor!

4 bin 500 yıldan sonra…

Lefkoşa, bu bölünmenin sembol kenti. Kıbrıs’ın başkenti kabul ediliyor ve yaklaşık 4 bin 500 yıldır bu kentte kesintisiz bir biçimde yaşam devam ediyor. Kent, 20 Temmuz 1974 tarihinde yaşanan Türkiye işgalinin ardından ise bugün dünyanın bölünmüş tek başkenti halinde.

Kıbrıslı Rum ve Türklere başkentlik yapan Lefkoşa, şehir planlaması, su ve elektrik organizasyonu, tapulandırma sistemi ve karayollarıyla ortak bir yapıya sahip olsa da, dikenli tellerle ikiye bölünmüş durumda.

Kaç tane Lefkoşa var?

Peki kaç tane Lefkoşa var? Adanın yakın tarihine bakıldığında iki toplumun ortak yaşam, kültür ve sosyoekonomik yapıları, özünde tek bir Lefkoşa olduğunu açıkça gösteriyor; ama aynı zamanda da politik krizler ve dış güçlerin çıkarları doğrultusunda da şu anda kaç Lefkoşa’nın olduğu tam bir yalan rüzgarı kuşağı halinde.

Taşınmazlar kimin olacak?

Örneğin tanıdğığım aile büyüklerinin de yaşadığı bir tuhaflığı her gün yaşayan birçok Kıbrıslı var. Doğup büyüdükleri, memleketleri Lefkoşa’da Yeşil Hat’ın ilanıyla evlerinin bir bölümü Rum yönetiminde, bir bölümü ise Türk işgalinin olduğu bölgede kalmış. Bu konu, adada barışın sağlanamamasının bir gerekçesi olarak da görülüyor. Olası bir barışçıl çözümün ardından büyük bir soru gündeme gelecek: Bu taşınmazlar, kime devredilecek? Eski sahiplerinin zararı tanzim edilecek?

‘Evkafın su meselesi’

Kıbrıslı Türkler arasında oldukça yaygın olan ve çözümü olmayan meseleler için kullanılan bir deyim var: ‘Evkafın su meselesi’ Bu deyimin büyük bir gerçeklik payı var.

Adanın bölünmesi ardından elektrik, su, karayolları gibi şehir planlaması konularında ciddi sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor. Su şebekesiyle ilgilenen “Evkaf İdaresi”nin su sorununu tam 42 yıldır çözememesi ise işte başta bahsini ettiğimiz deyimi yaratıyor.

Bir yanda Kıbrıs ve Yunanistan, diğer yanda KKTC ve Türkiye bayrakları... Aralarında yalnızca 10 metre var

Bir yanda Kıbrıs ve Yunanistan, diğer yanda KKTC ve Türkiye bayrakları… Aralarında yalnızca 10 metre var

Türk işgali yalnızlaştırdı

Türkiye’nin akeri ve sivil bürokrasisiyle adada yıllardır uyguladığı “fetihçi” politikalar ise sadece rant için kullanılan yerel yönetimler yarattı. Hem siyasal hem sosyal yapıda erozyonlar yaratan bu yapı, her alanda Kıbrıslı Türklerin adeta hapsedildiği, adanın kuzeyinin tecrit olduğu bir durum ortaya çıkardı.

Akıncı bu kez de geçiştirecek mi?

Bugünlerde Kıbrıs Türk toplumunun barış görüşmeleri için görevlendirdiği ve Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş başkanı olup, 14 yıl boyunca kesintisiz bu görevi yürüten Mustafa Akıncı’nın Lefkoşa Belediye Başkanı iken şehri birleştirmek adına sunulan tüm önerilere “Zamanı gelince yaparız” gibi geçiştirmeci yanıtlar verdiği, bugün pek az kişinin hatırında. Hatta birçok kişi Akıncı’nın solcu olduğunu düşünüyor, bunun da barış görüşmelerine olumlu yansıyacağını umut ediyor.

Ayıbınızı örtün!

Yıllardır barış türküleri söylemek isteyen Kıbrıslılar, dileriz ki artık bu umuda yakınlaşır. Lefkoşa’da ise, kentin kültürel ve tarihi dokusunun korunduğu, iki toplumlu kültür-sanat festivallerinin düzenlendiği, işgallerin yarattığı tahribatların onarıldığı, bölücü duvarların, tel örgütlerin ortadan kalktığı ve askersiz bir gerçeklik inşa edilebilir… Böyle olursa, dünyaya örnek olan bir Lefkoşa gerçeğiyle karşılaşmak, hiç de hayali değil.

Kıbrıs hep iştah kabarttı

Kıbrıs, Osmanlı’nın borçlarından dolayı İngiltere’ye kiralanmış ve bir İngiliz kolonisi haline gelmişti. Bu dönemin bugüne kadar uzanan hatıraları, Türkler ve Rumların maden ocaklarında İngiliz sömürgeciliğine karşı birlikte örgütledikleri grev ve eylemleri, hasat zamanı köylülerin dayanışmasını, iki toplumlu yerleşimlerin folklorik özelliklerini, kültürel bütünleşmeyi, oluşan ortak dili, binlerce evliliği, taşınmaz mal ortaklıklarını bugüne dek taşıyor. Tabii yalnız hatıra olarak… Adada bugün her açıdan bölünmüşlük hakim.

1950’li yıllardan itibaren Kıbrıs’ın önemini arttıran temel faktörlerden biri, Ortadoğu petrolleriydi. Bunun yanında Kıbrıs, Ortadoğu’daki karışıklıklara yakın olması nedeniyle, ele geçirene müdahale olanağı sunuyordu. Özellikle Doğu Akdeniz’deki üslerini tek tek kaybeden İngiltere açısından Kıbrıs’ın önemi her zaman çok büyük olmuştu.

Akdeniz üzerindeki stratejik konumu dolayısıyla uluslararası güçlerin her dönem ilgisine yenik düşen Kıbrıs adası, halen yüzen bir savaş üssü gibi görülüyor. Hatırlatmak gerekirse bugün Suriye ve Ortadoğu’nun birçok bölgesine NATO’nun ve İngiltere’nin hava saldırılarını düzenleyen savaş uçakları, Kıbrıs’ta bulunan Ağrotur ve Dikelya İngiliz üslerinde koordine edinilip havalanıyor.

Ledra Palace bölgesinin Türk tarafı; Rum yönetimi sınırı. Tel örgüler, kenti ikiye ayırıyor. Fotoğraftaki binalar, BM denetiminde.

Ledra Palace bölgesinin Türk tarafı; Rum yönetimi sınırı. Tel örgüler, kenti ikiye ayırıyor. Fotoğraftaki binalar, BM denetiminde.

Etiketler: / / / / / / / / / / / /

Reklam
İmam Şiş: Süreç yasal güvenceye kavuşmadan direnişime son vermeyeceğim
İmam Şiş: Zindanlardan yapılan açıklamaları olduğu gibi haklı buluyor, kabul ediyor ve tecride tümden son verildiği deklare edilmediği ve yasal...
Londra’daki 1 Mayıs Kutlamasında Yüzlerce Kişi Yürüdü
Bir Mayıs Dünya Emekçi Bayramı nedeniyle başkent Londra’da yapılan yürüyüş ve mitinge binlerce kişi katıldı. Kürdistanlı ve Türkiyeli sosyalistlerin yoğun...
İmam Şiş: İnsanlığı felakete sürükleyen bu kriz ve kaos ortamından çıkış…
  ‘‘Gerçek zincirler duygularımızın ve arzularımızın yarattığı zincirlerdir.’’ Spinoza Genel olarak 1 Mayıslarda; kapitalist üretim ilişkileri içerisinde ücretli emek işçiliği...
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Yapılan eylemde polisler ve bir grup faşist...
Britanya Dışişleri Bakanlığı Önünde Açlık Grevi Eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra’da açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı önünde bir eylem düzenlendi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan...
Owen: Batı’nın sessizliği utanç verici
Tecride karşı 5 günlük açlık grevine giren 87 yaşındaki İngiliz insan hakları savunucusu Margaret Owen, yaşananlar karşısında Batı’nın sessiz tavrından...
Londra’da Görkemli Newroz Kutlaması
İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan Newroz kutlamasına binlerce Kürdistanlı ve dostları katıldı. 24 Mart Pazar günü yapılan kutlamada yapılan konuşmalara açlık...
Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı
Türk ordusunun Efrin’i işgal saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ’nin Britanyalı savaşçısı Anna Campbell (Helin Qereçox) şehadetinin birinci yıldönümünde Londra’da anıldı....
Galler Meclisinde Bir İlk: Açlık Grevi Önergesi Kabul Edildi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevleri Galler Meclisinde tartışıldı. Plaid Cymru tarafından meclise...
Irkçı Polis Meslekten Men Edildi
Ağustos 2016’da Londra’da yapılan kitlesel ‘Öcalan’a Özgürlük’ yürüyüşünde ırkçılık yapan Marcus Tyson adlı polisin dün yapılan duruşmasında ömür boyu meslekten...
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma yürüyüşü
İngiltere’nin başkenti Londra’da devam eden açlık grevleri ile dayanışma amaçlı Pazar günü bir yürüyüş düzenlendi.   Londra’nın Wood Green bölgesinde...
Londra’daki açlık grevi direnişçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı
14 Mart itibariyle Londra’da süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan direnişçiler Ali Poyraz, Nahide Zengin ve Mehmet Sait Yılmaz halk ile...
Londra’da büyük Newroz buluşması 24 Mart’ta
Birleşik Krallık’ın birçok şehrinde çeşitli etkinliklerle kutlanan Newroz’un büyük buluşması 24 Mart Pazar günü Londra’da gerçekleşecek. Newroz tertip komitesinden yapılan...
Açlık grevindeki Zülküf Gezen yaşamını yitirdi
Tekirdağ hapishanesinde açlık grevinde bulunan PKK’li tutsak Zülküf Gezen dün akşam yaşamını yitirdi. İlk gelen bilgilere göre Zülküf Gezen adlı...
Londra’da Süresiz ve Dönüşümsüz Açlık Grevi Başladı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevi direnişine yeni katılımlar devam ederken İngiltere’nin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ