Olcay Bayır’ın hislerin ve lokal müziğin buluştuğu ‘Rüya’sı

Olcay Bayır’ın hislerin ve lokal müziğin buluştuğu ‘Rüya’sı
  • 07.01.2020

SUNA ALAN / LONDRA

Besteci ve vokal Olcay Bayır’ın müziği, Anadolu’nun geleneksel mirası ve Londra’nın hareketli ve eklektik ruhunun bütünleşmesinden oluşuyor. Gençlik zamanının zengin geleneksel halk müziği, aldığı klasik soprano eğitimi ve dünyanın her yerinden müzisyenlerle yapmış olduğu çalışmalar Olcay’ın müziğine ilham olmuş.

Sanatçı Olcay Bayır’ın Mart 2019 yılında öncelikle Avrupa’da Arc Music etiketiyle ve geçtiğimiz Aralık ayında ise Türkiye’de Kalan Müzik etiketiyle çıkan Anadolu kültüründen beslenen ve çağdaş bir yaklaşımla harmanlanan ”Rüya” isimli albümü üzerine konuştuk.  Bu albümle, Olcay ilk defa kendi bestelerini dinleyenlerinin beğenisine sunuyor. Albümdeki ‘Yar Dedi’ bestesi, Türkiye’de albüm henüz yayınlanmadan tanınmaya başlandı bile.

 

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Dersim’den göç eden bir aileden geliyorum. Ancak ben Antep’te doğdum. 16 yaşında ailemle beraber İngiltere’de yaşamak için göç ettik Türkiye’den.  Dil ve adaptasyon dönemini aştıktan sonra Londra’da Middlesex Üniversitesinde Klasik Batı Şan Bölümü Opera bölümünü bitirdim. Okul döneminde ve sonrasında opera ve müzikal tiyatro yaptım. Ancak sonrasında müzikte kendi yolumu bulma adına ilk albümün Neva’nın çalışmalarına başladım ve 2014 yılında ilk albümüm Neva Avrupa’da Riverboat Müzik tarafından çıktı. Bu arada beste çalışmalarım da devam ediyordu. Ve sonraki süreçte ikinci Rüya için çalışmaya başladık. Rüya, Avrupa’da Arc Music Türkiye’de ise Kalan Müzik etiketleriyle çıktı.

”Büyüleyici bir ses, tutkulu ve enerji dolu” World Music Central Amerika, Nisan 2019

 

Son albümün ‘Rüya’nın hikâyesi nedir? Hangi his ve fikirlerin ürünüdür?

Rüya benim son 4 yıllık çalışmamın ürünü. Bir çoğu yaşanmışlıkların ifadesi ya da gözlemlerimin… Rüya benim için genelden özele geçiş yaptığım kişisel bir albüm. Ayrıca  hissettiğim müziği ve yorumladığım lokal melodiyi özünü bozmadan enternasyonal dinleyici ile buluşturmak istediğim bir fikrin ürünü. Tabi ki kendimi de şarkıcı ve besteci olarak ilk ifade ettiğim bir albüm Rüya, aslında çıkış noktası bu dönemdeki müzikal yolculuğum ve kişisel etkileşimlerim.

 

Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz?

Yaptığım müzik, köklerinden beslenen ancak kendine biraz kutunun dışından, kendi müziğine dışarıdan bakabilme çabası içinde olan bir anlayışa sahip. Yer yer melankolik, yer yer isyankar, sorgulayan, temasını hayatın her renginden alan… Köklerinden Anadolu’dan beslenen ve bu yereli genele taşıma çabasıyla yapılan eklektik bir müzik. Tabi kendi şarkılarımın taşıdığı ruh da melodiyi oluşturmada belirleyici oldu.

 

Albümde yeralan eserler ve bunların hikayelerinden bahsedebilir misiniz? Kimlerle çalıştınız?

Albümdeki 9 şarkıdan 5 tanesinin müziği ve yine 3 tanesinin söz ve müziği bana ait. Albüm ayrıca bir Karacaoğlan ve bir Aşık Veysel ve bir Şiwan Perwer bestesi ile bir de geleneksel Kıbrıs ezgisi olmak üzere geleneksel şarkılardan oluşuyor. Albümdeki şarkıların aranjelerini London Kefaya Grubu kurucularından Al MacSween ve Guiliano Modarelli ile beraber yaptık. Albümde kullandığımız etnik sazlar Türkiyeli ve Yunanistanlı müzisyenler tarafından çalındı.

”Olcay Bayır Rüya albümüyle, Britanya Dünya müziği sahnesindeki en seçkin ve ilgi çekici şarkıcılarından biri olduğunu kanıtladı! Muhteşem!” – The Guardian Gazetesi Britanya, Mart 2019

 

İleriye yönelik çalışmalarınız var mı? Bizimle paylaşır mısınız?

Elbetteki yeni şarkılar yapmak ve bunları paylaşmak… Ancak öncelikli planımızda Rüya’yı elimizden geldiği kadar çok dinleyene ulaştırmak ve paylaşmak var. Önümüzde İngiltere turu var Şubat ve Mart ayında gerçekleşecek. Sonrasında Londra’nın bilinen caz mekanlarından olan Jazz Cafe’de 2 Mayıs’ta bir konserimiz olacak. Sonrasında Almanya’da bir kaç konserimiz olacak. Albüm Türkiye’ye henüz Aralık başında Kalan Müzik aracılığı ile girdi. Yani şu an çok yeni. Öncelikle bir tanıtım çalışması sürecimiz olacak ve sonrasında da mutlaka orada da konserlerimiz olacak.

Reklam
AKM’de ‘Otizm ve Tedavi Yöntemleri Atölyesi’
Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. Otizm alanında kullanılan eğitim, terapi ve tedavi yöntemleri çok çeşitlidir ve...
Kadın gözüyle yeni yıla merhaba sergisi
Her geçen gün Türkiye’de zorunlu ayrılarak İngiltere’ye gelen onlarca sanatçıdan sadece biri Mehmet Arslan. Arslan yaklaşık üç yıldır Londra’da yaşıyor....
İngiltere’de işyerleri kapılarına kilit vuruyor
CRR adlı kuruluşun araştırmasına göre 2019 yılında küçük ve orta ölçekli 16 bin 73 işyeri kapanırken, 2020 yılında ise ise...
DGB’den ‘mücadele’ çağrısı
LONDRA- Britanya Demokratik Güç Birliği, Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalara, Alevilere yönelik saldırılara, Kürt siyasetine yönelik baskı ve tutuklamalara dikkat çekerek, AKP-MHP...
Sanat Deliliktir
Gökhan Yavuzel   Ortadoğu coğrafyası veya kuzey Afrika kıtası ülkelerinin birine mensup iseniz ve yazarlık gibi bir serüvenin içerisinde yol kat...
Sömürü çarkının bir dişlisi; ‘Bizim Esnaf’
İbrahim Avcıl Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumların Britanya’ya yoğun göçü 1980’lerin sonunda başladı. Bu göç 1990’ları ilk yarsına kadar tüm hızıyla...
Bozca-Der’in yeni başkanı Mehmet Koç oldu
LONDRA- 12. Olağan Kongresi’ni gerçekleştiren BOZCA-Der’in yeni başkanı Mehmet Koç oldu. Bozhöyük, Camili yurt ve civar yöre köylülerinin oluşturduğu Bozca-Der’in...
‘Ben Kolay Ölmem’ avrupa turnesinde
SUNA ALAN / LONDRA Ahmed Arif ve Cemal Süreya’yı bir araya getiren, “Ben Kolay Ölmem” tiyatro oyunu Avrupa turnesine hazırlanıyor....
Parlamentoya seçilen ilk Kürt ve Aleviyim
İşçi Partisi’nden Britanya Parlamentosu’na seçilen ilk Kürt ve Alevi olan Feryal Demirci Clark, parlamentodaki ilk konuşmasını yaptı. Türkiye kökenli nüfusun...
Yeni Yaşam gazetesine dava
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Yeni Yaşam Yazı işleri Müdürü Aydın Keser hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ