Blog

  • Birçok kentte ‘darbe’ protestosu: Berxwedan jiyan e

    Birçok kentte ‘darbe’ protestosu: Berxwedan jiyan e

    HABER MERKEZİ – HDP ve CHP’li 3 ismin vekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmaları birçok kentte protesto edildi. Vekilliklerin düşürülmesinin “darbe” olarak nitelendirildiği açıklamalarda, Güven’in tutuklanmadan önceki “Berxwedan jiyan e” sözleri hatırlatıldı.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun, kesinleşmiş hükümlerinin Meclis Genel Kurulu’nda okunmasıyla vekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmalarına tepkiler büyüyor. HDP’liler ve sivil toplum örgütleri, birçok kentte açıklama yaparak, vekilliklerin düşürülmesi ve tutuklamaları protesto etti.
    İSTANBUL 
    HDP İstanbul İl Örgütü, parti binası önünde yaptığı açıklamayla vekilliklerin düşürülmesi ve tutuklamaları protesto etti. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu ile partinin il ve ilçe yöneticileri ve bileşenlerinin katıldığı açıklama öncesinde çevresi ablukaya alınan parti binasının bulunduğu sokak polis tarafından araç trafiğine kapatıldı.
     Bina önünde yaptıkları açıklama öncesinde “Darbelerinize direneceğiz” pankartı açan partililer, sık sık “Bexwedan jiyan e”, “Kahrolsun AKP, işbirlikçi MHP”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Bijî bexwedana HDP” sloganları attı.
    ‘BERXWEDAN JİYAN E’
    Açıklama öncesinde konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, Leyla Güven’in tutuklanırken söylediği “Berxwedan jiyan e” sözünü hatırlatarak, bu sözün kendileri için mücadele gerekçesi olduğunu söyledi.
    Leyla Güven şahsında kadınlara yönelik saldırı olduğunu dile getiren Bulut, bu saldırılara karşı kadınlar olarak tüm güçleri ile direneceklerini ifade etti. HDP’nin açıkladığı tutum belgesinden sonra böyle bir saldırının gelmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Bulut, “Bizler hep birlikte diyoruz. Biz burada CHP Milletvekili Enis Berberoğlu içinde bulunuyoruz. Ya hep birlikte mücadele edip bunlardan kurtulacağız yada hep birlikte faşizmin zindanlarına gideceğiz” dedi.
    ŞENONĞLU: SONLARI GELİYOR
    HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ise, Leyla Güven’in faşizme, zulme, demokrasi ve halk düşmanlarına karşı temel gerçekleri olan ‘Yaşamak direnmektir’ dediğini dile getirdi. Şenoğlu, “İşte bu yaşamın en güçlü sözü, on yıllardır Türkiye ve Kürdistan halkları, emekçilerin gücü olmuştur. Onun için biz bu gün ayaktayız. Onun için tüm bu faşist zorbaca uygulamalara, yasa yasadışı her şeye karşı halklar, ezilenler, sosyalistler, kadınlar, gençler, dimdik ayaktayız” dedi.
    “Bize boyun eğdiremezler” diyen Şenoğlu, sözlerini “Çünkü halklarımıza demokrasi sözümüz var. Eşitlik sözümüz var.  Adalet sözümüz var. Bu sözümüze sadığız, sadık kalacağız. Biz iyi biliriz ki zorbaların sonları yaklaştığında zulümleri artar. Bu Roma’da Sezar’dan beri böyle. Bu Almanya’da Hitler’den beri böyle. Bu 12 Eylül de Kenan Evren’den beri böyle. Şimdi AKP iktidarı tarafından beri böyle. Evet sonları geliyor, zulümleri ondan artıyor” diyerek noktaladı.
    26 YILDIR DARBE ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR
    Konuşmaların ardından açıklama metni HDP İl Yöneticisi Erkan Tepeli tarafından okundu. Açıklamada Türkiye’de darbeci zihniyetin 26 yıldır TBMM’nin üzerinde kara bir leke olarak varlığını sürdürdüğünü ifade edildi.
    1994 yılında DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak tutuklanmasını hatırlatan Tepeli, 4 Kasım 2016 yılından sonra 27 milletvekilin vekillikleri düşürülüp birçoğunun cezaevine gönderilmesinin ardından dün Meclis’te 3 milletvekilinin vekillikleri düşürülmesinin yeni bir darbe olduğunu kaydetti. Halk iradesine karşı yapılan bu darbeyi tanımadıklarını söyleyen Tepeli, “27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü her fırsatta darbe olarak tanımlayan ve bunun üzerinden içi boş bir darbe karşıtı söylem tutturan iktidar, Türkiye’de yapılan askeri darbelere rahmet okutacak tarzda halk iradesine saldırmaktadır. Bu darbe, Pazartesi günü Eş Genel Başkanlarımız tarafından açıklanan ‘Demokratik tutum belgemize’ ve Türkiye toplumuna yaptığımız ‘birlik ve ortak mücadele’ çağrımıza verilmiş saldırgan bir yanıttır. İktidar bu kararıyla bir kez daha gücümüzden, siyasetimizden, Türkiye için çözüm olacak projelerimizden korktuğunu göstermiştir. Bugün de Saray rejiminin bu saldırısında vermek istediği mesajı aldık. Cevabımız da bir o kadar nettir: Bütün bu saldırılara karşı Türkiye’nin demokratik geleceğini yaratma çabamıza devam edeceğiz. Bu saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir” dedi.
    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapan partililer, eylemlerini alkış ve sloganlarla sonlandırdı.
    ÇANAKKALE
    HDP Çanakkale İl Örgütü’nün milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin parti binaları yapmak istediği açıklamaya ise polis izin vermedi. İl binası çevresini ablukaya alan polisler, partililere açıklama yapılması halinde müdahale edecekleri tehdidinde bulundu. Parti binasında yapılmak zorunda kalınan açıklamada milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmeleri ve tutuklanmaları kınandı.

    BURSA

    HDP ve CHP’li 3 ismin vekilliklerinin düşürülmesi Bursa’da da protesto edildi. HDP İl Örgütü binasında yapılan açıklamaya Bursa Demokratik Güçleri de katıldı.

    Hazırlanan ortak basın metnini okuyan Bursa Demokrasi Güçleri Sözcüsü Yiğitcan Karahan, “Milyonların oy vererek iradesi ile tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğlulları ve Enis Berberoğlu mazbatalarını iktidar tarafından almadıklarından milletvekillikleri de bunlar tarafından sona erdirilemez” dedi. Karahan, bundan sonra da mücadelelerini yükseltmeye devam edeceklerini dile getirdi.

    MARDİN  
    HDP Mardin İl Örgütü, 3 ismin milletvekilliklerinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla açıklama yapmak istedi. Ancak, partililer bina girişini kapatan çevik kuvvet polisleri tarafından engellendi. HDP’liler bunun üzerine, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları attı. HDP Mardin İl Eşbaşkanı Salih Kuday, 3 ismin halkın oylarıyla seçildiğine işaret ederek, “Biz parti olarak demokratik hakkımızı kullanarak konuya ilişkin basın açıklamamızı yapmak istiyoruz” dedi. Bunun üzerine emniyet amiri, açıklama için 48 saat önce valiliğe müracaatta bulunulması gerektiğini iddia ederek, açıklamaya izin vermeyeceklerini belirtti. Müzakere sırasında polis amirinin, Kuday’ın “TBMM’de bir darbe gerçekleşmiştir” söylemini “Evet” şeklinde onaylaması dikkati çekti. Açıklamaya izin verilmemesi üzerine partililer, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganı atarak dağıldı.
    Nusaybin’de de HDP İlçe Örgütü binasında yapılan açıklamayla milletvekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmasına yapılan açıklamayla tepki gösterildi.
    ŞIRNAK 
    Şırnak’ta milletvekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklamalar HDP İl Örgütü binası önünde yapılan açıklamayla kınandı. Üzerinde “Darbeye ve darbecilere teslim olmayacağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya HDP Şırnak milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Nuran İmir’in yanı sıra belediye eşbaşkanları, Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.
    HDP’li Özgüneş, daha önceki milletvekillerinin görevden alınmaları hatırlatarak, dün yaşananların ise darbe olduğunu söyledi. Özgüneş, “Bu darbelere karşı sesimizi yükselteceğiz. Ne 1 gün ne 4 gün ne de  10 gün, bu mücadele sonuna kadar büyüyerek devam edecektir. Biz hiç bir zaman başımızı eğmedik, diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Yaşamak direnmektir, sonuna kadar direneceğiz. Başarı halkların, demokrasi güçlerinin olacak” diye konuştu.
    Özgüneş, ayrıca 5 Haziran 2015’te Diyarbakır  İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge dönük saldırıda yaşamını yitirenleri andı.
    Açıklama, “Berxwedan jiyan e” ve “Leyla Güven onurumuzdur” sloganlarıyla son buldu.
    ADANA
    HDP Adana İl Örgütü, Abidin Dino Parkı’nda düzenlediği eylemle vekillerin tutuklanmasına tepki gösterdi. Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin de destek verdiği açıklamada konuşan HDP Adana İl Eşbaşkanı Mehmet Karakış, iktidarın hem doğaya hem de topluma fütursuzca saldırdığını ifade etti. Karakış, “3 vekil arkadaşımızın hukuksuzca vekilliklerinin düşürülmesi faşizmin zirvesidir. Faşist konformist iktidarınızın son kertesindesiniz. Atık yokuş aşağı hızla iniyorsunuz” dedi.
    HDP Ceyhan İlçe Örgütü, ilçe binalarının damında yaptıkları basın açıklamasında halkın iradesinin gasp edilmesini kınadı. Çok sayıda partilinin katıldığı açıklamada konuşan HDP Ceyhan İlçe Eşbaşkanı Delal Mamuk, “Milyonların oy vererek iradesini tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Kadri Enis Berberoğlu; mazbatalarını Saray iktidarından almadıkları gibi milletvekillikleri bu iktidar tarafından sonlandırılamaz” diye konuştu.
    MERSİN
    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Genel-İş Mersin Şubesi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla halkın iradesinin gasp edilmesini kınadı. “Seçimle gelen seçimle gider. İrademe dokunma” pankartının açıldığı açıklamaya kentte bulunan birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Açıklamada sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Açıklamada konuşan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Mustafa Özbay, halkın iradesinin yok sayıldığını belirterek, “Sözde kalmış demokrasiye son çivi, dün TBMM çatısı altında çıkarılmış oldu” dedi.  Özbay, Saray tarafından yapılanların demokrasiye darbe niteliği taşıdığını ifade etti.
    Ardından konuşan HDP Mersin İl Eşbaşkanı Mehmet Alış da, yapılanların hukuk dışı olduğunu söyleyerek, “Bu demokrasi ayıbı sadece bugün değil yıllardır yapılıyor. Bu darbeye karşı tüm muhalefettin ayağa kalkması gerekiyor. Herkes faşizme karşı mücadele etmelidir” ifadelerini kullandı.
    Açıklama alkışlarla son buldu.
    İSKENDERUN
    HDP İskenderun İlçe Örgütü de yaşananlara ilişkin parti binasında toplantı düzenledi. HDP İskenderun İlçe Eşbaşkanı Hülya Ateş, bu irade gaspına sessiz kalmayacaklarını belirtti. Ateş, “Bizler onların yoldaşları olarak AKP-MHP faşist blokuna sesleniyoruz; Leyla Güven ,Musa Farisoğulları  biziz, Leyla Güven, Musa Farisoğulları halktır. Onların mücadelesi bizim de mücadelemizdir” dedi.
    ANTALYA
    HDP Antalya İl Örgütü de il binaları önünde yaptıkları basın açıklamasıyla halkın iradesinin gasp edilmesini protesto etti. “Halk iradesi gasp edilemez” pankartının açıldığı açıklamada konuşan HDP Antalya İl Eşbaşkanı Muhsin Taşan, halk iradesine yapılan gaspa karşı mücadele edeceklerini söyledi.
    URFA 
    HDP Urfa İl Örgütü, milletvekilliklerin düşürülmesini parti binasında yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü ve partililerin yanı sıra çok sayıda yurttaş açıklamaya katıldı. Açıklamada sık sık “Leyla Güven onurumuzdur”, “AKP halka darbe yaptı” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Polisler, ablukaya aldığı il binasına gelen yurttaşlar kimlik kontrolünden geçirdi.
    HDP’li Sürücü, Diyarbakır’da 5 Haziran 2015’te HDP mitingine yapılan bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirenleri anarak, söz konusu tarihten sonra kaosun her geçen gün derinleştiğine işaret etti. Sürücü, “Bu süreçten sonra tasfiye politikaları geliştirildi. Bir kez daha halkın iradesine darbe yapıldı. Bu hukuksuzluğu lanetliyoruz. Her ne kadar Kürt Halkı’nın iradesine saldırsanız da baş eğmedik, eğmeyeceğiz. Sonun kadar bu faşist sistemin karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
    Açıklama, 5 dakikalık oturma eyleminden sonra alkışlar eşliğinde son buldu.
    ANTEP 
    HDP Antep İl Örgütü binası önünde de açıklama yapıldı. Çok sayıda partilinin katıldığı açıklamada, Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu’nun fotoğraflarının basılı olduğu pankart açıldı. Açıklamada sık sık “Mecliste darbe var”, “Ya hep birlikte ya hiç birimiz” ve “Baskılar bizi yıldırmaz” sloganları atıldı. HDP İl Eşbaşkanı Musa Aydın tarafından okunan ortak açıklamanın ardından eylem sona erdi.
    ADIYAMAN 
    HDP Adıyaman İl Örgütü,  parti binası önünde yaptığı açıklamayla konuya dair tepkisini ortaya koydu. Adıyaman önceki dönem HDP Milletvekili Behçet Yıldırım’ın yanı sıra çok sayıda kişi açıklamaya katıldı. Sık sık “Yaşasın halkların mücadelesi” sloganları atıldı. HDP PM üyesi İzzet Karadağ, ortak metni okudu. Açıklama alkışlar eşliğinde son buldu.
    MANİSA 
    HDP Manisa İl Örgütü, 3 milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesini düzenlediği toplantıyla protesto etti.Fiziki mesafenin korunduğu toplantıda İl Eşbaşkanı Ali Aslan, HDP genel merkez tarafından gönderilen ortak açıklamada, vekillerin tutuklanmasına tepki gösterildi.
    DENİZLİ
    HDP Denizli İl Örgütü, HDP ve CHP’li milletvekillerin milletvekilliklerinin düşürülmesine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Merkezefendi ilçe binasında düzenlenen açıklamaya çok sayıda kişi katılırken ortak metni Gençlik Meclisi üyesi Murat Engiz okudu.
    MUĞLA 
    HDP Muğla İl Örgütü, konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi. İl Eşbaşkanı Fulya Erdoğan’ın okuduğu basın metinde vekillerin halkın iradesi olduğunu belirtirken, HDP’ye yönelik yapılan saldırılara tepki gösterdi.
    AYDIN 
    HDP Aydın İl Örgütü, parti binasında düzenlediği toplantıda tutuklamaları protesto etti. “HDP Halktır halk burada” dövizlerinin taşındığı açıklamayı İl Eşbaşkanı Ayşenur Vaizoğlu okudu.
    Türkiye halklarının demokratik iradesinin merkezi olması gereken Meclis’te yeni bir darbeye daha tanıklık edildiğine dikkat çeken Vazioğlu, 1994 yılında DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları düşürülerek Meclis’ten yaka paça alındıkları günden bugüne demokratik siyaset ısrarında bulunan partilerine yönelik saldırıların sürdüğünü ifade etti.
    BATMAN
    Milletvekillerin tutuklanması ve vekilliklerinin düşürülmesine ilişkin HDP Batman il binası önünde basın açıklaması yapılmak istendi. HDP il binasını ablukaya kalan polisler, önce açıklamaya izin vermedi, ardında yapılan görüşmeler sonucu 6 kişinin katıldığı açıklama yapıldı.  Milletvekilleri Feleknas Uca ve Necdet İpekyüz’ün katıldığı açıklamada “halk iradesinin değiştirilemeyeceği” mesajı verildi. Açıklamada konuşan Uca, Güven ve Farisoğulları’nın tutuklanmasına tepki göstererek,  “Bu sistem ile FETÖ’ye karşı mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu yalandır. Siz onların yolundan gidiyorsunuz. Siz bizi irademizden koparmak istiyorsunuz. Siz bizi ne kadar tutuklarsanız biz daha fazla mücadele edeceğiz. Bu zihniyetin hesabını vereceksiniz. Leyla Güven ve Musa Farisoğulları bu halkın iradesidir. Onların yanındayız” dedi. Basın mensuplarının yan tarafında bulunan kadın polislerin konuşması sırasında gülmesine tepki gösteren Uca, “Siz burada gülmeyin, siz kendinize gülün” dedi.
    HDP’li vekil İpekyüz ise halkın bu kararları alanlara cevabını verdiğini, vermeye devam edeceğini söyledi.
    SİİRT
    HDP Siirt il binası önünde yapılan açıklamaya,  partililerin yanı sıra HDP Milletvekili Sıddık Taş katıldı. Açıklama yapan Taş, baskı ve tutuklamalarla önlerinin kapatılamayacağını belirterek, “Faşizm ile Kürt halkını durduramazsınız. Anketler yapılıyor, o yüzden sarayın durumu iyi değildir. Herkes bunu çok iyi bilsin ki direne direne kazanacağız” diye konuştu. Açıklama, 5 dakikalık oturma eylemi ardından sona erdi.
    VAN
    HDP Van İl Örgütü, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliliklerinin düşürülerek, tutuklanmasına yapılan açıklamayla tepki gösterdi.
    Sanat Parkı’nda yapılmak istenen açıklama için il binasından çıkan ve aralarında HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan’ın da bulunduğu partililer, bina girişinde polis engeliyle karşılaştı. Dakikalar süren tartışma sonrası HDP İpekyolu ilçe binasının önüne yürüyen kitle açıklama yaptı.
    AKP hükümetinin bir darbe daha gerçekleştirdiğini söyleyen HDP Van İl Eşbaşkanı  Öznur Bartın, Kürt halkının bu durumu kabul etmeyeceğini söyledi.
    HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, AKP ve MHP iktidarının savaş ve halklar ile doğayı talan ederek kendini var ettiğini söyledi.
    BİTLİS
    Bitlis’te HDP İl Örgütü de Gazibey Mahallesi’nde açıklama yaptı. Açıklama yapan HDP İl Eşbaşkanı Rumet Dursun, “Milyonların oy vererek iradesi tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Kadri Enis Berberoğlu mazbatalarını saray iktidarından almadıkları gibi milletvekillikleri de bu iktidar tarafından sonlandırılamaz. Demokratik değerleri mecliste, sokakta ve olabilecek her platformda sürdüreceğiz. Faşizme asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.
    IĞDIR
    HDP Iğdır İl Örgütü, il binası önünde basın açıklama yaptı. Açıklama yapan HDP Iğdır İl Eşbaşkanı Haydar Mızrak, halkın iradesi karşısında AKP iktidarının eriyen bir muma dönüştüğünü söyledi. Mızrak, iktidarın ülkeye karanlıktan başka verecek hiç bir şeyinin olmadığını vurguladı.
    HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, asla diz çökmeyeceklerini belirterek, Kürt halkının iradesinin hiçbir zaman esir alınamayacağını söyledi.
    AĞRI
    Ağrı’da ise Diyadin, Patnos ve Doğubayazıt Diyadin’de HDP ilçe örgütleri açıklama yaparak, milletvekillerinin tutuklanmasına tepki gösterdi.
    HAKKARİ
    Vekilliklerinin düşürülmesi Hakkari ve Yüksekova’da protesto edildi. Hakkari İl binasında yapılan açıklamayı HDP İl Eşbaşkanı Sinan Kaya okudu. Halk iradesinin bir kez daha ayaklar altına alındığını ifade eden Kaya, “Toplumun tamamını bir cendereye almak isteyen bir iktidar var. Sokaklara çıkıp demokratik tepkimizi göstermek isterdik ama dün Hakkari Valiliği alelacele bir karar alarak tüm basın açıklamalarını yasakladı. Bu durum AKP ve MHP faşizminin korkuyu iliklerine kadar hissettiğinin kanıtıdır. Yüz bin oy alan vekilimizin mecliste bir avuç insanın el kaldırıp indirmesiyle vekilliğinin son bulması faşizme ve düşmanvari tutumdan başka bir şey değildir. Leyla Güven’e her zaman sahip çıkacağız” dedi.
    YÜKSEKOVA
    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılan açıklamaya ise HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, yerine kayyım atanan Yüksekova Belediye Eşbaşkanı İrfan Sarı ile çok sayıda partili katıldı. Burada konuşan HDP İlçe Yöneticisi Selcan Saygı “Bu darbeci zihniyet 18 yıldır halkın üzerinde baskılarını sürdürüyor. Halk iradesine karşı yapılan bu rantçı ahlaksız ve faşist darbeciliği asla tanımayacağız. Yapılanlara karşı yılmayacağız. Bizler demokratik mevzilerimizi terk etmeyeceğiz ve direnmeye devam edeceğiz” dedi.
    CHP’Lİ BAŞKANDAN TEPKİ 
    Karara tepki gösteren CHP İl Başkanı Nazım Demir ise, yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi. Yaşananların son dönemdeki siyasi gelişmelerin sonucu olduğunu söyleyen Demir, “Mevcut uygulama ile milletin iradesi yok sayılmıştır. Adaleti ve hukuku savunmak için demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Yapılanlar millet iradesine darbedir. Bu yüzden bizler her alanda demokrasi ve hukuk mücadelemize devam edeceğiz. Çalışacağız ve hep beraber başaracağız” dedi.
    DERSİM 
    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, milletvekillerin vekilliğinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. “Darbelere teslim olmayacağız. İrademe Dokunma” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, “Leyla Güven onurumuzdur” ve “Berxwedan jiyane” sloganları atıldı.
    HDP İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, “Saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyecektir. Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir. Herkesi görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz” dedi.
    “Tek kişi kalana kadar mücadele edeceğiz” diyen HDP İstanbul Milletvekili Dılşat Cambaz ise, halkın sokaklarda iradesine sahip çıktığını söyledi.
  • DGB’den darbeye tepki: Yaşamak direnmektir

    DGB’den darbeye tepki: Yaşamak direnmektir

    Aralarında Kürt, Alevi, sol sosyalist ve yöresel derneklerin bulunduğu Britanya Demokratik Güç Birliği Meclis’te AKP-MHP eliyle gerçekleşen darbeye tepki gösterdi. Britanya DGB’nin açıklaması şöyle:

    AKP/MHP Devleti Halk iradesini keyfi şekilde gasp etmeyi alışkanlık haline getiren haksız, hukuksuz ve antidemokratik uygulamalarına devam ediyor. 4 Haziran 2020 günü yapılan TBMM Genel Kurulu’nda HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğlulları ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ‘nun milletvekillikleri düşürüldü.
    15 Temmuz sözde darbe’yi kendi lehine çevirerek halka zulmeden AKP/MHP devleti kendinden olmayan herkese ama özellikle muhalefete karşı faşist zulmunü devam ettiriyor. Bu darbeci anlayış dünde böyleydi bugünde aynı. Halk iradesini engellemeyi kendilerine kültür edinmiş bu ahlak yoksunu anlayışlar sandıkta oy çalmayı, seçilen belediye başkanlarının yerine kayyum atamayı ve halkın iradesi olan milletvekillerini tutuklamayı karakteristik bir yapıya dönüştürmüştür.
    Bu yapılan aynı zamanda Türkiye Demokrasisine yapılan bir darbedir. Tek adam diktatörlüğünde Halkların seçmiş olduğu milletvekillerinin tutuklanması, Halkların özgür iradesini gasp etmektir.


    AKP/MHP Faşist anlayış darbeci yönetimlerine devam ederken kendi tarihi misyonlarını yerine getiriyorlar. Tarihte örnek aldıkları Osmanlıcılık özentilerinden bunları tanıyoruz. Gerici ve ırkçı reflekslerini her gün başka bir örnekle sergileyen bu insanlık yoksunu anlayış mutlaka gidecek. Tarihte hiçbir diktatörlük sonsuz değildir ve daima iyilik kazanmıştır. Gidecekleri zamanı belirleyecek olanda direnenlerin gücüdür. O nedenle direneceğiz ve iyiliğin kazanmasını sağlayacağız.
    Demokratik Güç Birliği – Britanya olarak seçilmiş siyasetçilere yapılan bu darbeyi şiddetle kınıyoruz.
    Dünya siyaset tarihine AKP/MHP Devletinin bu uygulaması kara leke olarak geçecektir. Bizlerde bu darbeci kararı dünya haklarına duyuracak ve mahkum edeceğiz.
    Yaşamak Direnmektir!

     

  • DTK Eşbaşkanı Güven ve Farisoğulları tutuklandı

    DTK Eşbaşkanı Güven ve Farisoğulları tutuklandı

    Vekillikleri düşürüldükten sonra gözaltına alınan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları tutuklandı.

    Vekillikleri düşürüldükten sonra gözaltına alınan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları tutuklandı.

    Güven Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ne, Farisoğulları da Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildikleri öğrenildi.

  • Baydemir: HDP milyonların sesidir

    Baydemir: HDP milyonların sesidir

    Amed eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve HDP Milletvekili Osman Baydemir, kendisini HDP ve demokrasi güçleri ile karşı karşıya getiren yorumlara sert tepki göstererek, 10 yıl önce ‘Şahinler ve güvercinler” şeklindeki ayrıştırmaya karşı verdiği cevabı yineledi.

    Medya Tv’de Erdal Er’in sunduğu Politik Gündem adlı programda Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Yazar Veysi Sarısözen bir araya gelerek HDP ve Kürtlere yönelik saldırı konseptini değerlendirdi.

    Program da Londra’da yayın yapan Telgraf Aktüel programındaki açıklamaları ile Kürdistan ve Türkiye kamuoyunda gündem yaratan sözleri ile gündeme oturan Osman Baydemir, ‘devletsizlik’ ve HDP ile ilgili önemli açıklamalar da bulundu. Yazar Veysi Sarısözen, Baydemir’in Türk devletinin Kürdün devleti olmadığı yönündeki sözlerine katıldığını ifade ederek, “Türk devleti benim de devletim değil. Sadece benim değil faşist bir devlet hiçbir demokratın yurtseverin sosyalistin Türk’ünde devleti değildir. Bu devletin zorbalığına karşı mücadele sürerken taktık mücadele de sürecektir. Parlamento’da da olacağız Belediye’de diğer alanlarda da” dedi.

    ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN FERDİYİM

    HDP eski Urfa Milletvekili Osman Baydemir ise özellikle yaptığı açıklamaların bazı çevreler tarafından ‘HDP’ye rest” şeklinde yorum ve yazılara sert tepki gösterdi. “Özgürlük mücadelesinin bir ferdiyim” diyen Baydemir, eleştirilerin ise HDP’yi güçlendireceğini ancak kendi sözlerinin AKP-MHP rejiminin
    faşist politikalarına karşı olduğunu kaydetti.

    HDP MİLYONLARIN SESİDİR

    Ahmede Xani’nin büstünün Türk devleti tarafından yıkılmasını ve Kürtlerin değerlerinin talan edilmesini örnek gösteren Baydemir, “Hani her şer de bir hayır vardır. Bu rejim HDP’ye ve bileşenlerine saldırıyorsa bilinki HDP’de bir keramet vardır. HDP tıpkı siyahi genç gibi nefessiz bırakılmıştır. HDP milyonların sesidir milyonlar nefessiz bırakılmak isteniyor. Bu alçak sistem en fazla HDP’yi mağdur ediyor HDP Orhan Doğan Mehmet Sincarların mirasıdır. Demirtaş’ın Yüksekdağ’ın cesaretidir. HDP milyonların sesidir. Elbette ki zulmün ve faşizmin devleti bizim devletimiz değil” dedi.

    Kendisini HDP ve demokrasi güçleri ile karşı karşıya getiren yorumlara sert tepki gösteren Baydemir, 10 yıl önce ‘Şahinler ve güvercinler” şeklindeki ayrıştırmaya karşı verdiği cevabı hatırlattı.

  • Vekilliği düşürülen Leyla Güven: Berxwedan jiyan e

    Vekilliği düşürülen Leyla Güven: Berxwedan jiyan e

    DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, milletvekilliğinin düşürülmesine “Berxwedan jiyan e” sözleriyle karşılık verdi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun, kesinleşmiş cezalarının Meclis Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekillikleri düşürüldü.

    DTK Eşbaşkanı Güven, Meclis Genel Kurulu’nu Diyarbakır’da bulunan DTK binasından takip etti. AKP’li Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in, fezlekeleri okumasının ardından Güven’in ilk tepkisi, “Berxwedan jiyan e (Yaşamak direnmektir)” oldu.

  • Siyahlara iki misli fazla ceza kestiği ortaya çıkan Londra polisi ayrımcılıkla suçlanıyor

    Siyahlara iki misli fazla ceza kestiği ortaya çıkan Londra polisi ayrımcılıkla suçlanıyor

    Koronavirüs önlemlerinin uygulamaya konduğu döneme ilişkin veriler, İngiltere’nin başkentinde polisin, siyah ve diğer etnik azınlıklardan kişilere, oransızca gözaltı ve para cezası işlemi yaptığını ortaya koyunca, Londra Emniyet Müdürlüğü ayrımcılık suçlamalarına hedef oldu.

    Londra’nın tamamından sorumlu Başkent Emniyet Müdürlüğü 27 Mart ile 14 Mayıs arasında 973 kişiye ceza yazmış. Bu cezaların kentin demografik yapısıyla orantılı olmadığı dikkat çekiyor.

    Cezaların yüzde 46’sı, Londra nüfusunun yüzde 59’unu oluşturan beyazlara kesilmiş. Londra nüfusunun yüzde 12’sini oluşturan siyahlar cezaların yüzde 26’sını, nüfusun yüzde 18’ini oluşturan Asyalılar ise yüzde 23’ünü almışlar.

    Guardian gazetesi için bu verilerin analizini yapan Londra Üniversitesi’nden kriminoloji uzmanı doktor Kristian Posch, oransızlığa dikkat çekiyor:

    “Nüfusa oranları bakımından karşılaştırıldığında, beyazlara oranla, siyah etnik azınlığa mensup birine ceza kesilmesi ihtimalının 2,17 kat yani iki mislinden fazla olduğu görülüyor. Asyalı birine ceza kesilmesi ihtimalı ise beyaz bir kişiye göre yüzde 26 daha fazla olasılık. Karşılaştırmalar beyazların ceza alma ihtimalinin diğer gruplardan yüzde 23 daha az olduğunu gösteriyor” diyor.

    Ayrıca Covid-19 salgını nedeniyle ilan edilen önlemlerin ihlali gerekçesiyle yapılan gözaltı işlemlerinin sayısında da oransızlık dikkat çekiyor.

    Gözaltına alınanlar arasında beyazlar yüzde 38’i oluşturarak nüfusa oranlarının çok altında görünürken, nüfusu beyazlardan beş kat az olan siyahların gözaltılar içindeki payı yüzde 31.

    Londra polis yetkilileri bu süreçte ceza yazmaktan genel olarak kaçındıklarını, daha çok insanları kurallara uymaya ikna etme yöntemini tercih ettiklerini söylüyorlar. Buna karşılık yine uygulanan ceza ve gözaltılardaki oransızlığın sebeplerinin ise göründüğünden daha karmaşık olduğunu kaydediyorlar.

    “Toplam olarak daha fazla beyaz insana ceza kesildi ve diğer etnik gruplara kıyasla daha fazla beyaz gözaltına alındı. Fakat Londra’nın bütününde, nüfus bileşimi ile kıyaslandığında bu ceza ve gözaltılarda siyah ve etnik azınlıklara mensup kişilerin oranının daha yüksek olduğu görülüyor.

    “Bunun sebepleri muhtemelen karmaşık ve bir dizi farklı faktörü yansıtıyor. Bunlar arasında polisin suç işleme oranının yüksek olduğu bölgelerde daha aktif bir kolluk faaliyeti yürütmesi ve Londra’daki farklı etnik grupların bölgelere ne şekilde yayıldığı ve genç nüfusun oranı bakımından farklılıklar da var.”

    ‘Beyazlara göre daha fazla ceza alıyorlar’

    Polisin, durdurma ve arama yetkisini kullanırken, farklı etnik profillere eşit davranması talebi uzun zamandır gündemdeki bir konu.

    Londra Emniyeti’nin eski üst düzey yetkililerinden Leroy Logan “Bu verilerin ırkçı bir ayrımcılığı sergiliyor olması ihtimalini yok sayamam. Londra polis teşkilatı hala kurumsal olarak ırkçıdır ve Covid konusunda verilen yetkilerin kullanılması da bundan bağımsız bir şey değil” diye konuştu.

    Londra Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki siyah polislerin dernek başkanı Janet Hills ise “Bu durumun nasıl meşrulaştırılabileceğini düşünmekte zorlanıyorum. Bu veriler, hatıralardaki en büyük sosyal alt üst oluşlardan birini yaşadığımız bir dönemde, hep beraber yeni koşullara ayak uydurmaya çalışırken bile, siyahsanız, oransız hedef olmanın daima hayatınızın bir parçası olacağını gösteriyor” dedi.

    Hills siyah toplumun, nüfusun daha yoğun olduğu bölgelerde yaşadığını bunun evde kalma önlemlerine uymayı çok daha zorlaştırdığını da anlatıyor ve “Bu tür kalabalık bölgelerde yaşayanlar, salgınla mücadele eden sağlık çalışanları bile olsalar, siyah oldukları için ve ‘suç oranı yüksek’ bölgelerde yaşadıkları için belli bir tiplemeye dahil sayılıyorlar” diyor.

    Polis yetkilerinin ayrımcılık yapılmadan kullanılması için kampanya yürüten StopWatch adlı gruptan Katrina Ffrench “Sayılar ortada. Siyah ve Asyalı insanlar beyaz bireylere göre oransızca fazla ceza alıyor. Bu etnik oransızlığın üzerine gidilmeli ve polis memurları verdikleri kararların hesabını vermelidir” diye konuştu.

     

    Kaynak: BBC

  • Ferhat Tunç, Pınar Aydınlar, Gökhan Yavuzel: Tehditler Devam Ediyor, Endişeliyiz

    Ferhat Tunç, Pınar Aydınlar, Gökhan Yavuzel: Tehditler Devam Ediyor, Endişeliyiz

    Sanatçılar Ferhat Tunç ve Pınar Aydınlar ile yazar Gökhan Yavuzel, kendilerine sosyal medyadan yeni bir silah resimleri ve ölüm tehditleri içeren mesajlar gönderildiğini belirterek ortak bir açıklama yayınladı.

    Üç sanatçı ilk olarak 27 Mayıs Çarşamba günü de tehdit edildiklerini açıklamış ve “Bir adım bile geri atmıyoruz. Çünkü biz, ‘dönen dönsün, ben dönmem yolumdan’ diyen Pir Sultan’ın izinden yürüyenleriz” demişti.

    “Tehditler artıyor”

    Üç sanatçı son tehdit mesajlarına ilişkin şu açıklamayı yayınladı:

    “Öncelikle şunu belirtmek isteriz. Gündeme malum sebeplerden dolayı gelmekten üzüntü duyuyoruz. Elbette ki, ülkemizin içinde bulunduğu sorunlar yumağında bunları dillendirmek ya da gündeme getirmekten de hoşnut değiliz, Ancak; kısa sürede gelinen gelişmelerden sonra, yeni bir ortak bildiri yazma gereği duyduk.

    “Sosyal medyada özellikle şahsımızı hedef alan ciddi ölüm tehditleri gün geçtikçe artıyor. Fiziki zarar verme ve öldürmeye yönelik çirkin paylaşımlar servis edilip, isimlerimiz etiketlenerek dağıtımı yapılıyor. Bu durumdan sadece biz değil; dostlarımız, okurlarımız ve dinleyicilerimiz de yoğun bir kaygı yaşıyor.

    “Ancak, bizim kaygımız can korkusu telaşından değil; bu tip saldırıların giderek artmasının toplumu kutuplaştırmaya, hakkımızda meydana gelebilecek yanlış algıların doğmasına ve en önemlisi ise, benzer ölüm tehditlerinin diğer sanatçı, yazar ve aydın dostlarımıza karşı yapılmasına sebebiyet verebileceğidir ki birçok yazar ve sanatçı dostlarımız da benzer olaylara maruz kaldığını bildirmeye başladı.

    ‘Mücadelemiz barış için’

    “Amacımız; bu gibi bildirilerle herhangi bir kesimi temsil etme amacı gütmemektedir. Sadece, çeşitli grup ve kişilerle hakkımızda başlatılmış olan karalamaları boşa çıkarma, toplum nezdinde hiçbir yararı olmayan faşizan tehditleri bitirme ve bize karşı gelişebilecek olası saldırıları toplumun gözünde meşru hale getirmeye çalışanlara karşı tavrımızı ifade etmektir.

    “Diyalektik tarih anlayışı bize göstermiştir ki, yılmayanların ve mücadele azmini devam ettirenlerin toplumları daha iyiye, daha güzele doğru dönüştürdüğüdür.  Ve biz de çok iyi biliyoruz ki, ‘her mücadele kazandırmaz, ancak; kazananlar sadece mücadele edenlerdir.’

    “Tıpkı; Muaviye’ye karşı Hasan, Yezid’e karşı Hüseyin gibi, zalim Emevi saltanatını yıkan Ebu Müslim Horasani gibi, zalimlerin ve saltanat sahiplerinin korkulu rüyası olan Hassan Sabbah gibi, zulme uğramış yoksul köylüleri ayaklandırıp Sultan Süleyman’ın tahtını sallayan Baba Zünnun gibi, ‘Yoksullar hakkını almalı’ diye haykıran ve Yavuz Sultan Selim’e başkaldıran Şeyh Celal gibi, ‘Tarih kavga verip yenilmiş bile olsa, insanlık için vuruşanları asla unutmaz’ diyen Şeyh Bedrettin gibi…

    “Düşümüz ve mücadelemiz; sanatla pekişmiş, kültürle donatılmış bir dünyanın, nefret dili yerine barışı ve sevgiyi esas alan bir toplum yaratabilmesi adınadır.”