Blog

  • ‘Armenak ezilenlerin hikayesidir’

    ‘Armenak ezilenlerin hikayesidir’

    HİKMET ERDEN


    LONDRA- Londra’da gösterilen ‘Armenak’ belgeselinin yönetmeni Nurcan Yıldırım, Armenak ile ezilen ve soykırıma uğrayan halklar ile ezilenlerin mücadele hikayesini anlattıklarını söyledi. 

    Türkiye’de sosyalist mücadelenin önde gelen isimlerinden Armenak (Orhan) Bakır’ın yaşamını konu alan ‘Alnına Kılıç Yarası/Armenak’ adlı belgesel gösterimi Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde gösterildi. Filmin yönetmeni Nurcan Yıldırım’da katıldığı gösterime yoğun bir ilgi gösterilirken,  salonda Hrant Dink, Orhan Bakır ve solun önder isimlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğrafları asıldı. Partizan ve Sınıf Teorisi’nin ortak organizasyonuyla gerçekleşen gösterim, Ermeni yazar Hrant Dink’in katledilmesinin 13. Yıl dönümü dolayısıyla bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Anma ile birlikte Hrant anısına birde şiir okundu. Yaklaşık bir buçuk saat süren Armenak belgeseli izleyenlere duygulu anlar yaşatırken, Türkiye devrimci hareketinin yakın tarihine ışık tutması dikkat çekti.

     

     

    ‘ARMENAK HEPİMİZİN HİKAYESİDİR’

    Filmin yönetmeni Nurcan Yıldırım ise gazetemize verdiği demeçte, Armenak ile Türkiye devrimci hareketinin tarihsel belleğine bir katkı sunduğunu ifade ederek, “Armenak ile Hrant’ın hikayesi bizim hepimizin hikayesidir. Ezilen ulusların, haksızlıkların, kadınların, soykırıma uğrayanların hikayesidir Ermenak. Kadınların hikayesidir. Bu çalışma içerisinde Armenak’ın onlarca arkadaşı yoldaşı tanıklıklarını aktardı. Ailesinden çalışma yürüttüğünü köyler deki halka kadar herkes bir katkı sundu. Bize de bu işi toparlamak düştü” dedi.

     

    ‘TARİHSEL BELLEĞE BİR KATKI’

    Orhan Bakır ile Hrant Dink’in birlikte büyüdüklerini ve yoldaşlıklarını bir ömür sürdüğünü ifade eden Yıldırım, “Armenak onların diğer yüzüydü. Bu belgesel de 6 yıllık bir emeğin sonucu oluştu. Tarihsel belleğimize de katkı sunuyor. Armenak deyince Ermeni soykırımını işlemeden geçemezdik. O tarihte bir Paramazlar var. Türkiye sol tarihinde çok ta işlenmiyor. Bu çok önemli bir eksiklikti. Biz bunu da işledik. Türkiye sol hareketi bu konuda sınıfta kaldı. Paramazlar var Hilmiler var. Tarihin bu boyutunda devrimci kadınları es geçemeyiz. Aslında tarihi yerli yerine oturtmak lazım. Bu belleğimizdir bu tarihimizdir. Bu yolculukta bizde bir şeyler kattık” diye kaydetti. Armenak belgeselini kitaplaştırdıklarını kaydeden Yıldırım, filmin bir çok ülke de daha gösterime sunulacağını ifade etti.

  • Londra’da Hrant Dink anıldı

    Londra’da Hrant Dink anıldı

    LONDRA- Hrant Dink katledilişinin 13. Yıl dönümü dolayısıyla Ermeni kilisesinde düzenlenen bir etkinlik ile anıldı. Anma da Kürt sanatçı Suna Alan Ermenice bir performans gerçekleştirdi.

    Agos gazetesi kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 13. yıl dönümün de Londra’daki Ermeni Enstitüsü tarafından düzenlenen bir etkinlik ile anıldı. St. Yeghiche Ermeni Kilisesi’nde gerçekleşen etkinliğe Ermeni cemaatinin üyelerinin yanı sıra Kürt Halk Meclisi aktivistleri, Britanya Alevi Fedarasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil, akademisyen, yazar ve sanatçılar katıldı.

    Anma etkinliğinde yapılan konuşmalar da, Hrant’ın katledilmesinin sevgi, barış ve hoşgörüye yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı. Türkiye’de farklı inanç ve kimliklere dönük saldırıların devam ettiği ifade edilen anma da, binlerce düşünce suçlusunun cezaevinde olduğunun altı çizildi. Yine Hrant’ın halkların demokratik bir şekilde yaşaması için büyük mücadeleler verdiği de vurgulandı.

    SUNA ALAN’DAN ‘SARI GYALİ’

    Yapılan konuşmaların ardından Hrant Dink’in yaşamını konu alan belgesel gösterimi düzenlendi. Gösterim sırasında duygusal anlar yaşandı. Gösterimin ardından ardından Hrant Dink Vakfı’nın çalışmalarını anlatan slayt gösterisi ve sunum yapıldı. Etkinliğin son kısmında ise Kürt sanatçı Suna Alan, Ermenice ezgiler eşliğinde bir performans gerçekleştirdi. Ermenilere ait Sari Gyali (Sarı Gelin) şarkısına ise salonda bulunanlar eşlik etti.

  • Londra’da fidanlar ‘hoşgörü’ için dikildi

    Londra’da fidanlar ‘hoşgörü’ için dikildi

    İnançlararası ilişkileri güçlendirmek ve hoşgörü kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla Enfield bölgesindeki Alevi yerleşkesinde meyve ağacı fidanları ekildi.  Alevi inancında zorunlu olmadıkça ağaç kesilmeyeceği ifade edilen etkinlikte, dikilen fidanların sevgi ve hoşgörüyü güçlendireceği vurgulandı.

     

    Britanya Alevi Fedarasyonu ve İnançlar arası Ağaç Dikme Forumu’nun ortak organizasyonu ile Enfield’taki Alevi yerleşkesinin bulunduğu alanda fidan dikim etkinliği yapıldı. Etkinliğe, Enfield Belediye Başkanı Nesli Çalışkan, BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, Alevi dedeleri, gülbanglar, yerel yöneticiler ve farklı kimlik ve inançtan çok sayıda kişi katıldı. Enfield bölgesi Great Cambrige Caddesi üzerinde geniş bir alana sahip olan Alevi yerleşkesine beş çeşit meyve ağacı fidanları dikildi. Burada bir açıklama yapan Alevi dedeleri, Alevi inancında zorunlu olmadıkça ağaç kesilmediğine dikkat çekerek, “Ağaca ikrar veririz rıza isteriz. Kesilse dahi onun yerine bir fidan dikileceğine ikrar veririz. Belki bazı yerlerde şu an ağaçlar kesilirken ağaç dikimi yaparak geleceğe yönelik bir hizmet yapıyoruz. Yaptığımız hizmetler evrene doğaya kabul olsun. Bu diktiğimiz ağaçlar geleceğimiz, insanlığımız ve çocuklarımız ile bütünleşsin” dedi. 

     

    Enfield Belediye Başkanı Nesli Çalışkan ise inançlar arasındaki hoşgörü ve sevginin çok önemli olduğuna değinerek, fidanlarla birlikte daha fazla hoşgörü ve sevginin yeşereceğini söyledi.

     

    FELSEFEMİZİN BİR GEREĞİDİR

    BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil ise etkinliğin anlamlı olduğunu söyleyerek, şunları belirtti: “Toprağa düşen canlarım ağaçta tekrar can bulur o canlar bu ağaçlar da tekrar doğayla bütünleşir. Etkinliğimiz işte bu doğa inancımızla bir bütündür. Felsefemizin de bir gereğidir. Doğada sürekli tahrip edilen yangınlarla küresel ısınmayla tahrip edilen yeşilin tekrar can bulması tekrar güç bulması için fidanlar dikmek bizim inancımıza da yakın bir tavırdır. Yanan yakılan yok edilen doğaya en az on katı yüz katı tekrar fidanlar dikmemiz gerekiyor.”

     

    SEVGİYLE YEŞERECEK 

    İnançlararası Ağaç Dikme Forumu’ndan Ali adlı aktivist ise çok güzel ve önemli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, “Çok güzel bir çalışma oldu geleceğimiz açısından. Bu proje bir günlük değil tüm zamanları kapsıyor. Belediye yetkililerini de çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle hoşgörüyle bu fidanlarımızın yeşereceğine inanıyorum. Londra açısından da önemli bir çalışmadır. Bir şeyleri değiştirebileceğimize inancımızı dile getirmek istiyorum” diye kaydetti.

  • AKM’de ‘Otizm ve Tedavi Yöntemleri Atölyesi’

    AKM’de ‘Otizm ve Tedavi Yöntemleri Atölyesi’

    Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. Otizm alanında kullanılan eğitim, terapi ve tedavi yöntemleri çok çeşitlidir ve her geçen gün bunlara yenileri eklenmektedir.

    25 Ocak Cumartesi tarihinde İngiltere Alevi Kültür Merkezi bünyesinde ”Otizm ve Tedavi Yöntemleri” konulu bir atölye çalışması düzenlenecek. İngiltere Alevi Kültür Merkezi, 19 Clarendon Rd, Hornsey, London N8 0DD adresinde, saat  14:00-16:00 arasında gerçekleşecek atölye çalışmasına, Uygulamalı Davranış Uzmanı Canan Winter ve Özel Eğitim Öğretmeni (Uygulamalı Davranış Eğitimcisi) Döne Şahin konuşmacı olarak katılacaklar. Uzmanlar Winter ve Şahin daha sonra ebeveynlerden gelen sorulara yanıt olacaklar.

    Atölye çalışmasına ilişkin uzman Canan Winter ”Sadece otizm değil tüm öğrenme bozukluklarıyla ilgili konuşabiliriz. Yöntemimiz özellikle ADHD ve dislekside de çok başarılı. Konuşmak ya da herhangi bir şey paylaşmak zorunda değilsiniz. Sadece dinlemeye gelmeniz de bizi çok mutlu eder. Okullarda öğrenme bozukluğuyla nasıl başa çıkılıyor, özel eğitim okulları nasıl, yardım nasıl alabilirim, teşhis için ne yapabilirim ya da çocuğumda şunlar bunlar geri kalmış görünüyor ne yapabilirim gibi konulara değineceğiz. Amacımız ailelerin yol bulmak için aylarca beklemesini engellemek ve çözüm yolları konusunda bilgilendirmektir” dedi.

  • Kadın gözüyle yeni yıla merhaba sergisi

    Kadın gözüyle yeni yıla merhaba sergisi

    Her geçen gün Türkiye’de zorunlu ayrılarak İngiltere’ye gelen onlarca sanatçıdan sadece biri Mehmet Arslan. Arslan yaklaşık üç yıldır Londra’da yaşıyor. Sanat çalışmalarını PAZ-DER’de sürdüren Arslan, bu kez atölye sanatçılarından Elif Tumay’ın yapıtları ile sanat severlerin karşısında.

    Elif Tumay’ın ‘Ebru Sanatı’ çalışmaları ilk kişisel sergisi. Yaklaşık bir yıldır sanat çalışmalarını aralıksız sürdüren Tumay, iki çocuk annesi. Tumay, Pazarcık’tan zorunlu göç nedeniyle Londra’ya gelen kadınlardan sadece biri. İçinde biriktirdiği resim aşkı ona her zaman başka bir sorumluluk yüklemiş. Bu aşk sokaklardan caddelere, omuz omuza sürgün dostlarıyla, akrabalarıyla, hemşerileriyle tüm zorluklara karşı koymuş. Bu kavga onun sanat çalışmalarında rengarenk gökkuşağı olmuş.

    Yıllarca içinde sakladığı sürgün hayatı onun sanat çalışmalarına ayna olmuş. Tumay ebru sanatı çalışmalarını The Garden House (Kitapevi) adresinde 19 Ocak – 22 Şubat tarihleri arasında sergiliyor.

    Tumay bu sergiye yüzyılın en büyük sorunlarından biri olan çevre sorununa dikkat çekerek ‘’Green Planet’’ adını vermiş. Böylelikle hepimizin yeşil bir gezegen özlemine kulak vermiş oluyor.

    Sergi Açılış Tarihi : 19 Ocak 2020

    Saat : 16:00

    Yer : The Garden House (Kitabevi)

    410 High Rd, Tottenham, London N17 9JB

  • İngiltere’de işyerleri kapılarına kilit vuruyor

    İngiltere’de işyerleri kapılarına kilit vuruyor

    CRR adlı kuruluşun araştırmasına göre 2019 yılında küçük ve orta ölçekli 16 bin 73 işyeri kapanırken, 2020 yılında ise ise 17 bin 500 işyerinin daha kapanması bekleniyor. Hükümet ise Nisan ayı itibariyle kriz halinde olan ana caddeler de business rate (İşyeri vergisi) indirimi gibi bir dizi önleyici düzenlemeler yapmayı planlıyor. 

    İngiltere’de ekonomik kriz küçük ve orta ölçekli işyerlerini vurmaya devam ediyor. Ancak 2019 yılında sadece küçük işletmeler değil büyük mağaza firmaları da özellikle ana caddeler de yüksek kira ve işyeri vergisinden dolayı kapılarına kilit vurmak zorunda kalıyor. Centre for Retail Research (CRR) adlı Perakende Satış Araştırma Merkezi tarafından açıklanan rakamlar ise durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. 2019 yılında İngiltere’deki ana caddelerde her hafta 300 dükkan ka­pandı ve 2 bin 700 iş kaybı yaşandı. Son 25 yılın en olumsuz yılı olduğu tespiti yapılan araştırmada, 2019’da 16 bin 73 dükkan ve mağaza kepenk indirmek zorunda kalırken, 143 bin 128 çalışan ise işten çıkarıldı.

    Geçen yıl perakende sek­töründe işini kaybedenlerin sayısı, bir önceki yıla göre ise  25 bin 703 arttı. Kapanan dükkan ve mağaza sayısındaki artış ise bir önceki yıla göre bin 490 oldu.

     HAKSIZ REKABET VAR

    Bu durumun, yaşanan ekonomik krizin yanı sıra Online alışveriş merkezlerinin çoğalması ve ana cadde üzerindeki dükkanların kira ve business rate ücretlerinin yüksek olması olarak belirlendi. Özellikle online şirketlerin şehir dışındaki depoları için, ana caddelerde faaliyet göste­ren rakiplerine göre daha az “busi­ness rate” ücreti ödemeleri ise kilit vurmaların başka bir nedeni olarak gösterildi. Özellikle son bir yıl içerisinde Son Deben­hams, Bonmarche, Mothercare, Clintons, Select Fashion, Karen Millen, Jack Wills ve Bathstore gibi perakende zincirlerinin iflas ederek yönetimlerini devretmek durumunda kaldığı belirtildi. 

    ‘17 BİN 500 İŞYERİ DAHA KAPANABİLİR’

    CRR araştırmasının devamında ciddi uyarılar da bulunarak, işyerlerinin artan maliyetleri, düşük karlılık ve online satış yapan firmalara karşı içinde bulundukları haksız rekabetin giderilmemesi halinde 2020 yılında daha fazla işyerinin kapısına kilit vuracağını belirtiyor. CRR, 2020 yılında 17 bin 500 dükkan daha kapanacağını ve 171 bin kişinin daha işini kaybede­bileceğine dikkat çekti.  CRR direktörü Joshua Bamfield, işyerlerinin gi­derek artan maliyetler, düşük karlı­lık ve Amazon gibi online satış yapan firmalara karşı içinde oldukları reka­bet nedeniyle zor durumda olduğuna dikkat çekti.  CRR direktörü Bamfield, yükselen işçi masraflarının ticari baskıları ve nispeten zayıf olan ta­lepler, en zayıf durumdaki şirketle­rin mağazalarını kapatmasına veya iflas etmesine neden olacağının altını çizdi. 

    BUSİNESS RATE DÜŞÜRÜLECEK 

    İngiltere’de işyerleri kapılarına kilit vururken, hükümet ise bu duruma karşı özellikle ana cadde üzerindeki işyerleri için business rate” in­dirimlerinin yükseltilmeyi planlıyor. Nisan ayından bu indirimlerin başlaması beklenirken, bu indirimden yarım milyonu aşkın işyeri, restoran ve pub gibi işletmeler yararlanabilecek. Yine şehir merkezleri ve ana yollarda bulunan işyerlerinin canlanması için 25 milyon sterlinlik bir bütçe ayrılması düşünülüyor. Toplumlar Bakanı Robert Jen­rick, yeni hükümetin görev­lerinin merkezinde şehir ve bölge­lerin durumlarını düzeltmek, her­kesin refah içinde olduğundan ve fırsatlara erişebildiklerinden emin olmak olduğunu söyleyerek,  “2020 yılı boyunca şehir merkezlerimizi dönüştürmek ve yerel toplumların ihtiyaçlarını kar­şılayacak planlara destek olmak için yürütülecek projelere yüzlerce mil­yonluk yatırımlar yapacağız” dedi.

     

  • DGB’den ‘mücadele’ çağrısı

    DGB’den ‘mücadele’ çağrısı

    LONDRA- Britanya Demokratik Güç Birliği, Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalara, Alevilere yönelik saldırılara, Kürt siyasetine yönelik baskı ve tutuklamalara dikkat çekerek, AKP-MHP işgalci anlayışına karşı mücadele çağrısı yaptı.

    Britanya Demokratik Güç Birliği (DGB) tarafından Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan son siyasal gelişmelere ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi. Britanya Alevi Federasyonu’nda yapılan toplantıda, güç birliği üyesi kurum ve örgüt temsilcileri de hazır bulundu. DGB adına ortak açıklamayı yapan Hanım Akdemir, Türkiye’nin AKP-MHP rejimi tarafından ‘işgal’ altında olduğunu vurgulayarak, “Son yerel seçimler de muhalefet eden kesimler bir araya geldiği için iktidar telaşına düşen bu sağcı ve gerici iktidar işgaline devam edebilmek için 18 yıldır sürdürdüğü anti-demokratik, hukuk dışılık, hırsızlık ve sahtekarlıklarını arttırarak uyguluyor” dedi. Alevilerin evlerinin AKP-MHP iktidarının bilgisi dahilinde işaretlendiğine dikkat çeken Akdemir, iktidarın Aleviler ve Alevilik için itibarsızlaştırma ve hakaret dahil her türlük karalama ve iftirayı dile getirdiğini belirtti.

     

    ‘ALEVİ EVLERİ İŞARETLENİYOR’

    İktidar mensupları ve ortaklarının Alevilerin evleri işaretlendiğinde ‘haberleri yokmuş gibi’ davrandıklarını ifade eden Akdemir, “Üst düzey yöneticiler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil olmak üzere tüm hükümet yetkilileri ve ortaklarının Aleviler için ne düşündükleri ortadayken eğitim sisteminde kapalı yada açıktan Alevileri ve Aleviliği hedef alan itibarsızlaştırma metinleri orta yerde dururken, din adamlarının sürekli tekrarladığı aşağılık cümleler devam ederken kendisine Alevilerin evlerini işaretlemeyi görev edinen mahluklar da çıkacaktır. Aynı iktidar 41 yıl sonra dahi Maraş’ta yaşanan katliamda katledilen Alevilerin anılmasına izin vermiyor, 27 yıl sonra Sivas’ta taleplerimizi kabul etmiyor. İktidarını mezhepçi Türk-İslam olarak devam ettiriyor. Bu durumda işaretlemeleri yapanların ceza yerine mükafat alacağı mesajını iletmiş oluyor. Bu nedenle işaretlemelerden sorumlu olanlar Erdoğan ve tüm iktidar yöneticileridir” diye kaydetti.

     

    KÜRT HALKINI HEDEF ALDILAR

     Türkiye’de hukuk dışı tutuklamalar ve gözaltıların AKP-MHP iktidarının gerçek yüzü olduğunu söyleyen Akdemir, başta siyasi tutuklamalar olmak üzere tüm hukuk dışı tutuklama ve gözaltıları kınadı. İktidarın işgalci anlayışının Kürt halkının sesi olan kimlikler başta olmak üzere tüm muhalif bireyleri ve toplumları hedef aldığını belirten Akdemir, “Avrupa’da özgür iradesini kullanan insanları da susturmak için hukuksuzluğu sopa olarak kullanmaktadır. Son zamanlar da Grup Yorum üyeleri Helin Bölek, Bahar Kurt, İbrahim Gökçek, Barış Yüksel. Ali Aracı, Sanatçı Yılmaz Çeli, Şenol Akdağ, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker ve PSAKD Başkanı Zeynep Yıldırım gibi bir çok insanımız ya tutuklu olarak cezalandırılıyor yada yurt dışı yasağı ile tutsak ediliyor” diye kaydetti. DGB olarak doğruları söylemeye ve ayrımcı, gerici politikaların karşısında olmaya devam edeceklerinin altını çizen Akdemir, tüm farklı kimliklerle bir arada yaşamanın umudunu örgütleyerek tek anlayışlara karşı ‘dur’ diyeceklerini vurguladı.

    Akdemir’in ardından söz alan DAY-MER sözcüsü Feyzullah Cin’de Britanya’oati devrimci demokratik kurumlar olarak Ortadoğu’daki savaşın tekrardan halkların birbirine düşürülmemesi için bir an önce emperyalist güçlerin Ortadoğu’dan çekilmesi gerektiğini ifade eti.