Blog

  • Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    İngiltere’nin başkenti Londra’nın merkezindeki London Bridge (Londra Köprüsü) polis tarafından kordon altına alındı.

    Bölgedeki BBC muhabiri John McManus polisin, köprüdeki bir kavga sonrası bölgeye geldiğini ve silah sesleri duyulduğunu bildirdi.

    John McManus, “Londra Köprüsü’nde ilerliyor, güneyden kuzeye geçiyordum. Köprünün diğer tarafında bir kavga çıkmış gibiydi. Birkaç erkek, başka bir erkeğe saldırıyordu” dedi.
    Londra Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise polisin yerel saatle 13:58’de bir bıçaklı saldırı ihbarı sonrası Londra Köprüsü yakınındaki bir bölgeye gittiği bildirildi.
    Bir kişinin gözaltına alındığı ve yaralılar olduğu açıklandı.

  • İngiltere’de 3 kişiden 1’i ikinci el ürün alıyor

    İngiltere’de 3 kişiden 1’i ikinci el ürün alıyor

    İngiltere’de her üç kişiden biri ikinci el ürünler satın almayı tercih ederek doğa için daha az zararlı bir alışveriş yaparken bir yandan da ikinci el ürünler üzerindeki kalıplaşmış önyargıları kırıyorlar.

    İkinci el bir diğer adıyla kullanılmış ürünleri satın almak İngiltere’de giderek yaygınlaşan bir durum. Ülke de her on kişiden altısı, imkan olduğu ölçüde ikinci el ürünleri satın almanın doğayı koruduğuna inanıyorlar. Benzer şekilde her üç kişiden ikisinin tekstil ürünleri, beyaz eşya ve elektronik aletler tüketiminin çevresel etkileri konusunda bilgi sahibi olduğu saptandı. Aynı araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 55’i ikinci el satın alma konusunda hala bazı önyargıları olduğunu düşünürken yüzde 40’ı eski ürünlerin daha sağlam ve benzersiz parçalardan oluştuğunu düşündüğünü dile getirdi. Bununla birlikte ikinci el ürün satın alanların yüzde 70’i bunu çevresel faktörler nedeniyle değil daha ucuz olduğu için tercih ettiklerini dile getirdiler. En çok tercih edilen ikinci el ürünlerde ilk sırayı yüzde 74 ile kitaplar alıyor. Bunu yüzde 62 ile koleksiyonluk ürünler ve yüzde 60 ile araba izlemekte. Bunların dışında ilk yirmide CD, bisiklet ve kıyafet yer alıyor. Buna karşılık cep telefonu ve ayakkabı, insanların ikinci el satın almayı tercih etmediği ürünler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

  • Gözaltında beyaz tülbentlerine el konuldu

    Gözaltında beyaz tülbentlerine el konuldu

    Batman’da 27 Kasım’da gözaltına alınıp, gözaltı süreleri 4 gün uzatılan 30 kişi arasındaki kadınların beyaz tülbentlerine el konulduğu belirtildi.
    Batman’da Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Barış Anneleri Meclisi, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski çalışanlarının da aralarında bulunduğu 30 kişi, 27 Kasım’da evlerine düzenlenen baskınlarla gözaltına alınmıştı. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan 30 kişi, bugün Batman Adliyesi’ne getirildi.
    İfade almayan savcılık, 30 kişi hakkında ek gözaltı süresi talebinde bulundu. Sulh Ceza Mahkemesi 4 günlük ek gözaltı süresi verdi.
    Adliyeye getirilen 30 kişiye plastik kelepçe takıldığı, sürekli beyaz tülbent takan kadınların ise başlarında bu kez tülbent olmadığı görüldü. Gözaltındaki kadınların tülbentlerine emniyette el konulduğu öğrenildi.
    ‘Gizlilik’ kararı bulunan soruşturma dosyası kapsamında gözaltına alınan 30 kişie “örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildiği öğrenildi.
  • ‘Dört yılda 16 bin HDP’li gözaltına alındı, 3 bin 500’ü tutuklandı’

    ‘Dört yılda 16 bin HDP’li gözaltına alındı, 3 bin 500’ü tutuklandı’

    Ankara merkezli olarak dün 14 ilde yapılan operasyonlarda siyasetçi, insan hakları savunucuları ile emek ve demokrasi mücadelesi veren pek çok ismin gözaltına alınması birçok kentte protesto edildi. Yapılan açıklamalarda gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması istendi. 

     

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, yapılan gözaltılara ilişkin Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenlendi. Açıklamaya Hakların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Yazar Fikret Başkaya, Şair Ahmet Telli ve Gazeteci-yazar Hüseyin Aykol’un yanı sıra çok sayıda sendika, parti ve kurum temsilcisi katıldı.

    Toplantıda konuşan İHD Ankara Şube Üyesi Sevil Turgut, yapılan gözaltıların gerekçesine dair avukatlara herhangi bir bilgi verilmediğini paylaştı.

    Turgut, “Uzun zamandır yasal bir hak olan düşüme ve ifade özgürlüğü kapsamında, toplanma haklarına dönük eski faaliyetler gerekçe gösterilerek, periyodik hale getirilen gözaltı işlemleri yapılmaktadır” dedi.

    Gözaltı uygulamalarındaki amacın topluma korku yaymak ve endişeleri çoğaltmak olduğunu kaydeden Turgut, şöyle dedi:

    “Bu uygulamalar belirsizliği de beraberinde getirmektedir. Serbest bırakılanların çoğuna adli kontrol şartı getirilmekte; imza ve yurtdışı yasağı ile bir başka şekilde özgürlükleri kısıtlanmaktadır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında tutuklanmayıp adli kontrol tedbiri uygulanan kişi sayısının ise 450 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.”

    Korku uyandırılarak gözaltına alınmaların kabul edilemez olduğunu belirten Turgut, “Anayasal bir hak olan ve uluslararası sözleşmelerle de garanti altına alınmış olan düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ortadan kaldırılamaz. Bu haklar suç değildir, suç sayılamaz. Siyasal iktidar bu yasa ve sözleşmelere uymakla yükümlüdür” dedi.

    Batman’da DTK, İHD yöneticileri ile Barış Anneleri’nin de aralarında 30 kişinin gözaltına alınması protestosunda konuşan DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, “Kimse bizi tutuklama ve gözaltılarla korkutamaz” dedi.

    Kentte yapılacak açıklama öncesinde parti binası çevresi polislerce abluka altına alındı. Valilik kararı doğrultusunda dışarıda açıklamaya izin verilmeyeceğinin belirtilmesi üzerine Öztürk ile HDP Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, polislerle tartıştı. Gösterilen tepkiler üzerine polislerin yasak ısrarından geri adım atmasıyla açıklama yapıldı.

    Partilerine dönük operasyonlarla 2015 yılından bu yana 16 bin 300 arkadaşlarının gözaltına alındığını, bunlardan 3 bin 500’ünün tutuklandığı bilgilerini veren Tiryaki, “Bunlara rağmen partimiz dimdik ayaktadır ve onlara İstanbul’da, Ankara’da ve daha birçok yerde kaybettirmiştir. Onlar umutla bakamıyorlar, umutla bakan halkımızdır, o yüzden bizi kriminilaze etmeye çalışıyorlar. Kazanan halkımız olacaktır” dedi. (Mezopotamya Ajansı)

  • Çalışma saatleri Hemşire’yi intihara sürükledi

    Çalışma saatleri Hemşire’yi intihara sürükledi

    Manchester’da bir hastanede görev yapan 35 yaşındaki Leona Goddard, çalışma saatleri ve iş stresine dayanamayarak intihar ederek hayatına son verdi.

    35 yaşında, hemşire olarak görev yapmakta olan Leona Goddard, söylenenlere göre, iş dolayısıyla yaşadığı aşırı strese dayanamayarak 12 saat çalıştığı bir günün sonunda intihar ederek hayatına son verdi. Manchester, Prestwich Hospital’da görev yapmakta olan Goddard, iş arkadaşları tarafında olağanüstü bir çalışan olarak tanımlanırken her gün üzerine yüklenmekte olan sorumlulukların üstesinden gelmekte zorlanmaya başladı. Eski sevgilisi Peter Schaffer, ‘Leona ilerde bir ailesi olmasını ve çocuk sahibi olmayı çok istiyordu. Bence, kesinlikle çok iyi bir anne olurdu; fakat NHS’te çalışmaya başladıktan sonra çalışma saatlerinin uzunluğu, istekleri ve hayallerinin önünde ciddi bir engel oluşturmaya başladı. Çalışma arkadaşı Sianne Donovan, ‘Leona’ya destek olan kimse yoktu, çoğu kez ona işten ayrılmasını ve başka bir iş bulmasını söyledim ama olmadı’ diye anlattı.

  • Liberaller Brexit karşıtlığında kararlı

    Liberaller Brexit karşıtlığında kararlı

    Liberal Demokratlar Lideri Jo Swinson, Brexit karşıtlığı konusunda kararlı tutumunu sürdürerek, “Brexit hiç bir şekilde ülkemize yarar sağlamaz” dedi.

     

    Liberal Demokratlar Lideri Jo Swinson,  yaptığı konuşmada partisinin genel seçim programında yer alan konulardan ve özellikle ücretsiz çocuk bakımı planlarından bahsetti. Londra, Camden’da dinleyicilerine seslenen Swinson, ‘Britanya son üç buçuk yıllık süreyi Brexit ile harcadı. Brexit, hiçbir şekilde ülkemize yarar sağlayacak bir karar değildir. Bu karar işlerimizi tehlikeye atacak, güvenliğimize tehdit oluşturacak ve çalışanlarımızın geleceğini güvencesizliğe sürükleyecek bir karardır. Brexit ister Boris Johnson tarafından yürürlüğe koyulsun, ister Jeremy Corbyn tarafından uygulansın, tamamıyla bizim geleceğimizle kumar oynayan bir karar olarak kalacaktır’ dedi.

    Liberal Demokrat Parti, iki-dört yaş arası tüm çocuklara haftada 35 saate kadar ücretsiz bakım hizmeti sağlamayı planladıklarını dile getirdi.

     

  • Alışveriş Çılgınlığına Kapılmanızın Sebebi: Diderot Etkisi

    Alışveriş Çılgınlığına Kapılmanızın Sebebi: Diderot Etkisi

    Denis Diderot Kimdir?

    Diderot Etkisi, ismini, Fransız filozof ve yazar Denis Diderot’tan alıyor.

    1713 ile 1784 yılları arasında yaşayan Denis Diderot, Aydınlanma Çağı’nın en önemli isimlerinden ve Romantizm akımının öncülerinden biriydi.

    Halkı eğitmek ve geliştirmek amacıyla tasarlanan Ansiklopedinin baş editörü olan Diderot, 18. yüzyıl aydınlarının gelişmesinde ve topluma kazandırılmasında büyük role sahipti.

    Yaşamı boyunca onlarca esere imza atan Diderot, felsefenin yanı sıra edebiyata da pek çok katkıda bulundu.

     

    denis diderot by jean honore fragonard

    Diderot Etkisi Nedir?

    Diderot Etkisi, kısaca, satın aldığımız her yeni şeyin bizi başka yeni şeyler almaya teşvik ettiğini anlatmak için kullanılan bir kavramdır.

    Neden ‘Diderot Etkisi’?

    Denis Diderot, ‘Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık’ isimli yazısında, içine düştüğü tüketim çıkmazını anlatmıştır.

    Diderot, ihtiyaç duyulmadan satın alınan nesnelerin sebep olduğu tüketim çıkmazından bahseden ilk kişi olduğu için, bu çıkmaza ya da döngüye Diderot Etkisi ismi verilmiştir.

     

    deniz diderot by Dimitry Levitzky

     

    Diderot’un Deneyimi

    Hikaye iki şekilde anlatılıyor: Birinde, sabahlığın hediye edildiği, diğerindeyse kendisinin satın aldığı ayrıntısına yer veriliyor.

    Rus İmparatoriçesi Büyük Katerina, maddi sorunlar yaşadığını duyduğu Diderot’un kütüphanesini satın alır. Kütüphaneyi evinde tutmasını ister ve Diderot’u kütüphanecisi yaparak 25 yıllık maaşını peşin öder.

    Bu yardım sonucunda borçlarını ödeyen ve rahata kavuşan Diderot, şık bir sabahlık satın alır (ya da bir arkadaşı tarafından Diderot’a şık bir sabahlık hediye edilir).

    Diderot sabahlığı giydiğinde, evindeki eşyaların sabahlığa yakışmadığını, eski olduklarını ve sabahlığa uyum sağlamadıklarını düşünür. Bunun üzerine masasını, duvardaki resimlerini, koltuğunu değiştirir. Çok geçmeden evindeki eşyaların neredeyse tamamını yenileriyle değiştirmiştir, ancak yine borçlanmıştır.

    İçine düştüğü durumu fark eden Diderot, onu ihtiyacı olmayan şeyler almaya iten dürtüyü ‘Eski Sabahlığım İçin Pişmanlık’ isimli makalesinde anlatır.

    ‘Neden saklamadım onu sanki? O bana alışmıştı, ben de ona… Vücudumun bütün kıvrımlarını sarıyordu. Diğeri kaskatı ve kolalı, beni hantal gösteriyor. Oysa eskisi tüm ihtiyaçlarımı karşılıyordu. Tozlanan kitapları eteği ile silebiliyordum. Üzerindeki çizgiler edebiyatı, yazarı, çalışan adamı anlatırdı. Oysa şimdi işe yaramaz bir zengin adam havası geldi üzerime. Kimse kim olduğumu bilmiyor. Onun içindeyken sakarlık etmekten korkmazdım. Eski robdöşambrımın mutlak efendisiyken yenisinin kölesi oldum… Saygı ve hayranlık duyduğum şu kıymetli giysiye lanet olsun. Nerede benim o eski, alelade kumaştan, mütevazı, rahat çaputum?… Dostlarım, eski dostlarınızı muhafaza ediniz. Dostlarım, varsıllığın size dokunmasından sakınınız. Benim durumum size ibret olsun. Yoksulluğun kendine has özgürlükleri vardır, zenginliğin de mahzurları… Hepsi bu değil dostlarım. Lüksün tahribatına, sürekli artan lüksün neticelerine bakın. Eski robdöşambrım, etrafımdaki diğer döküntülerle uyum içindeydi. Hasır bir sandalye; tahta bir masa; birkaç kitabı taşıyan bir eski kitaplık; çerçevesiz, isli birkaç gravür; bu gravürlerin arasında havaya kalkmış birkaç sıva parçası, bütün bunlar eski robdöşambrımla ahenkliydi. Şimdi her şey bozuldu, uyum, birlik ve güzellik yok oldu!’

    Diderot Bütünlüğü

    • Satın aldığımız her yeni nesne, bulunduğu / kullanıldığı yerdeki diğer nesnelerle uyum sağlamaz.
    • Yeni nesne ile uyum ve bütünlük yaratması için eski ve yıpranmış diğer nesnelerin de yenileriyle değiştirilmesi istenir.
    • Nesnelerin gerçek etkisi ve değeri bir bütün içinde anlam ve işlevsellik taşır (Diderot Bütünlüğü).

    Diderot Etkisinin Önemi ve Gestalt Yaklaşımı

    Diderot Etkisi, hem tüm zamanlardaki alışveriş arzusunu hem de günümüzdeki tüketim çılgınlığını anlatması açısından kültürel antropolojide, psikolojide ve sosyolojide önemli bir yere sahiptir.

    En basit şekilde kendimizi düşünelim. Modaya, çağa, belirli bir konsepte veya tarzımıza uymadığı sürece herhangi bir kıyafeti ya da eşyayı kullanmak istemiyoruz. Bu, Diderot Bütünlüğüdür.

    Her alışverişin birbirini tetiklemesi, yani basit bir örnekle; yeni aldığımız elbiseye uygun ayakkabı, çanta, tokalar ve takılar ve hatta yeni bir mont almamızsa Diderot Etkisidir. Aldığımız yeni ayakkabıya, çantaya ve monta büyük olasılıkla ihtiyacımız yoktu. Alışverişin tamamı, bilinçli olarak düşünülmeden, bir uyum yakalamak amacıyla yapılmıştı.

    Diğer bir yandan, benimsediğimiz kültür kodları, uyumu ve bütünlüğü dayatır. Bu da, satın alma ve sahip alma isteğimizi ve davranışlarımızı büyük ölçüde etkiler veya belirler. Çünkü, farkında olarak ya da olmayarak, bütünü elde etme arayışında oluruz.

    İnsanın bütünlük arayışı, 20. yüzyılda ortaya koyulan Gestalt İlkeleriyle de paralellik gösterir: Bütünsellikle daha anlamlı ve değerli bir sonuca ulaşılır. İnsan, bütünlüğe erişmediği sürece eksiklik ve yoksunluk hisseder. Bunun sonucunda da bütünlüğü elde etmek için çaba gösterir.

    Diderot Etkisinin İki Boyutu

    • Tüketici bir ürünü satın aldığında, bütünü tamamlamak için bu ürünle bağlantılı yeni ürünler satın alır.

    Örneğin; yeni ev ve yeni mobilyalar, yeni bir elbise ve yeni aksesuarlar, terfi sonrasında o statüye uygun olduğunu düşündüğümüz yeni kıyafetler, vb.

    • Yeni satın almadan kaçınma da ikincil boyuttur. Kişi, bütünlüğü bozacağı kaygısıyla yeni ürün almama davranışı da geliştirebilir.

    Diderot Etkisinin Alışveriş Alışkanlığı ile İlgili İki Varsayımı

    • Satın aldığımız ürünler karakterimizin bir parçasıdır, sosyal statümüzü ve kimliğimizi yansıtır. Diğer satın aldıklarımızı tamamlar.
    • Yeni aldığımız ve daha önce sahip olduklarımıza benzemeyen ürün için yeni bir grup oluşturmamız gerekir. Böylece, yeni ürünle bütün oluşturacak yeni başka ürünler satın almaya başlarız.

    Diderot Etkisiyle Nasıl Başa Çıkılabilir?

    Tüketime dayalı; daha fazlasına, daha üst modele, daha iyisine ve ‘en son’ üretilene sahip olmanın statü göstergesi olduğu bir dünyada, öncelikle düşünce yapımızı değiştirmemiz gerekiyor.

    Alışveriş yapmadan önce kendimize bazı sorular sorabiliriz:

    • Sahip olduğum ürün ihtiyaçlarımı karşılıyor mu?
    • Bu ürüne gerçekten ihtiyacım var mı?
    • Neye para veriyorum?

    Bir ürünle ‘mutluluk, neşe, enerji, güzellik,…’ satın alınacağına dair algı yaratmak (felsefe ya da yaşam tarzı satmak) yeni bir şey değil.

    Satın alacağınız şeyin yalnızca bir nesne olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Hiçbir nesne sizi daha iyi, daha mutlu bir insan yapmaz ya da daha fazla sevilmenizi ve beğenilmenizi sağlayamaz.