Blog

  • Aksakal Cinayeti Soruşturmasında Bir Sanık Mahkemeye Çıkartıldı

    Aksakal Cinayeti Soruşturmasında Bir Sanık Mahkemeye Çıkartıldı

    Öldürülüp Cesedi Çuvalın İçinde Yol Kenarına Atılan Kişi Türkiyeli Çıktı 1

    Çürüyen bedeni Ikea poşetlerine sarılı olarak, Epping Forest’te, kısmen gömülü olarak bulunan Hıdır Aksakal (53) cinayetinin soruşturması kapsamında bir kişi tutuklandı.

    Boksör Çetin ve Musa Yakut isimleriyle de tanınan Aksakal’ın cesedi 9 Eylül’de bulunmuştu.

    Remzi Akgüç (40), 25 Eylül’de Aksakal’ın cinayetinden tutuklanıp, ertesi gün Redbridge Magistrates’ Mahkemesine, ve daha sonra, 29 Eylül’de Old Bailey Yüksek Mahkemesine çıkartıldı.

    Bir diğer 22 yaşındaki erkek gözaltına alındıktan sonra, soruşturmanın devamı süresince kefaletle serbest bırakıldı.

    Aksakal Kent’in, Margate bölgesinde yaşıyordu, aynı zamanda Harringay bölgesine bağlantıları bulunuyordu. Londra Polis Birimi, Metropolitan Police, Aksakal’ın daha önce suça karıştığını ve 1998 yılında işlenen bir cinayetten yargılanıp serbest bırakıldığını açıkladı. Tottenham’da öldürülen, uyuşturucu taciri olarak bilinen, Bülent Giritli cinayetinde yargılanan Aksakal suçsuz bulunurken, Mustafa Sungur suçlu bulunmuştu.

    Yapılan otopsi sonucunda, Aksakal’ın ölüm sebebinin silah yarasından olduğu açıklandı. Aksakal son olarak 17 Ağustos’ta Green Lanes’de görüldüğü biliniyor.

     

  • HDP’ye Bir Destek te Birleşik Haziran Hareketi Londra Meclisin’den

    HDP’ye Bir Destek te Birleşik Haziran Hareketi Londra Meclisin’den

    Birçok sol parti, kurum ve şahsiyetin içerisinde yer aldığı Birleşik Haziran Hareketi’nin Londra Meclisi seçimlerde HDP’nin yanında yer alacaklarını açıkladı.

    HDP’ye Bir Destek te Birleşik Haziran Hareketi Londra Meclisin’den 1

    BHH Londra Meclisi tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi; ‘‘Bilindiği gibi AKP, 7 Haziran sonuçları sonrasında yeniden tek başına iktidara gelme ve Erdogan’in baskan olması hesapları doğrultusunda “tekrar seçim”i gündeme getirdi. Bu doğrultuda HDP’nin baraj altında bırakılarak ona oy veren milyonlarca Kürt ve Türk’ün iradesinin Meclis dışında bırakılması planını devreye soktu. Bu planın bir parçası olarak Kürdistan’da katliam ve yıkım politikasını bütün şiddetiyle hayata geçirirken batı illerinde faşist çeteleri sokaklara sürdü. Bu çeteler “güvenlik görevlileri”nin eşliğinde HDP binalarını, Kürtlere ait işyerlerini, evleri, Kürdistan’a giden otobüsleri yaktı. Kürtler linç edildi, toplu olarak yakılmaya çalışıldı.

    HDP’YE YAPILMIŞ SALDIRILARI KENDİMİZE YAPILMIŞ KABUL EDERİZ

    Bizler Birleşik Haziran Hareketi Londra Meclisi olarak bu iç savaş konseptini Kürt ve Türk halkının birlikte yaşama kararlılığına vurulmuş en büyük darbe girişimi olarak görüyoruz. Ayrıca devletin yukarıda ifade ettiğimiz politikasının bir uzantısı olarak Avrupa genelinde derin yapılar eliyle HDP’ye, yurtsever, ilerici, devrimci güçlere karşı organize ettiği saldırıları kınıyor, kendimize karşı yapılmış olarak görüyor ve buna karşı direnen güçlerle en üst düzeyde dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz.’’

  • BANKSY VE HAYAL KIRIKLIKLARI ŞEHRİ

    BANKSY VE HAYAL KIRIKLIKLARI ŞEHRİ

    Banksy adı 10 yıldır var, ama en çok yeni dönemlerde ana medyaya çıkmış durumda. Son ‘show’u: Dismaland, eğlenememe parkından sonra artık bir ekol olmuş , sokak sanatının en popüler temsili haline gelmiştir.

    Berfin Yüce-Londra

    BANKSY VE HAYAL KIRIKLIKLARI ŞEHRİ 1

    Disneyland eğlencesi ve sömürü-tüketim toplumu sistemine karşılık, çevreci ve muhalif bir ses, eleştiri olma amacı ile açılan sergi –gösteri, Ağustos’un son haftası ile Eylül’ün son haftası , Batı İngiltere’nin en yoksul kentlerinden birisi olan Weston Super Mare’de , Banksy’ninde ‘çocukluğumda giderdim’ dediği, şehrin ekonomik yoksulluğundan dolayı , uzun zamandır kapanmış ve dökülmüş, deniz kenarındaki, panayır yerinde izlenime sunulmuş. Banksy’nin kimliğinin bilinmediği göz önüne alınırsa, bu referansın anlamı daha da büyüyecektir.

    Adından da anlaşılacağı üzere ; hayal kırıklığı şehrinin , ’hayal satan’, sisteme karşı kurma çabası olarak görülebilir. Serginin içeriği açıldığı şehirlerde anlaşılabilir. Kendisi de bir hayal kırıklığı şehri olan Weston Super Mare’nin, bu kaderinden sıyrılması ve biraz gün yüzüne çıkabilmesi için sergi yeri olarak bu kasaba seçilmiştir. Sonuç başarılı gibi görünüyor. Show ile beraber şehrin daha da popüler hale geldiği ve gündeme çıktığı görülüyor.

    Aynı denemeyi Tracy Emin, kendi doğduğu şehir olan, Margate için denedi ve kesin sonuç aldı. Britanya’nın en yoksul şehirlerinden biri olan Margate, Tracy Emin’in bu sergi vb uğraşları ile , bir Tate Galerisi kazandı ve şu an en çok yükselişte olan bir şehir durumda.

    BANKSY VE HAYAL KIRIKLIKLARI ŞEHRİ 1

    Banksy öncülüğünde bir alternatif sanat şöleni de denilebilir. Komedyenlerden, alternatif müzik gruplarına kadar oldukça çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Öyle ki: 57 ayrı sanatçı, sokak sanatçısı, modern sanat ustaları, Damien Hirst dahil, Suriye’den , Rusya’ya büyük bir çeşitlilik. Video gösteriminden , direniş çadırına kadar her sunum bulunuyor. 16 show, komedyenlerden , ünlü yeraltı müzik gruplarına kadar bir çeşitle showda, çeşitli tarihlerde yerlerini alıyorlar. 22 kısa film, toplum yalnızlaşmasından, tüketim toplumu eleştirisine, oradan haksız savaş sonuçlarına kadar bir yelpazede gösterimi var.

    Evrensel eşitsizliğin sanatsal şöleni de denilebilir. Çevre kirlenmesinden, ucuz işgücü eleştirisine, evrensel direnişin duyurulmasından, sistem içi kurtuluşun imkansızlığına kadar geniş, psikolojik ve pratik sunumları bir arada bulmak mümkün. Teknolojinin çocukları ve her şeyi esir ettiği, istense de, bu tarzda, sistemin dışına çıkılamayacağının, mesajı her yerde açık bir biçimde kendisini gösteriyor.

    Alanın kurulumu ve çalışanların teatral davranışları, başlı başına eleştirel birer mesaj oluşturuyor. Bu koşullarda, eğlence sektörü emekçilerinin durumunu anlatıyor. Bütün çalışanlar mutsuz ve izleyicilere-ziyaretçilere kötü davranıyor. Kendileri oldukça mutsuz birer birey gösterimi sunuyorlar. Anonslarda düzenli olarak alternatif ve provakatif, düzeni yok sayan duyurular yapılıyor.

    En can alıcı güncel olanları ise: Enternasyonal Direniş Çadırı ve çadırda sol gençlik grubunun propaganda ve üye çalışmaları sürdürüyor olmaları. Etkinlik canlı bir eyleme dönüştürülüyor. Çadırda Ortadoğu’dan, Güney Amerika’ya, oradan Avrupa’ya direnişler ve bunların muhalif sanatçılar tarafından sunumları yer alıyor.

    Fakat bazı isimlere, ayrı dikkat çekilmesi gerek: Josh Kyes, Paco Pomet, Tammam Azzam, Huda Beydoun; en ayrık olanları.

    sdf   v Bugün sadece bir şey yaparsanız bu yeterli olamayabilir , mesajı başka bir çaresizliğin ifadesi gibi duruyor, modern insanda.

    Sergiye görülmemiş yığınsal bir ilgi var. Şehir Brityanya’nın her yanına uzak olmasına rağmen her gün mahşeri kalabalık. Bilet bulmak neredeyse imkansız. Çoğu karaborsa satılıyor. Şehirliler için belirli bir kota ayrılmış. Geri kalan bilet bulursa girebilir. Sayı günlük 4 bin kişi ile sınırlandırılmış. Girişte teatral güvenlik aramaları ve sahte kameralar, polis–gümrükçü rolünde herkesi sert bir tarzda sorguluyor. İçerde, sokak reklam panolarını açabilen anahtar satılıyor ve bir çalışan bunun pratikte nasıl kullanılacağını gösteriyor. Alıp sokağınızdaki reklamı bir propaganda afişi ile değiştirebilirsiniz.

    Anlaşılmayan bir tarzda, sergi-showda , tamamen orta-sınıf ve üstü ile orta-sınıf entelektüellerden oluşuyor. Halktan insanlara rastlanmadı denirse yeridir. Halk için bir sergide, neden hiç, hedefi olan halkın bulunmayışının yanıtını oluşturamadım.

    Zaten serginin tanım cümlesi amacı yeteri kadar açıklıyor: Bertol Brecht: ’Sanat gerçeğe tutulan bir ayna değil, onu şekillendirmesi gereken bir çekiçtir’.

     

  • 27 saziyên li Londonê destek dan HDP’ê

    27 saziyên li Londonê destek dan HDP’ê

    27 saziyên li paytexta Îngilîstan Londonê, dan xuyakirin ku di hilbijartinên giştî yên 1’ê Mijdarê de ew destekê didin HDP’ê.

    LONDRA’DA BULUNAN 27 KURUMDAN HDP’YE DESTEK 1

    Tevî rêxistinên jin, ciwan, navendên civaka demokratîk û komeleyên herêmî 27 saziyan daxuyaniyek hevpar dan çapemeniyê û gotin, “Em bang li tevahiya gelê xwe dikin ku di hilbijartinan de dengê xwe bide HDP’ê û bi ser bikevin.”

    Di daxuyaniya li ser navê hemû saziyan hat kirin de ev xal hat destnîşankirin: “Ji bo roja îro taktîka herî rast û diyar ew e ku, hemû hêzên pêşverû-şoreşger, li hemberî êrîş-şerê Tayyîp Erdogan ji bo desthilatdariya xwe dimeşîne, ala azadî, wekhevî û edaletê bê bilindkirin. Ji bo qezençkirina hilbijartinan ku parçeyekî biçûk ê vê berxwedana topyekûn e, divê me li Brîtanyayê bi awayekî çalak bixebitin.”

    ERDOGAN NEKARÎ XWE LI TÊKÇÛNÊ RABIGIRE

    Di daxuyaniyê de hat ragihandin ku hêzên şoreşger-demokratîk di bin sîwana HDP’ê de di hilbijartinên 7’ê Hezîranê de derbeke mezin li desthilatdariya Erdogan xistine, meşa wî ya ber bi serdestiyê ve sekinandin û bi hilweşandina benda ji sedî 10’an re ew xistine nava şoqê. Saziyan diyar kirin ku Erdogan û derdora wî, ku nekarîn xwe li vê têkçûnê rabigirin, pêşî li avabûna koalîsyonê girtin û ‘hilbijartineke’ nû li ser gelan ferz kirin.

    Di daxuyaniyê de hat gotin, “Di vê rewşê de em bi pêngaveke nû ya têkoşînê, bi wezîfeya bidestxistina serketineke mezin re rû bi rû ne. Divê em ji êş û têkçûna hilbijartinên 7’ê Hezîranê êş û têkçûneke mezintir bînin serê Tayyîp Erdogan.”

    Daxuyaniyê bi vî rengî dewam kir: “Weke saziyên demokratîk, bawerî û ehrêman ên li Brîtanyayê demeke dirêj de dixebitin, em dibêjin ku di vê ‘hilbijartinê’ de em alî ne û destekê didin HDP’ê û hêzên tifaqa pê re dikin.

    LI DIJÎ ŞERÊ TOPYEKÛN BERXWEDANA TOPYEKÛN

    Ji bo roja îro taktîka herî rast û diyar ew e ku, hemû hêzên pêşverû-şoreşger, li hemberî êrîş-şerê Tayyîp Erdogan ji bo desthilatdariya xwe dimeşîne, ala azadî, wekhevî û edaletê bê bilindkirin. Ji bo qezençkirina hilbijartinan ku parçeyekî biçûk ê vê berxwedana topyekûn e, divê me li Brîtanyayê bi awayekî çalak bixebitin. Bi vê bîr û baweriyê, di çarçoveya berpirsyariyên xwe yên li pêşberî welat û gelên xwe, em bang li tevahiya gelê xwe dikin ku di hilbijartinên 1’ê Mijdara 2015’am de dengê xwe bidin HDP’ê û bi ser bikevin.”

    Saziyên mora xwe danîne binê daxuyaniya hevpar ev in:

    KOMELEYA ÇANDA KARKERAN A KOÇBER (GÎK DER), NAVENDA ÇANDÊ YA YUZ ÇÎÇEK AÇSIN (YCKM), NAVENDA PIŞTEVANIYÊ YA CIVAKA KURD Û TIRK (DAY-DER), MECLÎSA GELÊ KURD A BRÎTANYAYÊ, YEKÎTIYA JINAN A SOSYALÎST, NAVENDA CIVAKÊ YA LONDONÊ (NLCH), NAVENDA ÇANDÊ YA TOHÛM, NAVENDA PIŞTEVANIYÊ YA KISKISRAKLILAR, JIN A NÛ, KOMELEYA PIŞTEVANIYÊ YA ELBÎSTAN (EL-COM), MECLÎSA JINÊ YA ROJ WOMEN, KURDISH COMMUNITY CENTRE (KURDISH), TEVGERA JINÊ YA DEMOKRATÎK LI EWROPAYÊ, MECLÎSA CIWANAN A OZGUR RONÎ, NAVENDA CIVAKA KURD A BRÎGHTONÊ, TÎLKÎLÎLER COMMUNITY CENTER, MALA GEL, ALXAS KÎSTÎK COM, KOMELEYA PIŞTEVANIYA ÇANDÎ Û CIVAKÎ YA PAZARCIXIYAN (PAZDER), NAVENDA ÇANDÊ YA NÛRHAK, NAVENDA CIVAKA KURD A NOTÎNGHAM, DÊRSIM-DER, KOMELEYA KOÇGIRIYAN A LONDONÊ, KOMELEYA PIŞTEVANIYÊ YA KAŞANIYAN, GUNDÊ DUGUNYÛRDÛ (GOKSUN), GUNDÊ GOZPINAR (AFŞÎN), YEKÎTIYA PERWERDEYÊ YA TIRK.

  • Li dijî konsepta şer a AKP’ê nameya ji bo Serokwezîrê Îngilîstanê

    Li dijî konsepta şer a AKP’ê nameya ji bo Serokwezîrê Îngilîstanê

    Jinên ji qada navneteweyî, nameyek ji Serokwezîrê Îngilîstanê re nivîsandin û xwestin, zextê li AKP’ê bike.
    Uluslararası Alanda Tanınmış Kadınlardan İngiltere Başbakanına Kürt Halkı İçin Çağrı 1
    Tevî parlamenter, nivîskar, parêzvanên mafên mirovan, hunermend û akademîsyenên navdar, komek ji jinan nameyek li ser êrîşên dewleta Tirk ên li hemberî gelê Kurd nivîsand û radestî Serokwezîrê Îngilîstanê Davîd Cameron kir.

    Name ji aliyê Yekîtiya Jinan a ji bo Kurdistan, Iraq û Sûriyeyê (Women’s Alliance for Kurdistan, Iraq and Syria) ve hat amadekirin, tevî Prof. Mary Davis, Baroness Glenys Kinnock, parlamenterên Îngilîz û Gallerê Kate Osamor, Caroline Lucas, Liz Saville û nivîskar Cynthia Cockburn 32 jinên li qada navneteweyî tên naskirin, mora xwe danîn binê nameyê. Name duh ji aliyê heyetek ji Parlamentera Partiya Karker Kate Osamor, parêzera mafên mirovan Melanie Gingell, ji Meclîsa Jinê ya Roj Evrîm Yilmaz û Nûnera Jinan a Brîtanyayê ya KNK’ê Michelle Alison ve, radestî Serokwezaretiya Îngilîstanê hat kirin.

    Di nameya ji bo Cameron hat nivîsandin de bang hat kirin, ku ji bo êrîşên dewleta Tirk ên li hemberî gelê Kurd bi lezgînî werin qedandin, rêveberiya xweser a li Rojava bê naskirin, PKK ji lîsteya rêxistinên terorê were derxistin, pêvajoya çareseriyê ji nû ve destpê bike û tevî vê yekê Rêberê Gelê Kurd Abdullah Ocalan serbest bê berdan, bikeve nava hewldanên aktîf. Peace in Kurdistan Campaign jî destekeke aktîf da vê xebatê.

    ‘TIRKIYEYÊ LI ŞÛNA DAIŞ’Ê, ÊRÎŞÎ KURDAN KIR’

    Nameya jinan bi vî rengî ye:

    “Birêz Serokwezîr:

    Weke Yekîtiya Jinan ji bo Kurdistan, Iraq û Sûriyeyê, ku koalîsyona organîzasyonên jinan e û bi tevgera jinên Kurd re dixebite, me xwest bala we bikişînin ser rewşa lezgîn a pêvajoya çareseriyê, ku bi bomberdûmana Kurdên sivîl ên li Tirkiye û Iraqê ji aliyê dewleta Tirk ve ketiye nava xeteriyê.

    Tirkiye ya ku di dawiya meha Tîrmehê de biryar da bikeve nava koalîsyona dijberiya DAIŞ’ê û bi vî rengî destek ji NATO’yê dît, heta niha DAIŞ hedef negirtiye, lê êrîşî Kurdan dike. Ji vê jî wêdetir, di hefteyên bihurî de tevî hevşaredar û nûnerên ji aliyê gel ve hatine hibijartin zêdeyî 1500 Kurd hatine girtin. Ev operasyonên girtinê ji aliyê Rêxistina Efûyê ya Navneteweyî û Rêxistina Şopandina Mafên Mirovan ve hatin şermezarkirin. Li hemberî mirovên hatin girtin, îşkence hat kirin. Dorpêçandina Cizîrê ku cihê metirsiyê bû, zêdeyî hefteyekê dewam kir.

    ‘ZEXTÊ LI TIRKIYEYÊ BIKIN’

    Eger pêvajoya çareseriyê bi temamî xera bibe, wê ev yek ji bo tevahiya herêmê rîskên mezin bi xwe re bîne. Ji bo êrîşên li hemberî gelê Kurd werin sekinandin, ji bo dewleta Tirk hêza xwe ya leşkerî li dijî DAIŞ’ê bi kar bîne û ji bo bi PKK’ê re ji nû ve pêvajoya aştiyê destpê bike, em ji we dixwazin ku hûn bandora xwe ya li ser Tirkiyeyê bi giştî bi kar bînin. Weke jin em ji we dixwazin, ku li şûna belavbûna şer, bixebitin ku bi Kurdan re aştiyek were avakirin.

    Birêz Serokwezîr; em ji we dixwazin ku hûn destekê bidin gelê Kurd ê ji bo mafên xwe têdikoş e. Em bi zelalî dizanin, ku berevajî îdîaya Erdogan, ti planeke PYD û HDP’ê ya ji bo guhertina sînoran û parçekirinê nîne.

    Em ji we dixwazin, ku hûn rêveberiya xweseriya demokratîk a li Rojava ku ji bo bidawîbûna hemû şer û pevçûnan modelek ji hemû dewletên li herêmê re ye, nas bikin. Tevgera Jinên Kurd, ji ber ku di jiyana leşkerî û siyasî ya li Rojava de bi awayekî wekhev rol lîst, di nava tevahiya jinên cîhanê de bûye çavkaniya îlhamê.

    ‘DIVÊ ETÎKETA ‘TERORÊ’ YA LI SER PKK’Ê BÊ RAKIRIN, PÊWÎST E OCALAN AZAD BE’

    Herî dawî em li bendê ne, ku ji bo sekinandina êrîşên Tirkiyeyê yên li hemberî PKK, YPG û YPJ’ê, hûn hemû rêyên dîplomatîk bi kar bînin. Rastî ew e, ku têkoşîna herî bi bandor û xurt a li hemberî DAIŞ’ê tê meşandin ji aliyê Kurdan ve tê dayîn û heqê wan e ku hûn destekê bidin wan. Em ji we dixwazin ku bi hempîşeyên xwe yên Yekîtiya Ewropayê re bixebitin; etîketa terorê ya bêedalet a li ser PKK’ê rakin û ji bo serbestberdana lîderê Kurd Abdullah Ocalan bixebitin. Heta ku Abdullah Ocalan ê ku li girtîgeha Girava Îmraliyê ‘nexşerêya ji bo aştiyê nivîsan’ nebe, ne pêkane ku hevdîtinên aştiyê bi pêş ve biçin.”

    JINÊN MORA XWE DANÎN BINÊ NAMEYÊ

    “Baroness Glenys Kinnock
    Baroness Joan Bakewell
    Leslie Abdela MBE
    Annette Lawson OBE,
    Margaret Owen OBE
    Kate Osamor -Parlamenter
    Caroline Lucas- Parlamenter
    Liz Saville –Parlamentera Gallerê
    Evrîm Yilmaz, Meclîsa Jinê ya Roj
    Michelle Allison, Nûnera Jinan a Brîtanyayê ya KNK’ê
    Cynthia Cockburn, Nivîskar
    Amrit Wilson, Platforma Freedom Without Fear
    Dr. Shatha Besarani, Iraqi Women’s League
    Meredith Tax, Seroka Centre for Secular Space
    Elahe Amani, Global Circles, Women’s Intercultural Network
    Intsar Saeed, Parêzer, Seroka Cairo Center for Development (CCD)
    Anni Pues, Partiya Keskan a Skoçyayê, Komîteya Navneteweyî
    Maggie Chapman, Partiya Keskan a Skoçyayê
    Angie Zelter, Aktîvîsta Aştî û Hawirdorê
    Prof. Mary Davis-Akademîsyen
    Melanie Gingell, Parêera Mafên Mirovan
    Dr Radha D’Souza, Akademîsyen
    Hagir Ahmed, CAMPACC
    Sofia Beatty, Aktîvîsta Mafên Kurdan
    Isabel Marler, Femînîst
    Celia Shenouda, Femînîst
    Ifra Asad, Aktîfîsa Mafên Mirovan
    Nargis Azaryun, Aktîvîst, Kabul, Afghanistan
    Noorjahan Akbar, Aktîvîsta Afgan
    Nihal Zaghloul, Parêzvana Mafên Jinan, Cairo, Egypt
    Donna Swita, Aktîvîsta Mafên Jinan/Endonezya
    Evi Zain, Aktîfîsta Mafên Jinan/Endonezya.

  • Uluslararası Alanda Tanınmış Kadınlardan İngiltere Başbakanına Kürt Halkı İçin Çağrı

    Uluslararası Alanda Tanınmış Kadınlardan İngiltere Başbakanına Kürt Halkı İçin Çağrı

    Aralarında tanınmış milletvekili, yazar, insan hakları savunucuları, sanatçılar ve akademisyenlerin olduğu bir grup kadın tarafından kaleme alınan ve Kürt halkına yönelik saldırılara karşı duyarlılık çağrısı yapan bir mektup İngiltere başbakanı David Cameron’a teslim edildi.

    Uluslararası Alanda Tanınmış Kadınlardan İngiltere Başbakanına Kürt Halkı İçin Çağrı 1
    Kate Osamor, Melanie Gingell, Michelle Allison, Evrim Yilmaz

    Kürdistan, Irak ve Suriye İçin Kadın Birliği (Women’s Alliance for Kurdistan, Iraq and Syria) bünyesinde kaleme alınan mektuba Prof. Mary Davis, Baroness Glenys Kinnock, İngiliz ve Galler milletvekilleri Kate Osamor, Caroline Lucas, Liz Saville ve yazar Cynthia Cockburn gibi uluslararası alanda tanınan 32 kadın imza attı. Mektup dün İşçi Parti milletvekili Kate Osamor, İnsan hakları avukatı Melanie Gingell, Roj kadın meclisinden Evrim Yılmaz ve KNK Britanya Kadın temsilcisi Michelle Alison’dan oluşan bir heyet tarafından İngiltere başbakanlığına elden teslim edildi.

    İngiltere başbakanı David Cameron’a hitaben yazılan mektupta, Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarının acilen durdurulması, Rojava’daki özerk yönetimin tanınması, PKK’nin terör örgütleri listesinden çıkarılması, çözüm sürecinin tekrar başlaması ve bununla birlikte Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması için aktif olarak girişimlerde bulunması çağrısı yapıldı. Peace in Kurdistan Campaign de çalışmaya aktif destek sundu.

    Mektupta şöyle denildi:

    Sayın başbakan:

    Biz, kadın organizasyonları koalisyonu olan ve Kürt kadın hareketi ile çalışan Kurdistan, Irak ve Suriye İçin Kadın Birliği olarak Türkiye ve Irak’ta sivil Kürtlerin Türk devleti tarafından bombalanmasıyla birlikte büyük tehlikeye giren çözüm sürecine acilen dikkatinizi çekmek istiyoruz.

    Temmuz sonu itibariyle Daiş karşıtı koalisyona girmeye karar veren ve bu şekilde NATO’nun da desteğini alan Türkiye şimdiye kadar daiş yerine Kürtleri hedef almıştır.

    Daha da ötesi geçtiğimiz haftalarda içinde seçilmişlerin de bulunduğu 1500’den fazla Kürt tutuklanmış, ve Uluslararası af örgütü ve İnsan hakları izleme örgütünün de kınadığı tutuklulara yönelik işkence vakaları yaşanmış. Şok edici Cizre kuşatması bir haftadan fazla devam etmiş.

    Çözüm sürecinin tamamen bozulması halinde tüm bölge için büyük riskleri beraberinde getirecektir.

    Kürt halkına yönelik saldırıların durdurulması, Türk devletinin askeri gücünü Daiş’e karşı kullanması ve PKK ile barış sürecinin tekrar başlaması için Türkiye üzerindeki bütün nüfuzunuzu kullanmanızı talep ediyoruz. Biz kadınlar olarak savaşın yayılması yerine Kürtlerle barışın inşa edilmesi için çalışmanızı istiyoruz.

    Sayın başbakan, hakları için mücadele eden Kürt halkını desteklemenizi istiyoruz. Ne PYD’nin, ne de HDP’nin Erdoğan’ın iddia ettiği gibi sınırları değiştirme ve bölme gibi bir planlarının olmadığını çok net biliyoruz.

    Bölgedeki tüm devletlerde çatışmaların bitmesi için model olan Rojava’daki demokratik özerk yönetimi tanımanızı talep ediyoruz. Kadınların Rojava’da sivil ve askeri yaşamın her alanında eşit bir şekilde rol oynamalarından kaynaklı Kürt kadın hareketi dünyadaki tüm kadınlara ilham kaynağı olmuştur.

    Son olarak sizden, Türkiye’nin PKK, YPG ve YPJ’ye yönelik saldırılarını durdurması için tüm diplomatic kanalları kullanmanızı bekliyoruz. Gerçek şu ki şuan Daiş’e karşı en etkili ve güçlü mücadeleyi veren Kürtlerdir ve sizlerin desteğini hakediyorlar. Avrupa Birliğinden mevkidaşlarınızla birlikte çalışarak PKK üzerindeki adaletsiz terör etiketini kaldırmanızı, ve Kürt lider Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması için çalışmanızı talep ediyoruz. İmralı adasındaki cezaevinden ‘Barış için yol haritası’nı yazan Abdullah Öcalan olmadan barış görüşmelerinin ilerlemesi mümkün değildir.

    Saygılarımızla:

    Baroness Glenys Kinnock
    Baroness Joan Bakewell
    Leslie Abdela MBE
    Annette Lawson OBE,
    Margaret Owen OBE
    Kate Osamor -Milletvekili
    Caroline Lucas- Milletvekili
    Liz Saville –Galler Milletvekili
    Evrim Yilmaz, Roj Kadın Meclisi
    Michelle Allison, KNK Britanya Kadın Temsilcisi
    Cynthia Cockburn, Yazar
    Amrit Wilson, Freedom Without Fear Platformu
    Dr. Shatha Besarani, Iraqi Women’s League
    Meredith Tax, Centre for Secular Space başkanı
    Elahe Amani, Global Circles, Women’s Intercultural Network
    Intsar Saeed, Avukat, Cairo Center for Development (CCD) başkanı
    Anni Pues, İskoç Yeşiller partisi, Uluslararası komite
    Maggie Chapman, İskoç Yeşiller Partisi
    Angie Zelter, Barış ve Çevre aktivisti
    Prof. Mary Davis-Akademisyen
    Melanie Gingell, İnsan hakları avukatı
    Dr Radha D’Souza, Akademisyen
    Hagir Ahmed, CAMPACC
    Sofia Beatty, Kürt hakları Aktivisti
    Isabel Marler, Feminist
    Celia Shenouda, Feminist
    Ifra Asad, İnsan hakları aktivisti
    Nargis Azaryun, Aktivist, Kabul, Afghanistan
    Noorjahan Akbar, Afgan aktivist
    Nihal Zaghloul, Kadın hakları savunucusu, Cairo, Egypt
    Donna Swita, Kadın hakları aktivisti Endonezya
    Evi Zain, Kadın hakları aktivisti Endonezya

     

     

     

  • Mezintirîn sendîkaya Îngilîstanê: Divê Ocalan azad bibe

    Mezintirîn sendîkaya Îngilîstanê: Divê Ocalan azad bibe

    Unite the Union, ji dewleta Tirk xwest ku li pêvajoya çareseriyê vegere û mercên azadiyê ji bo Ocalan biafirîne.

    İngiltere’nin En Büyük Sendikasından Türk Devletine Çağrı 1

    Mezintirîn sendîkaya Îngilîstanê Unite the Union bang li dewleta Tirk, ku bi lezgînî li hevdîtinên aştiyê vegere û Rêberê Gelê Kurd Abdullah Ocalan serbest berde.

    Li ser navê Meclîsa Rêveber a Unite the Union, belavokek bi serenavê “Ji Ocalan re azadî, divê hevdîtinên aştiyê bi lezgînî ji nû ve destpê bikin” hat weşandin. Di belavokê de fikar û gumanên ji ber rewşa şîdetê û şerê dema dawî hatin bilêvkirin.

    Sendîkaya ku 1,42 mîlyon endamên xwe hene, da xuyakirin ku hevdîtinên aştiyê yên di navbera Ocalan û dewleta Tirk de, ji aliyê Serokkomarê Tirk Recep Tayyîp Erdogan ve beriya hilbijartinên giştî ji nişka ve hatine qedandin û destnîşan kir, ku Erdogan di nava hesabeke şaş de ye.

    ‘ERDOGAN BIRYAR DA; ÊRÎŞA LI HEMBERÎ KURDAN DESTPÊ KIR’

    Di dewama daxuyaniyê de hat gotin, “Piştî vê biryara krîtîk a Serokkomar, têkiliyên navbera dewleta Tirk û Kurdan bi lez û bez xera bûn û dewleta Tirk li hemberî qadên Kurdan ên li Iraq û Sûriyeyê dest bi êrîşên hewayî kir. Ev êrîşî di bin navekî sexte yê ‘bi DYA re li dijî DAIŞ’ê şer dike’ hat kirin. Lê di rastiyê de ev êrîş li hemberî hêzên Kurd hat kirin, ku ev hêz li dijî DAIŞ’e şerê herî xurt dimeşînin û bajar û gundên xwe yên weke Kobanê diparêzin. Van êrîşan, gefa li herêmê ku ev demeke dirêj veguheriye qada şerekî tirsnak, mezintir kirine.”

    Di daxuyaniyê de hat ragihandin ku divê bi lez û bez hewldan werin kirin û ji bo hevdîtinên aştiyê ji nû ve destpê bikin, gavên zexim û erênî werin avêtin.

    ‘AZADIYA OCALAN WÊ TEVKARIYEKE MEZIN LI AŞTIYÊ BIKE’

    Di dewama daxuyaniyê de hat destnîşankirin, ku azadiya Rêberê Gelê Kurd Abdullah Ocalan, ji bo bidawîbûna şer û ji nû ve destpêkirina hevdîtinên aştiyê, wê gaveke gelekî girîng be.

    Sendîkaya Unite the Union bang li hikûmeta Qraliyeta Yekbûyî, Yekîtiya Ewropa û NATO’yê kir, ku ji bo êrîşên li dijî Kurdan bi dawî bibin û dewleta Tirk li hevdîtinên aştiyê vegere, di asta herî bilind de zextê bikin.