Blog

  • Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu

    Dün akşam saat 5:45 dolayında toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Lordship Lane-Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kardeşler pastanesinin ortaklarından 42 yaşındaki Erdoğan Güzel çeteler arası çatışmanın kurbanı oldu.

    TELGRAF-ÖZEL HABER

    Haber: Alaettin Sinayic-Foto:Erem Kansoy

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 1

    Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Erdoğan Güzel’in kör kurşuna kurban gittiği belitiliyor. Saldırganların hedefinin Erdoğan Güzel’in işlettiği yerin hemen yan tarafında siyahiler tarafından işletilen Sweet Peppa adlı restoranın sahipleri olduğu ifade ediliyor.

    BU İLK SALDIRI DEĞİL

    Bundan yaklaşık üç hafta önce yeni açılan Sweet Peppa adlı restoranın işletmecilerine daha önce de saldırı girişimi olmuş. Sweet  Peppa restoranın yan tarafında bulunan Türkiye’li bir işletmeci,  bundan iki hafta önce restoranın önüne gelen kimliği belirsiz saldırganın tabancayla restoranın işletmecisine silah çektiğini, ancak silahın tutukluluk yaptığını ve ateşlenmediğini söylüyor . Silahın ateş etmemesinden kaynaklı saldırgan olay yerinden kaçıp uzaklaşmış.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 2
    Erdoğan Güzel

    Görgü tanıkları olayın çeteler arası bir çatışma olduğunu söylüyor. Wood Green boys ve Hornsey Boys adlı çete grupların arasındaki çatışmaların uzun bir süredir devam ettiğini belirten görgü tanıkları saldırganların Hornsey boys adlı çetelerin intikam saldırısı olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade ediyor.

    ERDOĞAN: ‘BUNLAR YÜZÜNDEN BİR GÜN MASUM BİRİSİ CANINDAN OLACAK’

    Lordship Lane’de pastane işleten Aksaraylı Erdoğan Güzel yan tarafta açılan Sweet Peppa adlı restorandan kaynaklı kötü şeyler yaşanacağını önceden hissetmiş. Güzel, olaydan bir hafta önce komşusu Mahire, yan tarafında açılan Sweet Peppa adlı restoran için ‘Bunlar yüzünden bir gün masum birisi canından olacak’ demiş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 3

    OLAY NASIL YAŞANDI?

    Erdoğan Güzel, Cuma akşamı saat 5:45 sularında Lordship Lane’de bulunan sahibi olduğu kardeşler pastanesinin önünde, amcaoğlu Adem ve komşusu Mahir ile beraber oturuyorken saldırı gerçekleşmiş. Hemen sağ tarafında bulunan Sweet Peppa restoranın önünde içerisinde üç saldırganın bulunduğu bir araç durmuş ve Sweet Peppa restoranın önünde duran kişilere arka camdan otomatik silahlarla ateş açılmış. İlk ateşten sonra restoranın önünde bulunan bir kaç kişi Erdoğan Güzel’in bulunduğu tarafa doğru kaçmış. Kişiler o tarafa kaçınca silahların yönü de Erdoğan’ın bulunduğu yöne doğru çevrilmiş. Erdoğan ile beraber oturan Mahir ve Adem de kendilerini yere atmışlar. Saldırganlar kaçtıktan sonra herkes ayağa kalkmış ancak ancak Erdoğan yerde hareketsiz halde kalmış. Erdoğan’ın yanında bulunanlar Erdoğanı kaldırmaya çalışmış ancak sol kolunun alt tarafından kanların aktığını görmüşler. Olay anında yine yoldan geçen bir kadın da kurşunların hedefi olmuş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 4

    AMBULANS YARIM SAAT SONRA GELMİŞ

    Silahlı saldırı yaşandığı an çevredekiler polis ve ambulans çağırmış. Polis olaydan hemen 10 dakika sonra olay yerine gelirken, ambulansın 30 dakika sonra geldiği belirtiliyor. Olay yerine helikopter ambulans da gönderilmiş ancak iniş yapamamış. Olay yerine gelen ambulans yaralı kadını hemen hasteneye kaldırırken, Erdoğan Güzel’e olay yerinde müdahale edilmiş. Ambulansın olay yerindeki müdahalesine rağmen Erdoğan Güzel’in saat 7’de hayatını kaybettiği belirtildi. Hastaneye kaldırılan ve ismi açıklanmayan kadının tedavisi devam ediyor.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 5
    Erdoğan Güzel

    ERDOĞAN’IN ACI HİKAYESİ ÇEVRESİNDEKİLERİ YASA BOĞDU

    10 yıldan fazladır Londra’da yaşayan Erdoğan Güzel aslen Aksaray’lı. Çevresi tarafından çok sevilen Güzel, birisi 15, diğeri 16 yaşında olan bir oğlan ve kız babası. Yan tarafında işletmecilik yapan komşusu İbrahim Yurdakul ve işletmenin çalışanları Güzel hakkında şunları belirtti: ‘‘Ölen insanların arkasından hep güzel sözler söylenir. Ancak bir ölünün arkasından olduğu için bunları söylemiyorum, Erdoğan abi gerçekten çok temiz ve güzel bir insandı. Hiç kimseye zararı olmayan ve etrafı tarafından çok sevilen yardımsever bir insandı.’’

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 6

    ÇOCUKLARINA 7 AY ÖNCE KAVUŞMUŞ

    Eşinden ayrılan Güzel’in çocukları yıllardır Aksaray’da nenelerinin yanında yaşıyormuş. Resmi işlemlerini tamamladıktan sonra her iki çocuğunu 7 ay önce kendi yanına getirmiş. Geçen hafta da neneleri çok özlemiş diye çocuklar Türkiye’ye nenelerinin yanına tatile gitmiş. İşin en acı yanlarından birisi de olay günü bir kardeşi Türkiye’den Londra’ya gelmiş. Kardeşinin gelişinin sevincini yaşayan Erdoğan Güzel hem çocuklarına, hem de üçüncü kardeşine kavuşmasından kaynaklı son dönemlerde mutluymuş.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 7

    OLAY YERİNDE İNCELEMELER DEVAM EDİYOR

    Olay ile ilgili polis tarafından henüz bir açıklama yapılmazken, olay yeri inceleme bugün de devam ediyor. Olay yerinin karşı tarafında ve yan tarafında güvenlik kameraları bulunuyor. Güvenlik kameralarından saldırganların kimliklerinin tespit edilebileceği söylendi. Arabanın içerisinde bulunan 4 siyahi saldırganın yakalanması için polisin çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili henüz yakalanen olmadı.

    Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 8 Erdoğan Güzel Çeteler Savaşının Kurbanı Oldu 9

  • Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli

    Dün akşam(Cuma) Wood Green-Lordship Lane’de yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden kişinin 42 yaşındaki Türkiyeli Erdoğan Güzel olduğu belirtildi.

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli 2

    Dün akşam saat 5:45 dolayında toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı LordShip Lane-Wood Green bölgesinde yaşanan silahlı saldırıda Kardeşler restoranın ortaklarından 42 yaşındaki Erdoğan Güzel olay yerinde hayatını kaybederken, bir kadın da ağır yaralı bir şekilde hastaneye kaldırıldı. Yaralı kadının hayati tehlikesinin devam ettiği belirtiliyor.

    Olay ile ilgili polis tarafından henüz bir açıklama yapılmazken, yaşamını yitirenin kimliği çevrede yaşayanlar tarafından açıklandı. Görgü tanıkları Bros Bakery’nin önünde gerçekleşen saldırıda ölen kişinin Erdoğan Güzel olduğunu ve kendisinin 15 ve 16 yaşlarında iki çocuk babası olduğunu ifade ettiler.

    Olay yerinde bulunan görgü tanıkları 3-4 silahlı adamın arabadan indiğini ve Sweet Peppa restoranın önünden ateş etmeye başladıklarını, sonra da olay yerinden ayrıldıklarını belirttiler.

    Olayla ilgili henüz tutuklama yaşanmadı.

    Olay ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olanlar bize editor@telgrafnews.com email adresinden ulaşabilirler.

    Olay yerinden fotoğraflar

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli 1

     

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli 1

     

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli 1

    Wood Green’deki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybeden Türkiyeli 1

     

     

  • İngiltere’de Öğretmen Açığı Krizi Yaklaşıyor

    İngiltere’de okullar ve eğitim hakkında yapılan değişikliklerin ve yeni uygulamalarının ardı arkası kesilmiyor. Bir yanda müfredat değişimi, bir yandan okul bütçelerindeki kesintiler ve bir yanda da emeklilik ve ücret konusundaki değişiklikler bir çok öğretmeni meslekten edip sevdikleri mesleği arkalardı bırakmaya sebep oluyor. İngiltere’de son dönemlerde yapılan bir araştırmada her hafta yaklaşık 100 öğretmenin mesleği bıraktığı belirtiliyor. Bununda daha da kötüsü özellikle temel dersler olan İngilizce, Matematik ve Fen’de yaklaşık 25% kadar bir öğretmen açığının olması İngiltere’de eğitim sistemini endişelendiriyor.

    Sendikaların yaptıkları araştırmalarda yaklaşık 11,000 öğretmenin diplomalarını aldıktan sonra mesleği yapmaktan vazgeçtikleri söylenirken mezun olan öğretmenlerinin yaklaşık %38’nin ilk bir yıldan sonra mesleği bırakıp kendilerine başka bir kariyer planı yaptıklarına değiniliyor. Hükümet bu konuda rakamları hiç bir zaman açıkça açıklamazken yeni kuşağı öğretmen yapabilmek için sayısız teklifler yapılıyor. Fakat öyle görünüyor ki ne yaparlarsa yapsınlar bu konuda açığı kapatmak zor gibi görünüyor.

    Peki neden yüzlerce hatta binlerce öğretmen mesleği bırakıyor? Sıkıntıların en başında sıkça uygulanan teftişler ve korkutmalar geliyor. Bir çok öğretmen mesleği konusunda teftişleri kabul ederken bu teftişlerin kendilerine karşı kullanılmasından sıkıntılar. Bunun yanında emeklilik yaşının 68’e kadar çıkarılması ve katkı payının yükseltilmesi genç öğretmenler için ‘mezarda emeklilik’ anlamını geliyor. Öğretmenlerin sıkıntı yaşadığı bir diğer konu ise iş yoğunluğu. Öğretmenler her hafta 35 saat üzerinden ücret almalarına rağmen bir ilk okul öğretmeni ortalama 55 saat ortaokul ise 60 saat çalıştığı Eğitim Bakanlığı tarafında kabul edilen bir gerçek. Bu koşullarda çalışan öğretmenlerin stres ve aile içi sorunlardan dolayı depresyon ile mücadele ettikleri bilinen bir gerçek.

    Öğretmenlerin yaşadığı bu sıkıntılar önümüzdeki günlerde eğitimde daha büyük krizler olarak karşımıza çıkacak. Yeterince öğretmen bulamayan okullar ya sınıftaki öğrenci sayısını yükseltecek yada diplomasız öğretmen çalıştıracak. Bu durumda kaliteli bir eğitim ve bir gelecek çocuklarımız için daha da zor olacak. Bu anlamda velilere düşecek en büyük görev eğitime ve öğretmenlere yapılan saldırılarda öğretmenlerinin yanında yer almaları. Önümüzdeki dönem Eylül ayı itibariyle grev ve eylemliklerin çok olacağı İngiltere’de hem eğitime hem geleceğimize sahip çıkmanın yolu öğretmenlere sahip çıkmadan geçiyor. Üstümüze düşeni yapalım çocuklarımız ve gençlerimiz için üstümüze düşeni yapalım.

  • Binler DAY-MER Festivali’nde Buluştu

    Binler DAY-MER Festivali’nde Buluştu

    Londra’da Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) tarafından düzenlenen festivale bu yıl da binlerce kişi katıldı.

    Binler DAY-MER Festivali’nde Buluştu 1

    Haber: Arif bektaş
    Foto: Erem Kansoy

    11 ayrı etkinlikten oluşan ve yaklaşık bir ay süren festivalin son etkinli olan Park Şenliği, Pazar günü Kuzey Londra’daki Clissod Park’ta yapıldı. Sabah saatlerinde yağmur yağmasına rağmen 10 binden fazla kişi katıldı.

    Bir çok sendikacı, politikacı, yerel toplum yöneticileri ve sanatçının katıldığı festivalde, sendikacıların çokluğu dikkat çekti. İngiltere’deki tüm sendikaların bağlı olduğu ve 6.5 milyon üyesi ile tek işçi konfederasyonu olan TUC tarafından da desteklenen festivalde konuşan bir çok sendika temsilcisi DAY-MER’le birlikte çalışmaya devam edeceklerini söylediler.

    Herkesin kendisini bulduğu festival

    Çok sayıda stand ve serginin de olduğu park şenliğinde, kitle örgütleri, yöre dernekleri, yardım kuruluşları, sendikalar kendi standları ile yer aldı. TUC, kendi ayrı çadırını kurarken, İngiltere’de Türkçe ve Kürtçe en zengin kitaplığa sahip DAY-MER kitaplığı da parkta yerini aldı. Çok farklı kesimlerin katıldığı ve gün boyu hem eğlendiği ve hem de bilgilendiği festival, bir çok sanatçı ve politikacıyı da bir araya getirdi.

    Yağmura rağmen

    Festivalde DAY-MER üyelerinin en çok kaygılandığı, havanın nasıl olacağıdır. Bu yıl da böyle oldu ve yine yağmur yağdı. Sabah saatlerinde yağan yağmur festival çalışanlarına geri adım attırmadı ve her şey yerli yerine kondu. Proğram da hazırladı ve DAY-MER çocuk halk oyunları ekibi ile başladı.

    Bu yıl adeta sendikacı akınına uğrayan festivale Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner de katılarak bir konuşma yaptı. İşçi Partisi liderli yarışına giren sol kanat milletvekili Jeremy Corbyn de festivalin konuşmacıları arasındaydı.

    Öğle saatlerinde havanın açmasıyla birlikte park alanı dolmaya başladı. Hızla devam eden proğramın yanı sıra, geç saatlere kadar parkta müzik eşliğinde vakit geçirmek isteyenler uygun buldukları yerlere yerleşmeye çalışıtı.

    Çok sayıda konuşmacının olduğu şenlikte konuşan TUC’den Megan Dobney, DAY-MER Festivallerini desteklemeye devam edeceklerini belirterek “birlikte olduğumuz sürece güçlüyüz” dedi.

    “Artık eskisi gibi olmayacak”

    Mustafa Yalçıner
    Mustafa Yalçıner

    Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner de yaptığı donuşmada, Gezi ile başlayan, Metal işçileri ve 7 Haziran seçimleriyle devam eden bir haykırışın olduğunu ve bunun da “Artık eskisi gibi olmayacak” olduğunu söyledi. Metal işçilerinin, başındaki sendika bürokratları dev edip, Türkiye’nin en büyük kapitalistinin karşısına dikildiğini söyleyen Yalçıner, Metal işçilerinin yeni bir soluk olduğunu belirtti. Yalçıner, “Daha yaşanılır bir dünya için, bu parkta olduğu gibi bir araya gelerek, birleşerek mücadele etmekten geçiyor” dedi.

    Jeremy Corbyn
    Jeremy Corbyn

    İşçi Partisi’nin 7 mayıs seçimlerinden sonra istifa eden lideri Ed Miliband yerine liderlik yarışına giren sol kanat milletvekili Jeremy Corbyn de konuşmasında, “Böyle festivaller kazara yapılmıyor. Bu davaya inanan, kararlı ve azimli çalışanlar yapabilen böyle etkinlikler düzenleyebilir. Bu yüzden bir kez daha DAY-MER’i kutluyorum” diyen Corbyn, ülkede yaşanan kesinti ve adaletsizliklerden bahsederek, “Kimseyi ötelemeyen, herkese eşit olan bir sisteme ihtiyaç var. Sanırım o sistemin adı da sosyalizmdir” dedi.

    Sevgi Taş
    Sevgi Taş

    “Birleşik bir halk hareketine İngiltere’de ihtiyaç var”

    DAY-MER Gençlik Komisyonu adına Sevgi Taş da bir konuşma yaparak bütün gençliği örgütlenmeye çağırırken, DAY-MER Sekreteri Oktay Şahbaz da, sağlık, eğitim, emeklilik ve sosyal haklara olan saldırılara değinerek, birleşik bir halk hareketine İngiltere’de ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

    İtfaiye İşçileri Sendikası Genel Sekreteri (FBU) Matt Wrack da konuşmasında, herkesi birleştirecek bir hareket yaratmak gerektiğini belirterek DAY-MER gibi kurumların bu hareketler içindeki önemine değindi. TSSA Genel Sekreteri Manuel Cortes de konuşmasında, sendikaların birlikte hareket etmesinin işçi mücadelesindeki rolüne dikkat çekti ve Perşembe günü Londra Metrosu’nda yapılacak greve destek çağrısı yaptı.

    Yeşil Parti genel başkanı Natalie Bennett
    Yeşil Parti genel başkanı Natalie Bennett

    Çok sayıda konuşmacının olduğu şenlikte, Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett, Sendikalar ve Sosyalistler Koalisyonu (TUSC) sözcüsü Paula Mitchell, Profesör Sue Richards, Savaş karşıtı Koalisyon sözcüsü Lindsey German, Siyak Aktivisler Kensintilere Karşı Kampanya sözcüsü Zita Holbourne, Hackney Belediyesini temsilen encümen üyesi Sade Etti, Halklar Meclisi kurucusu ve sözcüsü John Ress, PCS sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Chris Bough, RMT Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Steve Hedley de birer konuşma yaptılar.

    Latin müzik grubu Quimanto’un da sahne aldığı şenlikte, Özkan Orman, Erdal Bayrakoğlu ve Metin Kemal Kayraman müzikleriyle binleri çoşturdu.

  • Lübnan’da Kadın Odaklı Barışı Geliştirme Konferansı Düzenlendi

    Lübnan’da Kadın Odaklı Barışı Geliştirme Konferansı Düzenlendi

    Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen ‘Savaş Zamanında Kadın Odaklı Barışı Geliştirmek’ başlıklı konferansta Kürt kadınlarının mücadelesi yoğun ilgi gördü. Londra Westminster Üniversitesi’nden genç Kürt akademisyen Meral Düzgün de konferansa katılarak ‘Militarizasyon ve Ulus-Devlete Meydan Okuyan Kürt Kadın Hareketi’ başlıklı bir sunum yaptı.

    Lübnan’da Kadın Odaklı Barışı Geliştirme Konferansı Düzenlendi 1
    Meral Düzgün

    ‘Savaş Zamanında Kadın Odaklı Barışı Geliştirmek – Akademisyenler ve Aktivistler Arap Dünyasında Kadınların Değişken Konumlarını Tartışıyor’ başlıklı konferansa Kürt kadınlarının mücadelesi damgasını vurdu. Üç hafta önce Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta üçüncü yapılan konferansa Kürt kadın hareketini temsilen de 5 kişilik heyet katıldı.

    ‘Militarizasyon ve Ulus-Devlete Meydan Okuyan Kürt Kadın Hareketi’ başlıklı bir sunum yapan Meral Düzgün, ‘‘Rojava’daki YPG’li kadınlar, savaşta kadın olmanın ne anlama geldiğini aştılar. Erkek egemen zihniyetinin kadına yönelik bildiğimiz ezber kavramlarına karşı Kadının savaş alanında aktif olma fikrini, sağlam bir şekilde, ön plana çıkardılar.’’ dedi.

    Lübnan’da Kadın Odaklı Barışı Geliştirme Konferansı Düzenlendi 2

    Fransa merkezli düşünce kuruluşu olan Savaşta Kadın (Women in War), Lübnan Amerikan Üniversitesi Kadın Araştırmaları Enstitüsü ve Beit el Hanane isimli kadın kuruluşunun düzenlediği konferansa, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın dört bir yanından akademisyen ve aktivistler katıldı.

    Açılış konuşması Mısırlı ünlü feminist ve yazar Newal el Sadawi tarafından yapılan konferansta, Ortadoğu’da köktendincilik, kadınların mücadelesi ve barış çalışmaları ele alınıyor. Dört gün boyu 11 panel ile değişik konuların tartışıldığı konferansın programında Kürt kadın hareketine ilişkin de çok sayıda sunum yer aldı.

    ‘Silahlı Çatışmalarda Kadın Savaşçılar’ konulu oturumda merkezi Güney Kürdistan’da bulunan Kürt Kadın İlişkiler Merkezi’nden (REPAK) Meral Çiçek, ‘Rojava Devrimi Neden Kadın Devrimidir’ başlıklı bir sunum yaptı. Yoğun ilgi gören sunumda Çiçek, ne YPJ ne de bir bütünen Rojava kadın devriminin öylesine gökten düşmediğine dikkat çekip, devrimin arka planını anlattı. Rojava devriminin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu paradigma ve kadın özgürlük hareketi ile ordulaşmasından kopuk anlaşılamayacağının altını çizen Çiçek, “Kürt kadınlarının DAİŞ’e karşı mücadelesini anlamak istiyorsak, ideolojik karşıtlıkları göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Rojava’da, özellikle de Kobanê’de iki ideoloji, iki dünya görüşü, iki gelecek vizyonu çarpışıyor. Birinin merkezinde kadın özgürlüğü yer alırken, diğeri ise kadının köleleştirilmesini hedefliyor. Biri kadın kurtuluş ideolojisine sahip, öbürü erkek egemenlikli zihniyeti” diye konuştu.

    Aynı oturumda ayrıca Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi’nden Dr. Nona Shahnazaryan da kendi araştırma konusuyla ilgili bir sunum yaptı. Shahnazaryan, Karabağ ve PKK hareketlerinde kadın savaşçıları karşılaştırmalı olarak analiz etti.

    ‘Savaşta Kadın’ düşünce kuruluşunun inisiyatifiyle düzenlenen konferansın bir benzeri geçen sene Saraybosna’da yapılmıştı. Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yıldönümü vesilesiyle organize edilen konferans serisi kapsamında, savaşın sona erdiği 1918 yılının 100. yıldönümü olan 2018’e kadar her yıl dünyanın farklı bir bölgesinde benzer buluşmalar düzenlenecek.

  • Halkevi Üyeleri Kahvaltıda Bir Araya Geldi

    Halkevi Üyeleri Kahvaltıda Bir Araya Geldi

    Halkevi üyeleri Pazar günü yapılan kahvaltıda bir araya geldi. Dalston’da bulunan binasında yapılan kahvaltıya Halkevi eşbaşkanları ve yöneticilerin yanısıra bir çok üye katıldı.

    Halkevi Üyeleri Kahvaltıda Bir Araya Geldi 1

    Kahvaltıdan sonra üyelerle sohbet eden Halkevi yöneticileri bundan sonra çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını ve birçok alanda yeni kurslar açacaklarını ifade ettiler.

    Halkevi Üyeleri Kahvaltıda Bir Araya Geldi 1

    31-33 Dalston Lane E8 3DF adresinde bulunan Halkevi haftanın 5 günü danışmanlık hizmeti veriyor.

  • Beş Günlük Marksizm 2015 Konferansı Başlıyor

    Beş Günlük Marksizm 2015 Konferansı Başlıyor

    Sosyalist İşçi Partisi’nin her yıl Temmuz’un ikinci haftasında düzenlediği Marksizm konferansları yada festivali 9-13 Temmuz arası gerçekleşiyor.

    Beş Günlük Marksizm 2015 Konferansı Başlıyor 1

    Konferanslar Londra üniversitesi İnstitute binasında gerçekleşecek. 200 aşkın konunun tartışıldığı ve dünyanın bir çok yerinden gelecek olan konuşmacı ve aktivistleri bir araya getiriyor. Avrupa’nın bu en büyük tartışma platformuna Türkiye ve Kürdistan’dan da hem konuşmacılar hem de aktivistler katılacak.

    12 Temmuz 2015 saat 11:45’te Kobani ve seçim sonrası Türkiye Nereye gidiyor? Konulu panele konuşmacı olarak HDP eski milletvekili Sebahat Tuncel ve Roni Margulies katılacak. Yunanistan’dan, Mısır’dan, Suriye’ye ve Lübnan’dan hem konuşmacılar hem de aktivistler konferansa katılacak.

    Dünya sıkıntılı ve kaotik bir şüreçten geçiyor. Bir yandan Ortadoğu’yu kasıp kavuran Daiş barbarlığı ve ona karşı muazzam bir iradeyle savaşan Kürtler, öte yandan Türkiye’de seçim sonrası HDP’nin başarısı ve siyasal istikrarsızlık. Bir yandan Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve Avrupa Bankası’nın elbirliği etmişçesine Yunan halkını hizaya sokmak için dayattıkları kemer sıkma politikaları ve aynı zamanda buna karşı direnen Yunan emekçileri var. En son geçen Pazar günü referandum da Yunan halkı bu dayatma ve santajlara ‘Hayır’ diyerek saldırıyı geri püskürterek hükümetin elini güçlendirdiler. Ama sorun hal edilmiş değil kavga bütün şiddetiyle devam edecek, Yunan halkı Avro bölgesinde kalacak mı çıkacak mi hep beraber göreceğiz.

    Bunlar Marksizm 2015’te tartışılacak konulardan sadece bir kaçı. Emperyalizm’den, Irkçılığa, Faşist partilere karşı nasıl mücadele edileceğinden İngiltere’deki seçim sonuçlarına, İşçi Partisi neden yenildi, sol neden dağınık, Birleşik inandırıcı bir seçim alternatifi mümkün mü ve nasıl, İşçi Partisi neden alternatif olamaza uzanan bir çok konunun tartışıldığı bir konferans bu.

    Daha fazla bilgi almak isteyenler kontak için 07747792858’den Fero Fırat’a yada program hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenler için: www.marxismfestival.org.uk ulaşabilirler.