Blog

  • Gazeteci Deniz Yücel’e 2 yıl 9 ay hapis cezası

    Gazeteci Deniz Yücel’e 2 yıl 9 ay hapis cezası

    Die Welt gazetesi Türkiye eski muhabiri Deniz Yücel’e 2 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Yücel, iki ayrı suçtan da beraat etti.

    Die Welt gazetesi Türkiye eski muhabiri Deniz Yücel’in “örgüt propagandası yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuksuz yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 32’ Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya Yücel katılmazken, avukatı Veysel Ok hazır bulundu.

    Avukat Veysel Ok, müvekkilinin beraat etmesini talep etti.

    2 YIL 9 AY HAPİS CEZASI

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı “PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan, suçun işleniş biçimi, fiilin özellikleri, yapılan paylaşımların içeriğini dikkate alarak Deniz Yücel’in önce 1 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Heyet, sanığın suçu basın yoluyla işlediği ve değişik zamanlarda aynı suçu işlediği gerekçesiyle cezada artırım uygulayarak 2 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti.

    Heyet, sanık Deniz Yücel’in üzerine atılı “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçlarından beraatine karar verdi.

    SUÇ DUYURUSU

    Ayrıca mahkeme Yücel’in “Türkiye Cumhuriyeti’ni alenen aşağılamak” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlarını oluşturduğuna kanaat getirerek, Deniz Yücel hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

    NE OLMUŞTU?

    14 Şubat 2017’de kendi isteğiyle ifade vermek için gittiği emniyette gözaltına alınan Yücel, 27 Şubat 2017’de “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve terör propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Silivri Cezaevi’ndeki bir yıllık tutukluluğunun ardından 16 Şubat 2018’de İstanbul 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Yücel, Almanya’ya dönmüştü. Anayasa Mahkemesi, 2019 yılı Haziran ayında Yücel’in başvurusunu karara bağlayarak bir yıl boyunca Silivri Cezaevi’nde tutulan Yücel’in hem kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının hem de ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetmişti. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Şubat ayındaki duruşmada savcılık 15 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteminde bulunmuştu.

  • Galler’de bağımsızlık tartışması

    Galler’de bağımsızlık tartışması

    Brexit’in ardından birlikten ayrılma yönündeki desteğin rekor düzeye ulaştığı Galler’de parlamento, tarihinde ilk kez bağımsızlığı gündeme aldı. Bu ‘tarihi’ adımda, salgında benimsenen bağımsız ve merkezi hükümetten daha etkili olduğu açıkça görülen politika da etkili oldu.

    Britanya’nın AB’den ayrılmasıyla birlikte ülkeyi oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda bölgelerinin birliği soru işaretine dönüşürken bağımsızlık sesinin yükseldiği bölge bu kez Galler oldu.

    Galler parlamentosu Senedd, tarihinde ilk kez bağımsızlığı gündeme aldı. Milliyetçi parti Plaid Cymru’nun çağrısı üzerine bu akşam toplanacak olan parlamento, Britanya’dan ayrılmayı öngören tasarıyı tartışacak.

    ‘Tarihi’ hamle, bağımsızlığa verilen desteğin rekor boyuta ulaştığını gösteren kamuoyu araştırmasının ardından geldi. Buna göre halkın yüzde 25’i ayrılığı destekliyor.

    Bu oran, her ne kadar halkın yüzde 54’ünün bağımsızlığa destek verdiği İskoçya’nın çok gerisinde görülse de, ocak ayından bu yana yüzde 4 artması bakımından önemli sayılıyor.

    Plaid Cymru’nun Lideri Adam Price, Galler’in koronavirüs krizinde benimsediği İngiltere’den bağımsız yaklaşımıyla ‘kendini ispatladığını’, merkezi yönetimin ‘yetersizliğine ve işlevsizliğine’ karşı kendi halkını koruyabildiğini savundu.

    Price, “Bu krizden çıkarken statükoya geri dönemeyiz. Statüko Galler’i başarısız kıldı. Yetersiz yatırım ve haksız fon dağılımı, yerine getirilmeyen sözlerden oluşan bu eşitsiz sistemin ana sorunu; ki bu sistem Westminster’daki Toryler (Muhafazakâr Parti) tarafından üretiliyor ve hiç değişmeyen statükoya verdikleri destek nedeniyle İşçi Partisi tarafından da savunuluyor” dedi.

    Önlem almakta geciken İngiliz hükümetinden farklı olarak sıkı sosyal mesafe ve karantina kurallarını hayata geçiren Galler’de bu ay üst üst dört gün hiç can kaybı yaşanmadı. Halkın yüzde 62’si de Galler’de krizin iyi yönetildiğini düşünürken, bunların sadece yüzde 34’ü İngiliz hükümeti için aynı şeyi söylüyor.

    Ancak Adam Price başta olmak üzere bağımsızlığı savunan kesimler, Galler Başbakanı ve İşçi Partisi Lideri Mark Drakeford yönetiminin statükoyu destekleyeceğini belirtiyor.

    Nitekim hükümet sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Galler hükümetinin görüşü açıktır; Galler’in çıkarları, en iyi şekilde, güçlü bir devir anlaşması yoluyla güçlü bir Britanya’da sağlanır” ifadelerine yer verildi.

  • İngiltere’de koronavirüs salgını döneminde ‘bir milyon kişi sigarayı bıraktı’

    İngiltere’de koronavirüs salgını döneminde ‘bir milyon kişi sigarayı bıraktı’

    İngiltere’de yapılan araştırma, Nisan ayından bu yana bir milyondan fazla insanın sigarayı bıraktığını ortaya koyuyor. Bu, Sigara ve Sağlık Hareketi (Ash) isimli sigara kullanımıyla mücadele vakfına göre son 10 yılda görülen en yüksek sayı.

    Son dört ay içinde sigarayı bırakan kişilerin yüzde 41’i, birincil sebebin koronavirüs olduğunu belirtti.

    Londra’daki University College London (UCL) Hastanesi’nin araştırması da henüz yılın ilk altı ayı geçmiş olmasına karşın 2020’nin en fazla sigara bırakılan yıl olduğunu ortaya koyuyor.

    UCL’in araştırması 2007 yılından bu yana her yıl yapılıyordu.

    İngiltere hükümeti sağlık kurumları, sigara kullananların daha ağır Covid 19 semptomları gösterebileceği uyarısını yapıyor.

    15 Nisan ve 20 Haziran arasında YouGov isimli araştırma şirketi tarafından Ash adına 10 bin kişilik bir örnek grup seçilerek, sigara alışkanlıkları takip edildi.

    Sonuçlar da İngiltere genelinde sigara bırakma oranlarını tahmin etmek üzere nüfusla orantılı olarak hesaplandı.

    Son 4 ayda sigarayı bırakan kişilerin yarısına yakını, kararlarında doğrudan koronavirüs salgınının etkili olduğunu belirtiyor. Bunun altında da farklı sebepler olabilir: Sağlık konusundaki endişeler, karantina sırasında tütün ürünlerine erişim zorluğu ya da sosyal içicilerin dahafazla sosyal ortama girmemesi gibi…

    UCL de 2007’den bu yana yaptığı çalışmada, her ay 1000 kişinin sigara alışkanlıklarını takip ediyor. Haziran 2020’de sigara içenlerin bulunduğu araştırmaya katılanların yüzde 7.6’sı sigarayı bıraktı. Bu da, araştırma başladığından bu yanai yani 13 yıldır görülen en yüksek sigara bırakma oranının neredeyse üç katı kadar fazla.

    2007’den bu yana, araştırmaya katılanlar arasında ortalama sigara bırakma oranı yüzde 5.9 oldu.

    Ash Direktörü Deborah Arnott, “Bir milyondan fazla sigara tiryakisi Covid-19 İngiltere’ye ulaştığından beri sigarayı bıraktı. Ancak milyonlarca kişide devam ediyor” dedi.

    2019’da İngiltere’de sigara içenlerin sayısının yaklaşık 7 milyon olduğu tahmin ediliyor.

    Newcastle’da yaşayan Terrence Craggs, ocak ayında ve mart ayında iki kez solunumda zorluk yaşayınca hastaneye kaldırıldı. Koronavirüs testi negatif çıkmasına rağmen oksijen bağlanarak tedavi edildi. İkinci kez iyileşmesinin ardından sigarayı bıraktı:

    “Çok zor nefes alıyordum. Tüm bu süre boyunca azıcık hava için çabalıyordum. Pandemi bir teşvik oldu, tabii aslında bu dönemde sigarayı bırakmak daha zor çünkü çok stresliyiz.”

    Ülkenin kuzey doğusu, 2005’ten bu yana sigara bırakma oranlarının en yüksek olarak tespit edildiği bölge oldu.

    Riskler neler?

    Zoe Covid Semptom Takipçisi isimli uygulamanın verilerine göre, sigara içen Covid-19 hastalarında, içmeyenlere göre yüzde 14 daha fazla oranda şu üç semptoma rastlandı: Yüksek ateş, aralıksız öksürük ve nefes darlığı.

    Guy’s and St Thomas’ Hastanesi ve King’s College London’da çalışan uzmanlar tarafından geliştirilen uygulamayla, İngiltere genelinde 2.4 milyondan fazla katılımcı takip edildi.

    Bu takibin sonucunda Covid-19 testi pozitif çıkan kişiler arasında sigara içenlerin, içmeyenlere göre hastaneye kaldırılma oranının iki katından fazla olduğu ortaya çıktı.

    ABD’de yapılan bir araştırma da, Covid-19 sebebiyle hastaneye kaldırılanlar arasında sigara içenlerin hayatını kaybetme ihtimalinin, içmeyenlere göre 1.8 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

  • Coronavirus: AB’nin ‘güvenli ülkeler’ listesinde Türkiye yine yok

    Coronavirus: AB’nin ‘güvenli ülkeler’ listesinde Türkiye yine yok

    Avrupa Birliği (AB), her 15 günde bir yenilenen “güvenli ülkeler listesinde” Türkiye’ye yine yer vermedi.

    Türkiye hala, “zorunlu haller dışında gidilmemesi gereken ülkeleri” simgeleyen turuncu listede yer alıyor.

    BBC Türkçe’deki habere göre, Avrupa makamları, tatil ya da aile ziyaretinin zorunluluk olmadığına işaret ederek, bu nedenlerle Türkiye’ye gidilmemesi uyarısında bulunuyor.

    Başta Hollanda olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, Türkiye’den dönenlere 14 günlük zorunlu karantina uyguluyor.

    AB tarafından 1 Temmuz’da açıklanan güvenli ülkeler listesinde, vaka sayılarının yüksek olduğu gerekçesiyle Türkiye yer almamıştı. Coronavirus vaka sayısı 100 bin kişide 16 ve aşağısı olan ülkeleri güvenli sayan AB, Türkiye’de bu rakamın 23,5 olduğunu bildirmişti.

    Brüksel yönetimi, vaka sayılarının azalması durumunda 15 Temmuz’da yapılacak güncellemede, Türkiye’nin güvenli ülkeler arasına alınabileceğini açıklamıştı.

    Ancak son yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’de Coronavirus vakalarının hala 100 bin kişi başına 20 civarında olduğu belirtildi. Bu nedenle de Türkiye, zorunlu haller dışında gidilmemesi gereken ülkeler arasında yer aldı.

    Türkiye gibi turuncu listede yer alan ülkelere seyahat edenler, dönüşlerinde 14 günlük zorunlu karantina uygulamasına tabi tutulacak. Avrupa’daki sigorta şirketleri de, zorunlu haller dışında gidilmemesi istenen ülkeleri, güvence kapsamından çıkardı.

    Türkiye’den dönüşlerinde 2 hafta karantinaya tabi tutulanlar, bu süreyi yıllık izinlerinden düşemeyecek. Bunun da, çalıştıkları iş yerleri ile zorun yaşamalarına neden olacağı belirtiliyor.

    AB, 1 Temmuz’da güvenli ülke ilan ettiği Sırbistan ve Karadağ’ı da, son dönemde Coronavirus vakası sayılarındaki artış nedeniyle yeniden turuncu listeye aldı.

    AB üyesi Bulgaristan da, vaka sayılarının hızla arttığı gerekçesiyle Avusturya ve Hollanda tarafından turuncu listeye alındı. Turuncu listedeki ülkelerden dönenler, 14 gün karantinaya alınacak.

    Kara yoluyla anavatanlarına giden Avrupa’daki Türkiye kökenli göçmenlerin yolu üzerinde bulunan Bulgaristan ve Sırbistan’ın karantina kapsamına alınmasının, dönüş yolunda sıkıntı yaratabileceği belirtiliyor.

    Avusturya hükumeti, Bulgaristan, Romanya ve Moldovya’dan gelenlere zorunlu karantina uygulayacak. Bu ülkelerden transit geçiş yapanlar ise, son 48 saat içinde yaptırdıkların testin sonuçlarının negatif olduğunu gösteren raporu Avusturya makamlarına iletmeleri durumunda karantinadan muaf tutulacaklar.

    Ancak, Türkiye’de test yaptırıp yola çıkan kişilerin, gümrük kapılarındaki yığılma ve yol boyunca yaşanacak olası aksaklıklar nedeniyle 48 saatlik süreyi aşabilecekleri, bu durumda da, 14 gün zorunlu karantinaya tabi tutulacakları belirtiliyor.

    FAS İÇİN DE UYARI GELDİ

    Türkiye gibi Avrupa’ya çok sayıda göçmen gönderen ülkelerden biri olan Fas ise, AB’nin güvenli ülkeler listesinde yer aldı.

    Ancak, Avrupa’daki hükümetler, Faslı göçmenlere, “bu yaz ülkenize gitmeyin” çağrısı yapıyor.

    Avrupa – Akdeniz Göç ve Kalkınma Merkezi’ne (EMCEMO) göre, Fas’taki Coronavirus vakalarına ilişkin rakamlar yeterince şeffaf değil.

    Zorunlu testin neredeyse imkansız ve çok pahalı olduğunu belirten merkeze göre, Fas’ta hala birçok şehir salgın nedeniyle kilit altında.

    EMCEMO, böyle bir ortamda Fas’a gitmenin büyük bir macera olduğunu ve zorunlu olmadıkça gidilmemesi gerektiğini bildirdi.

    AB, güvenli ülkeler listesini 1 Ağustos’ta yeniden güncelleyecek.

  • HDP’li vekil hakkında ‘uzaklaştırma’ kararı

    HDP’li vekil hakkında ‘uzaklaştırma’ kararı

    Eşi Ebru Işık’ı darp ettiği iddia edilen HDP Muş Milletvekili Mensur Işık hakkında “uzaklaştırma” kararı alındı.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Mensur Işık’ın dün gece saatlerinde, öğretmen eşi Ebru Işık’ı Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan evinde darp ettiği iddia edildi. Ebru Işık’ın hastaneye götürülmesi üzerine olayın adli mercilere yansıdığı belirtildi.
    Etimesgut ilçesinde bulunan bir özel hastanede tedavi olan Ebru Işık’ın, eşi hakkında şikayetçi olduğu ve sonrasında konuya ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında HDP’li Işık hakkında uzaklaştırma kararı verildiği ifade edildi.
    HDP’nin ilerleyen saatlerde konuya ilişkin açıklama yapması bekleniliyor.
  • King’s College araştırması: ‘Koronavirüste antikor birkaç ay içinde kayboluyor, hastalığa grip gibi sürekli yakalanabiliriz’

    King’s College araştırması: ‘Koronavirüste antikor birkaç ay içinde kayboluyor, hastalığa grip gibi sürekli yakalanabiliriz’

    İngiltere’de yapılan bir çalışma, koronavirüse yakalanıp iyileşenlerin birkaç ay içinde bağışıklığını yitirebileceğine ve gripte olduğu gibi her yıl yeniden hastalanabileceğine işaret ediyor.

    Türünün ilk örneği olduğu belirtilen araştırma kapsamında Londra Guy’s and St Thomas Hastanesi’ndeki 90’dan hasta ve sağlık çalışanının bağışıklık sistemi tepkileri incelendi.

    Virüse karşı savaşan antikorların seviyesinin ilk belirtiler göründüğü andan itibaren yükselerek üç hafta içinde zirveye çıktığı ve sonra hızla azalmaya başladığı görüldü.

    Bağışıklık seviyesi 23’te bire düştü

    Kan testlerine göre, hastaların yüzde 60’ı virüsle savaşlarının doruk noktasında güçlü bir antikor tepkisi geliştirdi.

    Üç ay sonra bu hastaların sadece 17’sinde bağışıklık seviyesinin korunduğu ortaya çıktı. Aynı dönem içinde bağışıklık seviyesi 23’te bire düştü. Bazı vakalarda ise hiç antikor bulunamadı.

    King’s College Üniversitesi’nin yaptığı çalışmaya öncülük eden Dr. Katie Doores, “İnsanlar, virüse karşı makul seviyede antikor geliştiriyor ancak bu seviye, zirvenizin ne kadar yüksek olduğuna bağlı olarak kısa sürede düşmeye başlıyor. Bu zirve noktası, antikorların ne kadar vücudunuzda kalmaya devam edeceğini belirliyor” dedi.

    Bu çalışmanın hastalığa karşı aşı geliştirilmesi ve zaman içinde sürü bağışıklığının kazanılması sürecinde olabileceklere ilişkin ipuçları verdiği belirtiliyor.

    ‘Aşı uzun süreli koruma sağlamayabilir’

    Uzmanlara göre bağışıklık sisteminin koronavirüse karşı mücadele için farklı yolları var. Fakat çalışma, antikorların ana savunma mekanizması olduğu durumlarda insanların dönem dönem gelebilecek dalgalarda yeniden hasta olabileceğine ve aşının uzun süre koruma sağlayamayabileceğine işaret ediyor.

    Dr. Doores, “Eğer enfeksiyonunuzda antikor seviyeniz iki-üç ay içinde zayıflamaya başlıyorsa aşı da muhtemelen aynı şeyi yapacak. İnsanların takviye alması gerekecek ve bir doz yeterli olmayabilecek” dedi.

    Oxford Üniversitesi’nin geliştirdiği aşıyla ilgili araştırmanın ilk sonuçları da aşının, makak maymunlarında hastalığa yakalanmış insanlarınkine kıyasla daha az antikor ürettiği ortaya çıktı.

    Buna göre aşı hayvanları ağır enfeksiyonlara karşı koruyor. Ancak hayvanlar tekrar hastalığa yakalanabiliyor ve başkalarına hastalık geçirebiliyor.

    Imperial College’dan Prof. Robin Shattock, klinik deneylerin yolunda gitmesi halinde geliştirdikleri aşının gelecek yılın ilk yarısında hazır hale gelebileceğini, ancak geliştirilme aşamasındaki herhangi bir aşının sonuç vereceğinin garantisi olmadığını ve enfeksiyonu önlemek için ne tür bir bağışıklık tepkisine ihtiyaç duyulduğunun bilinmediğini söyledi.

  • Çin’den İngiltere’ye uyarı: Huawei’yi yasaklamak size pahalıya mal olacak

    Çin’den İngiltere’ye uyarı: Huawei’yi yasaklamak size pahalıya mal olacak

    Çin, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyarısı sonucu harekete geçerek Huawei’yi 5G ağlarında yasaklayan İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a uyarı geldi. Çin, bu hamlenin yatırım anlamında İngiltere’ye pahalıya patlayacağını söyledi.

    Boris Johnson’ın Huawei ekipmanlarının 5G ağlarında kullanılmasını yasaklaması ve var olan ekipmanların 2027 yılına kadar değiştirilmesi kararı sonrası, ABD Başkanı Donald Trump krediyi kendine toplayarak, eğer ülkeler ABD ile iş yapmak istiyorsa, Huawei’yi yasaklamalı dedi.

    Ancak İngiltere’den 5 kat büyük bir ekonomiye sahip olan Çin, şirketlerin Londra’nın ulusal telekom liderini yasaklamasını izlediğini ve bu kararın Britanya’yı yatırım anlamında yaralayacağını söyledi.

    Çin Büyükelçisi Liu Xiaoming, “Bunun sadece hayal kırıklığı olduğunu değil, cesaret kırıcı olduğunu söyleyebilirim” diyerek İngiltere’nin Huawei’yi basitçe terk ettiğini ifade etti.

    Xiaoming, “Huawei’ye davranış şekliniz diğer Çinli firmalar tarafından çok yakından takip ediliyor ve bu firmaların daha fazla yatırım yapma konusundaki cesaretini zora sokuyor” dedi.

    Avrupa Birliği’nden çıkış sürecinde olan İngiltere’de Huawei’nin güvenliği konusundaki korkular Johnson’ı Çin ve ABD arasındaki rekabette bir taraf olmaya zorladı.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, “İngiltere bağımsız statüsünü devam ettirmek mi istiyor yoksa ABD’nin bir derebeyliğine, bir aletine mi indirgenmek istiyor?” dedi ve Çin’in İngiltere’deki yatırımlarının büyük bir tehlike altında olduğunu ifade etti.

    İNGİLTERE VE ÇİN’İN EKONOMİK İLİŞKİLERİ

    İngiltere son 15 yılda Çin’e daha fazla bağımlı hale geldi. 2018’de ülkedeki ithalatın 54 milyar dolarlık yüzde 9’u Çin’den geldi.

    İngiliz şirketlerin Çin’e olan yatırımı da son yıllarda artış gösterdi. 2013 ve 2018 yılları arasında bu yatırımlar 2 katından fazla bir noktaya geldi. İngiltere’nin resmi verilerine göre İngiliz şiretlerinin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’de 16 milyar poundluk yatırımı bulunuyor.

    Buna karşın, Çin’li şirketlerin İngiltere’deki yatırımları 2018 senesinde 1.8 milyar poundda kalarak, ülkedeki en büyük yabancı yatırımcı olan ABD’den çok uzak bir noktada yer aldı.

    Trump, Çin’i ABD’nin en büyük jeopolitik rakibi olarak görüyor ve ülkeyi ticaret üzerinde avantaj sağlamakla suçluyor. Trump ayrıca ülkeyi “Çin virüsü” dediği koronavirüs pandemisi hakkındaki gerçekleri söylememekle de suçluyor.

    Washington ve müttefikleri, Huawei teknolojisinin Çin için ajanlık yapmak için kullanıldığını söylemiş, Huawei ise bunu reddetmişti.

    Trump, “Ülkeleri – büyük kısmını tek başıma yaptım – Huawei kullanmama noktasında ikna ettik. Çünkü bunun büyük bir güvenlik riski olduğunu düşünüyoruz” demişti.

    Konuşmasının devamında Trump, “Birçok ülkeyle bunu kullanmaması için konuştum: Eğer bizimle iş yapmak istiyorlarsa, bunu kullanamazlar. Bugün İngiltere artık bunu kullanmayacağını açıkladı” ifadelerini kullandı.

    İngiltere, Huawei’nin yasaklanma sebebinin kendi güvenlik endişeleri olduğunu ve ABD’nin uyguladığı yaptırımlar sebebiyle Huawei ekipmanlarının tedariğinin kesintiye uğraması endişesi olduğunu söyledi.

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, yalnızca Trump’ın bundan sorumlu olduğunu inkar ederek, “Hepimiz Donald Trump’ın biz olmadığını biliyoruz” dedi.