Tag: Hot News

  • KCC’de Nazım Yüce ve Salih Azgan için anma düzenlenecek

    KCC’de Nazım Yüce ve Salih Azgan için anma düzenlenecek

    Kürt Halk Meclisi tarafından Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Nazım Yüce (Agit) ve Salih Azgan (Cahit) için 2 Şubat günü anma düzenlenecek. Halk Meclisi, Britanya’da devrimci halkların bağrından çıkan Yüce ve Azgan anmasına tüm Kürt halkı ve dostlarını davet etti.

     

    Kürt Halk Meclisi, 2 Şubat günü Haringey KCC binasında düzenlenecek olan anmanın saat: 15.00’da başlayacağı belirtildi. Anmaya, PKK saflarında iken yaralanan ve tedavi için geldiği İngiltere’de 25 Şubat 1998 yılında yaşamını yitiren Nazım Yüce’nin ailesi de hazır bulunacak. Sinevizyon gösteriminin yapılacağı anma da Yüce ve Azgan’ın yaşamları ve mücadeleleri anlatılacak. Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan çağrıda, “Kürt halkının demokrasi ve özgürlük mücadelesinde en kutsal değerlerimizdir şehitlerimiz. Onlar yaşamın en anlamlı en fedakar onurlu ve ahlaki abidelerimizdir. Agit ve Cahit yoldaşlarımızın anmasına tüm halkımızı ve dostlarımızı davet ediyoruz” denildi.

     

    NAZIM YÜCE (AGİT) 

    Britanya’daki Kürt yurtsever ailelerden Yüce ailesinin bir ferdi olan Nazım Yüce 19 Mart 1976’da Maraş’ın Göksun İlçesi Kötürge Köyü’nde dünyaya gelir. Yüce ailesi 1985 yılında İngiltere’ye göç etmek zorunda kalınca, Nazım Yüce’de doğduğu topraklar dan uzakta bir ‘sürgün’ olarak İngiltere’de büyür. Kürt coğrafyasın da yaşanan savaşa kayıtsız kalmayan Yüce, Londra’da Kürt siyasal gençlik çalışmaları içinde yer alır. Nazım Yüce, savaşın sürdüğü topraklara 1992 yılında geçerek, Kürdistanı daha yakından tanımak ister. Faili belli cinayetlerin, köy yakmaların, katliamların Kürt halkına karşı yürütüldüğü bu dönemde Nazım Yüce yönünü dağlara verir. PKK’ye katılan Yüce, 1996 yılında çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde zorlu bir yürüyüş sırasında kardan dolayı ayağı kangren olur. Bir ayağını kaybetmesine rağmen Kürt özgürlük mücadelesi içerisinde aktif yer almaya devam eden Yüce, ayağından başlayan hastalık süreci akciğerlerine kadar sıçrar. Yüce, Avrupa’ya çıkarılarak tedavi görse de 25 Ocak 1998 yılında yaşamını yitirir. Yüce’nin naaşı vasiyeti üzerine Diyarbakır Şehitlik Mezarlığı’nda defnedilir. Kürt müziğinde çok bilinen ve dillerden düşmeyen ‘Dur neçe adlı’ şarkı Agit için yazılmış ve bestelenmiştir.

  • İngiltere Cemevi Başkanlığı’na Zeynel Akdoğan seçildi

    İngiltere Cemevi Başkanlığı’na Zeynel Akdoğan seçildi

    Elif Can


    İngiltere Alevi Kültür Merkezi 23. Dönem Genel Kurulu Londra merkez binasında gerçekleşti. Sarı ve beyaz liste olarak iki listenin yarıştığı kongre de Zeynel Akdoğan’ın listesi 291”e karşı 340 oyla seçimi kazandı. Yeni Başkan Akdoğan,  İngiltere AKM’nin bir ‘Dergah’ olduğunu vurgulayarak, ‘Kendisine Aleviyim diyen, Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Bektaşi, Çepnı yani kendini Alevi olarak gören, her canımızı bu çatı altında buluşturmak bizim temel görevimiz olacaktır” dedi.

     

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nin 23. Dönem Genel Kurulu yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Cemevi’nin toplantı salonunda gerçekleşen kongrede Divan Başkanlığı’nı Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil yürütürken, üyeliklere Dr. İsmail Bulut ve eski başkanlardan Hüseyin Üzüm seçildi. Kongereye Londra’da bulunan Türkiyeli ve Kürdistanlı demokratik kitle örgütü temsilcileri, Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal, belediye meclis üyeleri, , ‘Dede’ Ali Dereli, Mehmet Yüksel, ‘Ana’ Yadigar Aslan, Hatice Dereli, cemevi geçmiş dönem başkanlarından Hüseyin Üzüm, Yaşar Demiralay ve yüzlerce üye ve misafir katıldı. Saygı duruşu ile başlayan kongre de öncelikle gündem maddeleri belirlendi.

     

    YÖRÜK’TEN VEDA KONUŞMASI

    Kongre de gündem maddelerine geçilmeden önce bir konuşma yapan ve aday olmayacağını açıklayan AKM Başkanı Kadir Yörük, yönetim olarak yaptıkları çalışmalar ve hizmetlere dair bir sunumda bulunurken, Elazığ’daki depremde hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Yörük konuşmasının ardından Faaliyet Raporu okundu ve delegelerin onayına sunuldu. Mali rapor ve komisyon raporlarının okundu kongre de, özellikle mali raporlar kısmında tartışmalar yaşandı.

     

    KCC: DAYANIŞMACI RUHU YÜKSELTELİM

    Kongreye çok sayıda mesaj gönderilirken, Britanya Kürt Halk Meclisi’de bir mesaj yayınladı. Eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinde Alevi canların büyük katkılarının  olduğunu vurgulanan Halk Meclisi mesajında, “Özellikle ülkemizde ve bizi ilgilendiren bölgemiz de tam da bu süreçte büyük adaletsizlik sömürüye karşı büyük direniş ve muhalefet yürütülmektedir. Bu muhalif mücadele de Alevi canlarımızın da büyük emekleri olduğu gibi en fazla dayanışmaya ihtiyaç duyduğumuz bu günler de bu mücadeleyi yükselteceklerini düşünüyoruz. Kongrenizin başarılı geçmesini dilerken, seçilecek olan yeni yönetimin dayanışmacı ve mücadeleci bir ruhla çalışmalarını yürüteceğine inancımızı belirtir, yeni dönem de tüm canlara başarılar dileriz” denildi.

     

    ‘YENİ BAŞKAN ZEYNEL AKDOĞAN’

    Kongre de delege ve katılımcıların yaptıkları konuşmaların ardından ise seçimlere gidildi. Yeni yönetim için 631 üyenin oy kullandığı seçimlerde sarı ve beyaz renkli iki liste kıyasıya yarıştı. Yapılan seçimler de 340 oy alan Zeynel Akdoğan’ın listesi seçimin galibi olurken, Mustafa Sivas ve Kadri Yılmaz’ın listesi ise 291 oy aldı.

      

    ‘ERBİL: ÇİĞ LAF EDEN BİZDEN DEĞİLDİR’

    Seçim sonuçları dolayısıyla bir konuşma yapan Divan Başkanı ve Alevi Fedarasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil, kongre seçimlerinin ötesinde asıl gündemlerinin ülkedeki gelişmeler olduğunu aktararak, “Biz biliyoruz ki biri 50 fazla 60 az bu bir şeyi değiştirmiyor. Tabi ki seçilen arkadaşlar görev alacaklar diğer arkadaşlar da yardımcı olacaklar. Fakat asıl mesele şu an halen Alevilerin evleri işaretlenirken, şu anda halen deprem de bile Aleviler ayrımcılığa uğrarken biz Britanya topraklarındaki Alevileri bir umut olarak gören Alevilere bir umut olabilmemiz için bu seçimlerin sonuçların dan ziyade birlikte ne kadar yol alabildiğimizi görmek önemlidir. Biz bileceğiz ki buraya Aleviliğin dışında bir şey girmeyecek. Ve hak Muhammed Ali yolunda Pirlerin ışığında burası devam edecek. Tekrar listede olan olmayan kazanan yada kaybeden arkadaşlarımız en ufak bir çiğ laf ederse o bizden değildir” dedi.

     

    Sonuçların açıklanmasının ardından her iki adayın birbirlerine sarılması ise dikkat çekti. Kongrenin sorunsuz sona ermesi ise katılanlar tarafından takdir edildi.

     

    ‘BURASI BİZİM DERGAHIMIZDIR’

    Seçimleri kazanan Cemevi’nin yeni başkanı Zeynel Akdoğan ise Cemevi’nin sıradan bir kurum olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bulunduğumuz ve hizmete tabi olduğumuz kurum öyle sıradan bir kurum, bir cemevi değildir. Avrupa’nın en büyük ve üye sayısı olarak da en kalabalık üyeye sahip, İngiltere’de yaşayan bütün Alevilerin emeği ve katkılarıyla tamamlanmış, İskoçya’dan Galler’e kadar her canımızın emeğinin olduğu, bu sebeple yapımı ve hizmeti nedeniyle ‘Dergah’ niteliğini hak etmiş, yolumuz için birliğimiz için çok kıymetli bir hazinemizdir. Bu bilinçle dergahımızı daha etkin ve saygın bir konuma getirmek, ismine daha yakışır bir şekilde kendisine Aleviyim diyen, Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Bektaşi, Çepnı yani kendini Alevi olarak gören, her canımızı bu çatı altında buluşturmak bizim temel görevimiz olacaktır.” Kongre sonrası yeni yönetim tebrikleri kabul etti.

  • DAY-MER 20’nci kongresini gerçekleştirdi

    DAY-MER 20’nci kongresini gerçekleştirdi

    Arif Bektaş


    “Mücadele çıtasını yükselteceğiz”

    Londra’da 30. mücadele yılını geride bırakan Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER), 20. Olağan Kongresi’ni başarıyla gerçekleştirdi. İngiltere’de yaşayan Türkiyelilerin kurduğu en köklü kitle örgütlerinden biri olan DAY-MER, yerli mücadeleci kesimlerin de temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirdiği kongre sonunda, iki yıl görev yapacak yeni yönetim kurulu seçildi.

    Yazar Aydın Çubukçu’nun da bir konuşma yaptığı Olağan Kongre, Kuzey Londra Toplum Merkezi salonunda gerçekleşti. Ahmet Sezgin, Çınar Altun ve Ceren Sağır’dan oluşan divanda Sezgin’in Türkiye’deki depremde yaşamını bitirenlere taziye dileğinde bulunmasından sonra devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitirenler için de bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

     

     

    ‘Omuz omuza mücadele’

    DAY-MER Başkanı Aslı Gül, Dünyada olduğu gibi İngiltere’de de ırkçı ve gerici saldırıların artmasına karşın bütün ülkelerde mücadele bayrağının yükseltildiğini söyledi. Gül, Johnson iktidarının şimdiden sağlık, eğitim, sosyal servis, konut gibi alanlarda saldırılarını gündeme getirdiğini ve buna karşı yerli emekçilerle omuz omuza mücadeleyi büyüteceklerini söyledi. Aslı Gül, DAY-MER olarak toplum ve içinde yaşanılan ülke İngiltere’nin sorunlarına karşı 30 yıldır mücadele içinde olduklarını belirterek, hem toplumda hem de İngiltere’de de değişen sosyo-ekonomik yapıya uygun olarak yeni mücadele yöntemlerini de geliştirerek çıtayı yükselteceklerini belirtti.

    DAY-MER’in faaliyetleri ekseninde, son iki yıl boyunca dünyadaki ve İngiltere’de işçi, emekçi ve göçmenlerin yaşadığı önemli gelişmelerin de ele alınıp tartışıldığı kongrede kısa konuşma yapan konuk temsilciler, DAY-MER’in İngiltere’deki işçi sınıfı mücadelesine olan katkısını överek her zamanki dayanışmalarını sürdüreceklerini söylediler. Kongreye bir çok sendika, kampanya örgütü ve siyasi partiden temsilciler de katılarak birer konuşma yaptı. Konuk konuşmacıların bir çoğunun ortak mesajı ise, DAY-MER’in göçmen örgütlerin nasıl bir mücadele hattı içinde olmak gerektiğine ilişkin rol model olmasını idi.

    Steve Hedley (Demiryolu İşçileri Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı): DAY-MER’i uzun yıllardır biliyorum. Birlikte mücadele alanlarında olduk. Demiryolu işçileri olarak her zaman desteğiniz ve dayanışmanız bizim için çok önemli oldu. Liverpool Liman İşçilerinden bizim grevlere kadar her zaman omuz omuza oduğumuzu hissettik. Bu dayanışma ve mücadelenin yükselerek devam edeceğine inancım tamdır.

    Louise Reagan ( Ulusal Eğitimciler Sendikası Genel Yürütme Kurulu Üyesi): Birlikte çok iş yaptık ve her zaman birlikte çalışmaktan onur duydum. DAY-MER sadece İngiltere’deki işçi sınıfı mücadelesinin bir parçası olmadı. Aynı zamanda adaletsizliklere karşı da geri durmadı. Türkiye’deki baskıcı rejime karşı da mücadeleyi yükseltti. Bu mücadelenin bir parçası olmak beni onurlandırıyor. Birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Nick Onley (Extinction Rebellion): Her hafta dünyamız bir elaketle karşı karşıya kalıyor. Bunlara karşı köprü işgallerinden meydan eylemlerine kadar ciddi bir karşı koyuş sağladık. Umarım bu mücadeleyi beraber yapmaya devam ederiz.

    Michael Bradley (Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk): Johnson iktidarı ırkçı ve ayırımcı nefret söylemlerini yükselterek devam ediyor. Daha önce olduğu gibi, bu dönemde de omuz omuza mücadelemizi büyüteceğimize inanıyorum. 21 Mart’ta yapılacak ırkçılığa karşı yürüyüşte DAY-MER üyelerini yanımızda göreceğiz. Umarın tüm Türk ve Kürt toplumu da DAY-MER çağrılarına kulak verir ve eylemde yerini alır.

    Charlie Kimber (Sosyalist İşçi Partisi): DAY-MER, sadece Türk ve Kürt kurumları için değil, İngiltere’de örgütlenen tüm göçmen kurumlar için bir örnek teşkil ediyor. Hem buradaki mücadelenin önemli bir parçası olma ve hem de Türkiye’deki demokrasi mücadelesine destek verme yöntem ve politikalarına sahip olan DAY-MER rol model özelliğindedir.

    Ayrıca Savaş Karşıtı Koalisyon, Haringey Sendilalar Platformu, Britanya Kürt Meclisi, Ssoyalist Parti, İşçi Partisi Hackney adına da birer konuşma yapıldı.

     

    ‘Day – Mer mücadele kültürdür’

    Kongreye katılarak bir konuşma yapan Yazar Aydın Çubukçu da, DAY-MER’in kültür sanat çalışmalarını ve bu alanda gerçekleştirdiklerinin önemine vurgu yaptı. Çubukçu, DAY-MER’i diğer göçmen örgütlerinden ayıran önemli özelliklerinin olduğunu belirterek, “DAY-MER başka kültürleri öğrenme yönelimi olan bir kitle örgütüdür” dedi. Çubukçu konuşmasına şöyle devam etti: “Pir Sultanları, denbejleri elbette biliyoruz. Ama DAY-MER mücadele ettiği İngiltere’de de kültüre ve mücadele kültürüne yönelmesini bildi. İngiltere’de de Diggers, Tulpuddle gibi işçilerin tarihi mücadele ve isyanlarını da tanımaya yönelmiştir. Buna dahil olmuştur. Kurulduğu ilk günden itibaren bu çalışmaya yönelmiş ve kültürel çalışmalarını mücadelenin önemli bir parçası haline getirerek yerli emekçilerle omuz omuza verip mücadele etmiştir. İşte bütün bu sebeplerden dolayı DAY-MER farklıdır.”

    DAY-MER yönetiminin faaliyet raporunu kongreye sunmasından sonra gençlik, kadın ve kültür sanat komisyonlarının raporları okundu. Mali raporun okunup aklanmasından sonra yapılan seçimler sonucu Aslı Gül, Sena Kartal, Güllü Kuşçu, Güngör Kuş, Mehtap Işık, Anıl Duman, Metin Sağır, Oktay Şahbaz, Çağdaş Canbolat, Orhan Dil ve Arif Bektaş Yönetim Kurulu’na seçilirken, Ceren Sağır, Özkan Kurban ve Mehmet Göztaş da Denetleme Kurulu’na seçildiler

  • Kraliçe Brexit yasasını onayladı

    Kraliçe Brexit yasasını onayladı

    İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin yasa tasarısına onay verdi.

    İngiltere’nin 31 Ocak’ta AB’den resmen ayrılmasının hukuki temelini teşkil eden tasarı, Kraliçe’nin onayıyla yasalaşarak yürürlüğe girdi.

    Tasarı parlamentonun alt kanadı Avam Kamarasından hızla geçmiş, Lordlar Kamarasında ise bazı değişikliklere uğrayarak geri gönderilmişti.

    Başbakan Boris Johnson, Avam Kamarasındaki çoğunluğunu kullanarak değişiklikleri iptal etmiş ve tasarıyı yeniden Lordlar Kamarasına yollamıştı.

    İngiltere ile AB arasında varılan Brexit anlaşmasına göre, ülke 31 Aralık’a kadar fiilen birliğin üyesi kalacak ancak siyasi karar mekanizmalarında yer almayacak. Bu geçiş döneminde taraflar kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasına varmak için müzakere yürütecek.

    İngiltere’nin geçiş dönemini uzatmak istemesi halinde en geç haziran ayında talepte bulunması gerekecek. Ancak Johnson hükümeti, uzatma talep etmeyeceğini ve bir anlaşmaya varılsa da varılmasa da ülkeyi AB’den 31 Aralık’ta bütünüyle ayıracağını ilan etmiş bulunuyor.

  • ‘Armenak ezilenlerin hikayesidir’

    ‘Armenak ezilenlerin hikayesidir’

    HİKMET ERDEN


    LONDRA- Londra’da gösterilen ‘Armenak’ belgeselinin yönetmeni Nurcan Yıldırım, Armenak ile ezilen ve soykırıma uğrayan halklar ile ezilenlerin mücadele hikayesini anlattıklarını söyledi. 

    Türkiye’de sosyalist mücadelenin önde gelen isimlerinden Armenak (Orhan) Bakır’ın yaşamını konu alan ‘Alnına Kılıç Yarası/Armenak’ adlı belgesel gösterimi Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi’nde gösterildi. Filmin yönetmeni Nurcan Yıldırım’da katıldığı gösterime yoğun bir ilgi gösterilirken,  salonda Hrant Dink, Orhan Bakır ve solun önder isimlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın fotoğrafları asıldı. Partizan ve Sınıf Teorisi’nin ortak organizasyonuyla gerçekleşen gösterim, Ermeni yazar Hrant Dink’in katledilmesinin 13. Yıl dönümü dolayısıyla bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Anma ile birlikte Hrant anısına birde şiir okundu. Yaklaşık bir buçuk saat süren Armenak belgeseli izleyenlere duygulu anlar yaşatırken, Türkiye devrimci hareketinin yakın tarihine ışık tutması dikkat çekti.

     

     

    ‘ARMENAK HEPİMİZİN HİKAYESİDİR’

    Filmin yönetmeni Nurcan Yıldırım ise gazetemize verdiği demeçte, Armenak ile Türkiye devrimci hareketinin tarihsel belleğine bir katkı sunduğunu ifade ederek, “Armenak ile Hrant’ın hikayesi bizim hepimizin hikayesidir. Ezilen ulusların, haksızlıkların, kadınların, soykırıma uğrayanların hikayesidir Ermenak. Kadınların hikayesidir. Bu çalışma içerisinde Armenak’ın onlarca arkadaşı yoldaşı tanıklıklarını aktardı. Ailesinden çalışma yürüttüğünü köyler deki halka kadar herkes bir katkı sundu. Bize de bu işi toparlamak düştü” dedi.

     

    ‘TARİHSEL BELLEĞE BİR KATKI’

    Orhan Bakır ile Hrant Dink’in birlikte büyüdüklerini ve yoldaşlıklarını bir ömür sürdüğünü ifade eden Yıldırım, “Armenak onların diğer yüzüydü. Bu belgesel de 6 yıllık bir emeğin sonucu oluştu. Tarihsel belleğimize de katkı sunuyor. Armenak deyince Ermeni soykırımını işlemeden geçemezdik. O tarihte bir Paramazlar var. Türkiye sol tarihinde çok ta işlenmiyor. Bu çok önemli bir eksiklikti. Biz bunu da işledik. Türkiye sol hareketi bu konuda sınıfta kaldı. Paramazlar var Hilmiler var. Tarihin bu boyutunda devrimci kadınları es geçemeyiz. Aslında tarihi yerli yerine oturtmak lazım. Bu belleğimizdir bu tarihimizdir. Bu yolculukta bizde bir şeyler kattık” diye kaydetti. Armenak belgeselini kitaplaştırdıklarını kaydeden Yıldırım, filmin bir çok ülke de daha gösterime sunulacağını ifade etti.

  • Londra’da Hrant Dink anıldı

    Londra’da Hrant Dink anıldı

    LONDRA- Hrant Dink katledilişinin 13. Yıl dönümü dolayısıyla Ermeni kilisesinde düzenlenen bir etkinlik ile anıldı. Anma da Kürt sanatçı Suna Alan Ermenice bir performans gerçekleştirdi.

    Agos gazetesi kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 13. yıl dönümün de Londra’daki Ermeni Enstitüsü tarafından düzenlenen bir etkinlik ile anıldı. St. Yeghiche Ermeni Kilisesi’nde gerçekleşen etkinliğe Ermeni cemaatinin üyelerinin yanı sıra Kürt Halk Meclisi aktivistleri, Britanya Alevi Fedarasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil, akademisyen, yazar ve sanatçılar katıldı.

    Anma etkinliğinde yapılan konuşmalar da, Hrant’ın katledilmesinin sevgi, barış ve hoşgörüye yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı. Türkiye’de farklı inanç ve kimliklere dönük saldırıların devam ettiği ifade edilen anma da, binlerce düşünce suçlusunun cezaevinde olduğunun altı çizildi. Yine Hrant’ın halkların demokratik bir şekilde yaşaması için büyük mücadeleler verdiği de vurgulandı.

    SUNA ALAN’DAN ‘SARI GYALİ’

    Yapılan konuşmaların ardından Hrant Dink’in yaşamını konu alan belgesel gösterimi düzenlendi. Gösterim sırasında duygusal anlar yaşandı. Gösterimin ardından ardından Hrant Dink Vakfı’nın çalışmalarını anlatan slayt gösterisi ve sunum yapıldı. Etkinliğin son kısmında ise Kürt sanatçı Suna Alan, Ermenice ezgiler eşliğinde bir performans gerçekleştirdi. Ermenilere ait Sari Gyali (Sarı Gelin) şarkısına ise salonda bulunanlar eşlik etti.

  • Londra’da fidanlar ‘hoşgörü’ için dikildi

    Londra’da fidanlar ‘hoşgörü’ için dikildi

    İnançlararası ilişkileri güçlendirmek ve hoşgörü kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla Enfield bölgesindeki Alevi yerleşkesinde meyve ağacı fidanları ekildi.  Alevi inancında zorunlu olmadıkça ağaç kesilmeyeceği ifade edilen etkinlikte, dikilen fidanların sevgi ve hoşgörüyü güçlendireceği vurgulandı.

     

    Britanya Alevi Fedarasyonu ve İnançlar arası Ağaç Dikme Forumu’nun ortak organizasyonu ile Enfield’taki Alevi yerleşkesinin bulunduğu alanda fidan dikim etkinliği yapıldı. Etkinliğe, Enfield Belediye Başkanı Nesli Çalışkan, BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil, Alevi dedeleri, gülbanglar, yerel yöneticiler ve farklı kimlik ve inançtan çok sayıda kişi katıldı. Enfield bölgesi Great Cambrige Caddesi üzerinde geniş bir alana sahip olan Alevi yerleşkesine beş çeşit meyve ağacı fidanları dikildi. Burada bir açıklama yapan Alevi dedeleri, Alevi inancında zorunlu olmadıkça ağaç kesilmediğine dikkat çekerek, “Ağaca ikrar veririz rıza isteriz. Kesilse dahi onun yerine bir fidan dikileceğine ikrar veririz. Belki bazı yerlerde şu an ağaçlar kesilirken ağaç dikimi yaparak geleceğe yönelik bir hizmet yapıyoruz. Yaptığımız hizmetler evrene doğaya kabul olsun. Bu diktiğimiz ağaçlar geleceğimiz, insanlığımız ve çocuklarımız ile bütünleşsin” dedi. 

     

    Enfield Belediye Başkanı Nesli Çalışkan ise inançlar arasındaki hoşgörü ve sevginin çok önemli olduğuna değinerek, fidanlarla birlikte daha fazla hoşgörü ve sevginin yeşereceğini söyledi.

     

    FELSEFEMİZİN BİR GEREĞİDİR

    BAF Genel Başkanı İsrafil Erbil ise etkinliğin anlamlı olduğunu söyleyerek, şunları belirtti: “Toprağa düşen canlarım ağaçta tekrar can bulur o canlar bu ağaçlar da tekrar doğayla bütünleşir. Etkinliğimiz işte bu doğa inancımızla bir bütündür. Felsefemizin de bir gereğidir. Doğada sürekli tahrip edilen yangınlarla küresel ısınmayla tahrip edilen yeşilin tekrar can bulması tekrar güç bulması için fidanlar dikmek bizim inancımıza da yakın bir tavırdır. Yanan yakılan yok edilen doğaya en az on katı yüz katı tekrar fidanlar dikmemiz gerekiyor.”

     

    SEVGİYLE YEŞERECEK 

    İnançlararası Ağaç Dikme Forumu’ndan Ali adlı aktivist ise çok güzel ve önemli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, “Çok güzel bir çalışma oldu geleceğimiz açısından. Bu proje bir günlük değil tüm zamanları kapsıyor. Belediye yetkililerini de çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle hoşgörüyle bu fidanlarımızın yeşereceğine inanıyorum. Londra açısından da önemli bir çalışmadır. Bir şeyleri değiştirebileceğimize inancımızı dile getirmek istiyorum” diye kaydetti.