Tag: Hot News

  • Covid-19: İngiltere’de 24 saatte 684 kişi hayatını kaybetti

    Covid-19: İngiltere’de 24 saatte 684 kişi hayatını kaybetti

    Koronavirüstün yayılarak ölümlere yol açtığı İngiltere’de son 24 saatte 684 kişi hayatını kaybederek, toplam ölüm sayısı 3605’e ulaştı.

    İngiltere’de koronavirüs salgını yayılarak, binlerce insanın ölümüne yol açıyor. Britanya’da Sağlık Bakanlığı verilerine göre koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayası 3 bin 605’e ulaşırken, son 24 saatte 684 kişi kişi hayatını kaybetti. Bu şu ana kadar açıklanan en yüksek ölüm oldu. Bir önceki günde 569 kişi hayatını kaybetmişti ve artık ölüm sayısı her geçen daha yüksek sayılara ulaşıyıro.

    Ortalama günlük 10 bin testin yapılması hedeflenen ülkede, şu ana kadar tes yapılan 38 bin 168 kişi de koronavirüs tespit edildi.

  • Londra Kürt Halk Meclisi’nden Helin Bölek açıklaması

    Londra Kürt Halk Meclisi’nden Helin Bölek açıklaması

    Helin’lerin özgürlük şarkılarıdır saltanatınızı alaşağı edecek olan!

    “Kendimize zarar verme heveslisi değiliz, görülmesini duyulmasını istiyoruz” demişti Helin Bölek. Ama ne yazıkki barbar ve insanlıktan çıkmış AKP hükümeti ne duydu, ne gördü. Duyulmaması, görülmemesi için tüm devlet imkanlarını seferber etti.

    Evet Helin Bölek tüm dünyanın gözleri önünde 288 gün boyunca saniye saniye sonsuzluğa yürüdü. Bir sanatçının, bir kadının en insani çığlığı duyulmadı. Helin Bölek Türkiye’nin adaletsizliğinin yeni adıdır. Özgürce şarkı söyleyebilmek ve en insani hak olan adil yargılanma hakkı için bedenini açlığa yatırmıştı.

    Barbarlığın ve faşizmin yeni adı olan AKP çeteleri bir sanatçının özgürlük şarkısından korkar hale gelmişken, çok iyi bilsinlerki Helin’lerin özgürlük şarkıları sizin saltanatınızı alaşağı edecektir.

    Dünya halkları olarak çok zor zamanlardan geçtiğimiz bu süreçte Helin Bölek’in ailesine ve yol arkadaşlarına başsağlığı diliyor ve Helin’lerin özgürlük şarkılarını her sokakta haykırmaya çağırıyoruz.

  • Kürt işletmecilerden NHS için ‘koronavirüs dayanışma mutfağı’ -ÖZEL-

    Kürt işletmecilerden NHS için ‘koronavirüs dayanışma mutfağı’ -ÖZEL-

    Kürt işletmeciler NHS için hem gönüllerini hem mutfaklarını açtı

    DİREN DİCLE ERDEN

    Londra’da Cemal Polat ve Ali Kalkan adlı Kürt işverenler sahip oldukları cafe-restaurantı koronavirüs karşısında ön saflar da mücadele veren Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) çalışanlarına ücretsiz yemek dağıtan bir merkeze çevirdi. Merkez günde yüz sağlık çalışanına ücretsiz yemekler hazırlarken, bisikletli gönüllüler ise yemekleri hastanelere ulaştırıyor. Polat ve Kalkan, “Fiziksel mesafeyi uzatalım ama sosyal olarak dayanışmadan vazgeçmeyelim” diyor.  

    Koronavirüs her gün yayılarak binlerce insanın ölümüne neden olurken, pandeminin merkezlerinden Londra’da ise Kürdistanlı işverenler Cemal Polat ve Ali Kalkan, virüse karşı canlarını ortaya koyan sağlık çalışanları için önemli bir projeye imza attı.  Proje kapsamında Polat ve Kalkan Londra Hackney bölgesinde sahip oldukları ‘215 Hackney’ adlı kafe-restaurant adlı işyerlerini müşterilere kapatarak, sağlık çalışanlarına ücretsiz yemek hizmeti veren bir merkeze çevirdi.

    Kürdistan’daki savaş sürecinden göç etmiş ailelerin fertleri olan Polat ve Kalkan, önce savaş mağduru çocuklar için hizmet veren Gold FundMe adlı yardım kuruluşu ile iletişime geçti. Buradan dayanışma ağı ile bir maddi kampanyası başlatıldı ve toplanan paralar ile yemekler için gerekli malzemeler satın alınmaya başlandı. Ardından da restaurantın mutfak kısmında günlük yüz sağlık çalışanının ulaşacak şekilde yemekler hazırlamaya başladılar.  

     

    BU BİR DAYANIŞMADIR

    Hazırlanan yemekler hijyen ve sağlıklı bir şekilde paketlenerek, ücretsiz olarak Kuzey Londra’daki hastanelerdeki sağlık çalışanlarına dağıtıldı. Dağıtımı da önce bisikletli gönüllüler yaptı ancak daha uzak hastaneler için özel araçları ile yardımı ulaştırıyorlar. Özellikle koronavirüs hastaları ile dolup taşan Homerton, Royal Free ve Barnet gibi hastaneler de aralıksız çalışan sağlık çalışanlarına bir soluk olmaya çalışıyorlar. Koronavirüsle mücadele sürecinde bu projeyi hayata geçiren Polat ve Kalkan, bu projeden herhangi bir kar ise elde etmiyorlar. Bunu dayanışmanın bir parçası olarak görüyorlar.

    İngilizlerin de yoğun dikkatini çeken projeye ilişkin konuşan işletmeci Cemal Polat, koronavirüs sürecinde dükkanı koronavirüse karşı kapattıklarını aktardı.

    ALTI BİN POUND TOPLANDI

    Polat, bu süreçte sağlık alanında çalışanların yaşadığı zorlukları duyunca kayıtsız kalmama kararı aldıklarını ifade ederek, “Hastaneler de çalışan birkaç arkadaş ile konuştuk. Çok uzun saatler çalıştıklarını ve o saatten sonra alış verişe gidip yemek yapmanın zor olduğunu anlattılar. 12-15 saat çalışmanın ardından markete gitmeleri çok zordu ve çoğu zaman bunu yapamıyorlardı. İşte böylesi bir durumda hayatlarını riske eden NHS çalışanları için bizde kilitlediğimiz dükkanı açtık. Kendi imkanlarımızla yemekler hazırlamaya başladık önce. Sonra bunu daha da büyütüp Gold FundMe adlı bir dayanışma ağı ile buluştuk. Oradan sağlık çalışanları için bir maddi destek oluşturduk. Bugün 6 bin pound bir destek toplamış bulunuyoruz. Toplanan paralar ile yüz kişilik yemek çıkarıyoruz. Her gün en az yüz sağlık çalışanına ücretsiz yemekler ulaştırıyoruz” dedi.

     

    SAĞLIKLI YEMEKLER HAZIRLIYORUZ 

    Homerton, Grape Ormond Street Çocuk Hastanesi, Royal Free ve Barnet Hastanelerini gibi bir çok hastaneye yemek götürdüklerini anlatan Polat,

     “Hastane yetkilileri ve menajerler ile iletişim halinde bir çalışma sergiliyoruz. Günde en az 3 hastaneye yemek dağıtıyoruz.  Paketlenmiş yemeklerimizi hastanelerin içine girmeden yakındaki izole bir alana bırakıyoruz ve yetkililer gelip oradan alıyor. Yemek ihtiyaçlarını bu şekli ile karşılıyoruz” diye belirtti.

     

    KÜRDİSTAN MUTFAĞINI TAŞIYORUZ

    Günlük bir pilav, bir etli ve etsiz yemek ,yoğurt ve çoban salatadan oluşan bir paket hazırladıklarını aktaran Polat, “Kürdistan ve yöresel mutfağımızdan çıkan yemekler NHS çalışanlarına ulaşıyor. Ve bu hem bizi hem onları oldukça mutlu kılıyor” dedi.

    GÜN DAYANIŞMA GÜNÜDÜR

    Koronavirüs sürecinde sağlık çalışanların yanında olmaya ve manevi ve sosyal dayanışma ağını yakalamak gerektiğini ifade eden Polat, “ Bu dönem fırsatçılık dönemi değil. Dini, dili, ırkı ve cinsiyeti fark etmeden tüm dünyayı etkisi altına aldı bu virüs. Gün dayanışma günüdür. En erken zamanda atlatabilmek için hep beraber bunu dayanışma ile aşacağız. Sağlık çalışanların yanında olalım. Fiziksel mesafeyi uzatalım ama sosyal olarak dayanışmadan vazgeçmeyelim” diye kaydetti.  

     

  • Cavidan-19:  Pazarcıklı Ali Nurdağı hayatını kaybetti

    Cavidan-19: Pazarcıklı Ali Nurdağı hayatını kaybetti

    İngiltere’de koronavirüsten dolayı Pazarcık Pulyanlı Köyü nüfusuna kayıtlı Ali Nurdağı hayatını kaybetti.

    Koronavirüs salgını her geçen gün daha fazla can alıyor. Salgın sebebiyle İngiltere’de yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumdanda bir çok insan hayatını kaybetti. Son olarak Londra’da yaşayan Ali Nurdağı koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Kürt Halk Meclisi, hayatını kaybeden Ali Nurdağı için bir taziye mesajı yayınlayarak, “Tüm ailelerimizin acılarını paylaşıyor derin üzüntümüzü bildiriyoruz. Bizler daha fazla canımıza bir şey olmaması için dayanışma, birlik ve sevgi ile bu süreci birlikte aşacağız. Evde kalarak sağlık otoritelerinin çağrılarına uyarak bu süreci atlatabiliriz. Bizler her konuda halkımızın ailelerimizin yanında olacağız” dedi.

    Pazarcılıklar Dayanışma Derneği bir açıklama yaparak, “İngiltere ‘yide etkisi altına alan korona virüs can almaya devam ediyor. Bugünde Pazarcık Pulyanlı köyünde Üyelerimizden Ali Nurdağı (Oli sayde) canımızı kaybettik. Ailesine sabır diliyoruz Devr-i daim ışıklar yoldaşı olsun” dedi.

  • TOTTENHAM HOTSPUR STADYUMU YİYECEK MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR

    TOTTENHAM HOTSPUR STADYUMU YİYECEK MERKEZİNE DÖNÜŞÜYOR

    Tottenham Stadyumu, korunmasız Londralılar için üretim fazlası yiyecekleri dağıtan bir inisiyatifin parçası olarak açıklanan ilk toplum merkezi oldu.
    Independent’in haberine göre, yardım inisiyatifi Help the Hungry, Evening Standard’ın da yardımıyla topladığı bağışları son 24 saatte 300 binden 850 bin sterline çıkararak, stadyumun çim deposu olarak kullandığı yeraltı cebini, savaş çabasını anımsatan bir üretim hattına dönüştürdü. Help the Hungry, ortak kuruluşu Felix Project’in taze meyve-sebze, süt, ekmek, yulaf lapası, makarna, hazır çorba ve yemekler dahil 1.800 kg ürün teslim etmesinin ardından stadyumdaki dağıtımı Pazartesi başlattı.
    Maske, lateks eldiven ve yüksek viskoz yelek giyen düzinelerce gönüllü, yerel okullardan getirilen sehpalar arasında iki metre uzaklık mesafesini koruyarak bireysel gıda kolileri hazırlamaya başladı. Bunlar, Meclis’in veri tabanında bulunan çocukların ücretsiz okul yemeği ve yoksul, yaşlı ve korunmasız Haringey sakinlerinin ihtiyacını karşılamak için evlerine teslim edilecek.
    Tottenham Spurs Başkanı Daniel Levy şunları söyledi: “Kulüp olarak geniş topluluğa olan bağlılığımızda her zaman net olduk ve bu şimdiki kadar önemli olmamıştı. Covid-19 ile mücadelede yer alan herkesin çabalarından büyük gurur duyuyor ve bunu yardımcı olmak için kulüp olarak yapabileceklerimizin sadece bir başlangıcı olarak görüyoruz.”
    Bir Haringey Belediye sözcüsü, ilçenin en korunmasız ailelerinden 150’sinin pazartesi itibariyle gıda paketleri aldığını söyledi. Yardım kuruluşu, gıda paketlemesini günde birkaç bin koliye yükseltmeyi hedefliyor.
    Alexandra Palace’da bulunan ikinci bir Haringey merkezi de Salı günü faaliyete geçti, ve bu merkez, ve hükümetin Covid-19 “korumalı” kategorisinin bir parçası olarak izolasyonda ciddi sağlık sorunları yaşayan ilçelere yiyecek sağlamak için kullanılacak.

    Haringey Belediye Meclisi Başkanı Joseph Ejiofor şunları söyledi: “Topluluğumuzun cömertliğinden ilham alarak hızlıca yardıma koştum. Gönüllü işkolu ortağımız Edible London ile iki gıda dağıtım merkezimizde; Tottenham Hotspur Stadyumu ve Alexandra Palace’da yorulmadan çalışan personelimiz ve gönüllülerimiz var. Birlikte çalışarak, en çok ihtiyacı olan evlere yiyeceklerin ulaşmasını sağlıyoruz. Daha fazla gönüllü ile binlerce kişiyi desteklemeyi umuyoruz, bu yüzden yardımcı olabilirseniz lütfen iletişime geçin.”

  • Londra’da kahvehaneye ‘koronavirüs’ baskını

    Londra’da kahvehaneye ‘koronavirüs’ baskını

    Londra’da koronavirüs salgınına karşı halk sağlığını tehlikeye atan ve kumar oynatan Türkiyeliye ait bir kahvehaneyi basan gençler ‘sivil’ tepki göstererek, işletmeyi kapattı.

    Koronavirüs salgınına karşı özellikle Londra’da Kürt Halk Meclisi ve demokratik kitle örgütlerinin uyarılarına rağmen, halen bazı Türkiyeli işletmeler kahvehane gibi işletmelerini açık tutuyor. Yasak olmasına rağmen gizli bir şekilde çalıştırılan ve kumar oynatılan bu mekanlara tepkiler ise sürüyor. Halkın şikayeti üzerine bir grup Kürt genci, Londra Dalston bölgesinde bulunan ve kumar oynatılan bir kahvehanenin koronavirüs salgınına karşı halkın sağlığını tehlikeye attıkları gerekçesiyle sivil tavır koydu. Kahvehaneyi basan Kürt gençler, “Bu halkın sağlığı ile oynatmayız. İnsan hayatı ile oynatmayız. Sizler burada bu virüsü alıp evleriniz de eşlerinize çocuklarınıza bulaştıracaksınız. Sorumsuzca yaklaşımınızdan dolayı sizin canınız değil ama o çocukların o ailelerin canlarını değerli buluyoruz. Burayı derhal kapatın” dediler. 

    Mekan çalışanı ise özür dileyerek, işletme sahibinin baskısı ile kahvehaneyi açık tuttuklarını söyledi. Kahvehaneye kilit vuran gençler, bu durumun devam etmesi halinde daha sert tavır takınacaklarını ifade etti.

  • Fiziki mesafeye ‘Evet’/ Sosyal mesafeye Hayır!

    Fiziki mesafeye ‘Evet’/ Sosyal mesafeye Hayır!

    İBRAHİM AVCİL

    Koronavirüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına almaya başlaması ile beraber çok sıkça duyduğumuz bir terim hepimizin gündemine oturdu. İlk bakışta saf ve duru duygular ile ifade edilmiş bir terim gibi dursa da aslında burjuva yaşam tarzının bir yansımasının sonucu olarak açığa çıktığı aşikar olan bir terim.

    Burjuvazi tarihsel olarak insana bakışında onu hep bencil olarak tanımlamış, bu duyguyu bütün araçları ile alabildiğine insanların benliğinin bir parçası haline getirme çabası içerisinde olmuştur. Bencilliğin insan doğasının bir parçası olduğunu ve onun karakterinin doğuştan gelen ayrılmaz bir unsuru olduğunu savunan politik yaklaşım, özünde insanın kollektif ve sosyal varlık olma duygusunu ortadan kaldırmaya dönük bir politik çabadan başka bir şey değildi.

    İnsanların ve toplumların yabancılaşması daha çok sınıflı toplumların ortaya çıkması ile beraber ortaya çıkan bir gerçeklik. Dolayısı ile bencillik aslında doğallığında gerçekleşen bir durum değil aksine insanların içerisinde yaşadığı koşulların bir ürünüdür. Bencillik sınıflı toplumlar ile beraber ortaya çıkan bir gerçeklik olsa da ayyuka çıkışı esasen Kapitalist toplumun yarattığı sorunları aşarak varlığını koruyabilme çabasının sonucudur.

    Oysa insanlıktan ve insani değerden yana olan herkes içten içe bencilliğe karşıdır. Kuşkusuz Kapitalist toplumun bazı özellikleri bu insanlara da nüfz etmiştir ancak yine de zor zamanlarda bencilliği bir tarafa bırakarak hayatlarını riske etme pahasına da olsa Kapitalist dayatmanın dışına çıkıp toplumsal dayanışmayı büyütmeyi başarıyorlar.

    İçerisinde geçtiğimiz günlerde ‘gemisini kurtaran kaptandır’ diyip bir kenarda sadece kendisini koruyan insanlar var kuşkusuz ama aynı zamanda can feda çalışıp başkalarının yardımına koşan, onları yanlız bırakmayan, kapılarına temel gıda ve ilaç malzemeleri götüren, dayanışma gruplarının içerisinde yer alan milyonlarca insanda var.

    Sosyal mesafe adı altında bilinç altına gönderilen mesaj çok açık; ‘Kendinizi kurtarın’, ‘başkasını düşünmeyin’. Böylelikle bu salgından daha bencil, daha bireyci bir toplum yaratılma çabası tüm hızıyla devam etmekte.

    Sadece bencillik değil bu sosyal mesafe terimi ile üretilen ve dayatılan şey. Kapitalist düzenin beslendiği her şey gündemleştirilmektedir. ABD başkanı Donald Trump’ın Covid-19 için ısrarla Çin virüsü demesi ve bu virüsten kaynaklı  milyonlarca Çin’linin ırkçı saldırı ve hakaretlere maruz kalması diller, dinler, ırklar arasındaki sosyal mesafeyi de çok derinden etkilemektedir.

    Avrupa’daki faşistler bu salgını fırsat bilip, salgının yabacılardan kaynaklı oluştuğu propagandası ile yabancı düşmanlığını alabildiğine körüklüyorlar.

    Bu virüs sonrası dünyadaki yaşamın bundan öncesi gibi devam etmeyeceği aşikar. Ancak  bundan sonrasında insanlık için daha iyi ve yaşanılabilir bir dünya istiyorsak eğer, sosyal mesafeleri parçalayarak, bencilliği ve bireyciliği bir tarafa atarak bunu başarabileceğimizi görmemiz gerekir.

    Hastalığın temas yolu ile bulaştığı gerçekliği ortada ama buna karşı çözüm sosyal mesafe değil fiziki mesafedir.

    Gelin hep beraber olalım, birlikte dayanışma içerisinde birbirimizin ihtiyacını karşılayarak bu süreci güçlü bir şekilde atlatıp bireyciliğe karşı kollektif yaşamı büyütelim.