Tag: Website

  • Mültecilerin Edirne’ye girişleri engelleniyor

    Mültecilerin Edirne’ye girişleri engelleniyor

    EDİRNE – Günlerdir sınır hattına taşınan mülteciler, Edirne’ye alınmamaya başlandı.

    İdlib’de asker ölümleri ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sınır kapılarını açtıkları yönündeki açıklaması üzerine, Cuma gününden bu yana binlerce mülteci sınıra taşındı. Sınırda hattında hareketlilik yaşanırken, polis ve jandarma ekipleri Edirne gişelerinde gelen otobüsleri durdurarak, içinde mülteci olup olmadığını kontrol ediyor.
    Mülteciler, “Sınırda yoğunluk var” denilerek, araçlardan indiriliyor ve kente girişlerine izin verilmiyor.
  • ‘AKP mültecileri politik bir araç haline dönüştürdü’

    ‘AKP mültecileri politik bir araç haline dönüştürdü’

    ANKARA – HDP Mülteci ve Göçmen Komisyonu idlib’de yaşanan gelişmeler sonrası AKP’nin mültecileri  bir kez daha politik bir araç haline dönüştürdüğünü ve bir silah gibi kullandığını belirtti.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Göçmen ve Mülteci Komisyonu üyesi Gülsüm Ağaoğlu’nun imzası ile İdlib’de yaşanan kayıplar sonrasında iktidarın mülteci politikalarına ilişkin yazılı açıklama yayınladı.
    ‘Mültecileri bir silah gibi kullandığını bir kez daha göstermiş oldu’
    27 Şubat akşamı İdlib’de yaşanan kayıplar sonrasında iktidarın yine mülteci kozuna sarıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Sıkıştığı her durumda pazarlık konusu yaptığı mültecileri, yaşanan bu ağır yıkım sonrası artık sınırları içinde tutamayacağını ve sınır kapılarını açacağını söyleyen AKP, mültecileri politik bir araç haline dönüştürdüğünü ve bir silah gibi kullandığını bir kez daha göstermiş oldu” ifadelerine yer verildi.
    ‘İnsan ticareti yapan aracılar devreye girdi’
    AKP’nin bu tutumu sonucunda İstanbul’un çeşitli bölgelerinde özellikle karayolu ile mültecilerin sınır kapılarına taşındığını ve insan ticareti yapan aracıların devreye girdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Mülteciler gerek kara gerekse deniz yolu ile son derece sağlıksız ve tehlikeli koşullarda Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına yönelmeye başladı. Yunanistan ve Bulgaristan’ın da sınırlarda yoğunlaştırdığı önlemler nedeniyle çoğu Suriyeli ve Afganistanlı olan mülteciler kış koşullarında sınırlar arasına hapsedilmiş, bir kısım mülteci de şişme botlarla tehlikeli olmasına rağmen deniz yolunu kullanmaya yönlendirilmiştir” denildi.
    ‘Yaşanacak trajedilerden iktidar sorumlu olacaktır’
    Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi: “AKP kendi günahlarının neticesinde İdlib’de yaşanmış olan trajedinin hıncını mültecilerden çıkarmaya kalktığı ve bu anlamıyla da yeni bir suç işlemektedir. AKP mültecilere karşı uyguladığı bu suçtan vazgeçmeli, Ege’de olabilecek mülteci ölümlerine karşı önlem almalı ve siyasi sorumluluğunu yerine getirmelidir.
    AB’ye yönelik şantaj ve tehdit aracı haline getirilen mültecilerin bu tehlikeli yolculuğunda meydana gelecek olası ölümlerden ve trajedilerden bu iktidar sorumlu olacaktır. AKP iktidarını, mültecilere karşı siyasi ve insani sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.”
  • Erdoğan’ın gülüşüne sosyal medyada tepki yağdı

    Erdoğan’ın gülüşüne sosyal medyada tepki yağdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de ölen askerlerin sayısının 36’ya yükseldiğini açıkladığı konuşmasının bir kısmında salondakilerle birlikte gülünce sosyal medyada tepki topladı. #negülüyorsunerdoğan hashtagi Twitter’da TT oldu.

    İdlib’deki saldırının ardından bugün ilk kez kameraların karşısına çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde AK Parti’nin eski ve yeni İstanbul milletvekillerini ağırladı. Konuşmasında saldırıda ölen asker sayısının 36’ya yükseldiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile arasında geçen bir telefon konuşmasını gülerek anlattı. Salondaki milletvekillerinin yanı sıra Hazine Bakanı Berat Albayrak da gülerken kameralar tarafından görüntülendi. Erdoğan daha sonra ekonomide ve turizmdeki başarılarını dile getirdi.

  • Gülistan Doku’dan 56 gündür haber alınamıyor

    Gülistan Doku’dan 56 gündür haber alınamıyor

    DERSİM – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 56 gündür haber alınmazken, İçişleri Bakanı’nın “özel ekip çağıracağız” beyanına rağmen barajda tek bir ekip su üstünde arama yapıyor.

    Dersim’de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor. Uzunçayır Baraj Gölü’nün Sarı Saltuk Viyadüğü Köprüsü çevresinde yaklaşık 2 aydır süren arama çalışmalarında Doku’nun izine rastlanmazken, arama çalışmaları sadece baraj gölü çevresinde sınırlı tutuluyor. Doku’nun arama çalışmasını yakından takip eden ailesi, emniyet, vali ve savcıyla yaptığı görüşmede, bir gelişmenin olmadığı ve arama çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.
    Munzur Üniversitesi öğrencileri, Türkiye’nin sivil toplum kuruluşları, kadın kurumları “Gülistan Doku nerede” diye sormaya devam ederken, Doku’nun bulunması için ailenin kentteki endişeli bekleyişi sürüyor.
    ‘TEK BİR EKİP ÇALIŞIYOR’
    Yetkililerin intihar ihtimali üzerinde yürütülen çalışmalarda, Doku’nun alıkonulması ve bir cinayete ilişkin her hangi bir soruşturma yürütülmezken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Doku ailesi ile görüşerek sarf ettiği “özel ekip çağıracağız” sözüne rağmen barajda 10 gündür su üstünde tek bir ekip çalışıyor.
  • Asrın Hukuk Bürosu’ndan yeni açıklama

    Asrın Hukuk Bürosu’ndan yeni açıklama

    İmralı Adası’nda çıkan yangın nedeniyle Asrın Hukuk Bürosu avukatları yeni bir açıklama yaptı. Büronun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şöyle denildi:

    ‘ACİL VE HAYATİ RİSK VAR!’

    “27.02.2020 tarihinde İçişleri Bakanı, canlı TV yayınında kamuoyuna İmralı Adası’nda yangın çıktığı bilgisini paylaşmıştır. Bilindiği üzere İmralı Adası 1999 yılında müvekkilimiz Sayın Öcalan için tek kişilik cezaevi alanı olarak dizayn edilmiş, akabinde 2015 yılında da diğer müvekkillerimiz Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın nakli gerçekleşmiştir. Müvekkillerimiz iradeleri hilafına yasal düzenlemelerin dışında yerleşime ve ziyarete kapalı, askeri yasak bölge kapsamında olan adada tutulmaktadırlar. Sayın Öcalan ve yanında bulunan diğer müvekkillerimizin bu yangından doğrudan etkileneceği kaçınılmaz bir gerçekliktir. Mevcut ada koşullarında acil ve hayati risk teşkil eden böylesi bir durumda anlık müdahale koşullarının varlığı tartışmalı olup, haklı kaygı ve tereddütlere sebep olmaktadır.

    ‘GÖRÜŞMENİN HEMEN SAĞLANMASI ZORUNLU’

    12 Ağustos 2019 tarihinde gerçekleşen aile ziyaretinden sonra İmralı Adası’nda tutulan müvekkillerimiz ile temas kurmamız engellenmiştir. Maalesef müvekkillerimizin sağlık ve can güvenliklerine ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Tutulma koşullarını yerinde denetlemek amacıyla yasal hakkımız olan avukat ve aile görüşünün ivedilikle sağlanması zorunluluk arz etmektedir. Bu amaçla avukat ve aile görüşmelerinin sağlanması için yetkili savcılık ve Adalet Bakanlığı’na başvurularda bulunulmuştur.
    İmralı Adası’nda tutulan müvekkillerimize uygulanan mutlak tecrit suç teşkil etmektedir. Buna karşı tavır almak her şeyden önce ahlaki ve insani tutum olup demokratik yasal hak kapsamındadır. Kamuoyunun bu hassasiyeti göstereceğine inanıyor ilgilileri sorumluluklarının gereğini yapmaya davet ediyoruz.”

     

  • Sancar: Yolumuzun ışığı Öcalan

    Sancar: Yolumuzun ışığı Öcalan

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 4. Olağan Kongresi’nde Merkezi Mutabakat Komisyonu’nun Eş Genel Başkan adayı olan Mithat Sancar, on binlere seslendi. Sancar, kongreye katılanları Kürtçe, Arapça ve Türkçe selamladı.

    ‘İNŞA ZAMANI’

    Sancar’ın konuşmasının satır başları şöyle:
    “Cezaevlerinde rehin tutulan yoldaşlarımız, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, bütün diğer yoldaşlarımız, zorunlu sürgüne gitmek zorunda kalan çok değerli kardeşlerimiz, buradan, bütün ülkeye yürek dolusu selam gönderiyoruz. Siz de mutlaka görüyorsunuz, göremiyorsanız hissediyorsunuz, boşuna çekilmiyor bunca acılar, boşuna ödenmiyor bu bedeller.
    Şimdi direnişimize ve direnenlere her zaman sahip çıkacağız. Ama artık şunu da çok açık ve yüksek sesle söyleyeceğiz: Şimdi inşa zamanıdır. Kazandıklarımızı inşa edeceğiz. Bu inşanın temeline demokrasi, özgürlük ve barış koyacağız. Demokrasiyi, başarı, adaleti özgürlüğü inşa etmek için artık zaman gelmiştir. Direnerek bize bu mirası getirenler bize bu görevi yazıyorlari, söylüyorlar. Yeni yaşamı inşa edin, demokratik hayatı özgür yaşamı inşa edin. HDP inşa yolundadır ve bunu başaracaktır.

    ÇAĞRI

    Demokrasi barış ve adalet isteyen herkese çağrımız var. Son yıllarda büyük yaralar açıldı. İnsanlar aşından ekmeğinden edildi. Kayyum ile halkın iradesi gasp edildi. Cezaevleri doldu insanlar kaçırıldı katledildi. Bu yaraları saracak iradeyi ortaya koyalım. Haksızlıkları giderecek bir yol planı üzerinde çalışalım. Herkese yapıyoruz bu çağrıyı.
    Sonra talana son verin. Kararlı davranacağımızı ilan edelim. Gireceğimizi birlikte ilan edelim. Doğayı talan edenleri, yarattığı büyük tahribatları nasıl tamir edeceğimizi birlikte konuşalım. Talan her alanda var. Bu talanı durdurmak bizim öncelikli görevimiz olmalıdır. Gelin bunu birlikte ilan edelim.
    Talan iktidarları da yalan iktidarları da kandan beslenir, savaştan beslenir. Şimdi kanı durdurmak büyük barışı kurma zamanıdır. Biz HDP olarak tekrar yapmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz ama daha anlaşılır ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz. Barış için ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırız.
    Barış yoluna herkesi katkı sunmaya çağırıyoruz.

    ‘İMRALI KAPILARI AÇILMALI’

    Fakat barışa katkıyı sunacak iradenin önünün açılmasını da istiyoruz. İmralı’nın kapılarını açın ki barışın yolu sonuna kadar açılsın. Barış isteyen herkes samimiyetle şuna inansın; barışın yolu açılacaksa, Öcalan mutlaka ve mutlaka bu yolun ışığı olacaktır. O nedenle diyoruz, tecrit sadece bizim meselemiz değildir. Sadece hukuk meselesi değildir. Bu ülke barışının meselesidir. Biz bu çağrıyı vicdanında, yüreğinde, fikrinin herhangi bir yerinde adalet, huzur, barış taşıyan herkese yapıyoruz.
    Buradan mutabakatları Astana’da, Soçi’de arayanlara da sesleniyoruz. Mutabakat orada aranmaz. Size hiçbir şey vermez. Tam tersine bu ülkeye ve bu bölgeye daha çok kaos ve kan getirir. Mutabakat arıyorsanız, işte Dolmabahçe mutabakatı, Onunla yürüyelim.
    Ben zorluklardan söz etmeyeceğim. Her şey gözler önünde. Efrin’deki işgal, Kuzey Suriye’ye askeri müdahale gözler önünde şimdi İdlib. Bunların ne kadar vahim olduğunu anlatmama gerek yok.

    ‘TÜRKİYE’NİN DEMOKRATLARIYLA BU ÜLKEYİ YÖNETECEĞİZ’

    HDP artık bu ülkeyi Türkiye’nin demokratlarıyla birlikte yönetmeye aday, talip. Türkiye’nin demokratlarıyla birlikte yöneteceğiz. Buna inancımız, birikimimiz, gücümüz var. Önce biz inanacağız, sonra diğerlerini inandıracağız. Bu yol iktidar değil, ülkeyi adil yönetmenin yoludur. HDP’nin önü açıktır. Türkiye’yi yönetmeye aday bir HDP için, eşitlik ve barış için ne kadar büyük bir şans, imkan ve güvence olduğunu herkes iyi görmelidir, değerlendirmelidir. Evet, bizlerin hedefi herkesin özgür olduğu bir ülke, herkesin eşit olduğu bir toplum, herkesin onuru ile yaşadığı demokratik bir cumhuriyettir. Türkiye’nin demokrasiden, adaletten ve barıştan yana bütün güçleriyle yürütmeye hazırız. Verdiğimiz sözlerin arkasında her zaman durduğumuzu, vaatlerimize hiç bir zaman sırt dönmediğimizi, asla bir propaganda olmadığını kanıtladık. Bundan sonra kanıtlamaya kanıtlamaya ihtiyaç yok. Herkesi hayata bakmaya davet ediyorum.

    ‘ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK OLMADAN KARDEŞLİK OLMAZ’

    Kardeşliğin ön şartı, herkesin özgür olması, herkesin eşit olması. Özgürlüğün ve eşitliğin olmadığı bir yerde kardeşlik olmaz. O nedenle özgürlük, eşitlik için mücadele aynı zamanda halkların kardeşliği için mücadeledir. Bu kongre bizim bu kürsüden Türkiye’ye en önemli mesajlarımızı, en net hedeflerimizi gösterme kongresidir. Sadece; toplumsal sorunların şiddetle çözümleyemeyeceğini biliyoruz. Eğer şiddet bir ülkede ortaya çıkmışsa, bunun sebeplerini görmeden, ortadan kaldırmadan, gerçekten şiddete karşı mücadele etmek, şiddeti bitirmek mümkün değil. Mutlaka şartları samimiyetle görmeli sonra şiddeti demokratik yöntemlerle bitirecek, ülkeyi barışa ve özgürlüğe taşıyacak adımları hep birlikte atabiliriz. Çözümün demokratik siyaset olduğundan en ufak şüphe duymuyoruz. Çözüm özgür ifade de, toplumsal müzakerededir. Gelin hep birlikte el ele verelim, sorunları birlikte görelim. Çözümü birlikte tartışalım.”

  • Salona sığmayan coşku: Kongre faşizme meydan okuyor

    Salona sığmayan coşku: Kongre faşizme meydan okuyor

    ANKARA- HDP’nin 4’üncü Olağan Kongresi’ne Türkiye’nin dört bir yanından katılan halklar, salonun dışına taşan atmosferi, “faşizme meydan okuyor” diye yorumladı.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 4’üncü Olağan Büyük Kongresi, Ankara Spor Salonu’nda (Arena) devam ediyor. Kongreye, Türkiye’nin dört bir yanından erken saatlerde gelen binlerce kişi salondaki yoğunluktan dolayı dışarıda bekliyor. Salon ve bahçesini dolduran binlerin slogan, halay, türkü ve coşkusu, Ankara sokaklarında yankılanıyor.
    Kadınların yöresel kıyafetleriyle halayları coşturduğu kitle, “Jin jiyan azadî” “Bê serok jiyan nabe”, “Selam selam İmralı’ya bin selam”, “Baskılar bizi yıldıramaz” şeklinde sık sık sloganlar atıyor.
    POLİS RAHATSIZ OLDU! 
    Salon dışına taşan kitlenin attığı sloganlardan rahatsız olan polis zaman zaman müdahale etti. HDP’li vekillerin araya girmesiyle müdahale gerginliğe dönüşmedi.
    Salonda yerlerini alan binlerce kişinin coşkusu, gösterilen sinevizyona, Türkiye devrimci hareketinin liderleri ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının yansımasıyla doruğa ulaştı.
    Kongreye katılanlar duygu ve düşüncelerini ajansımızla paylaştı.
    ROBOSKİLİ ANNELER KONGREDE
    Roboskili Anneleri’nden Kadriye Encu , kongreye başarılar dilediğini belirterek, “Biz dilimize sahip çıkıyoruz. Umarım HDP daha ileriye gider, güzel günler görürüz. HDP benim için aydınlıktır, halkların birlikte yaşamıdır” dedi. Roboskili Anne Hazal Encu de kongrenin özgürlük kongresi olduğunu vurgulayarak, “Bakın halklar ne kadar çok. Biz kesinlikle başaracağız” dedi.
    ‘SOYLU’YA VE FAŞİZME VERİLMİŞ EN BÜYÜK CEVAPTIR’
    Kongre için İstanbul’dan gelen Nedim Genç ise kongredeki atmosferi şu sözlerle tarif etti: “Süleyman Soylu’ya ve HDP’yi bitirmeye çalışan faşizme verilmiş en büyük cevaptır.” Kongrenin ülke ve dünya barışına vesile olacağını belirten Gençi kongrenin tüm halklara umut olacağını vurguladı.
    TUNÇ: BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK KONGRESİ OLSUN
    Sokağa çıkma yasaklarında Cizre bodrumlarında yakılarak katledilen Mehmet Tunç’un eşi Zeynep Tunç da salonda yer aldı. Özgürlük ve barış istediklerini dile getiren Tunç, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkati çekerek, “Tecrit sona ersin artık. Kimse ölmesin, tüm dünyada barış istiyoruz. HDP her şeyimizdir. Yolumuzu aydınlatıyor. Halkın iradesi güçlüdür, hiçbir şey yıkamaz. Birlik olalım, özgürlük ve barış ısrarımızı sürdürelim. Bu kongre de barış ve özgülük kongresi olsun” diye belirtti.
    ‘UMUDU BÜYÜTÜYORUZ’
    Adana’dan gelen Gülseren Turan, kongredeki coşkunu faşizmi geriletmenin bir başlangıcı olduğunu dile getirdi. Turan, “Hukuksuzluğa, eşitsizliğe karşı tüm halkların ortak mücadele zemini oluşturma alanıdır. Bu kongreyle umudu büyütüyoruz. Kararlıyız, tüm Türkiye halklarını, demokrasi güçlerini barış zemininde buluşmaya davet ediyoruz. Kongrenin bunlara vesile olmasını diliyoruz” diye konuştu.
    ‘UMUDUN FOTOĞRAFI’
    Antalya’dan gelen Ali Çiftçi, kongrenin atmosferini tarif etmenin zor olduğunu belirtti. Çiftçi, kongre için, “Halkların, demokrasiye, birlikte yaşama ve daha güzel günlere olan umdun fotoğrafı” olarak tanımladı.
    Dersim’den gelen İbrahim Kasun, kongre atmosferini “Bu kongre bizim için büyük anlam taşıyor. Türkiye’de AKP-MHP faşizmine karşı muhalefet eden tek parti olan HDP, Türkiye’de tek muhalif parti olma görevini üstlenmiştir. Bugünkü coşku da mücadelenin karşısında faşizmin ne kadar gerilediğinin göstergesidir” diye anlattı.
    ‘KONGRE FAŞİZME MEYDAN OKUYOR’
    Antalya’dan kongreye katılan Ertuğrul Barka ise, “Kongre faşizme meydan okuyor. Burada cesur, kararlı ve coşkulu halklar görüyoruz. Türkiye mozaiği büyük bir direngenlik, kararlılık ve birlikte mücadele isteği ile burada” diye belirtti. Kongreden aydınlık umut ettiğini dile getiren Barka, “Aydınlanma bu kongrede bir adım daha artmış olacak. HDP, özgürlükleriyle her konuda eşitliği, kardeşliği, ekoloji değerleri, kadın ve insan halkları en önemlisi yaşamın sürdürülmesinden yana” diye konuştu.

    KÜRTÇE VURGUSU

    Katılımcılar, Kürtçeye yönelik baskı ve engellemelere dikkati çekmek amacıyla Aram Tigran’ın Zimanê Kurdî şarkısını hep bir ağızdan söyledi.