Tag: Website

  • Başbakan Uçuşta: ‘Kurtuluş Savaşındaki Gibi, Ya İstiklal Ya Ölüm’

    Başbakan Uçuşta: ‘Kurtuluş Savaşındaki Gibi, Ya İstiklal Ya Ölüm’

    Türk Başbakan Binali Yıldırım, Bulgaristan Başbakanı mevkidaşıyla düzenlediği ortak basın toplantısında Cizre emniyet müdürlüğüne yönelik bomba yüklü araçla yapılan saldırıya ilişkin açıkalama yaptı.

    ‘‘Saldırıda 11 polisimiz şehit olmuş, Çok sayıda varalımız vardır.

    Tüm terör örgütlerine topyekûn savaş açtık. Kurtuluş Savaşı’nda Gazi Mustafa Kemal’in dediği gibi ‘ya istiklal ya ölüm.’

    Bu ülkenin başına bela olan örgütü çökerteceğiz. Hiçbir alçak girişim bizim kardeşliğimizi bozamayacaktır.’’

  • Economist: Türkiye’de IŞİD’in ana hedefi Kürtler

    Economist: Türkiye’de IŞİD’in ana hedefi Kürtler

    İngiltere’de yayımlanan Economist dergisinin bu haftaki sayısında Gaziantep saldırısı ve Cerablus operasyonuyla ilgili iki makale yer alıyor.

    Economist, Gaziantep’te Cumartesi akşamı bir düğünü hedef alan ve 54 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili haberinde, saldırının ‘zaten çevresi sarılmış olan Kürtleri daha da çok dehşete düşürdüğünü’ yazıyor.

    Türkiye’de son bir yılda 5 IŞİD saldırısı olduğunu hatırlatan Economist’in makalesi şöyle devam ediyor:

    “IŞİD son saldırılarında turistik yerleri ve kamu binalarını hedef aldı. Cumartesi akşamı Gaziantep’te yapılan saldırıdan önce İstanbul’da Atatürk Havalimanı’na saldırmıştı. Ama genel olarak IŞİD’in ana hedefi Kürtler. Gaziantep’te polis baskını sırasında kendisini patlatan IŞİD’linin bilgisayarından, bir Kürt düğününe saldırma planları bulunmuştu”.

    Türkiye hükümetine ve uzmanlara göre, IŞİD’in Türkiye saldırılarındaki amacı, Türkiye’nin Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyona desteğini cezalandırmak ve Kürt-Türk çatışmasını artırmak. Bunu kısmen başarıyorlar da…”

    Artan PKK ve IŞİD saldırıları ile 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’nin yakın tarihindeki en kırılgan döneminden geçtiğinin belirtildiği makale şöyle son buluyor:

    “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD terörünü ayrı bir sorun olarak ele almaktansa, darbe girişimini planlayanları, kendisine muhalif bürokratları, Kürt militanları ve cihatçıları aynı keseye koyuyor. Pazar günü Gülencilerle PKK ve IŞİD arasında hiçbir fark olmadığını söyledi.

    “Cumhurbaşkanı, ülkesine yönelen her tehdidi, Türkiye’yi zayıflatma komplosunun bir parçası olarak görme eğiliminde ve şu ana kadar bundan çok zarar gördü. Ülkesinin birden çok tehditle yüz yüze kaldığı bu dönemde, bu yaklaşımın işe yaradığını söylemek zor.”

    Economist, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzeyindeki IŞİD ve PYD hedeflerini vurması ve Cerablus operasyonuyla ilgili makalesine “Suriye’deki savaş daha da karmaşıklaşıyor” yorumuyla başlıyor.

    Suriye’deki son gelişmelerin özetlendiği makalede ‘ittifakların değiştiği ve zaten çok sönük olan barış umudunun giderek kaybolduğu’ belirtiliyor.

    Economist’e göre Kürtlerin elindeki Haseke’ye 18 Ağustos’ta Suriye ordusunca düzenlenen hava saldırısı, bu değişimin en önemli göstergesi:

    “Yakın geçmişe kadar, eli kanlı Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Kürt militanlara dokunmamıştı. Ama Haseke’de iki taraf yumruk yumruğa geldi”

    Economist, Türkiye için de dinamiklerin değiştiğini, Türkiye hükümetinin IŞİD terörü ve Kürtlerin güç kazanması endişeleriyle Rusya’yla yeniden yakınlaşırken, Esad hakkındaki söylemini de değiştirmeye başladığını belirtiyor.

    Türkiye’nin Cerablus operasyonunun Kürtler tarafından ‘Suriye’nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgeleri birleştirememeleri için yapılmış bir harekât’ olarak algılandığını belirten Economist, Kürtlerin “sessizce geri çekilmeyeceğini” yazıyor:

    “Türkiye’nin saldırılarının Kürt direnişiyle karşılaşma, yani bir Amerikan müttefikinin, ABD’nin bir vekiliyle ve Amerikan uçaklarının hava koruması altındaki bölgelerde karşı karşıya gelme riski var.

    “[…] Kürtler sessizce geri çekilmeyecek. PYD Eş Başkanı Salih Müslim, ‘Türkiye’nin Suriye bataklığında kaybedecek çok şeyi var’ dedi. Kürtlerin komutasındaki Suriye Demokratik Güçleri de ‘ülkelerini, doğrudan ya da dolaylı işgallere karşı savunacaklarını’ açıkladı.”

    Economist, tüm bunlar olurken, Rusya’nın da Lazkiye’deki hava üssünü kalıcı hale getirerek ve İran’la daha yakından çalışarak, bölgede daha sağlam bir varlık kurma peşinde olduğunu belirtiyor:

    “Carnegie Moskova’dan Dmitri Trenin ‘Orta Doğu, Rusya’nın 21. yüzyıl süper gücü olma ihtirasları için bir platform haline geldi’ diyor. Ancak Rusya bunu yaparken Suriye’deki inatçı ve genişleyen savaşın bataklığına saplanma riskiyle de karşı karşıya. Bu durumda, kalıcılık pek de arzu edilir bir şey olmayabilir.”

  • Üniversitelerde Darbe: Tüm Dekanların İstifası İstendi

    Üniversitelerde Darbe: Tüm Dekanların İstifası İstendi

    Türkiye’de yaşanan darbe girişimini fırsat bilen AKP hükümeti tüm kamu kurumlarında başlattığı kıyım operasyonunun ardı arkası kesilmiyor. Yargı, askeriye ve emniyetten sonra üniversitelere de el atıldı.

    Reuters, TRT kaynaklı geçtiği haberinde YÖK’ün bütün üniversite dekanlarından istifa istediğini belirtti. Ülke genelinde istifası istenen dekan sayısı 1577. Bu dekanlardan 401’i vakıf, 1176’sı ise devlet üniversitelerinde görevli.

    İLK İSTİFA AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDEN

    YÖK’ün 1577 dekanın istifasını istemesinin ardından Akdeniz Üniversitesi’nde 19 dekan, istifa etti.

  • TSK’nın ‘Darbe’ Bildirisinde ‘Türk’ Vurgusu Yok!

    TSK’nın ‘Darbe’ Bildirisinde ‘Türk’ Vurgusu Yok!

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin resmi internet sayfasından gece yarısı 00:45’te yayınlanan darbe bildirisinde ‘Türklük’ vurgusunun yapılmamış olması dikkat çekti.  

     

    Kenan Evren tarafından okunan 12 Eylül askeri darbesi bildirisinde ‘Türk toplumu, Türk işçisi, Türk basını, Türk köylüsü, Türk ulusu, Türk milleti, Türk devleti’ gibi 25 defa ‘Türklük’ vurgusu yapılmıştı.Dün akşamki bildiride 12 Eylül bildirisinin aksine hiç bir şekilde Türklük vurgusu yapılmazken, ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı’ tanımlaması kullanılırken, din, dil, etnik kimlik ayırımı yapılmaksızın toplumun tüm kesimlerini kapsayacak demokratik bir anayasanın yapılacağı vurgusu dikkat çekti. 

    Bildiride ayrıca, insan hakları ihlalleri, yolsuzluk, hırsızlık, temel hak ve hürriyetlerin zedelenmiş olması, hukuk devletinin ortadan kalkmış olması, siyasi iktidarın meşruiyetinin kalmamış olması öne çıkartılan ‘darbe’ gerekçeleri olarak sıralandı. 

    TSK bildirisinin tam metni;

    TARİH:16 Temmuz 2016

    SAAT :           00:45

    TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN DEĞERLİ VATANDAŞLARI,

    SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLEN ANAYASA VE KANUN İHLALLERİ; DEVLETİN TEMEL NİTELİKLERİ VE HAYATİ KURUMLARININ VARLIĞI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR TEHDİT HALİNE GELMİŞ, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DAHİL OLMAK ÜZERE DEVLETİN TÜM KURUMLARI İDEOLOJİK SAİKLERLE DİZAYN EDİLMEYE BAŞLANMIŞ VE DOLAYISIYLA GÖREVLERİNİ YAPAMAZ HALE GETİRİLMİŞTİR.

    GAFLET VE DALALET VE HATTA HIYANET İÇERİSİNDE OLAN CUMHURBAŞKANI VE HÜKÜMET YETKİLİLERİ TARAFINDAN; TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER ZEDELENMİŞ, KUVVETLER AYRILIĞINA DAYALI, LAİK VE DEMOKRATİK HUKUK DÜZENİ FİİLEN ORTADAN KALDIRILMIŞTIR.

    DEVLETİMİZ; ULUSLARARASI ORTAMDA HAK ETTİĞİ İTİBARINI YİTİRMİŞ VE EVRENSEL TEMEL İNSAN HAKLARININ GÖZ ARDI EDİLDİĞİ, KORKUYA DAYALI OTOKRASİ İLE YÖNETİLEN BİR ÜLKE HALİNE GETİRİLMİŞTİR.

    SİYASİ İDARENİN ALDIĞI HATALI KARARLARLA MÜCADELEDEN GERİ DURDUĞU TERÖR TIRMANARAK BİRÇOK MASUM VATANDAŞIMIZIN VE TERÖRİSTLE MÜCADELE EDEN GÜVENLİK GÖREVLİLERİMİZİN HAYATINA MAL OLMUŞTUR.

    BÜROKRASİ İÇERİSİNDEKİ YOLSUZLUK VE HIRSIZLIK CİDDİ BOYUTLARA ULAŞMIŞ, ÜLKE SATHINDA BUNUNLA MÜCADELE EDECEK HUKUK SİSTEMİ İŞLEMEZ HALE GETİRİLMİŞTİR.

    BU AHVAL VE ŞERAİT ALTINDA, YÜCE ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE MİLLETİMİZİN OLAĞANÜSTÜ FEDAKARLIKLARLA KURDUĞU VE BUGÜNLERE GETİRDİĞİ CUMHURİYETİMİZİN KORUYUCUSU OLAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ, “YURTTA SULH, CİHANDA SULH” İLKESİNDEN HAREKETLE;

    – VATANIN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ, MİLLETİN VE DEVLETİN BEKASINI DEVAM ETTİRMEK,

    – CUMHURİYETİMİZİN KAZANIMLARININ KARŞI KARŞIYA KALDIĞI TEHLİKELERİ BERTARAF ETMEK,

    – HUKUK DEVLETİ ÖNÜNDEKİ FİİLİ ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK,

    – MİLLİ GÜVENLİK TEHDİDİ HALİNE GELMİŞ OLAN YOLSUZLUĞU ENGELLEMEK,

    – TERÖRİZM VE TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜ İLE ETKİN MÜCADELE YOLUNU AÇMAK,

    – TEMEL EVRENSEL İNSAN HAKLARINI, MEZHEP VE ETNİSİTE AYRIMI GÖZETMEKSİZİN TÜM VATANDAŞLARIMIZ İÇİN GEÇERLİ KILMAK,

    – LAİK, DEMOKRATİK, SOSYAL VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ ÜZERİNE OTURAN ANAYASAL DÜZENİ YENİDEN TESİS ETMEK,

    – DEVLETİMİZİN VE MİLLETİMİZİN KAYBEDİLEN ULUSLARARASI İTİBARINI YENİDEN KAZANMAK,

    – ULUSLARARASI ORTAMDA BARIŞ, İSTİKRAR VE HUZURUN TEMİNİ İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR İLİŞKİ VE İŞBİRLİĞİNİ TESİS ETMEK MAKSADIYLA YÖNETİME EL KOYMUŞTUR.

    DEVLETİN YÖNETİMİ TEŞKİL EDİLEN YURTTA SULH KONSEYİ TARAFIDAN DERUHTE EDİLECEKTİR.

    YURTTA SULH KONSEYİ BM-NATO VE DİĞER TÜM ULUSLARARASI KURULUŞLARLA OLUŞTURULMUŞ YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRECEK HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMIŞTIR.

    MEŞRUİYETİNİ KAYBETMİŞ SİYASİ İKTİDARA GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMİŞTİR. VATANA İHANET İÇERİSİNDE BULUNAN TÜM KİŞİ VE KURULUŞLARIN EN KISA ZAMANDA ULUSUMUZ ADINA HAKKANİYET VE ADALETLE KARAR VERMEYE YETKİLİ MAHKEMELER ÖNÜNDE HESAP VERMESİ TEMİN EDİLECEKTİR.

    TÜM YURTTA SIKI YÖNETİM İLAN EDİLMİŞTİR.

    İKİNCİ BİR DUYURUYA KADAR SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYGULANACAKTIR. VATANDAŞLARIMIZIN KENDİ GÜVENLİKLERİ İÇİN BU YASAĞA HASSASİYETLE UYMALARI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.

    HAVAALANLARI, SINIR KAPILARI VE LİMANLARDAN YURT DIŞINA ÇIKIŞLARA YÖNELİK İLAVE TEDBİRLER GETİRİLMİŞTİR.

    DEVLET DÜZENİNİN EN KISA ZAMANDA TESİS VE İDAMESİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİR ALINMIŞ VE UYGULANMAKTADIR. HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN ZARAR GÖRMESİNE MÜSAADE EDİLMEYECEK, KAMU DÜZENİNİN BOZULMASINA FIRSAT VERİLMEYECEKTİR.

    HİÇBİR AYRIM YAPILMAKSIZIN TÜM VATANDAŞLARIMIZIN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ, MÜLKİYET HAKKI, EVRENSEL TEMEL HAK VE HÜRRİYETİ YURTTA SULH KONSEYİNİN TEMİNATI ALTINDADIR.

    YURTTA SULH KONSEYİ ÜNİTER DEVLET YAPISI İÇİNDE DİL, DİN, ETNİK KÖKEN AYRIMI YAPMAKSIZIN TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİ KAPSAYACAK BİR ANAYASA HAZIRLANMASINI EN KISA ZAMANDA SAĞLAYACAKTIR.

    ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK, SOSYAL, LAİK HUKUK İLKELERİNE DAYALI ANAYASAL DÜZEN TESİS EDİLENE KADAR YURTTA SULH KONSEYİ ULUSUMUZ ADINA HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAKTIR.

    TÜM VATANDAŞLARIMIZA SAYGIYLA DUYURULUR.

    YURTTA SULH KONSEYİ

  • TSK’dan İlk Açıklama: Ülke yönetimine el konuldu

    TSK’dan İlk Açıklama: Ülke yönetimine el konuldu

    TSK’den yapılan açıklamada “Türk Silahlı Kuvvetleri; anayasal düzeninin, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin tekrar temin ve tesisi; ülkede hukukun üstünlüğünün yeniden hakim kılınması; bozulan asayiş düzeninin tekrar sağlanması; maksadıyla ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.



     

    Tüm uluslararası anlaşmalarımız ve taahhütlerimiz geçerliliğini korumaktadır. Tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkilerimizin devam edeceğini temenni ederiz.” denildi

  • 3 Canlı Bomba, 41 Ölü, 239 Yaralı, 41 Yoğun Bakımda

    3 Canlı Bomba, 41 Ölü, 239 Yaralı, 41 Yoğun Bakımda

    Atatürk Havalimanı’nda dış hatlar terminalinin girişinde art arda patlama meydana geldi. İstanbul Valiliği’nin son açıklamasına göre saldırıda 41 kişi yaşamını yitirdi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki saldırıyla ilgili açıklama yaptı.

    İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar terminalinde üç büyük patlama meydana geldi. Canlı bombaların saldırıları sonrası 41 kişi yaşamını yitirirken, 239 kişi yaralandı.

    İstanbul Valiliği’nden yapılan son açıklama şöyle:

    41 kişinin hayatını kaybettiği belirlenmiştir. Hayatını kaybedenlerden 37 kişinin kimliği tespit edilmiş, bunlardan 10’unun yabancı uyruklu, 3’ünün ise çifte vatandaş olduğu anlaşılmıştır. Hayatlarını kaybeden 19 kişi yakınlarına teslim edilmiştir.

Hastanede yaralı olarak bulunan 239 kişiden 109’u taburcu edilmiş, 130 kişinin tedavilerine devam edilmektedir.

Menfur saldırı ve faillerine yönelik detaylı inceleme çok yönlü olarak sürdürülmektedir. Bu haince saldırıda hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

    BAŞBAKAN YILDIRIM: TAKSİ İLE GELDİLER

    Başbakan Binali Yıldırım saat 02.55’de Atatürk Havalimanı’ndaki terör saldırısında 36 kişi hayatını kaybettiğini ayrıca 3 canlı bombanın öldüğünü açıkladı.  36 kişinin öldüğü saldırıda Yıldırım’ın güvenlik zaafiyeti olmadığını belirtmesi dikkat çekti. Yıldırım, saldırıyı gerçekleştiren canlı bombaların havalimanına taksi ile geldiğini, kaçan bir terörist olasılığının üzerinde durulduğunu ve emarelerin IŞİD’i gösterdiğini söyledi.

    Başbakan Yıldırım, havalimanındaki trafiğin normale döndüğünü belirtti.

    Görgü tanıklarının ifadelerine göre, teröristler CIP girişinin yanındaki kapıdan kalaşnikof silahlarla  tarayarak giriyorlar, pasaport kontrolüne kadar ilerliyorlar, boarding ekranının önünde bekleyen kalabalığın üzerine 4 el bombası atıyorlar.

    SAĞLIK BAKANI: HAYATİ TEHLİKESİ OLAN DA VAR OLMAYAN DA

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki saldırıyla ilgili açıklama yaptı.

    Akdağ yaptığı açıklamada saldırıyla ilgili bilgi verdi.

    Akdağ şu açıklamalarda bulundu: “250’ye yakın etkilenmiş kişi olduğunu biliyoruz. Bunların içinden şu anda hastanelerimizde yatan 128 kişi var. Bunların bir kısmı yaralı, bir kısmı hafif yaralı. Bir kısmı da bir şekilde etkilenmiş olan insanlar. Psikolojik olarak etkilenenler de var, aşırı sesten etkilenenler de var içlerinde. Bunların 41’i de yoğun bakımlarımızda yatıyor. Ama yoğun bakımda yatan hastaların tabii ki hepsinin hayati tehlikesi yok. Hayati tehlikesi olanlar da var.”

    MİT, Atatürk Havalimanı saldırısını 20 gün önce biliyordu

    İstanbul Atatürk Havalimanı’nda dün akşam gerçekleştirilen kanlı saldırının ardından Başbakan Binali Yıldırım “Güvenlik zafiyeti yok” açıklaması yapmıştı. Havalimanında 41 kişinin yaşamını yitirip, 239 kişinin de yaralandığı kanlı saldırının ardından istihbarat birimlerinin ilgili birimleri saldırıya karşı uyardığı ortaya çıktı. Uyarı metninde Atatürk Havalimanı’nın adının da açıkça yazıldığı belirtildi.

    CNN Türk Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın haberine göre, istihbarat birimleri saldırıdan 20 gün öne devletin ilgili birimlerini IŞİD’in saldırı düzenleyebileceği yönünde uyardı. Habere göre, uyarı metninde Atatürk Havalimanı’nın ismi de bulunuyordu.

    Atatürk Havalimanında yaşamını yitirenlerin isimleri
    Atatürk Havalimanında yaşamını yitirenlerin isimleri
  • Fincancı, Nesin ve Öderoğlu Tutuklandı

    Fincancı, Nesin ve Öderoğlu Tutuklandı

    Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak için başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılarak gazetenin bir günlük yayın yönetmenliği görevini üstlenen TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Yazar Ahmet Nesin, Gazeteci Erol Önderoğlu hakkında tutuklama kararı verildi.

    Baskı ve soruşturmaların hedefindeki Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak için başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılarak gazetenin bir günlük yayın yönetmenliği görevini üstlenen TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yazar Ahmet Nesin, gazeteci Erol Önderoğlu, haklarında gazetede çıkan haberler nedeniyle “örgüt propagandası” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Adliyesi’nde ifade verdi.

    Savcılık ifadelerinin ardından Fincancı, Önderoğlu ve Nesin “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme tutuklama 3 isim hakkında da tutuklama kararı verdi.