Tag: Website

  • PKK’liler 20 gümrük memurunu serbest bıraktı

    PKK’liler 20 gümrük memurunu serbest bıraktı

    HPG gerillaları tarafından Ağustos ayında yol kesme eylemi sonucu gözaltına aldığı 20 gümrük memuru şu an bırakıldı. Gerillalar devlet memurlarını Medya Savunma Alanlarına gelen sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan bir heyete hazırlanan protokol ile teslim etti.

    PKK’liler 20 gümrük memurunu serbest bıraktı 1

    Yaklaşık bir haftadır bırakılması planlanan memurlar Savaş ve keşif uçağı hareketliliği nedeniyle bugün bırakılabildi. Gümrük memurları 10 Ağustos’tan bu yana HPG’li gerilların elindeydi.

    Bırakılanlar memurların isimleri şöyle:

    Mehmet Temel  (Gümrük Müdürü)

    Emre Çelik (Gümrük Müdürü)

    Remzi Acar

    Şevket sargın

    İbrahim berat dursun

    Hacı Baki İcat

    Ömer Faruk Koyuncu

    Ali Karaçınar

    Gökhan Güven

    Vahit Yılmaz

    Adnan Kaya (Gümrük Müdürü)

    Mehmet Armağan

    Ergün Tay

    Kemal Süha Özer

    Ahmet Maraşlıoğlu

    Metin Acar

    Hasan Gökdoğan (Gümrük Müdürü)

    Ayşe Şen (Gümrük Müdürü)

    Bahadır Kılıçaslan

    Aydoğan Kavak

  • Iğdır’da Çatışma:10 Polis Öldü

    Iğdır’da Çatışma:10 Polis Öldü

    Iğdır’dan Nahcivan’a açılan Dilucu Sınır Kapısı’nda görev yapan polisler ile PKK’liler arasında çıkan çatışmada 10 polis öldü, 3 polis te yaralandı.

    Bu sabah saatlerinde HasanHan Köyü yakınlarında meydana gelen saldırıda PKK’liler önceden yola döşedikleri patlayıcıları polisleri taşıyan servisler geçerken infilak ettirdi. Patlamanın ardından çıkan çatışmada ilk gelen bilgilere göre 10 polis öldü.

    Servis minibüsüne zırhlı özel harekat araçları da eşlik ediyordu.

  • Te-miz-le-ne-cek-miş! Ölen Askerlerini Alamıyorsun Zırtapoz!

    Te-miz-le-ne-cek-miş! Ölen Askerlerini Alamıyorsun Zırtapoz!

    Daha 11 yaşındaydım. Köydeki evimizde bir tek TRT kanalı çekiyordu. ‘Anadolu’dan görünüm’ diye bir program vardı. Her programda toplamda yüzden fazla ‘teröristin’ öldürüldüğünü programın sunucusu Güntaç Aktan tarafından ağzından salyalar akarak duyardık. O zamanın zebanilerinden olağanüstü hal valisi Hayri Kozakçıoğlu diye bir mutan vardı. Her programda önce o belirir, zebani yüzü ve sesiyle kök kazmaktan bahsederdi. Her programda mikrofon siyasilere ve askerlere uzatılır ve ilk söylenen kelimeler; ‘inlerine gireceğiz, köklerini kazıyacağız, kafalarını ezeceğiz…’ olurdu, bu cümleleri bozuk bir plaktan çıkarcasına tekrar tekrar duyardık.

    Aradan uzun zaman geçti. Anadoludan Görünüm programının sunucusu öldü, Olağanüstü hal bölgesi valisi Hayri Kozakçıoğlu evinde intihar etmiş bir şekilde bulundu. Ve şimdi de Anadoludan Görünüm yerine ‘Beştepeden Görünüm’ programı var. Hayri Kozakçıoğlu rolünü Erdoğan almış, programın sunucusu da Davutoğlu. Ve aynı görüntüler, aynı konuşmalar. Halkın gözüne baka baka yalanlar diziyorlar.

    ‘Köklerini kazıyacakları’ dönemde doğan bebekler büyüdü ve abilerinin, ablalarının, babalarının, amcalarının hatta dedelerinin silahlarını kuşanıp o ‘in’lerde direnmeye devam ettiler.

    ‘Kök kazmak’ toplu kıyımdır, soyu tümden ortadan kaldırmaktır. Bu uzun yolculukta devlet defalarca kök kazıma girişimlerinde bulundu. Kök kazmalar-Fiziki soykırımlar sonuç vermedi, kökünden koparmayı da denediler. 4500 köy yakıldı-boşaltıldı, şehirler nefes alınmaz yerleşim yerleri haline getirildi ve insanlar büyük Türkiye metropollerinde yok olmaya itildi. Bunla da yetinilmedi. Kalanları da zindanlara attılar, asimile etmeye çalıştılar, ajan yaptılar, eline silah verdiler… Sokaklarda sayısız infaz yaptılar. Tecavüz ettiler. Bok yedirdiler(Cizre-Yeşilyurt). Toplu-tekli öldürdükçe öldürdüler. Asit kuyularında kemikleri erittiler.

    O zamanlar köyde öğretmen olmadığı için Cizre’de Vatan ilköğretimine giderdim. 30 kilometrelik uzakta olan köyden Cizre’ye tarihi ipek yolundan geçerken her sabah bir köyün üzerinden dumanlar yükseldiğini görürdüm. Ve dolmuştaki amcaların kendi aralarındaki konuşmalarından, dün akşam hangi köyün yakıldığını, hangi yol kenarında kaç tane kafası ezilmiş insan cesedi bulunduğunu dinlerdim.

    Ve Cizre: Öldü denilen bir halkın yeniden dirilişinin müjdesini verirken, sokaklara musallat olan cellatların aldığı canların kara habercisiydi aynı zamanda. Güneş batar batmaz dört tarafı tepe olan şehre bombalar, toplar yağardı. Abartısız her akşam aynıydı durum. Önceleri silah sesleri başlar başlamaz her kes evin bodrumuna koşar ve orda sabahlardı. Bir yerden sonra insanlara ölümlere alıştıkça bodrumlara da inmez olmuştu.

    Yine böyle bir geceydi. Her taraftan silah sesleri geliyordu. Bodruma inmemiştik. Birden yüksek bir patlama sesiyle evin tüm camları indi. Ben bizim eve havan topu isabet ettiğini düşündüm. Anlık şoku atlattıktan sonra evden dışarı fırladık. Sokaktan ‘Mala Mele İsmail(Mele İsmail’in evi)’ çığlıkları yükseliyordu. Evimizin 50 metre ötesindeki caminin imamı Mele İsmail’in evine isabet etmişti havan topu. Havan mermisi tavanı delip bodrum katında, infilak etmişti. Mele İsmail dışında hamile eşi ve beş çocuğu o an bodrumdaydı. Parçalanmış çocuk cesetleri tek tek çıkarılarak gecenin karanlığında traktöre bindirilip hastaneye götürülürken yolda da özel timlerin silahlı saldırısına uğradı. Cizre devlet hastanesi yaralıları kabul etmedi ve Nusaybin’e götürülürken yaşayan kimse kalmadı.

    Bunun gibi yüzlerce hikaye yaşandı o yıllarda. Ne devlet öldürmekten vazgeçti, ne de halk direnmekten vazgeçti…

    36 yaşına geldim. O yıllarımın üzerinden 25 yıl geçti. Ama maalesef devlet kılıf değiştirse de zihniyet ve pratik aynı kaldı. 4 gündür Cizre’de sokağa çıkma yasağı var. Tam bir savaş hali. Dışarıdan getirilen yüzlerce özel hareket timi ve askerler tarafından kent ateş altında. Bugün Cizre’den konuştuğum akrabalar 11 yaşındayken benim gördüklerimin aynısını anlattılar bana. Şimdiye kadar 7 kişi yaşamını yitirmiş. Keskin nişancıların vurduğu kişilerden bir tanesi de 13 yaşındaki Cemile. Düşünsenize: iki gündür Cemile’nin cansız bedeni annesinin gözleri önünde, evdeki derin dondurucuda bekletildi. Şehirdeki savaş ortamından kaynaklı Derin dondurucu da bekletilen 13 yaşındaki Cemile akşam üzeri milletvekillerinin yardımlarıyla hastane morguna kaldırıldı. Tam 25 sene önce hastaneye götürülen Mele İsmail’in çocuklarını taşıyan traktöre ateş edildiği gibi bugün de Cemile’yi taşıyan ambulansa ateş edildi..

    Dün saat 15:00’te ‘temizliğe’ çıkan askerler ile gerillalar arasında çıkan çatışmada 16 anne’nin çocuğu hayatını kaybetti. Ve devleti yöneten karaktersizler olaydan tam 24 saat sonra ölen asker sayısını söyleyebildiler.

    Onu da nasıl söylediler peki: Hakkari halkı ölümünü göze alıp çatışma alanına girip etrafa savrulan askerlerin cenazesini oradan alıp yetkililere teslim ettikten sonra karaktersiz devletimiz ölenlerin sayısını açıklayabildi. Çatışmanın yaşanmasından birkaç saat sonra televizyon ekranlarında halen ‘400 milletvekili alsaydık, durum farklı olurdu’, ‘vatan sağ olsun, diğer çocuğumu da gönderecem demeyen karaktersiz şehit babaları da var’ diyen karaktersizin önde gideni Erdoğan sonuna kadar savaş diyordu.

    İç işleri bakanı ‘kafalarını ezeceğiz’, dışişleri bakanı, ‘köklerini kazıyacağız’ derken, Dağlıca olayından 24 saat sonra ekranların karşısına geçen ZIRTAPOZ Davutoğlu, heceleyerek; ‘TE MİZ LE YE CE ĞİZ’ diyordu. Aynı Zırtapoz, “özel komando birliklerimiz cenazeleri tahliye etti” derken, DİHA cenazelerin çatışma bölgesine giren sivil heyet tarafından alındığı görüntüleri paylaştı.

    Ve bu ahlak yoksunları halen bu halkın gözlerinin içine baka baka 25 yıl öncesi lafları tekrarlıyorlar.

    Ve YÜCE TÜRK halkının büyük bir bölümü ağzını açmış APTALCA öylece bakıyor…

    ALAETTİN SİNAYİC-TELGRAF

  • DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı

    Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlıca saldırısından 24 saat sonra kameralar önüne geçip “özel komando birliklerimiz cenazeleri tahliye etti” derken, DİHA cenazelerin çatışma bölgesine giren sivil heyet tarafından alındığı görüntüleri paylaştı.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 4

    Askerlerin cenazesini çatışma alanından çıkaran sivillerin içerisinde olan BDP Hakkari eski milletvekili Esat Canan yaptığı açıklamada: ‘Cenazeler sahipsizdi. Etrafa dağılan cenazeleri ben ve arkadaşlarım kendi araçlarımıza taşıdık.’ dedi.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 2

    HPG’nin Hakkari Dağlıca’da gerçekleştirdiği saldırılar ve ardından yaşanan çatışmalarda, HPG’ye göre en az 31, TSK’ye göre ise 16 asker yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren askerlerin cenazeleri, Dağlıca bölgesine giden ve aralarında eski BDP Milletvekili Esat Canan’ın da olduğu sivil halktan oluşan bir heyet tarafından alınarak askeri yetkililere teslim edildi.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 3

    Dağlıca saldırısından sonraki 24 saatlik zaman diliminde milli maça giderek gol sevinci yaşamasının dışında görülmeyen Ahmet Davutoğlu, asker cenazelerinin tesliminden birkaç dakika sonra soluğu kameralar önünde aldı. Davutoğlu, konuşmasının büyük bölümünde savaş politikalarının sürdürüleceğini ilan ederken, asker cenazelerinin teslimi ile ilgili ise “özel komando birlikleri” iddiasında bulundu:

    Güvenlik birimlerimiz sabahleyin özel komando birlikleriyle takviye edilerek, bu derin vadide bulunan karayolu üzerindeki alanı kontrol altına almış ve dünkü çatışmalarda şehit düşen kahraman askerlerimize ulaşmış ve tahliye etmiştir.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 5

    Sivil heyetin cenazeleri teslim almasına ilişkin gelişmeler heyettekiler aracılığıyla an an takip edilirken, “özel komando birlikleri” iddiasında bulunan Ahmet Davutoğlu kısa süre içerisinde yalanlandı. Dicle Haber Ajansı, sivil heyetin asker cenazelerini taşırken görüntülerini yayımlamaya başladı.

    Heyetin başındaki eski BDP Milletvekili Esat Canan da Twitter hesabından şu açıklamaları yaptı:

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 6
    Esat Canan

    ‘‘Yüksekova-Doski bölgesinde çıkan çatışmada hayatını kaybeden 16 askerin cenazesini bizzat benim de içinde bulunduğum sivil heyet almıştır. Saat 15.30 civarında olay bölgesine ulaştık. Cenazeler sahipsizdi. Etrafa dağılan cenazeleri ben ve arkadaşlarım kendi araçlarımıza taşıdık. Asker cenazelerini araçlarımıza taşıdıktan sonra bölgeye gelen askeri yetkililere cenazeleri teslim ettik. Hayatını kaybeden askerlere Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.’’

  • Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi

    Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi

    Sokağa çıkma yasağının 3’üncü gününe girdiği Cizre’de devlet katletmeye devam ediyor. Cudi Mahallesi’nde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu 13 yaşındaki Cemile Çağırga adlı çocuk yaşamını yitirdi. Olağanüstü halin devam ettiği Cizre’de şimdiye kadar katledilenlerin sayısı üç. İki kişi de kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

    Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi 1

    Üç gündür Cizre’de devam eden devlet terörü can almaya devam ediyor. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği kentte ölü ve yaralıların net sayısı bilinmese de, şimdiye kadar üçü polislerin silahıyla iki kişi de kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği gelen bilgiler arasında.

    Dün gece de İdil Caddesi’ne konuşlandırılan Kobra tipi zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu Nur Mahallesi’nde Sait Çağdavul (19) isimli genç boğazına isabet eden kurşun ile yaşamını yitirmişti. Çağdavul’un cenazesi yoğun saldırılar nedeniyle hastane yerine mahalledeki camiye taşındı.

    Üç gündür devam eden devlet terörünü ‘Cizre’de Köklü PKK Temizliği’ manşetiyle veren AKP medyasından Sabah gazetesi Cizre’ye yönelik büyük bir katliam girişiminin olduğunu gösteriyor. Üç gün önce İçişleri Bakanlığı’nın özel talimatıyla, kente özel harekatçıların geldiği belirtildi. Bunların, 150 zırhlı ve 50 otobüs ile geldiği, sayılarının da 300 civarında olduğu öğrenildi. Sevkiyat ile gelen polisler için Cizre Kaymakamlığı’nın 10 günlüğüne Konak Mahallesi’nde bulunan Anadolu Lisesi ve Yafes Mahallesi’nde bulunan İmam Hatip Lisesi öğrenci yurtlarını tuttuğu öğrenildi.

    YILDIRIM: DEVLET KATLİAM HAZIRLIĞI YAPIYOR

    Cizre’de HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, “Şu anda yoğun saldırı var. Biz bir evde mahsur kalmış durumdayız” dedi.

    Bugün HDP heyeti olarak Cizre’ye geldiklerini belirten Yıldırım, geldiklerinden bu yana asker ve polisin saldırılarının sürdüğünü söyledi.

    Heyete yönelik de hedef gözetilerek saldırılar düzenlendiğini söyleyen Yıldırım, “Şu anda yoğun saldırı var. Biz bir evde mahsur kalmış durumdayız. Devlet güçleri ağır silahlarla rast gele ateş açıyorlar. Bulunduğumuz eve de ateş açılıyor. Elektrikler kesildi, internet hatları devre dışı bırakıldı, kimseye ulaşamıyoruz. Devlet katliam hazırlığı yapıyor” dedi.

    Cizre’ye yönelik devletin bu gece bir katliam planı olduğunun görüldüğünü de belirten Yıldırım şunları ifade etti: “Bir an önce sahiplenme olmazsa Cizre’de bu gece büyük katliam yaşanabilir. Suikastçiler kadın ve çocuk, herkesi hedefliyor. Acil olarak Cizre için harekete geçilmesi lazım.”

    Öte yandan dün sabah saatlerinde çatışmaların şiddetlenmesi üzerine 2 yaşlı kişinin kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği öğrenildi. Hacı Ata Borçin (70), Xetban Bülbül’ün (65)  cenazelerinin halk tarafından Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırıldığı belirtildi.

    Nur Mahallesi’nde de dün akşam rahatsızlanan Muhammed Tahir Yaramış isimli 35 günlük bebek, mahalleye ambulansın girişinin polis tarafından engellenmesinden dolayı yaşamını yitirmişti.

  • Britanyalı Gazeteciler Hem Daiş, Hem de PKK Adına Faaliyet Yürüttükleri İddiasıyla Tutuklandılar

    Britanyalı Gazeteciler Hem Daiş, Hem de PKK Adına Faaliyet Yürüttükleri İddiasıyla Tutuklandılar

    Britanyalı gazeteciler Mohammed İsmael Rasool, Jake Hanrahan ve Philip John Pendlebury Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.

    Britanyalı Gazeteciler 4 Gündür Diyarbakır’da Gözaltında 1

    Geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da gözaltına alınan ve mahkemeye sevk edilen Vice News ekibi Britanyalı gazeteciler Mohammed İsmael Rasool, Jake Hanrahan ve Philip John Pendlebury nöbetçi Sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı.

    Gazetecilerin “hem IŞİD hem PKK adına faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla tutuklandıkları öğrenildi.

    Gazetecilerin avukatı BBC’den Selin Girit’e verdiği demeçte, gazetecilerin hem PKK, hem de Daiş adına faaliyet yürütmekle suçlandığını ve gazetecilerin suçlamaları red ettikleri belirtti.

  • 40 Gün İçerisinde 10’u Çocuk 52 Sivil, Türk Güvenlik Güçleri Tarafından Katledildi

    40 Gün İçerisinde 10’u Çocuk 52 Sivil, Türk Güvenlik Güçleri Tarafından Katledildi

    Son iki aydır yargısız infaz haberlerinin eksik olmadığı Türkiye’de Türk güvenlik güçleri tarafından katledilen sivillerin sayısı her gün biraz daha artıyor.Son 40 gün içerisinde 10’u çocuk 52 sivil Türk güvenlik güçleri tarafından katledildi.

    40 Gün İçerisinde 10’u Çocuk 52 Sivil, Türk Güvenlik Güçleri Tarafından Katledildi 1

    20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç ilçesinde yaşanan bombalı saldırı sonucu 32 SGDF’li gencin yaşamını yitirmesi olayından sonra ülke çapında gelişen olaylarda 51 sivil insan, Türk güvenlik güçleri tarafından katledildi. Bu sabah Silopi’den gelen haber ile uyuduğu damda polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren kadın ile beraber güvenlik güçleri tarafından katledilen sivillerin sayısı 52’ye çıktı.

    İHD: 48 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

    İnsan Hakları Derneği 28 Ağustos tarihinde yaptığı basın açıklaması ile yayınladığı raporda 21 Temmuz-28 Ağustos tarihlerinde 48 sivilin yaşamını yitirdiğini açıklamıştı. 30 Ağustos’ta da Şırnak’ın Silopi ilçesinde polisler tarafından katledilen 3 genç ve kadın ile beraber, 21 Temmuz’dan bu yana Türk güvenlik güçleri tarafından katledilenlerin sayısı 52’ye çıktı.

    2 BİN 544 KİŞİ GÖZALTINDA ALINDI

    İnsan Hakları Derneğinin yayınladığı raporda son 40 içerisinde toplam 2 bin 544 kişinin gözaltına alındığı yer aldı. Raporda, Gözaltına alınanların 136’sını “IŞİD üyesi” olduğu gerekçesiyle, 22 kişi “Paralel yapı üyesi” iddiasıyla gözaltına alınırken, 2 bin 386 kişinin ise “KCK-PKK üyesi” olduğu gerekçesi ile gözaltına alındığını ifade edildi.

    SURUÇ SALDIRISI İLE BERABER TOPLAMDA 83 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

    * 20 Temmuz 2015 Şanlıurfa İli Suruç İlçesindeki Bombalı Saldırıda Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu(SGDF) üyesi Amara Kültür Merkezi’nde basın açıklaması yaparken canlı bomba patlaması sonucu birisi saldırgan olmak üzere toplam 33 kişi hayatını kaybetmiş en az 100 kişi yaralanmıştı.

    * 23 Temmuz 2015: Gaziantep ili Kilis sınırında Firas Feyad adındaki Rojavalı Türk askerleri tarafından katledildi.

    * 25 Temmuz 2015 İstanbul’un Bağcılar İlçesi’ndeki evi DHKP-C Örgütü gerekçe gösterilerek özel harekât polislerince evi basılan Günay Özarslan yargısız infaz edildi.

    * 25 Temmuz 2015 Şırnak Cizre’de başlatılan gözaltı ve sınır ötesi operasyonları protesto eden gruba özel harekât polislerinin açtığı ateş sonucu olayları evinin balkonundan izlediği belirtilen Abdullah Özdal (21) göğsüne isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi.

    * 26 Temmuz 2015: 35 yaşındaki Bülent Ecevit Güngör; Mersin’deki Suruç katliamı, hava saldırıları ve gözaltıları protestosu sırasında balkonda otururken başına bir cismin isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.

    * 26 Temmuz 2015 Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde eylem yapan gruplara müdahale eden polis ekiplerinin kovaladığı Beytullah Aydın (11) kaçarak saklandığı bir binanın 7. katından düşerek yaşamını yitirdi.

    * 27 Temmuz 2015 Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde, başlatılan operasyonlara karşı eylem yapan gruplara polisin açtığı ateş sonucu Seyithan Dede (19) boynundan vurularak yaşamını yitirdi.

    * 29 Temmuz 2015 Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde, polis ekipleri durdurdukları bir araçtan inen 4 kişiye ateş açtı. Kurşunların isabet ettiği Hasan Nerse (17) vurularak ağır yaralandı. Hareket edemeyen Hasan Nerse’nin ellerini ve ayaklarını kelepçeleyen polisin olay yerine kimseyi yaklaştırmaması sonucu Hasan Nerse yaşamını yitirdi.

    * 30 Temmuz 2015 Ağrı’nın Sıtkiye Mahallesinde polisler bir eve baskın yaparak 3 genci katletti. İnfaz edilen gençlerden ikisi kardeş olup Ağrı Diyadin nüfusuna kayıtlı, diğeri ise Muş nüfusuna kayıtlı Sezai Yaşar (26), Ahmet Yaşar, Mirzettin Göktürk isimli vatandaşlar Polis tarafından infaz edildi.

    * 1 Ağustos 2015 Zergelê Köyü’nde Türk savaş uçaklarının sınır ötesi operasyon kapsamında Kürdistan bölgesine (Kuzey Irak) yaptığı hava saldırısında biri hamile olan 2 kadın ile birlikte 8 sivil insanı hayatını kaybetmiştir.

    * 7 Ağustos 2015 Şırnak’ın Silopi ilçesinde polislerin mahallelere girerek etrafa rast gele ateş açması sonucu Kamuran Bilin (27), Mehmet Hıdır Tanboğa (15), Hamdi Ulaş (58) hayatlarını kaybettiler.

    * 11 Ağustos 2015: Mardin’in Nusaybin ilçesinde inşaat işçisi olan üç çocuk babası 29 yaşında Havzullah Doğan özel harekat timleri tarafından sokak ortasında katledildi.

    * 12 Ağustos 2015 Ağrı Diyadin ilçesinde bir ekmek fırınında çalışan 14 yaşındaki Muhammet Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Aslan odun taşıdıkları fırında özel hareket polisleri tarafından katledildi. Aynı gece yine polisler tarafından katledilen bir erkek cesedi de Murat Mahallesi’nde harabe olan evlerin arasında bulunmuştu.

    * 13 Ağustos 2015 Diyarbakır Merkez Bağlar ilçesine bağlı Kanartepe mahallesinde, mahalleyi abluka altına alan Özel Harekât polislerinin etrafa rastgele açtığı ateş sonucu evinin kapısında oturan 40 yaşındaki Fahrettin Budak’ın göğsü ve sırtına aldığı 3 kurşunla öldürüldü.

    * 17 Ağustos 2015 Bitlis Tatvan’da Sorgun Askeri Kışlası önünde askerlerin bir araca ateş açması sonucu Ömer Cinkılıç (23) yaşamını yitirdi.

    * 17 Ağustos 2015: sokağa çıkma yasağı ilan edilen Diyarbakır ilinin Silvan ilçesinde yaşanan olaylarda evler, dükkânlar ateşe verilirken gerçek silahlarla ve bombalarla mahallelerde rastgele ateş açıldı. Başından vurularak öldürülen kişinin Serhat Bilen (25) olduğu öğrenildi. Atılan el bombası nedeniyle iki yaşlı kişi daha hayatını kaybetti.

    * 18 Ağustos 2015’de Muş Varto’da çıkan çatışmalarda Muş Valiliği tarafından 4 kişinin yaşamını yitirdiği açıklanmıştı. Özel harekât timlerinin sağ yakalayıp infaz ettiği iddia edilen 2 sivilin, 1979 Alagöz Mahallesi doğumlu Rahmi Kızıltaş ve 1989 Alagöz Mahallesi doğumlu Abdullah Toprak olduğu öğrenildi.

    * 18 Ağustos 2015 İstanbul’un Esenler ilçesi Tuna Mahallesi’nde önceki gün Silvan’da yaşanan devlet terörünü protesto ederken polisin ateş etmesi sonucu (16) yaşındaki Fırat Elma hayatını kaybetti. Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olan Fırat Elma otopsi işleminden sonra Diyarbakır’da defnedildi.

    * 19 Ağustos 2015: Devam eden operasyonları protesto etmek için Mardin’in Artuklu İlçesi’nde yapılan protesto eyleminden sonra 19 yaşındaki Ali Akpınar evine giderken polisin açtığı ateş sonucu vuruldu.

    * 19 Ağustos 2015 Şırnak, İdil’de Turgut Özal mahallesinde benzin istasyonunda pompacı olarak çalışan ve eve gitmekte olan 21 yaşındaki Cabbar Acar polis kurşunu ile hayatını kaybetti.

    * 22 Ağustos 2015 Diyarbakır’ın Sur İlçesinde polisle göstericiler arasında çıkan çatışmada 1 sivil yaşamını yitirirken 4 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı.

    * 26 Ağustos 2015 Yüksekova’da gece saatlerinde yaşanan olaylarda polislerin saldırısı sonucu 3 kişi yaşamını yitirirken 7 kişi de yaralanmıştır.

    * 27 Ağustos 2015: Cizre’de Garnizon Komutanlığı’na yapılan saldırının ardından çıkan çatışmalar sırasında sağlık personeli 32 yaşındaki Eyüp Ergin, 7 yaşındaki Baran Çağlı, 10 yaşındaki Emin Yanaş ve 28 yaşındaki Mesut Sanrı hayatını kaybetti.

    * 27 Ağustos 2015: Şırnak’ta düzenlenen gösteriye polisin müdahalesiyle başlayan çatışmada boğazına kurşun isabet eden Ahmet İrtegün (17) adlı çocuk yaşamını yitirdi.

    * 29 Ağustos 2015: Kızıltepe’de dün akşam meydana gelen patlamanın ardından operasyon başlatan özel harekat polislerinin bir araca ateş açması sonucu aracın şoförü olan 16 yaşındaki Mazlum Turan adlı çocuk hayatını kaybetti.

    * 30 Ağustos 2015: Şırnak’ın Silopi ilçesi Kobanê Mahallesi’nde polislerin bir eve baskın düzenlemesi sonucu Ali Ödük (20), Halil Can (22) ve ismi öğrenilemeyen 1 genç katledildi.

    * 30 Ağustos 2015: Silopi’de evlerinin damında uyuyan Fatma Ay ve 14 yaşındaki çocuğu Berfin, polisler tarafından açılan ateş sonucu vuruldu. Anne Ay hayatını kaybetti.