İngiltere’de çalışmalarını yürüten Ciwanên Azad UK (Özgür Gençlik) ‘Mayıs ayı şehitleri kültür spor etkinliği’ düzenliyor.
Her yıl geleneksel olarak yapılan etkinlik bu yıl 4 Haziran Pazar günü Woodgreen’de bulunan New River Sport and Fitness Centre’da gerçekleşecek. Bu yılki etkinlik yaşamlarını yitiren devrimciler Çekdar Botan, Lecwan Munzur, Tijda Ekecik, Dean Evans, Erik Scurfield ve Ryan Lock anısına yapılacak.
Etkinlik kapsamında düzenlenecek futbol turnuvasının yanında, programda Voleybol, çocuk oyunları, yüz boyama, müzik ve halk dansları gösterisi olacak.
Futbol turnuvası kapsamın birinci gelen takıma kupa verilecek. Turnuvaya katılmak isteyen takımların en geç 29 Mayıs’a kadar kayıt yaptırmalı gerekiyor. Her takımın en az yedi oyuncudan oluşması gerekiyor.
Londra’da yaşayan tüm Kürdistanlı gençleri etkinliğe katılmaya çağıran Ciwanên Azad UK, kapitalizmin yarattığı ve gençleri çürüttüğü sisteme karşı mücadele etmek ve gençlerin örgütlü duruşunu sağlamak açısından bu türlü sportif ve kültürel etkinliklerin önemini vurgulayan bir açıklama yaptı.
Etkinlikle ilgili daha fazla bilgi almak için 07925 072 753 ve 07960 853 239 numaralı telefonlardan iletişime geçilebinir.
Yakın zamanda ”Kalbim” isimli yeni albümünün Londra’daki tanıtımı için müzikseverlerle buluşan sanatçı Canan Sağar gazetemizin sorularını yanıtladı. Gezi’den Suruç’a, taş atan çocuklardan dost yarasına kadar bir çok konuyu işlediklerini söyleyen Sağar’ın albümü adeta bir toplumsal sorumluluğun ürünü.
Suna Alan
Çoğu söz ve müziğin size ait olduğu bu albümdeki besteleriniz esin kaynağını nereden alıyor, nereden besleniyor?
Albümde altı şarkının sözleri ve beş şarkının müzikleri bana ait. Yine kıymetli dostlarım Alp Murat Alper, Cemil Gülüm ve Dostali Yaşar’a da ait söz ve müzikler var. Gerek kendi yaşadığım mevzular, gerek tanıklık ettiğim olaylar ya da yakından takip ettiğim konular beni ciddi derecede etkiliyor ve çoğu zaman yazarak-beste yaparak biraz nefes alabiliyorum. Örneğin, taş atan çocukların hikayelerini ve o dönem bu sebepten ötürü ceza alan araştırmacı gazeteci insanları yakından takip ettim. Bu konunun o kadar çok etkisi altında kaldım ki hemen bir şarkı yapma gereği duydum. Çocukların güvenilir ve savaşların olmadığı ortamlarda büyümesini önemsiyorum. Hiçbir çocuk şiddet içeren duygularla doğmuyor, onların neden şiddete başvurduğunu sormak ve orada yatan cevaba kulak vermek gerekiyor.
‘Kalbim’ albümünüzde yeralan eserler ve bunların hikayelerinden bahsedebilir misiniz? Yine kimlerle çalıştınız?
“Kalbim”de yer alan bir çok şarkının hikayesi ve yaşanmışlığı var. Gezi’den Suruç’a, taş atan çocuklardan dost yarasına kadar bir çok konuyu işledik. Albüme adını veren “Kalbim” isimli eser, aşkı ve ayrılığı anlatan bir şarkı, özellikle vurguladığı ise insan ne yaşarsa yaşasın zaman geçiyor, herkes gidiyor ve yalnızlık başucunda bekliyor. “Bir Başka Haziran” Gezi olayları, “Oyuncaklarım” Suruç ve “Taş Atma Çocuk” taş atıp ceza alan çocuklar için yazıldı. “Yan Koca Dünya” adı gibi dünyaya çatan ve belki de dünyanın sonlanıp yeniden yeşermesi gerektiğini vurgulayan, sorgulayan bir şarkı. “Kayıp”, yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri olan ruhsal çöküşleri ve kişinin kendini aramasını sorguluyor, “Yavrucak” karanlık günlerin biteceğini ve yeniden güneşin doğacağını vurgularken umut veriyor, “Dost Yarası” bütün insanların günün birinde muhakkak yaşayacağı dostundan göreceği acının ne denli olabileceğini anlatıyor. Kısaca şarkıların hikayeleri böyle… Bu albümün kayıtlarını çoğunluk olarak Tamer Süerdem ve İlker Yurtcan yaptılar, yanı sıra Okay Barış, Nihad Jamsher ve Ali Bayar da üç şarkıya can verdi.
Bir toplumsal sorumluluğun ürünüdür bu çalışma diyebilir miyiz?
Brecht der ki; ''-Karanlık dönemlerde peki,
Şarkı da söylenecek mi?
-Elbette şarkılar da söylenecek
Belgeleyen karanlık dönemleri.''
Bu sözler yürüdüğüm yolda edindiğim çizgimdir, öyle kıymetlidir. Politikadan çok anlayan biri olarak nitelendirmiyorum kendimi fakat eşit ve adaletli bir dünya, sınıfsız toplumlar istediğimi biliyorum. Muhalif olduğum bir çok konu var. Bu yüzden, müzikte de inatçıyım. Her ne kadar zaman zaman biraz çizgimin dışında şarkılar söylemiş olsam da bundan sonra ne şekilde ilerlemek istediğimden fazlasıyla eminim. Her şeyin hızla tüketildiği bir çağda yaşıyoruz, müzik de çoğunluk olarak popüler kültüre hizmet ediyor, ne tutarsa herkes onu yapmaya çalışıyor fakat sanatın bir dili, söylemek istediği ve yaşadığı çağı biraz olsun yansıtabilmesi gerekiyor. İlk albümüm “13” ülkemiz ve dünyada gitgide artan içimizi kanatan cinsel taciz, tecavüz ve çocuk gelinlere (pedofili) dokunmuştu. “Kalbim” ise Suruç, Gezi ve taş atan çocuklara dokunuyor. Türkiye’nin içinde olduğu bu karanlık dönem elbette geçecek, nelere şahitlik etmiş tarih, bunun da elbet bir sonu var. Korku cumhuriyetini yaratmayı başardılar, insanların üzerine o kadar çok gittiler ki sindirdiler, fakat halkımıza inancım sonsuz. Savaşın bittiği, barışın ülkemize gülümsediği günleri el birliğiyle yeniden kuracağız.
Önümüzdeki süreçte kendi Youtube kanalımdan paylaşacağım yeni bestelerin kayıtlarını yapıyoruz. Aslında yeni diyorum fakat o kadar çok şarkı birikti ki hepsini albümlerde toplamam zorlaşacağı için bu şekilde dinleyici ile buluşturmak istiyorum. 2017’nin başlarından bu yana etkinlik ve konserlerde sahne aldım. Önümüzdeki günlerde çeşitli mekanlarda dinleti yapacağım, fakat henüz tarihler belli değil.
Canan Sağar: Aslen Sivaslı olan sanatçının müziğe olan ilgisi, babasının ona 13 yaşındayken aldığı bağlama ile başladı. Sonraları gitara ilgi duydu, müzik dersleri aldı. Gitar, armoni, melodi, söz yazarlığı gibi konuları içeren derslerin verdiği birikimle uzun yıllar sahne müziği yaptı. Sahne repertuvarında özgün, türkü, nostaljik pop ve soft rock karakterinde eserler yer aldı. Londra Birbeck Üniversitesi’nde bestecilik üzerine eğitim aldı ve yine “Beşeri Bilimler ve Müzik” okudu. Kendi şarkılarından oluşan ilk albümü “13”, 2015 yılında çıktı.
Çalıkuşu dizisinde Besime karakterinden birçoğumuzun tanıdığı yazar, akademisyen, sanatçı Elif İskender, çalışmalarına Londra’dan devam ediyor. Sanatın farklı dallarında ilerlemek isteyen gençler ve çocuklar ile yılların birikimini paylaşmaya başlayan Elif İskender ile çalışmaları üzerine sohbet ettik.
Kendinizden ve Akademisyen olarak biraz sürecinizden söz eder misiniz, kaç yıldır eğitimcisiniz?
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesinde 12 yıl, son 7 yıldır da İstanbul Beykent Üniversitesinde akademisyen olarak geçirdiğim yirmi yıla yaklaşan eğitimcilik hayatımda bir üniversite mensubu olarak pek çok gencin yetişmesine, bir bilim insanı olarak da Tiyatro bilim dünyasına yazdığım kitap, makale, katıldığım uluslararası konferanslar yönettiğim oyunlarla katkıda bulunma gayretindeyim. Halen İstanbul Beykent Üniversitesinde öğretim üyesi kadrosundayım. Pek çok holding, eğitim kurumu ve Kobi’lerle ‘Bireysel gelişim, etkili iletişim, konuşma eğitimi ve beden dili’ konularında da özel eğitimler verdim. Televizyon ve radyo programlarına akademisyen olarak davet edilmemin dışında, içinde bulunmaktan keyif duyduğum Televizyon, dizi, sinema filmi projelerinde oyuncu olarak görev aldım. Çok sayıda başarılı öğrencisi bulunan( Sarp Apak, Öner Erkan, Engin Altan Düzyatan, Elif Büşra Pekin, Onur Buldu, Onur Bilge, Aylin Kontante Kul, Alper Kul, Sebnem Bozoklu, Buse Aslan, Esra Bilgiç gibi) yüzlerce öğrencim oldu isimlerini unuttuklarım eminim alınırlar, o yüzden şunu söyliyebilirim star yetiştirmek konusunda tutkusu olan bir akademisyenim. Evliyim ve 5 yaşında bir oğlum var. Oğlumun eğitimini, farklı kültürlerle buluşması ve güçlü bir dil eğitimi alması bağlamında düşündüğümde Londra da bulunmanın aileme de katkıda bulunacağına karar verdim.
Elif İskender
Çalıkuşu dizisinde canlandırdığınız Besime karakteri güleç, evhamlı, gelenek-göreneklerine önem veren bir kadın. Gerçek hayatta nasıldır Elif İskender?
Ben eski, köklü gelenekli bir aileden geliyorum. Bu anlamda Besime Babaannemden, Neriman ninemden, annemden çok şey taşıyor. Kardeşimle ben (O da Antalya Devlet Opera Bale de Bale sanatçısıdır). Bizi sımsıcak sarmış insani değerleri, erdemleri öncelik kabul eden incelikli insanların yetiştirdiği çocuklarız. Yaşa, yaşamlara, yılların yarattığı birikime çok saygı duyarım. Meraklıyımdır. İnsanları çok ciddiye alırım ve gerçekten tanımaya çalışırım, temel değerlerine erdemlerine bakarım. İyi insan mı ? Dürüst mü? Vicdanlı mı? Haysiyetli mi? Ve Cesur mu? Kendime göre günlük ritüellerim vardır. Bu sayede endişelenmeyi bıraktım ben. Kaderci ve teslimiyetçiyim. Biz çok çalışmalı ve hayallerimiz için elimizden geleni yapmalı ama sonuç olarak olanı ve gerçekleşeni de kabul etmeliyiz diye düşünüyorum. Telaşlı ve her şeyi yönetmeye çalışan bir halden çok uzak kalmaya çalışıyorum. Bence olan her zaman olması gerekendir ve mükemmeldir Bir akademisyen ve oyuncu olarak yıllardır mesleki bilgi görgü edinmek zaman zaman da uluslararası çalışmalara katılmak için geldiğim Londra’ya, bu kez, buradaki gençlere, yetişkinlere, çocuklara özel çalışmalar yapmak üzere uzun soluklu bir akademi kurma hayaliyle gelmiş bulunmaktayım.
Elif İskender
Londra’da neler yapmayı planlıyorsunuz?
Londra’da bir performans akademisi açmak: buradaki gençlerinin sanatsal yeteneklerini güçlendirmek, çocukların dil gelişimlerine ve diksiyonlarına katkıda bulunmak yetişkinlerin ve gençlerin kendine, yaşadıkları dünyaya ve birbirlerine karşı güvenlerini arttırmak fikrinden doğdu. Yıllardır edindiğim birikimin buradaki gençler için hazırlayacağım programlarla onların faydasına sunmak amacındayım. Ayrıca bireysel gelişimle ilgili atölyeler açarak daha önce Türkiye’de yaptığım çalışmalara NLP ve Motivasyon koçluğu çalışmalarını da eklemek niyetindeyim.
Oyuncu olmayı düşünen Gençler için çalışmalarınız neler?
Bu akademiyle Londra’da büyümüş Türkiye’de yada İngiltere’de oyunculuk yapmak isteyen kişilere yönelik oyunculuk atölyeleriyle çalışmamız başladı. Diksiyon, Ses Eğitimi, nefes ve beden dili eğitimi, Rol, Sahne çalışmalarıyla devam ediyor. Her 8 haftada bir yeni bir programla devam ediyoruz. Buradaki oyunculuk öğrencilerimin bir kısmı için Türkiye’de oyunculuk eğitimi almak için özel bir başlangıç şansı olsun istiyorum. Nitekim birlikte çalışmaya başladığım öğrencilerimden birkaçı Türkiye’de hem eğitimlerine devam etmek istiyor hem de orada oyunculuk yapmak için gerekli altyapıyı burada benimle oluşturuyorlar. Bizim kamera önü oyunculuğu derslerimiz öğrencimize meselenin oyunculuk bakımından teknik yönünü anlatırken buraya onlar için gelecek Türkiye’de menajerlik yapan dostlarım da öğrencilerime hem sektörü anlatacaklar hem de gelecek projeler için tanışmış olacaklar
Elif İskender (Çalıkuşu dizisi)
Buradan Türkiye’deki üniversitenize öğrenci seçmeyi de düşünüyorsunuz anladığım kadarıyla
. Türkiye’de üniversite okumak isteyen oyunculuk bölümü adaylarımız için Beykent Üniversitesi adına ön elemeyi yapmak için gerekli yetkiye sahibim. Londra’da oyunculuk eğitimine giriş için gereken elemeyi geçmeleri için lazım olan ön çalışmayı yapabilecek eğitimcilerle çalışma planındayım. Dünya’da ve Türkiye’de uygulanan yetenek sınavlarına ilişkin yayınlanmış kitabım var o nedenle Avrupa’da uygulanan oyunculuk eğitimi üstüne oldukça ciddi bir çalışma sürecim oldu.
Eminim farklı eğitim projeleriniz de vardır. Bize onlardan da söz eder misiniz.
Oyunculuğu bireysel gelişiminin bir parçası olarak düşünen, alanında kullanmak üzere değerlendiren bireyler için çalışmalar yapmak niyetindeyim. Psikologlar, Sosyal Hizmetlerde görev alan bireyler, gençlerle çalışan kişilerin farkındalığını güçlendirme çalışmaları: NLP _ Rol ilişkisi ve Motivasyon Koçluğu
Türkiye’de dizi, film, sinema oyunculuğu yapmak için sektöre ilişkin gereklilikler ve yapılması gerekenler üzerine bilgilendirme ile İngiltere’de oyuncu olacak bireyin yönlendirilmesine ilişkin çalışmalar yapmayı düşünürken burada çalışma yöntemim hemen ilgi çekti ve İngiltere’de oyunculuk eğitimi almış öğrencim de oldu yine eğitimli İngiliz öğrencilerim de oldu. Biraz şaşırmadım desem yalan olur; özel bir oyunculuk yöntemiyle çalışıyorum ve yaklaşık 20 yıldır hocayım elbette her kesimden birikimden oyuncu yada oyuncu adayıyla çalışmaya açığım ancak hiç reklam vermeden kısa sürede öğrencilerimle buluşmak beni çok mutlu etti heyecanlandım. Sadece dört aydır buradayım ve birden rutin dersler çalışmalar derken bu röportajı yapmak için bile zaman konusunda zorlandım.
Elif İskender
Çocuklar için projeleriniz neler?
Oyunla öğrenme prensibi üzerine kurulmuş çalışmalar benim en temel yaklaşımım. Çocuklarımızın Türkçe’nin söyleyiş özelliklerini öğrenecekleri güçlü bir diksiyona sahip olmaları için oyun- dil- diksiyon çalışmaları çocuklarımızın geleceği için çok önemli diye düşünüyorum.
Çocuklarımızın özgüvenli iletişim kurmalarını güçlendirecek beden dili, ses, nefes egzersizlerini de içeren yaratıcı drama çalışmaları da Bireysel özelliklerini ortaya çıkararak Onları güçlendirecek ve özgüvenlerini destekleyecek drama çalışmaları da Topluluk önünde güvenle konuşmalarını sağlayacak Yaratıcılıklarını güçlendirecek tasarım çalışmaları. Oyun çalışması. Çocukların kendi yarattıkları metinlerle yada önceden tasarlamış metinlerle yapılmış oyunlara ulaştığımızda yarattıkları dünya hepimizi çok mutlu edecek.
Dokuz eylül Üniversitesinde 12 yıllık öğretim üyesi olarak çalıştığım süre boyunca konuşma sanatı eğitimi, sahne, rol eğitimlerinin dışında opera bölümünde sahne eğitimi ve hem tiyatro hem de opera, şan bölümünde eskrim dersleri de verdim. Klasik eskrim öğrettim öğrencilerime. Burada da bu birikimimi de paylaşacağım öğrencilerimle Eskrim, Yoga ve nefes çalışmalarından yola çıkılarak duyguları keşfetme ve bedenin eğitimi meselesinde yol kat edeceğimizi düşünüyorum.
Yetişkinler için bir planınız var mı?
Yetişkinler için Beden dili, iletişim tekniği, etkili konuşma ile farkındalığı geliştirecek egzersizler. NLP/ Motivasyon koçluğu eğitimleri Ses Nefes egzersizleri ile farklı eğitimcilerden alacakları ruhsal ve bedensel sağlıklarını güçlendirecek eğitimlerle sürecimiz tamamlanacak diye düşünüyorum.
Bize biraz da akademiden bahsedermisiniz?
ELİF İSKENDER ACTİNG ACADEMY & THEATRE İki yapıdan oluşuyor. İlki akademi; eğitim bölümü ki, içinde dekor kostüm makyaj eğitmeni, oyunculuk eğitmenleriyle, dans hareket eğitmenleriyle bir akademiyken bunun yanında ikinci olarak da profesyonel bir tiyatro kurmayı hedefledim. Profesyonel tiyatro ekibimiz de oluşuyor. Hem yetiştirdiğimiz öğrencilerimiz bu ekibin içinde olacak hem de daha önce öğrencim olmuş burada bulunan oyuncularla ve burada yıllar öce tanıdığım oyuncu arkadaşlarımla da yeniden buluşmuş olacağız. Ayrıca bir kostüm dekor makyaj tasarımcımız ve ses efekt ışık işlerimizi yapacak bir ses mühendisimiz var. Görüntü yönetmeni dostumuz bize teknik tüm çalışmamızda destek verecek. Önümüzdeki günlerde iki oyunun provası hemen hemen aynı günlerde başlıyor. Oyunlardan biri komedi diğeri ise dram.
Son olarak okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?
Bu güne kadar olan birikimimi, çalışmalarımı Londra’da bulunan genç, yetişkin ve çocuklarla paylaşmak beni onurlandıracaktır.
Elif İskender ile iletişime geçmek için 07398569889 numarayı arayabilir veya elifiskender07@hotmail.com adresine mail atabilirsiniz.
Bir grup gönüllü Kürt tarafından başkent Londra’da düzenlenen Kürt Sanat Fuarına çok yoğun bir ilgi gösterildi.
Stoke Newington kütüphanesinde 19-20 Kasım tarihleri arasında yapılan fuara Londra’da yaşayan çok sayıda Kürt ressam, fotoğrafçı ve sanatçı kendi eserlerini sergiledi. Fuarın en renkli ve ilgi gören bölümü, hemen hepsi genç olan Kürt ressamların ve fotoğrafçıların eserleri oldu. İki gün boyunca çok sayıda sanat severin ziyaret ettiği fuarda, fotoğraf ve resim sergilerinin yanı sıra, el sanatları da yerini aldı. İki gün boyunca çok sayıda ses sanatçısı da sahne alarak en güzel şarkılarını dinleyicilerle paylaştı.
Genç ressam Sevcan Yüksel Henshall ve Yüksel Adıgüzel’in öncülüğünde gerçekleşen organizasyona çok sayıda gönüllü de destek verdi. İki günlük fuar boyunca elde edilen 1,470 sterlin tutarındaki gelir kardeş aile kampanyası kapsamında Heyva Sor A Kurdistan vakfına teslim edildi.
Fuarı düzenleyen gönüllü grup tarafından yapılan açıklamada, katılan tüm sanatçılara teşekkür edilirken, Kürt Sanat Fuarının her yıl büyüyerek gelenekselleştirmek istediklerini ifade ettiler.
https://youtu.be/ghiXP29EYWY
Fuara katılan ressam, fotoğrafçı, müzisyen ve farklı dallardaki sanatçılar: Sevcan Yüksel Henshall, Şilan Keskin, Sumer Erek, Yeşim Dilek, Emel Emel, Melek Erdal, Murat Deniz Karataş, Derya E Keleş, Awder Osman, Shorsh Saleh, Kosha Hussain, A Ender Cemgil, Erem Kansoy, Murat Eric, Sevgi Kaymak, Phil Hatcher, Delal Akdağ, Feryal Ferhat, Genco Ozkan, Sel Güzel, Gülser Çetin, Salman Aybars, Richard Henshall, Ferhat Kay ve Ayşegül Erdoğan.
Çok dilde eserler seslendiren, Londra’lı şarkıcı Çiğdem Aslan, ikinci albümü Bin Turna ile tekrar sevenlerinin karşısında.
Aslan, Bin Turna- A Thousand Cranes albümünün tanıtım konseri ile, 23 Kasım, Çarşamba akşamı, Londra’nın prestijli konser salonlarından olan Kings Place’de sahne alacak.
Bin Turna, Aslan’ın ilk albümü Mortissa’nın devamı olarak, Türkçe ve Rumca şarkılar yanı sıra Athena, Anadolu ve Balkanlar’dan eserler taşıyor. Bin Turna, göçmen kuşu olan turnalardan adını alarak, sınır ve zamanlar arasında gezinen hikaye ve şarkıları yansıtıyor.
Atina’nın tarihi müzik stüdyolarından olan AntArt’ta, geçen yıl Kasım ayında, kaydedilen Bin Turna- A Thousand Cranes albümün tanıtım konserinde Matoula Zamani ve Vasilis Korakakis Aslan’a eşlik edecek müzisyenler arasındalar.
Aslan’ın ‘uzak gibi görünen ancak çabaladığımızda ulaşabileceğimiz günlere’ atıfta bulunduğu ifade edilen Bin Turna albümü, ‘‘Ama turnalar aynı zamanda yurdunu ve sevdiklerini özleyenlere, sürgünün hüznünde eş olurlar. Turnalar özgürlük aşıkları ve her şeyden önce barışı simgelerler. Tıpkı turnalar gibi, müzik gezinir, sesler ve hikayeleri değişik diyarlara götürür; evrim geçirir, değişir, fakat aynı kalır. ‘Bin Turna’ bu hikayeleri anlatma çabasıdır,’’ olarak özetleniyor.
Aslan, 23 Kasım gecesi dinleyicilerini turna kuşlarıyla farklı diyarlarda gezdirip, umudu uçuşturacak gibi görülüyor.
Konser bilgi ve biletlerine www.kingsplace.co.uk sayfasından ya da 0207 520 1490 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Başkent Londra’da Doğu Kürdistan’ın tarihi ve kültürünü tanıtma amaçlı ‘Doğu Kürdistan Günleri’ adı altında iki günlük bir etkinlik düzenlenecek.
Bir grup gönüllü Kürdistanlı tarafından düzenlenecek olan ‘Rojhilat Günleri’ etkinliği programında panel, film gösterimi ve müzik yer alacak. 29 Ekim’de başlayacak olan etkinlik iki gün devam edecek.
Koçgiri Toplum Merkezinde düzenlenecek olan etkinliğin ilk gününde yapılacak açılış konuşmalarından sonra üç tane kısa film gösterimin yanı sıra Nahid Ghobadi’nin yönetmenliğini yaptığı‘111 Girls’ adlı uzun metrajlı filmi gösterilecek.
Etkinliğin ikinci gününde ise Doğu Kürdistanlı akademisyenler Bayan Kailmi ve Hemn Seyedi’nin konuşmacı olarak katılacağı, akademisyen Deniz Çiftçi tarafından yönetilecek bir panel düzenlenecek. Panelde Doğu Kürdistan’ın tarihi ve kültürü konusundan sunumlar yapılacak.
Etkinlik Londra’da yaşayan bir grup yerel sanatçının vereceği konserlerle son bulacak.
Yönetmen Faruk Hacıhafızoğlu’nun ilk uzun metrajlı filmi “Kar Korsanları”, 7-11 Ekim 2016 tarihleri arasında, Londra’da gösterilecek.
Üç çocuğun evlerini ısıtabilme uğruna, kömür bulmak için verdikleri mücadeleyi, 12 Eylül darbesinin gölgesinde, Kars’ın benzersiz atmosferinde, şiirsel bir görsellik ve yalın bir anlatımla izleyiciye aktardığı “Kar Korsanları”, 7-11 Ekim tarihleri arasında Hackney’de bulunan Rio sinemasında gösterilecek.
8 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilecek gösterimden sonra yönetmen Faruk Hacıhafızoğlu ile bir söyleşi de gerçekleştirilecek.
KAR KORSANLARI
Yıl 1981. Türkiye, tarihinin en acımasız askeri darbelerinden birinin henüz başlarında ve son yılların en ağır kışını yaşıyor. Doğunun en ücra köşesinde, aylarca karların kalkmadığı, tarihi bir kent olan Kars’ta o yıl, halk için kömür ihtiyacı özgürlük ihtiyacıyla yarışmaktadır. Birkaç devlet kurumu ve ayrıcalıklı kişi dışında parası olanlar için bile o kış kömüre ulaşabilmek imkansızdır. Darbe şehri soğukla cezalandırmaktadır. Tek servetleri kızakları ve hayalleri olan Serhat, Gürbüz ve İbo da bembeyaz karlara tezat, simsiyah kömürün peşinde dayanışmanın gücünü keşfedecekleri bir yolculuğun başındadırlar. Askeri darbenin gölgesinde evlerini ısıtmak için başladıkları bu masum macera, hayatın sorumlulukları ve gerçeklerle tanıştıkları bir dönüm noktası olacaktır.
Rio Sinemasında yapılacak gösterimlerin tarih ve saatleri:
7 Ekim, Cuma, Saat 23:30
8 Ekim, Cumartesi, Saat 13:00 (Gösterimden sonra yönetme ile söyleşi)