Category: SEÇME YAZILAR

  • Londra’da 27 Kasım coşkusu

    Londra’da 27 Kasım coşkusu

    LONDRA- Londra’da yüzlerce kişinin katılımıyla PKK’nin 41. Kuruluş yıl dönümü görkemli bir etkinlik ile kutlandı. Sanatçıların sahne aldığı gecede Diriliş Bayramı halaylarla kutlanırken, yapılan konuşmalar da ise 41 yıllık destansı mücadelenin Kürt halkının diriliş ve özgürlük mücadelesi olduğu vurgulandı.

    Londra Kürt Halk Meclisi’nin organizesi ile 27 Kasım 1978’de kurulan PKK’nin 41. Kuruluş yıl dönümü KCC binasında düzenlenen görkemli bir etkinlik ile kutlandı. Kutlamaya yüzlerce kişi katılırken, sık sık “Biji PKK” ve “Biji Serok Apo” sloganlarının atıldığı etkinlikte  salon PKK, PAJK ve YPG bayrakları ile süslendi. PKK’nin kuruluşun anlatıldığı bir slayt gösterisi ile başlayan etkniklikte şiirler okundu. Etkinlikte ilk olarak Hozan Şewder sahne aldı. Hozan Şewder şarkı ve klamları ile geceye renk katarken, 27 Kasım’ı kutladı.

    BUGÜN DİRİLİŞ BAYRAMIDIR

    Etkinlik dolayısıyla bir konuşma yapan Londra Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Nejla Ari, iradesi kırılmış, sindirilmiş, korkutulmuş, köleleştirilmiş, vahşi asimilasyon politikaları ile zihni ve kişiliği dumura uğratılmış bir halkın kaderi bir 27 Kasım günü değiştiğini söyledi. PKK’nin kurucusu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı selamlayan Ari, “27 Kasım 1978 sadece bir tarih değildi. Bir halkın yeniden doğuşunun tarihiydi. Dirilişin ve özgürlüğün bayramı doğuyordu. Halkımızı ulusal yok oluştan var oluşa, kölelikten özgürlüğe kavuşturan Apocu grubun 1973 yılında tarih sahnesine çıkması ve 1978 yılında Partileşmesi gerçekleşmiştir. Bugün Kürtlerin Diriliş Bayramıdır. Böyle büyük bir Özgürlük Mücadelesini başlatan ve bugünlere getiren Önder Apo’yu saygıyla selamlıyor, tüm değerlerimizi yaratmada borçlu olduğumuz yirmi bine yakını PKK kadrosu ve bir o kadar da halktan olan kırk bine yakın şehidimizi minnetle anıyoruz.PKK’nin tarihi, şehitlerin anısının ve özlemlerinin mücadeleyi yükseltme gerekçesi yapıldığı bir tarihtir” dedi.

    ‘TÜM İNSANLIĞIN PARTİSİDİR’

    27 Kasım 1978’de bir halkın diriliş öyküsü yazılmaya başlandığını vurgulayan Ari, şunları kaydetti: “Bugün Kürdistan’ın dört parçasında, Bakur’da, Başur’da, Rojhilat’ta ve Rojava’da bu diriliş öyküsü bir destana dönüşmektedir. Kürtlerin yitik aşkını temsil eden Adule ve Derweş bir kere daha can bulmuş, Kürt aşkı yeniden filizlenmiş, Kürdistan’ın dört parçasında boy vermiştir. Bugün tüm dünya bu aşkı, direnişi dillendirip Kürdistan da yaşanan devrimi kendi devrimi gibi sahipleniyor. Yaşanan bu gelişmeler bir kere daha PKK’nin yalnızca Kürt ve Kürdistan partisi değil, tüm insanlığın, insanlık değerlerinin partisi olduğunu kanıtlamıştır.”

     

    ‘ÖZLEMLERİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

    41 yıllık destansı mücadelenin Kürt halkının diriliş ve özgürlük mücadelesi olduğunun altını çizen Ari, “Ölü bir halkı dirilterek özgürlük savaşına kaldırmıştır. Bizi yeniden dirilten özgürlüğe yürüten 27 Kasım’ı 41. Yılını bugün Türk işgaline karşı Rojava da yürütülen Onur direnişi ruhu ve heyecanıyla kutluyoruz. Kürt Halk meclisi olarak Rêber Apo ve PKK çizgisinde 42. yılda mücadeleyi yükselterek Özgür Kürdistan ve Demokratik Ortadoğu’yu gerçekleştireceğimiz sözünü yineliyor, Şehitlerimizin özlemlerini gerçekleştirme sözüyle bir kez daha minnetle anıyoruz” dedi.

    ‘BU HAREKET YENİLMEZDİR’

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal ise yaptığı konuşma da 78’de küçük bir grupla partileşen PKK’nin bugün bütün dünya ya yayıldığının altını çizdi. PKK’nin felsefesi direnişi mücadelesi ile bugün bütün dünya tarafından konuşulup tartışıldığını ifade eden Akbal, ‘Tüm dünya da devrimci ve sosyalist hareketler PKK’yi kendine örnek olarak mücadele hattını geliştiriyor büyütüyor., Bugün Ortadoğu’da ise hangi güç olursa olsun hangi devlet olursa olsun PKK’siz hareket edemez. Hiç bir güç ve devlette PKK kadar saldırıya uğrasalar ayakta bile duramazlardı. Ancak PKK’nin kutsal direnişi ve özgürlüğe bağlılığı o kadar büyük ve derindir ki hiç bir gücün saldırısı bu hareketi yenemiyor yenemeyecektir de. 27 Kasım 78’de küçük bir grupla başlayan Apocu hareket bugün  büyük bir güçtür uluslararası alanda. Rojava’da yaşanan devrim Önder Apo ve PKK önderliğinde gelişti. Buradan bir kez daha Önder Apoyu selamlıyoruz. PKK halkların umudu ortadoğunun umudu haline gelmiştir” diye kaydetti.

    ‘ZALİMLERİN SALTANATI TİTREDİ’

    Devrimci Yurtsever Gençlik Hareketi üyesi Elif Gün ise PKK’nin insanlığın en kadim toprağı olan Kürdistan’da tohumlarının ekildiğini söyleyerek, “PKK bugün toprağa kök salmış, milyonların kalbine taht kurmuştur. Yine devrimci gençliğin kıblegahı haline gelerek zalimlerin saltanatını titreten mühteşem bir direniş hareketi olmuştur” dedi. Gün, direniş ve zafer önderi olarak nitelenen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, halkın ve devrimci gençliğin Diriliş Bayramı’nı kutladı.

    COŞKULU KUTLAMA

    Yapılan konuşmaların ardından İran Kürdistan’ından sanatçı Jale Sineyi sahne aldı. Sineyi’nin işçi ve Kürdistani marşlarına ise alkışlarla tempo tutuldu. Gece de sahne alan Sanatçı Sipan Xelat ise geceyi coşturdu. Xelat’ın PKK ve gerilla içerikli şarkıları ile kitleye halaya durarken, şarkılara eşlik ederek tempo tuttu. Bu sırada sık sık ‘Biji PKK’ sloganlarının atıldığı gece de son olarak Davul Zurna ekibi sahne aldı. Davul zurna ile halaya duran Kürtlerin 27 Kasım coşkusu halaylarla son buldu.

  • Ressam Kirkan Kürdili eserleri  ile ABD’de

    Ressam Kirkan Kürdili eserleri ile ABD’de

    Suna Alan

    Soyut katmanlı dokulu kolajı temel alan resimleri ile dünyanın bir çok ülkesinde resim sergileri açan Kürt ressam ilyas Kirkan’ın son resim sergisinin adresi ise ABD oldu. Ressam Kirkan Kürt coğrafyasında yaşanan savaşa da dikkat çekerek, KESK Û SOR Û ZER ‘ adlı resmi ile Kürt halkını anlattığını ifade etti.

    Kürt ressam İlyas Kirkan, 1972 yılında Konya’da doğdu ve Danimarka’da büyüdü. Sanat kariyerine başladığı Londra’da uzun yıllar yaşadıktan sonra 2015 yılında Lizbon’a taşınmaya karar verdi.

    Kirkan, Londra, Brighton, Kopenhag, Paris, Anvers, Beyrut, Montreal, Tokyo, Fort Myers, Fort Lauderdale ve Lizbon gibi çeşitli şehirlerde soyut katmanlı dokulu kolajı temel alan resimleri ile sayısız sergiler açtı.Sanatçı Kirkan’ın ABD’nin Florida eyaletine bağlı Fort Myers şehrindeki kişisel sergis 30 Kasım’a kadar ve yine ortak sergide yeralacak eserleri 1-31 Aralık tarihleri arasında ziyaret edilebilir. 6 Aralık ve 6 Ocak tarihlerinde de Fort Lauderdale’de eserlerim ortak sergide ziyaret edilebilir.

    Kurdî renkler sergİde

    Her bir eserin kendine ait bir hikayesi olduğunu söyleyen sanatçı İlyas Kirkan, devamla ”bunlardan iki tanesini vurgulamak istiyorum. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin dört bir yanından gelen bomba ve mermilerle parçalanmış Kürt halkının kültür, tarih, müzik, sanat ve bayrağına atfen resmettiğim KESK Û SOR Û ZER I & II” dedi. ABD’deki bu sergilerde ayrıca sanatçının ‘Written Behind Bars in Turkey’ (Türkiye’de Parmaklıklar Ardında Yazılanlar) isimli cezaevlerinde Halkların Demokratik Partisi’nden çeşitli siyasetçi, yazar, gazeteci ve diğer sanatçılar tarafından yazılmış kitaplardan oluşan sayfalardan meydana gelen kolajları yeralıyor.

    Sergilenen resimlerinin çoğunluğunun MAVİ Karma media: gerilmiş tuvale verniklenmiş, tutkallı akrilikler olduğunu söyleyen sanatçı Kirkan, mavi tercihini şu sözlerle özetliyor: ”Ve denizdeyken, sahilde veyahut mavi sularda yüzerken hepimiz özgür hissediyoruz. Kelimelerle ifade edilemeyen sonsuz bir özgürlük. Genel olarak mavi, özgür olmanın ve ebedi özgürlüğün bir çağrışımıdır.

    Mavi, hayallerimin rengi

    Mavi yolculuklarımın rengi

    Mavi benim dünyamın rengi

    Mavi denizin rengidir

    Mavi okyanusun rengi

    Mavi gökyüzünün rengi

    Mavi, Özgür olmanın çağrışımının rengi! ”

    Resim yapmak alternatif bir dil

    Resim sanatına yolculuğundan bahsetmesini istediğimiz sanatçı Kirkan şöyle konuştu: ”Gerek resim, fotoğraf ya da yazı olsun, genel olarak sanat her zaman hayatta yaşadığım ve deneyimlediğim şeyleri ifade etmenin bir yolu olmuştur. Okuma yazma bilmeyen ebeveynlerim, Türkiye’de hala yasak bir dil olan Kürtçe’yi sadece günlük yaşamda konuşuyorlardı. Danimarka’da büyüyen ve çeşitli dilleri konuşan biri olarak, her zaman başka bir dili iletişim aracı olarak kullanma ihtiyacı duyduğumu hissettim. Ebeveynlerimle aynı dili konuşamamanın hüsranı her zaman vardı ve şu anda da var.

    Yaşadığım her yerde göçmen ve azınlık olan, Türkiye’de bir Kürt olarak doğmuş, Danimarka’da büyümüş, 18 yıl Londra’da ve son 4 yıldır da Lizbon’da yaşamış biri olarak, kendimi farklı ifade etme ihtiyacını her zaman hissettim. Benim için bir resim insan zihnindeki hatıra katmanları, yaşayarak ve ziyaret ederek deneyimlediğimiz çeşitli şehirlerde biriktirdiğimiz hatıralar gibidir.

    Birisi ”bu resim bana Monet’in nilüferlerini hatırlatıyor” dediğinde, elbette ki gülümsüyorum. Bunun, Monet olarak ortaya çıkan bilinçdışı aklımdaki katmanlardan biri olduğuna inanıyorum ve tabii ki Monet, ilham kaynağım olmamasına rağmen, büyük bir sanatçıydı ve hala öyle. Benim için Mark Rothko, Jackson Pollocks, Yves Klein ve diğer soyut ressamlar büyük ilham kaynağıydı.

    Kolejdeki sanat öğretmenim bana sanat eğitimi alıp almayacağımı sorduğunda, bunu hiç düşünmedim bile. Açıkçası sanat eğitimi almayacaktım çünkü bu bir eğitim değildi! Yine kültürel bir hayal kırıklığı idi. En büyük kız kardeşimi ve kocasını trafik kazasında kaybettiğimde yaklaşık bir yıl kadar farklı dünyalar arasında yaşıyordum! Bir sabah yarı zamanlı çalışmaya başlamaya ve resim yapmaya karar verdim! Çevremdeki insanlar çıldırmış olduğumu düşünüyordu. Belki öyleydim ya da hala biraz deliyim. Sanatçılar deli sayılmazlar mı?.”

    İki kez Tokyo Metropolitan Sanat Müzesi ve Uluslararası Montreal Sanat Festivali’ndeki iki yıllık JAALA Art Tokyo BIENNALE’ye dahil olan sanatçının eserleri ayrıca 2020’de Fransa, İngiltere, Portekiz, Danimarka, Yunanistan ve ABD’de çeşitli sergilerde yer alacak.

  • Londra saldırganı 2012 saldırılarından hüküm giymiş

    Londra saldırganı 2012 saldırılarından hüküm giymiş

    İngiltere’nin başkenti Londra’da Cuma günü ölümlü saldırıyı düzenleyen kişinin, “terör” suçundan hüküm giydiği ve geçen yıl cezaevinden şartlı tahliye edildiği ortaya çıktı.
    Saldırının bir “terör vakası” olduğu açıklayan polis, saldırıyı düzenleyenin kimliğini 28 yaşındaki Usman Khan olarak belirledi.

    Saldırganın Şubat 2012’de Londra Menkul Kıymetler Borsası’na yönelik bombalı eylem planındaki rolü nedeniyle 16 yıl hapis cezası aldığı, geçen yıl tahliye edildiği, tahliye şartları kapsamında elektronik kelepçe sistemiyle takip edildiği kaydedildi.

    Londra Emniyet Müdür Yardımcısı Neil Basu yaptığı yazılı açıklamada, “Aralık 2018’de cezaevinden şartlı tahliye edildi ve tabi ki, soruşturmanın önemli bir kısmı bu saldırıyı nasıl düzenlediğine yoğunlaşıyor” dedi.

    Neil Basu, “Soruşturmanın erken aşamalarında olsak da, şu anda saldırıyla ilgili aranan başka bir şüpheli yok” dedi. Yetkililerin, Khan’ın yaşadığı, ülkenin ortasında yer alan Staffordshire’daki bir adreste arama yaptığı öğrenildi. Neil Basu saldırganın üzerinde “sahte patlayıcı süsü verilmiş düzenek” olduğunu kaydetmişti.
    Cuma günü kentin merkezindeki Londra Köprüsü’nde düzenlenen bıçaklı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Khan, önce yoldan geçenler tarafından zapt edildi, ardından polis tarafından vurularak öldürüldü.

    Siyasiler saldırganı zapt etmeye çalışan vatandaşlara teşekkür ederken, ülkede “terör” suçlarından hüküm giyenlerin erken şartlı tahliye edilmesiyle ilgili tartışma da başladı.
    Cobra adı verilen hükümetin acil durum komitesini toplayan Başbakan Boris Johnson, “Ciddi ve şiddet içerikli eylemler düzenleyen mahkûmların erken tahliye edilmesine uzun zamandır karşı çıktığını” söyledi.

  • Polis Londra’daki olay için  ‘terör saldırısı’ dedi

    Polis Londra’daki olay için ‘terör saldırısı’ dedi

    LONDRA- Metropolitan Polisi Londra Köprüsü’ndeki saldırıyı ‘terör’ olarak nitelerken saldırıyı gerçekleştiren kişi ise polisler tarafından vurularak öldürüldü.

    Polis, Londra Köprüsü’nde yaşanan olayı bıçaklama saldırısının terörist bir olay olduğunu açıkladı. Polis, olay yerinde ölen şüphelinin üzerinde gerçek olmayan patlayıcı düzeneği olduğunu açıkladı. Olay yerindeki bir gazeteci, köprüde birkaç kişinin bir kişiye saldırırken gördüğünü ve polisin olay yerine gelerek o kişiye bir kaç el silah sıktığını söyledi.

    Detaylar hala ortaya çıkıyor, ancak polis, saat 14: 00’den hemen önce köprü yakınındaki bir tesisteki bıçaklamaya çağrıldığını söyledi. Sosyal medyada, şüpheli, yere koyduğu sırada polis tarafından vurularak görünen şüpheliyi gösteren çekimler yapıldı.

    Takım elbise ve ceketi giyen başka bir adam, görünüşe göre büyük bir bıçak almış olan ondan kaçarken görülebilir. İngiliz Ulaştırma Polisi, London Bridge istasyonunun şu anda kapalı olduğunu ve orada tren durmayacağını söyledi. Polis, olay yerindeki insanlara, yerdeki memurların talimatlarını takip etmelerini tavsiye etti.

    Görgü tanıkları ise şunları aktardı;
    O sırada Londra Köprüsünde otobüste olan Amanda Hunter şöyle dedi: “Birdenbire durdu ve biraz kargaşa oldu ve pencereden dışarı baktım ve bu üç polis memurunun bir erkeğe gittiğini gördüm. Elinde bir şey vardı gibi görünüyordu, yüzde yüz emin değilim. Ama sonra polis memurlarından biri onu vurdu.”

    Londra Köprüsü’ndeki bir restorana sıkışmış olan Noa Bodner, BBC Haber kanalına şunları söyledi: “İçeri giren insanlar vardı ve herkes temelde masanın altına daldı. Bize pencerelerden uzak durmamız söylenmişti, dışarıdan gelen insanlara ateş edildiğini söylüyorlardı.”

  • Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    İngiltere’nin başkenti Londra’nın merkezindeki London Bridge (Londra Köprüsü) polis tarafından kordon altına alındı.

    Bölgedeki BBC muhabiri John McManus polisin, köprüdeki bir kavga sonrası bölgeye geldiğini ve silah sesleri duyulduğunu bildirdi.

    John McManus, “Londra Köprüsü’nde ilerliyor, güneyden kuzeye geçiyordum. Köprünün diğer tarafında bir kavga çıkmış gibiydi. Birkaç erkek, başka bir erkeğe saldırıyordu” dedi.
    Londra Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise polisin yerel saatle 13:58’de bir bıçaklı saldırı ihbarı sonrası Londra Köprüsü yakınındaki bir bölgeye gittiği bildirildi.
    Bir kişinin gözaltına alındığı ve yaralılar olduğu açıklandı.

  • İngiltere’de 3 kişiden 1’i ikinci el ürün alıyor

    İngiltere’de 3 kişiden 1’i ikinci el ürün alıyor

    İngiltere’de her üç kişiden biri ikinci el ürünler satın almayı tercih ederek doğa için daha az zararlı bir alışveriş yaparken bir yandan da ikinci el ürünler üzerindeki kalıplaşmış önyargıları kırıyorlar.

    İkinci el bir diğer adıyla kullanılmış ürünleri satın almak İngiltere’de giderek yaygınlaşan bir durum. Ülke de her on kişiden altısı, imkan olduğu ölçüde ikinci el ürünleri satın almanın doğayı koruduğuna inanıyorlar. Benzer şekilde her üç kişiden ikisinin tekstil ürünleri, beyaz eşya ve elektronik aletler tüketiminin çevresel etkileri konusunda bilgi sahibi olduğu saptandı. Aynı araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 55’i ikinci el satın alma konusunda hala bazı önyargıları olduğunu düşünürken yüzde 40’ı eski ürünlerin daha sağlam ve benzersiz parçalardan oluştuğunu düşündüğünü dile getirdi. Bununla birlikte ikinci el ürün satın alanların yüzde 70’i bunu çevresel faktörler nedeniyle değil daha ucuz olduğu için tercih ettiklerini dile getirdiler. En çok tercih edilen ikinci el ürünlerde ilk sırayı yüzde 74 ile kitaplar alıyor. Bunu yüzde 62 ile koleksiyonluk ürünler ve yüzde 60 ile araba izlemekte. Bunların dışında ilk yirmide CD, bisiklet ve kıyafet yer alıyor. Buna karşılık cep telefonu ve ayakkabı, insanların ikinci el satın almayı tercih etmediği ürünler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

  • Gözaltında beyaz tülbentlerine el konuldu

    Gözaltında beyaz tülbentlerine el konuldu

    Batman’da 27 Kasım’da gözaltına alınıp, gözaltı süreleri 4 gün uzatılan 30 kişi arasındaki kadınların beyaz tülbentlerine el konulduğu belirtildi.
    Batman’da Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Barış Anneleri Meclisi, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski çalışanlarının da aralarında bulunduğu 30 kişi, 27 Kasım’da evlerine düzenlenen baskınlarla gözaltına alınmıştı. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan 30 kişi, bugün Batman Adliyesi’ne getirildi.
    İfade almayan savcılık, 30 kişi hakkında ek gözaltı süresi talebinde bulundu. Sulh Ceza Mahkemesi 4 günlük ek gözaltı süresi verdi.
    Adliyeye getirilen 30 kişiye plastik kelepçe takıldığı, sürekli beyaz tülbent takan kadınların ise başlarında bu kez tülbent olmadığı görüldü. Gözaltındaki kadınların tülbentlerine emniyette el konulduğu öğrenildi.
    ‘Gizlilik’ kararı bulunan soruşturma dosyası kapsamında gözaltına alınan 30 kişie “örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltildiği öğrenildi.