Category: slıder

  • Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti

    Londra Uluslararası Film Festivalinde Yabancı dilde en iyi film seçilen ‘Kürdistan Kürdistan’ filminin yönetmeni Bülent Gündüz, Avrupa’nın Kürtlere karşı iki yüzlü tavrını kınamak ve Türk devletinin Cizre ve Sur’daki saldırılarına dikkat çekmek amacıyla ödülü almayı red etti.

    Haber-Foto: Aladdin Sinayiç

    Kürt yönetmek Bülent Gündüz’ün yönettiği ‘Kürdistan Kürdistan’ filmi, 50’den fazla ülkeden 800’den fazla kısa, uzun metraj ve belgeselin başvurduğu Uluslararası Londra Film Festivalinde Yabancı dilde en iyi film ödülüne layık görüldü. Hafta sonu İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Crown Plaza otelinde yapılan ödül töreninde ödüle layık görülen filmlere ödülleri verildi. ‘Kürdistan Kürdistan’ filmi de yabancı dilde en iyi film ödülüne layık görülürken, ödülü almak için sahneye çıkan filmin yönetmeni yaptığı konuşmayla ödülü almayı red etti.

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1
    Kürdistan Kürdistan filminin yönetmeni Bülent Gündüz aldığı ödülü red etti

    AVRUPA’NIN KÜRLERE KARŞI İKİ YÜZLÜ POLİTİKASINI KINIYORUM

    Ödülü almak için sahneye çıkan Bülent Gündüz yaptığı konuşmada; ‘Öncelikle festival komitesine beni bu ödüle layık gördükleri için teşekkür ediyorum, ancak ülkemde devam eden insanlık dışı savaşa dikkat çekmek ve başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere Avrupa’nın ikiyüzlülüğü ve sessizliğini protesto etmek amacıyla bu ödülü almayı red ediyorum.’ diyerek ödülü almadı. 700’ye yakın davetlinin hazır bulunduğu gecede Gündüz’ün konuşması dakikalarca alkışlandı. Törenden sonra Gündüz’ün yanına gelen çok sayıda farklı ülkelerden sinamacı da Gündüz’ün tavrını desteklediklerini belirterek kendisini tebrik etti. Festival komitesi de yaptığı açıklamada, Gündüz’ün tavrını anlayışla karşıladıklarını ve büyük bir jest olarak gördüklerini ifade ettiler.

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1

    İNSANLARIMIZ KATLEDİLİYOR

    Ödül töreninde yaptığı konuşmada Kürdistan’da yaşanan saldırılara değinen Gündüz şunları söyledi; ‘‘Kürt halkı yıllardır barbarlık düzeyinde devam eden saldırılara karşı özgürlük mücadelesi vermektedir. Sur, Cizre, Silopi ve Nusaybin gibi Kürt şehirleri aylardır Türk ordusunun yoğun saldırısı altında olup yüzlerce insan katledildi ve bu saldırılar halen devam ediyor. Katledilen insanların içerisinde yaşlı, kadın ve çocuklar da bulunuyor. Üç aya yakındır Cizre ve Sur’da devam eden sokağa çıkma yasağı yüzünden insanlar katledilen sevdiklerini bile toprağa veremiyor. İnsanlarımız tüm dünyanın gözleri önünde katledilmeye devam edilmektedir.’

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1
    Bülent Gündüz

    KÜRT HALKININ ACILARINI NEDEN GÖRMEZDEN GELİYORSUNUZ?

    Türk ordusu katletmekle yetinmeyip, katlettiği kadınlarımızın bedenini çıplak bir şekilde teşhir etmektedir. İnsanlığın bu düzeyde ayaklar altına alındığı bir dönemde Avrupalılara şunu sormak istiyorum; bugün dünyanın en barbar örgütüne karşı insanlık adına savaş veren Kürt halkının bu acılarını neden görmezden geliyorsunuz? İngiltere, Fransa ve Almanya’nın bu iki yüzlü tavrı ve sessizliği onurlu bir duruşmudur?’’
    https://youtu.be/7UdgdzoNPkc
    BİR SANATÇI OLARAK BU VAHŞETE SESSİZ KALAMAZDIM

    Törenden sonra gazetemize konuşan Gündüz, bir sanatçı olarak halkının yaşadığı vahşete sessiz kalamayacağını belirterek şunları ifade etti;

    ‘‘Bir sanatçı olarak ülkemde yaşanan vahşete sessiz kalamazdım. Bu ödülü red etmemin ana sebebi, özellikle Cizre ve Sur’da yaşanan vahşete dikkat çekmek içindi. Onun dışında da yüzyıldır süren Kürt sorunu, dünyanın gözleri önünde bu kadar vahşi bir şekilde boğulmak istenmesi, ve Avrupa’nın bu durum karşısındaki iki yüzlülüğüne dikkat çekmek için bu ödülü red etmek durumundaydım. Umarım mesajımız gerekli yerlere ulaşmıştır. Kürt halkı yaşadığı tüm acılara ve vahşete rağmen halen Barış diyebilen bir halk, buna savaşla karşılık vermek sadece Türkiyenin değil Avrupa’nın da büyük bir ayıbıdır.’’

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1

    DAHA ÖNCEKİ ÖDÜLLERİ CEMİLE ALAN’A ADAMIŞTI

    Kürt yönetmen Bülent Gündüz daha önce de filmin Los Angeles’ta kazandığı ödüllerden birini, ‘Cizre’de evinin önünde katledilen 10 yaşındaki Cemile’nin şahsında tüm şehitlere, diğerini ise yerinden yurdundan göç ettirilen ve küçük bedenleri sahillere vuran çocuklara’ adadığını açıklamıştı.

    DENGBÊJ EGİDÊ CİMO’NUN AKTARDIĞI SIR

    ‘Kürdistan Kürdistan’da yönetmen Bülent Gündüz,1990’lı yıllarda bir düğünde Kürtçe kilam okuduğu için memleketini terk etmek zorunda kalan Kürt sanatçı Delil Dilanar’ın hikayesini anlatır. Delil Dilanar yıllar sonra ülkesine köyüne döner, ancak içinde bir boşluk ve yalnızlık duyar. Bu yalnızlığında onu bekleyen sürpriz vardır. Müziğinin kökleri, çocukluğunun ve ilk müzik gıdasını, ilk mey dersleri aldığı eğitmeni dengbêj Egidê Cimo ile köyünde buluşacaklardır. Buluşmada hocası Egidê Cimo, çırağı Delil Dilanar’a müziğinin sırrını açıklayacaktır. Ve Delil, hocasının ona vereceği sırrı almak için, peşinden hiç ayrılmaz. Delil sonunda sırrı alır ve en güzel kilamları okumaya başlar. Film bir insan hikayesidir; sürgünlük, yalnızlık, ülke hasreti, aile hasreti… Usta dengbêj Egidê Cimo ile çırak Delil Dilanar’ın Kürt müziği ve ritüelleriyle yeniden buluşmasının öyküsüdür. Aynı zamanda Kürdistan’da Serhat bölgesinin kültürüyle yoğrulmuş bir sanatçının yirmi yıllık sürgün yaşamından sonra yeniden kendi kültürüyle buluşması niteliğindedir.

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1
    Kürdistan Kürdistan Filmi Yabancı Dilde En İyi Film Ödülüne Layık Görüldü

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1

    Kürt Halkının Yaşadığı Vahşete Dikkat Çekmek İçin Ödülü Red Etti 1
    Kürt Yönetmen Bülent Gündüz
  • Londra’da Şimdiye Kadarki En Büyük Nükleer Silah Karşıtı Eylem

    Londra’da Şimdiye Kadarki En Büyük Nükleer Silah Karşıtı Eylem

    Başkent Londra’da 60 bin civarında kişi Nükleer silah karşıtı gösteri yaptı.  Marble Arch’tan yürüyüşe geçen binlerce kişi Trafalgar meydanında bir miting düzenledi.

     

    İngiltere’nin saygın gazetelerinden Guardian’ın ‘bir neslin en büyük nükleer karşıtı gösterisi’ olarak tanımladığı eylem, İngiltere’nin nükleer denizaltı programı Trident’in yenilenmesi programına karşı düzenlendi. Eyleme İşçi Parti genel başkanı Jeremy Corbyn, İskoçya babakanı Nicola Sturgeon’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

    Londra’da Şimdiye Kadarki En Büyük Nükleer Silah Karşıtı Eylem 2

    Gösteriye, İngiltere’nin nükleer denizaltılarının konuşlandığı İskoçya’nın yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden katılım oldu. Göstericiler, İngiltere’nin Trident programının yenilenmesi için yapılan harcamaları protesto etti.

    Kalabalık elinde ‘Bombalar değil Kitaplar’, ‘Refahı değil, Savaşı Kes’ yazılı pankartlar taşıdı.

    BARIŞ BÖYLE OLMAZ

    Protesto gösterisinde konuşan muhalif İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, “Barışı demokrasiyle, insan haklarına saygıyla, eşitsizliğe son vererek ve kaynakları paylaşarak başarırsınız. Barışı, savaş planları yaparak ve birbirinin kaynaklarını ele geçirerek, diğerlerinin insan haklarına saygı göstermeyerek başaramazsınız” dedi.

    Londra’da Şimdiye Kadarki En Büyük Nükleer Silah Karşıtı Eylem 3

    41 MİLYAR STERLİN KAYNAK

    İngiltere Savunma Bakanlığı, dört yeni nükleer denizaltı temin edilebilmesi için gelecek 20 yıl içinde 31 milyar sterline, ayrıca beklenmedik harcamalar için de ek olarak 10 milyar sterline ihtiyaç olduğunu duyurdu.

    Nükleer programın yenilenmesine ilişkin kararın yıl sonunda alınması bekleniyor.

    İngiltere Başbakanı David Cameron’un hükümeti, programı ‘İngiltere’nin güvenliği için hayati önemde’ görüyor ve destekliyor. Ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ise karşı çıkıyor. Fakat parti içinde nükleer programa yönelik uzlaşı yok.

    İngiltere’nin Trident filosunda dört nükleer denizaltı var. Denizaltılardan biri 24 saat boyunca devriye görevinde.

    Londra’da Şimdiye Kadarki En Büyük Nükleer Silah Karşıtı Eylem 4

     

  • İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı

    İngiltere’den Diyarbakır’a giden heyetin içerisinde bulunan İskoç milletvekili Natalie McGarry, Sur’da bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

    Amed’in Sur ilçesinde 80 gündür devam saldırıları yerinde gözlemlemek amacıyla İngiltere’den bir heyet Amed’e gitti. Britanya Demokratik Güçbirliği organizesiyle oluşturulan heyetin içerisinde İngiltere’nin en büyük sendikalarından UNİTE ve GMB yetkilileri ile birlikte, milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri bulunuyor.

    Bu sabah Amed’e ulaşan heyet yaptığı birçok ziyaretten sonra, heyet üyeleri 2 Aralık 2015’ten bu yana abluka altında tutulan Sur ilçesine gitti. Sur ilçesine giden heyet içerisinde bulunan İskoç milletvekili Natalie McGarry polisler tarafından gözaltına alınarak çarşı karakoluna götürüldü. Bir süre karakolda tutulan ve soruşturmaya maruz kalan Mcgarry İngiltere büyükelçiliği ve HDP’li milletvekillerin araya girmesiyle 2 saat sonra serbest bırakıldı.

    HEYETİN İLK ADRESİ DTK EŞBAŞKANI DİCLE

    İngiltere’den giden heyetin içerisinde bulunan Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil bugünkü izlenimlerini anlattı. Erbil şunları belirtti; ‘‘Bugün sabah saat 8:30’da Diyarbakır’a ulaştık. İlk görüşmemiz HDK eşbaşkanı Hatip Dicle ile oldu. Hatip başkan ingiliz sendikacilar, milletvekili, serpil Ersan ve bizim olduğumuz heyete Kürtlerin mücadele tarihçesini özetleyerek günümüzdeki yaşanan sorunların kaynaklarını anlattı.

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 1
    İngiltere’den giden heyet DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ile görüştü

    SANAYİ VE TİCARET ODASI BAŞKANI; BÖLGE EKONOMİSİNİN BÜYÜK DARBE ALDI

    Sonra Diyarbakır sanayi ve ticaret odası başkanı Ahmet Sayar ve heyeti ile buluştuk.  Yaşanan savaşın bölgeye olan ekonomik kaybını detaylı olarak anlattı.

    SUR BELEDİYESİ EŞBAŞKANLARI TUTUKLU

    Üçüncü durak Sur belediye eş başkanları ile görüşmekti. Eşbaşkanların ikisi de tutuklu olduğu için yerlerine bakan eş başkan yardımcıları ile buluştuk. Sur katliamları ve şimdiki sorunlar hakkında bilgi verdiler.

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 1

    ABLUKA BÖLGESİNDE ÇOCUKLAR DA BULUNUYOR

    Sur belediyesindeki görüşmemizden sonra eş başkan yardımcıları ve heyet olarak Sur da çatışma alanlarına gittik. Abluka altındaki bölgede halen 150 civarında sivil çocuk ve kadınlarında olduğu insanların da olduğunu onların kurtarılması ile ilgili polislerle görüşmek istedik.

    MİLLETVEKİLİ GÖZALTINA ALINDI

    Yasak bölgeye girişte en az 4 nokta da kontrol yaptılar sonra milletvekili kadın arkadaşı işaret ederek bu kadın fotoğraf çekti. Bizimle gelecek dediler ve göz altına aldılar. İngiliz elçiliği devreye girdi. HDP millvk Nursel Aydoğan, Ziya Pir ve Feleknaz Uca olay yerine geldiler. Yaklaşık 2 saat sonra bırakıldı.

    Gözaltına alınan heyetimizin üyesi serbest bırakıldıktan sonra Demokratik Bölgeler Partisini ziyaret ettik. Yetkili arkadaşlar detaylı olarak süreci anlattılar.

    Bir sonraki durağımız HDP eski milletvekili Ayla Akat’ın da görev aldığı Özgür Kadın Hareketini-KJA oldu. Ziyarette Kürt kadın hareketi hakkında bilgiler alındı. Kürt kadın hareketi kazanımları, mücadelesi ve sendikal hareketlerdeki ya da eğitim alanındaki konumu anlatıldı.

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 1

    HEYETİN ZİYARETLERİ YARIN DA DEVAM EDECEK

    Yarın sabah ziyaretlerine devam edecek olan heyet Diyarbakır Belediye eşbaşkanı Gültan Kışanak, Rojova Derneği, HDP ve CHP Diyarbakır il başkanlıklarını ziyaret edecek. Heyetin programı akşam da PSAKD ve Cemevi ziyareti ile sonlanacak.

    HEYETTE KİMLER BULUNUYOR?

    İngiltere’den giden heyetin içerisinde, İskoç milletvekili Natalie McGarry, Unite The Union yönetim kurulu üyesi Simon Dubbins, GMB genel merkez yöneticisi Bert Schouwenburg, BAF başkanı İsrafil Erbil, CEFTUS direktörü İbrahim Doğuş, iş kadını Serpil Ersan, Hüseyin Ulus, Battal Kardaş ve Süleyman Alan bulunuyor.

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 1

    İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 2 İskoç Milletvekili Sur’da Gözaltına Alındı 3

  • Edinburgh da “Rojava ve Cîzre Görgü Tanığı” Paneli

    Edinburgh da “Rojava ve Cîzre Görgü Tanığı” Paneli

    Haber – Çigdem Özlük

    İskoçya’nın başkenti Edinburgh da geçtiğimiz günlerde “Rojava Eye-Witness” (Rojava Görgü Tanığı) adı altında bir panel gerçekleşti. Panele Edinburgh Üniversite öğrencileri yanı sıra İtalyan, İskoç, İngiliz, Yunan ve bir çok Kürdistan dostu daha katıldı.

    Kobane ile dayanışma aktivisti, İngiliz, Alexander Carver gönüllü olarak Rojava’yı yeniden inşa etmek amacıyla gittiği Rojava Kürdistan’ında gözlemlediği savaş ortamını, bölgedeki Kürt halkı ile kurduğu bağı ve kadının yerini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Ayrıyeten, “Rojava Resiste” kolektifinden katılım sağlayan İtalyan aktivist Massimiliano Goitom, Cîzre izlenimlerini, bölgedeki Türk devletinin gerçekleştirdiği sokağa çıkma yasaklarını ve Kürt sivil katliamlarını anlattı.

    Edinburgh da "Rojava ve Cîzre Görgü Tanığı" Paneli 3

    CARVER’DAN KOBANE İZLENİMLERİ

    Kobane devrimindeki YPJ/YPG savaşçılarının dünyaca pozitif bir ilgi gördüğünü anlatan Carver sunumunda şunları söyledi; “Rojava da gerçekleşen

    devrim ile bölgedeki politikaya ve Türkiye deki halk direnişlerine de kamuoyunun dikkatini vermesi ve asıl kazanılması gerekenin ne olduğunu iyi anlaması gerekir”. Kürt lideri Abdullah Öcalan’ı referans göstererek, “Demokratik Konfederalist” sisteminin hayata geçmesini ve bunun kadının özgürlüğü, azınlıkların hakları, ve halkların birlikte yaşamasının oluşumuyla gerçekleşeceğini ve Rojava’nın bu anlamda muazzam bir model olduğunu anlattı.

    Edinburgh da "Rojava ve Cîzre Görgü Tanığı" Paneli 2

    ENTERNASYONEL KATILIM

    Carver, şehit İvanna Hoffmann ile enternasyonal kesimin Kürdistan’daki Daiş teröristlerine karşı savaşıyla daha da bilgilendiğini ve ayaklandığını belirtti. Carver sunumuna ayrıca şunları ekledi; “Avrupa ve dünya genelinde halk İvanna’nın şahadeti sonrasında daha aktif rol almaya başladı. Türkiye ve Kürdistan’dan yapılan dayanışma çağrılarına kulak veren enternasyonal kesim, yani bütün dünya halkı bu sorunu kendi sorunu olarak görmeye başladı. “International Freedom Battalion” (Enternasyonalist Özgürlük Taburu) ile çağrılar aslında cevaplandı ve katılımlar gün geçtikçe arttı”.

    SOL NEDEN ROJAVA’YI DESTEKLEMELİ?

    Carver, şöyle devam etti: “Rojava global seviyedeki politik önemi yüksek olan ve uzun zamandır bölgedeki ilk yeni Devrim Hareketini fiili gösteren modeli temsil ediyor. Kadın özgürlüğü, etnik, dini ve politik çoğunluğu tamamen kapsamına alarak aslında yeni bir yaklaşım sergiliyor bölge içerisinde. Tamda bu noktada birlik içerisinde farklı politikaların pratikleştiği yönünde iyi bir rol model olarak karşımıza çıkıyor. Rojava devrimi ile, bütün solun, anarşistten sosyal demokrata kadar Batı’ya ve aşırı tutucu/muhafazakar kesimlere karşı birleşmenin büyük bir şans olduğunu belirtmeliyim.”

    Edinburgh da "Rojava ve Cîzre Görgü Tanığı" Paneli 1

    MILANO – “ROJAVE RESİSTE” KOLEKTİFİ CİZRE İZLENİMİ

    “Rojava Direniyor” kolektifinden Massimiliano Goitom, grup arkadaşının gittiği Cîzre izlenimlerini ve bölgede yaşanılan savaş ortamını anlatan bir video gösterimini izleyiciyle paylaştı. Bölgede HDP ile görüştüklerini ve Türk devleti tarafından gerçekleştirilen sokağa çıkma yasağının halkı derinden etkilediğini, katledilenlerin PKK olmadığını ve sivil halk olduğunu aktardı. İç savaş ortamının derhal durması için “Rojava Resiste” olarak tüm dayanışma çağrılarını yaptıklarını ve yapacaklarını belirtti.

    Panelde son olarak, Cîzre’de yapılan kısa videonun gösterimiyle ve bildirilerin dağıtılmasıyla sona erdi.

  • Doktorlar Yeni Grev Tarihlerini Açıkladılar

    Doktorlar Yeni Grev Tarihlerini Açıkladılar

    Sağlık Bakanlığının, iki hafta önce, pratisyen doktorlar için yeni kontratları yaza kadar uygulamaya başlayacaklarını açıklaması üzerine, doktorlar sendikası üç ayrı 48 saatlik grev yapılacağını ve yasal işlemlere baş vuracaklarını açıkladı.

    Sağlık bakanı Jeremy Hunt, pratisyen doktorların iş sözleşmelerini yenilemek için harekete geçti, fakat doktorlar sunulan koşulları kabul etmiyorlar.

    Pratisyen doktorlar 9 Mart, 6 Nisan ve 26 Nisan günleri, sabah 08:00’de başlayacak, 48 saat iş bırakacaklar. Acil servislerde hizmetler olduğu gibi devam edecek fakat randevular ve planlanmış prosedürler iptal edilecek.

    Yeni kontratı 45 bin pratisyen doktor için uygulamak isteyen Hunt, yeni sözleşmenin hastanelerde daha fazla pratisyen doktorun hafta sonu çalışmasını ve NHS hizmetlerini yedi güne çıkmasını sağlayacağını savunuyor.

    Doktorlar Yeni Grev Tarihlerini Açıkladılar 2

    BMA, sunulan son teklifi ret etmesi üzerine, Hunt yeni sözleşmenin uygulanacağı açıklanmıştı. Pratisyen doktorlar yeni sözleşmenin hastaların hayatlarını tehlikeye atacağını savunurken, Hunt hafta sonları yaşanan ölümlerin azalacağını iddia ediyor.

    BMA, sağlık bakanlığına yasal olarak da karşı çıkacağını belirterek, sözleşmenin hukuk dışı olabileceğini savundu.

    Sözleşmedeki anlaşmasızlık çalışma saatleri, hafta sonu ve gece nöbetleri için ödenecek ücretlere ilişkin. BMA, doktorlara sunulan yeni sözleşmelerin güvenli çalışma koşullarını yok ettiğini ve asosyal çalışma saatlerinin hesaplanmadığını savunuyorlar.

    Doktorlar Yeni Grev Tarihlerini Açıkladılar 3

    BMA adına konuşan Dr. Johann Malawana, binlerce doktorla görüştüklerini ve sunulan sözleşmeyi kesinlikle kabul etmek istemediklerini dile getirdi. ‘‘Bu değişiklikleri yürürlüğe koymaya çalışarak, hükümet, pratisyen doktorların üzerindeki etkisini tam olarak değerlendirmediği görülüyor’’ diye konuşan Malawana, sağlık bakanlığın yasal davranmadığını savundu.

    Pratisyen doktorlar Ocak ve Şubat aylarında iki ayrı 24 saatlik grev gerçekleştirmişlerdi.

  • Kürdistan Kürdistan Filmi Londra’da

    Kürdistan Kürdistan Filmi Londra’da

    Paris’te yaşayan Kürt yönetmen Bülent Gündüz’ün ‘Kürdistan Kürdistan’ filmi Londra’da gösterilecek. Uluslararası Londra Film Festivali kapsamında gösterilecek film aynı zamanda yarışma bölümünde. Filmin yönetmeni Gündüz de gösterim de hazır bulunacak.

    Filmin dünya prömiyeri  27 Ağustos 7 Eylül 2015 tarihleri arasında Kanada’da Montreal Dünya Filmleri Festivali’nde ‘Dünya Sinemasına Bakış‘ bölümünde gösterilmiş, büyük bir beğeni toplamıştı. Gündüz filmin Los Angeles’ta kazandığı ödüllerden birini, ‘Cizre’de evinin önünde katledilen 10 yaşındaki Cemile’nin şahsında tüm şehitlere, diğerini ise yerinden yurdundan göç ettirilen ve küçük bedenleri sahillere vuran çocuklara’ adadığını açıkladı.

    DENGBÊJ EGİDÊ CİMO’NUN AKTARDIĞI SIR 

    ‘Kürdistan Kürdistan’da yönetmen Bülent Gündüz,1990’lı yıllarda bir düğünde Kürtçe kilam okuduğu için memleketini terk etmek zorunda kalan Kürt sanatçı Delil Dilanar’ın hikayesini anlatır. Delil Dilanar yıllar sonra ülkesine köyüne döner, ancak içinde bir boşluk ve yalnızlık duyar. Bu yalnızlığında onu bekleyen sürpriz vardır. Müziğinin kökleri, çocukluğunun ve ilk müzik gıdasını, ilk mey dersleri aldığı eğitmeni dengbêj Egidê Cimo ile köyünde buluşacaklardır. Buluşmada hocası Egidê Cimo, çırağı Delil Dilanar’a müziğinin sırrını açıklayacaktır. Ve Delil, hocasının ona vereceği sırrı almak için, peşinden hiç ayrılmaz. Delil sonunda sırrı alır ve en güzel kilamları okumaya başlar. Film bir insan hikayesidir; sürgünlük, yalnızlık, ülke hasreti, aile hasreti… Usta dengbêj Egidê Cimo ile çırak Delil Dilanar’ın Kürt müziği ve ritüelleriyle yeniden buluşmasının öyküsüdür. Aynı zamanda Kürdistan’da Serhat bölgesinin kültürüyle yoğrulmuş bir sanatçının yirmi yıllık sürgün yaşamından sonra yeniden kendi kültürüyle buluşması niteliğindedir.

    Kürdistan Kürdistan filmi 25 Şubat Perşembe günü saat öğlen 12:00’de Holiday Inn Express, London Docklands, 1 Silvertown Way, Canning Town, E16 1EA adresinde gösterilecek. Filme giriş ücretsiz olacaktır.

    Kürdistan Kürdistan Filmi Londra’da 1

  • Arcola Tiyatroda ‘Savaşın Çocukları’

    Arcola Tiyatroda ‘Savaşın Çocukları’

    Arcola Theatre, Creative Engagement programı bünyesinde faaliyet gösteren tiyatro grubu Arcola Ala-Turka, Euripides’in “Herkül’ün Çocukları” adlı eserinden uyarladıkları yeni oyunları Savaşın Çocukları’nı, 2 – 5 Mart tarihleri arasında, Arcola Theatre’da sahneleyecek.

    Bundan 2400 yıl önce, Euripides tarafından yazılan Atina tragedyası “Herkül’ün Çocukları”, kendisinden, babalarının öcünü alacakları korkusu ile onları öldürmek isteyen Kral Eurystheus’dan kaçmak zorunda kalan çocukların hikayesidir. Bu cocuklar, ev ve yurtlarını geride bırakarak, bir krallıktan diğerine göç edip güvenli yeni bir yaşam ararlar. Vardıkları her yeni toprak, onları yepyeni tehtitlerle karşı karşıya bırakır. Kral Eurystheus’un zulmünden ve kendi krallıklarının uğrayabileceği kayıplar ihtimalinden korkan yöneticiler ve halklar, çocuklara ve onlara eşlik eden bir kaç sadık akraba ve korucuya sınırlarını kapatırlar.

    Bundan sonra çocukların kaderini kim belirleyecektir?

    Ala–Turka Ekibi, yeni oyunları Savaşın Çocukları ile ilgili şunları söylüyor: “Bugün, hayal bile edemeyeceğimiz tehlikelerden, arkalarında her şeylerini bırakarak kaçan, daha iyi bir yaşam umudu ile hayatları pahasına zorlu bir yolculuğa çıkan insanların hikayelerini ve bu hikayelerin medyadaki dönüşümlerini merakla takip ediyoruz. Bu gidiş ve varış süreci devam ede dursun, bu insanlar, vardıkları topraklarda güvenlik, kalabalık, kalkınma ve barınma gibi endişelerin nedeni olarak görülen “sürüler” olarak anılmaya başlandı. Hümaniter söylem ve görevler yavaş yavaş buharlaşmaya, aslında onların insan oldukları gerçekliği göz ardı edilmeye yüz tuttu. İşte tam bu noktada, bizler için, Euripides’in hemen bugün yazılabilmiş olacak bu eski oyununu, Ala –Turka dilinde ve tarzında uyarlamak ve gündeme getirmek görevinde hiç düşünmeden ve hevesle hem fikir olduk.”

    İlk adımları, 2001 yılında Arcola Theatre Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen tarafından atılan ve o günden beri amatör ve profesyonel Türk ve Kürt oyuncular ile çalışmalarına hemen hemen aralıksız devam eden Ala –Turka, Vasıf Öngören’den Asiye Nasıl Kurtulur?, Arthur Miller’den Cadı Kazanı ve Ionesco’dan Kel Şarkıcı gibi akıllarda kalan projelere imza attı. Ekip ayrıca, bazan uzaktan Türkiyeli olmayı, bazan daTürkiye’ye uzaktan bakmayı irdeleyen Ana Hatlar, Yastık Altında, Kapılar ve Adını Sen Söyle gibi kendi yazdıkları oyunları da sahnelediler.

    Oyunun galası 2 Mart Çarşamba akşamı saat 20:00’da Arcola Theatre yapılacak. Oyundan elde edilecek gelirin bir kısmı ise, çocuklar için çalışan Save The Children Derneği’nin, özel olarak mülteci çocuklara yardım için başlattığı, Child Refugee Crisis (Mülteci Çocuk Krizi) kampanyasına bağışlanacak.

    Oyunun sahnelendiği 2-5 Mart günleri arasında ayrıca, mültecilere yardım amaçlı işler yürüten Us Humans Derneği’nin gönüllüleri Liam Prior ve Silvia Alba’nın, konu ile ilgili eserlerinden oluşan bir fotoğraf sergisi de Arcola Theatre’da görülebilecek.

    Uyarlama ve Çeviri: Ece Özdemiroğlu, İrem Çavuşoğlu, Müge Çetinkaya, Ses: Neil McKeown, Işık: Jack Weir

    Savasin Cocuklari

    Oyuncular: Tuncay Akpınar, Şenay Balta, Ada Burke, Görkem Çınar, Serpil Delice, Yekbun Delice, Şükrü Demir, Tahsin Gececi, Gökmen Güvener, Nevgul Kalender, Dursun Kuran, Deniz Oktay, Songül Özmen, Irem Sayılgan, Buke Soyusinmez, Apo Tercanlı, Tuğba Tırpan, Dilek Yorulmaz

    Savaşın Çocukları

    2,3,4,5 Mart Saat 20:00, Studyo 2

    5 Mart Cumartesi Matine Saat 15:00

    £10 / £8 indirimli

    Gişe: 0207 503 1646