Category: slıder

  • Amara’nın Gülüşü

    Amara’nın Gülüşü

    Heval Amara bölüğünün de, taburunun da en genç üyesi. YPJ’nin gülen gözleri, Deriklidir kendisi. Üç yıldır YPJ saflarında DAİŞ’e karşı ön mevzilerde. Mevziler ve arkadaşları onun tek mutluluğu. Gülüşü ise adeta dünyalara mutluluk veren bir güçte. Günlerdir cepheye her gidip gelişimde Heval Amara’nın bulunduğu noktadan geçiyorum. Son birkaç gündür de Amara beni dış cepheden iç cephelerdeki noktaya götürüyor. Sırtında keleşi, yüreğinde inancı, kocaman kalbinde dünyaya sığamayacak insan sevgisi ve gülen güzel gözleri ile… Mayınlarla, tünellerle suikastçı çetelerle, intihar saldırısı yapan çetelerle dolu Reqa sokaklarında güvenliğimi sağlıyor. Beni dış cepheden çatışmaların olduğu iç cephelerdeki mevzilere ve çekimlerim bittiğinde yine güvenli bölgeye götürüyor. Yüzü hep gülüyor.

    Erem Kansoy-Reqa

    Beni her karşıladığında yanındaki YPJ’li arkadaşlarıyla kulaktan kulağa bir şeyler konuşuyor, yine gülümseyerek. Her karşıladığında ve her noktaya gittiğimizde önce bana su veriyor, sonra kendisi içiyor. ‘Aw (Kürtçede su)’ deyişimi komik buluyor.

    DAİŞ çetelerinin operasyon yapacağını telsizinden duyuyor, gülümsüyor ve gözleri heyecan doluyor! Çünkü tüm kadınların özgürlüğü ve devrim için savaşıyor.

    Geçtiğimiz gün dış cephede bulunan lojistik noktasına gitmiştim, sabahın erken saatleriydi. Amara kısacık boyu, küçücük elleriyle 100 kiloluk ağır metal güvenlik kapısını açmış, beni içeri almıştı. Artık beni ‘hello’ diye karşılıyordu, bense çok zayıf Kürtçemle  ‘ser çava, merhaba hevala min, rojbaş, iro çawanî’ diyordum.

    Gözleri parıl parıl gülümsüyor

    Heval Amara kömür gözleri parıl parıl parlayarak yine gülümsedi. Ona ön cepheye gitmek istediğimi söyledim. İki YPJ’li arkadaşıyla beni önce 300 metre ilerideki bir mevziye, ardından 800-850 metre ileride bulunan ve düşman hattında olan sıcak noktaya götürdü. Simsiyah gözleri kartal gibiydi ve küçücük ellerinde keleş adeta kayboluyordu; gözü düşman arıyor, eli tetikteydi… Gideceğimiz noktaya beni götürüp yine suyumu verdikten sonra mevzisindeki arkadaşlarının yanına gitti. Onların mevzisini görebiliyordum.

    Yaklaşık iki saat sonra çetelerin yoğun havan bombardımanı başladı. Gözümün önünde olan Amara ve arkadaşlarının bulunduğu mevzinin etrafına adeta havan yağıyordu; yüreğim kan ağlasa da kameramı bırakmadım, çünkü Amara gülen yüzüyle silahını asla bırakmamayı öğretti bana. Uzun büyük lensimi, ağır kameramı gördüğü ilk gün, “bu ne, füze mi” diye yanındakilerle gülüşmüş, sonra bana “bu devrimde herkesin bir görevi var, bu devrimi ve mücadelemizi en iyi sen duyuracaksın, dünya bizi duyacak” demişti… Amara o gün ilk kez bana gülümsemeden bir cümle kurmuştu.

    Ne mutlu ki çetelerin hiçbir havanı Amara ve arkadaşlarının bulunduğu mevziye isabet etmedi.

    Keskin nişancıların fink attığı dakikalar!

    Artık öğleden sonraydı, geri dönmem gerekiyordu… O gün sabah Reqa sokaklarında yürürken Heval Amara’yı çektiğim fotoğrafları gazetemize göndermem gerekiyordu. Bulunduğum noktadan çıktım, en yakın mevziye koşarak geçtim ve orada Heval Amara’nın beni lojistik noktasına geri götüreceğini söylediler. Bir iki saat onu bekledim, akşam üzeri olmuş, artık güneş inmeye başlamıştı. Tam da keskin nişancıların fink attığı dakikalar!

    Heval Amara belirdi kapıda, yine gülümseyerek yüzüme baktı. Çoktan gitmemiz gerektiğini anlamıştım bir bakışıyla ve hemen hazırlanıp çıktık. Koşa koşa beni lojistik noktasına götürdü. O esnada lojistiğe yiyecek gelmişti. Nefes nefese kalsa da Amara yine unutmadı, bana önce suyumu verdi ve hemen oradaki arkadaşlarına kamyonu yüklemek için yardım etti. İşi bittiğinde dinlenirken fotoğraflarını çektim.

    Devrimi yüreğinde hissedenler anlar

    Zırhlı araç beni akşam gün batımı ile dış cepheye geri getirdi, burada Amara’nın fotoğraflarını gösterdiğim arkadaşlarım, “bu kadın arkadaş çok güzel gülümsüyor” dediler, bu kez ben de gülümsedim. Amara’nın gülüşü devrimi yüreğinde hisseden ve içinde gerçek sevgi taşıyan insanlarca fark edilebiliyordu sadece, bu benim tek mutluluğum olmuştu son günlerde.

    Saatler geçti… Gece çetelerin havan saldırılarını duyabiliyordum. Amara aklımın ucundan bile geçmedi, çünkü emindim; kendini koruyabiliyor, üzerine gelen düşmanı ya imha ediyor ya da geri püskürtüyordu. Şehit haberi gelmişti, bulunduğum nokta aynı zamanda ilk yardım merkezi… Yaralılar da vardı. Kalabalık yaratmamak, doktorun işini rahatlatmak için pek de ortada dolaşmıyordum o gece. Arka bahçede arkadaşlarla sohbete dalmışken, acı acı çığlık atarcasına ambulans sesi uzaktan yaklaşıyordu. İçimden “bu normal değil” dedim, nedense ani bir reflekse koşarak ön tarafa geçtim, ambulans çığlığı içime zehir döküyor, yüreğimin eridiğini hissediyordum…

    Amara’nın gülen gözleri kapalıydı 

    Zırhlı ambulans hışımla tam önümde durdu, kapı açıldı ve ilk gördüğüm şey, Amara’nın gülen gözlerinin kapalı olduğuydu! Dünya bana haram olmuştu, ama kameramı bırakmadım, çünkü Amara da silahını bırakmamıştı… Arkadaşları koşarak onu indirip içerideki sedyeye taşıdılar. Kameramın daha iyi bir görüntü kaydetmesi için elimin sallanmaması gerekiyordu. İçimde depremler olsa da, elim kolum taş kesilmişti, Amara’yı hak ettiği şekilde görüntüleyebilmek için!

    Amara sedyeye konulduktan kısa süre sonra hızlıca doktorların müdahalesi ile gözünü açtı. Kalleş bir çetenin kurşunu ayağına isabet etmişti, aynı zamanda çok yakınına bir havan düşmüş ve patlamanın etkisiyle baygınlık geçirmişti. Amara dakikalar sonra gözünü açtı, ayağına baktı, tam karşısındaydım, kafasını kaldırıp bana baktı ve gülümsedi. Heval Amara hep gülümsüyor!

    Devrimci gülüşlerle dolu hikayemiz

    Kısa süre sedyede kaldı, tüm arkadaşları sevince boğulmuştu çünkü Amara halen gülümsüyordu. Ona gülümsediği fotoğrafını gösterdim, yine gülümsedi, yaralıyken de. Benle fotoğraf çekti, doktoru da yanımıza almıştık. Artık Heval Amara’yla bir karede ölümsüzleşmişti, devrimci gülüşlerle dolu hikayemiz…

    Faşizm mi, DAİŞ mi; mayın, keskin nişancı, bombardımanlar mı! Vız gelir, Heval Amara gülüp geçer! Kalleş kurşununuz yaralasa da Amara mevzisine döner.

    Heval Amara ilk yardımı yapıldıktan sonra birkaç saat bizimle sohbet etti, dinlendi ve Hesekê’deki hastaneye sevk edildi. Giderken “geri döneceğim” dercesine cepheye doğru bakıyordu. Durumu iyi ve kısa süre sonra DAİŞ çetelerinin karanlık gecelerinde karabasanları olmak için geri dönecek.

    Heval Amara Reqa’da gülüyor bugün. Yarın soysuzlara karşı diğer mevzilerde olacak ve onun bir gülüşü DAİŞ’leşen tüm zihniyetlerin çürümesine yetecek…

     

  • Onbinler ‘Bir Gün Bile Daha Değil’ Şiarıyla Yürüdü

    Onbinler ‘Bir Gün Bile Daha Değil’ Şiarıyla Yürüdü

    İktidarda olan Muhafazakar Parti hükümetinin kesintilerine ve kemer sıkma politikalarına karşı Londra merkezde yürüyen onbinler başbakan Theresa May’e istifa çağrısı yaptı.

     

     

     

    Halkların Meclisi (People’s Assembly) adlı sivil toplum örgütünün çağrısıyla merkezde bulunan BBC televizyonu binası önünde bir araya gelen onbinlerce kişi Westminister’deki Parlamento Meydanı’na kadar yürüdü. Organizatör kuruma göre 100 binin üzerinde insanın katıldığı eylemde, kesintiler ve kemer sıkma politikaları protesto edilirken hükümete de istifa çağrısı yapıldı. Üzerinde ‘Bir gün bile daha fazla değil’ yazılı büyük pankart açan kitle yürüyüş boyunca hükümet karşıtı sloganlar attı.

    Çok renkli görüntülerin yaşandığı yürüyüşte çeşitli pankart ve dövizler açıldı. En çok açılan dözizler arasında; ‘Kemer sıkma politikaları öldürür’, ‘Muhafazakarlar dışarı’, ‘Bir gün daha değil’ vardı.

     

    Eyleme çok sayıda kurum destek verip katılırken, İşçi Partisi’nden de çok sayıda politikacı yürüyüşte yerlerini aldı. İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile beraber milletvekilleri Diane Abbott, John McDonnell ve Unite the Union sendikası başkanı Len McCluskey ve yazar Owen Jones yürüyüşe katılan isimler arasındaydı.

    Cumartesi günü yapılan eyleme İşçi Partili birçok milletvekili ile birlikte katılan Jeremy Corbyn bir konuşma yaptı. Westminister’daki Parlamento Meydanı’nda onbinlerce kişiye seslenen Corbyn, hükümetin kemer sıkma politikalarını ağır bir şekilde eleştirdi.

    Hükümetin kesintilerle beraber son dönemde yaşanan terör olayları ve Grenfell Tower yangını sonrası pratiğini de eleştiren Jeremy Corbyn, Hükümet’in çok iki yüzlü bir politika izlediğini ifade etti. Parlamento Meydanı’ında sahneye çıkan Corbyn’e onbinler ‘Oh Jeremy Corbyn’ diye tezahürat yaparak destek verdi.

    Irkçılığa karşı birlik mesajı

    Son dönemde artan nefret suçlarına da değinen İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, toplumu bölen tüm politika ve çalışmalara karşı birlik çağrısı yaptı.

    “Bizi ilerletecek şey toplumsal adalet ile insanların ırkçılığa ve bizi bölen diğer her şeye karşı bir araya gelmesidir.”

    ‘Zengin ile fakir arasındaki uçurum büyüyor’

    Toplumumuzda en zengin ile en fakir arasındaki uçurum daha da büyümeye devam ediyor, en diptekiler daha da fakirleşmeye devam ediyor. Uygar toplumlarda hepimizin ihtiyaç duyduğu belediyeler, sağlık, eğitim ve diğer toplumsal hizmetlerdeki yetersiz bütçe ayırma politikası, daha da artarak devam ediyor.

    ‘İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’

    ‘‘Mevcut hükümetin bakanlarında aşırı bir ikiyüzlülük var. Avam Kamarası’nda bir gün acil servis çalışanlarını övmek için sıraya giren bu bakanlar, diğer gün acil servis çalışanlarının maaşlarında kesintiye gidiyorlar. İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’’

    ‘Grenfell Tower için Adalet’

    Eylem boyunca çok defa ‘Grenfell Tower için Adalet’ sloganları atan kitle, yangında hayatlarını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdi.

    Eylemin çağrıcısı ve örgütleyicisi olan Halkların Meclisi tarafından yapılan açıklamada ‘daha iyi bir sağlık hizmeti, eğitim, sosyal konut, iş ve yaşama standartları için buradayız’ denildi.

    Çok yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eylem yapılan konuşmalardan sonra olaysız bir şekilde sona erdi.

  • Yüzlerce Kişi Haringey Belediyesini Protesto Etti

    Yüzlerce Kişi Haringey Belediyesini Protesto Etti

    Yüzlerce Haringey sakini belediyenin 2 Milyar Sterlinlik ‘Kentsel Dönüşüm’ Planı’nı protesto etmek için yürüdü. Turnpike Lane istasyonu önünde toplanan 1000’den fazla kişi Haringey Civic Centre yürüdü.

     

     

    Pazartesi akşamı gerçekleşen eylemde ellerinde ‘Yıkıma izin vermeyeceğiz’, ‘HDV planı dursun’ yazılı pankartlar açarken, sık sık ‘sınıfsal temizliğe hayır’ sloganları attı. Haringey Civic Centre önünde toplanan yüzlerce kişi belediye güvenlikçileri ve polislerle kısa süreli bir arbede yaşadı. Eylem devam ederken binanın içerisindeki Kabine toplantısında planın son detayları tartışılıyordu.

    2 Milyar Sterline mal olacak ‘Haringey Development Vehicle (Haringey Gelişim Aracı)’ adlı plan gereği çok sayıda sosyal konutun yıkılıp yeni yerleşim alanlarının inşa edilmesi hedefleniyor. Plan Lendlease adlı özel firma ile Haringey Belediyesi ortaklığında yürütülüyor. Plana göre yaklaşık 5 bin evin yıkılması bekleniyor.

    Kabine toplantısı devam ederken, içeri girmek isteyen eylemcilere polis ve güvenlik görevlileri izin vermezken, toplantıya katılan gözlemciler ve gazeteciler de dışarı çıkarıldı.

    Haringey Belediyesi’ne göre planın tamamlanmasından ardından alacağı yüzde 50’lik pay, mağduriyetin yaşanmamasını sağlayacak.

    İşçi Partili bölge milletvekilleri Catherine West ve David Lammy plan ile ilgili endişelerini konu alan bir mektubu Haringey Belediyesi liderine vermişlerdi.

    ‘Özel şirketlere peşkeş çekecekler’

    Eyleme katılan aktivist Oktay Şahbaz, belediyenin sosyal konutları yıkıp özel şirketlere peşkeş çekmek istediğini söyledi.

    ‘‘Haringey Belediyesi’nin oynamak istediği 2 Milyarlık kumara hayır demek için bugün buradayız. Bir çok insanın evi yıkılacak. Ve özel şirketlere peşkeş çekilecek. Bu noktada belediyenin cevaplaması gereken bir çok soru var. Evleri yıkılan bu insanların durumu ne olacak. Bu yeni yapılan evler kimlere hizmet verecek? Haringey Belediyesi’nin kararından vazgeçmesi için eylemlerimize devam edeceğiz.’’

    Haringey Belediyesi Binası

  • Kadınlar Zilan Kadın Festivalinde Buluştu

    Kadınlar Zilan Kadın Festivalinde Buluştu

    Londra merkezli çalışmalarını yürüten Roj Kadın Meclisi tarafından organize edilen 14’üncü Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü düzenlenen etkinlik ile sona erdi.

     

    Geçtiğimiz hafta düzenlenen çocuk şenliği ile startı verilen Zilan Kadın Festivali kapsamında Cuma günü HDP Milletvekili Mizgin Irgat’ın katılımıyla düzenlenen panel ile devam ederken, Cumartesi günü de Zozan Zudem, Deniz Deman ve Pınar Yıldız’ın katıldığı bir konser ile sona erdi.

    Cuma günü Kürt Toplum Merkezinde düzenlenen panelde, Jineoloji üzerine yapılan sunumdan sonra, sözü Halkların Demokratik Partisi Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat aldı.

    Kürt kadın mücadelesi birikimi Rojava’da filizleniyor

    HDP Milletvekili Mizgin Irgat yaptığı uzun değerlendirmelerde çeşitli konulara değiniriken, konuşmasının büyük bir bölümünü Kürt kadın mücadelesine ayırdı. ‘‘Leyla Qasım’lardan, Bese’lerden, Zarife’lerden, Sakine’lerden ve Zilanların yaşam felesefesinden, duruşlarından ve hayata anlam katma pratiklerinden, Kürt kadın mücadelesinin, sadece Kürdistan değil bütün dünyayı, kapitalist modernitenin hakim olduğu bütün alanları dönüştüren değiştiren, sorgulayan bir noktada olduğunu dile getirebiliriz. Çünkü yaşanan direniş, yaşanan isyan, ataerkil sistemin yanında Kürt halkının inkarına ve uluslararası alandaki ihanete bir cevaptır. Bugün Rojava’ya baktığınızda Kürt kadını öncülüğünde yaşanan özgürlük mücadelesi büyük bir mirasın sonucudur. Kürt kadın mücadelesinin birikiminin Rojava’da filizlenmesi ve sonuç almasıdır.’’

    Siyasi soykırım devam ediyor

    AKP Hükümeti tarafından başta Kürtler olmak üzere toplumun tüm muhalif kesimlerine yönelik saldırıların çok ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Irgat şunları söyledi; ‘‘Faşizmin en üst düzeyde yaşandığı ciddi faşist bir sistem ile karşı karşıyayız. 11 milletvekilimizin, 84 DBP’li Belediye Eşbaşkanının tutuklu olduğu, 89 belediyeye kayyum atanan, kamudan ihraç edilen binlerce akademisyenin ve barış isteyen çevrelerin olduğu ve her gün siyasi soykırım operasyonlarının devam ettiği bir ülkeden bahsediyoruz.’’

    Türkiye Meclisinin bir nevi feshedildiğini belirten Irgat, tüm talimatların Saray’dan geldiğini söyledi.

    ‘‘Mevcut durumda parlamentonun feshedildiğini, parlamento diye bir alanın kalmadığını çok net olarak söyleyebiliriz. Şuan Türkiye’nin yasama görevlerini yerine getiren bir meclisi bulunmamaktadır. İradesiyle, hukuka göre karar veren tek bir savcı ve hakim görev başında değildir. Hepsi saraydan gelen talimatlarla hareket etmektedir.’’

    Kadınların direnişiyle İmralı sistemini kıracağız

    Cumartesi günü Londra’nın Haringey bölgesinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde bir etkinlik düzenlendi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlik devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    Zilan’ın (Zeynep Kınacı) hayatının anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından, Zilan’ın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yazdığı mektubu okundu. Kürdistan’ın farklı bölgelerinden renga renk yöresel elbiseler giyen çocuklar tarafından bir defile düzenlendi.

    Koordinasyona Jînên Kurdistanê (KJK) de Zilan Kadın Festivali’ne bir mesaj göndererek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınayarak, kadınların direnişiyle İmralı sisteminin yıkılacağı vurgulandı.

    “Bugün, kadın öncülüğünde, Önder Apo’nun felsefesiyle demokratik özerklik sistemi hayat buluyor. Onun içindir dünyanın bir çok yerinde insanlar, yönünü devrim sahasına yani Kürdistan’a veriyor. Erkek egemenlik sistemi de halkları nefessiz bırakmak için özgürlük mücadelemize saldırıyor. Faşist saldırılar, Türk devletinin öncülüğünde DAİŞ çetelerin eliyle yapılıyor. Bu saldırılarla özgürlük mücadelemizin önünü kesmek istiyorlar. Ancak 21’nci yüz yılda güçleri özgürlük mücadelemize ve devrimizi engellemeye güçleri yetmez.”

    Festival çekilen halaylar ile son buldu.

     

     

  • Binleri Buluşturan 28 Yıllık Birikimin Festivali

    Binleri Buluşturan 28 Yıllık Birikimin Festivali

    Toplumumuzun en renkli festivallerinden birisi olan Day-Mer Kültür Sanat Festivali’nin finali Clissold Park’ta yapılan Park Şenliği ile gerçekleşti. Bu yıl 28’incisi düzenlenen uzun soluklu renkli festivalin final etkinliğine 10 binden fazla kişi katıldı.

     

    Fotoğraflar: Botan Sinayiç

    Haziran’da başlayan festival, sergi, piknik, panel, söyleşi, çocuk şenliği, gençlik şenliği gibi etkinliklerden sonra, Londra’nın en güzel parklarından birisi olan Clissold Park’ta yapılan park şenliği ile sonlandı. Pazar günü gerçekleşen şenlikte hem programın zenginliği, hem güneşli havanın etkisiyle 10 binden fazla kişi parkta biraraya geldi.

    Katılımcıların çok renkli olduğu festivalin programının zenginliğinin yanında, açılan stand ve çadırların renkliliği de en çok dikkat çekenler arasındaydı. Park Şenliği’nin 2 Temmuz’a denk gelmesinden kaynaklı yapılan konuşmalarda Sivas Katliamı’na özel bir yer ayrılırken etkinlik, Sivas Katliamı ve Grenfell Tower yangınında hayatlarını kaybeden insanlara adandı.

    Sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler

    Day-Mer çocuk, genç ve kadın halk dansları gruplarının da birer gösteri yaptığı şenliğin müzik programında sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler yankılandı. Kardeş Türküler, Don Kipper Balkan Grubu ve Erkan Aydar performanslarıyla kitleyi coşturdu.

    Konuşmalarda gündem Türkiye’deki hak ihlalleri ve Britanya’daki tasarruf politikalarıydı

    Park şenliğine katılarak destek veren çok sayıda sendikacı, siyasetçi, aktivist ve gazeteci birer kısa konuşma yaptı. RMT Genel Sekreter Yardımcısı Steve Hedley, Kamu İşçileri Sendikası (PCS) Genel Sekreter Yardımcısı Chris Bough, NUT Başkanı Louise Regan, Morning Star yazarı Steve Sweneey, Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner, Hackney belediye Başkanı Phillip Granville, Savaş karşıtı Koalisyon yöneticisi ve kurucusu John Rees, ve akademisyen Prof. Mehmet Uğur konuşma yapan isimlerden bazıları oldu.

    ‘Sivas Katliamını gerçekleştiren zihniyet halen iktidarda’

    Sivas Madımak’ta katledilenleri anarak sözlerine başlayan Day-Mer başkanı Aslı Gül, ‘‘2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılarak katledilen 33 aydınımızı saygıyla anıyorum. Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren zihniyeti daha sonra bodrumlarda insanları yakarken gördük. İktidarda olan bu zihniyeti Kürt halkına, Alevilere, hakkını arayan işçi ve emekçilere saldırılarında, HDP Milletvekillerin tutuklanmasında, bu suça ortak olmayacağız diyen akademisyenlerin ihracında, gerçeklerin peşinde koşan gazete ve televizyonların kapatılmasında, gazetecilerin hapsedilmesinde maalesef halen görüyoruz.’’ dedi.

    Day-Mer olarak Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini ve baskıları Birleşik Krallık kamuoyuna anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Gül konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Yerli ve göçmen emekçilerin, sendikaların mücadelemize destek vererek Türkiye’ye baskı oluşturulmasının çabasını veriyoruz. Bu çalışmalarımıza enternasyonal dayanışma ruhuyla devam ediyoruz.’’

    Tasarruf politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı

    Aslı Gül, Sivas ve Grenfell’de yanarak katledilenlerin adalet mücadelesinin peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Sivas’ta gerici bir güruhun cayır cayır yaktığı aydınlarımız ve kapitalist sistemin belediyeciliğinin yanmayı layık gördüğü Londra’daki Grenfell Tower yangınında kaybettiğimiz emekçiler aynı anlayışın kurbanları oldu, mücadele etmekten ve adalet aramaktan başka şansımız yok” dedi.

    Birleşik Krallık’ta yaşanan kemer sıkma politikalarına ve kesintilere de değinen Gül, hükümeti eleştirerek, bu politikalara karşı ulusal bir dayanışma ruhuyla ortak mücadele edilmesi çağrısı yaptı. ‘‘Tasarruf politikalarıyla, kamu alanında sağlık, eğitim ve konut başta olmak üzere bir çok alanda kesinti yapan, emekçilere sıfır zammı dayatan, Ortadoğu’da uyguladığı politikalar ile savaşı körükleyen, emekçilerin birleşmesine engel olan, göçmen karşıtı politikalardan geri durmayan başbakan Tehresa May’in istifasını istiyoruz. Ve bunların karşısında herkesi mücadeleye destek olmaya davet ediyoruz.’’

    ‘Bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son verilmeli’

    Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner şenlikte yaptığı konuşmada, Sivas’ta katledilen aydın ve sanatçıların çayır cayır yakıldığını ve adaletin büyüteçle bile bulunmayacak hale geldiğini belirterek, mücadelenin güçlendirilmesinin önemine değindi. Yalçıner, İngiltere’deki sorunlara da değinerek, sosyal konutların yok edildiğini, belediyelerin elinde kalan bir kaç konutun da tamir edilmediğini ve Grenfell binasında olduğu gibi emekçilerin binaların yanıcı maddelerle tamir edilmediğini belirterek, bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son vermek için mücadelenin şart olduğunu söyledi.

    Festival Sunucuları
    Don Kipper Balkan Grubu
    Prof Mehmet Kurt
    Festvale 10 binden fazla kişi katıldı
    Ressam Kaya Mar
    Kardeş Türküler
    Hackney belediye Başkanı Phillip Granville
    Gizem Altınordu
    Day-Mer Folklor ekibi
    Day-Mer Başkanı Aslı Gül

     

  • Gik-Der Kültür-Sanat Park Festivali Verilen Resepsiyonla Başladı

    Gik-Der Kültür-Sanat Park Festivali Verilen Resepsiyonla Başladı

    Her yıl geleneksel olarak düzenlen Gik-Der Kültür Sanat Festivali’nin dokuzuncusu verilen resepsiyon ile başladı. Dernek binasında verilen resepsiyona çok sayıda toplum merkezi ve dernek temsilcisi katılarak destek verdi.

     

    Yirmi Altı yıldır başkent Londra’da Türkiyeli ve Kürdistanlı topluma hizmet veren Göçmen İşçiler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (Gik-Der) bu yıl dokuzuncu kez düzenleyeceği Kültür Sanat Festivali 9 Temmuz’da yapılacak park festivali ile son bulacak.

    Bu akşam (Perşembe) Gik-Der lokalinde yapılan resepsiyon ile başlayan festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek. Yiyecek ve içeceklerin ikram edildiği resepsiyonun açılışın konuşmasını Gik-Der başkanı Helin Peköz gerçekleştirdi. Peköz konuşmasında katılan misafirlere teşekkür ettikten sonra şunları belirtti;

    Gik-Der başkanı Helin Peköz

    ‘‘Gik-Der olarak bu gün çıtamızı bir adım daha ileri taşıyarak sizlerle bir kez daha buluşmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. 9 yıl önce “Bencilleştiren egemen kültür anlayışına inat, biz olmanın verdiği güçle; birlikte üreterek, birlikte çoğalarak geleceğe yürüyeceğiz. Bu yolda en büyük yardımcımız, halklarımızın toplumsal belleğinde altın sayfalarla yazılmış değerli aydın ve sanatçılarımız anıyoruz.” diyerek Nazım Hikmet’le startını verdiğimiz festivalimizi, Kutsiye Bozoklar, Kazım Koyuncu, Hrant Dink, Musa Anter, Cigerxwin, Pir Sultan Abdal, Ezidi Halkı ve Yılmaz Güney’e atfen gerçekleştirdik. Bu yıl ise festivalimizi geliştirerek, daha da büyüterek park festivalimizi sizlerle buluşturuyoruz.’’

    Gik-Der Kültür Sanat Festivali resepsiyonu

    Peköz’ün ardından, HDK Britanya adına Doğan Genç, Day-Mer adına Feyzullah Cinpolat, Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil ve Kırkısraklılar Yardımlaşma Derneği başkanı Ahmet Güven birer konuşma yaptı.

    Yapılan konuşmalardan sonra festivalin sponsorlarına teşekkür plaketleri verildi.

    Festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek

    ‘Türkiye ve Ortadoğu’da Siyasal İslam, Avrupa’da Irkçılık ve Faşizmin Yükselişi’ başlığıyla 25 Haziran Pazar günü yapılacak panele milletvekilliğinin düşürülmesi gündem olan olan HDP’li Tuğba Hezer Öztürk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, GİK-DER Yöneticilerinden Kemal Denli konuşmacı olarak katılacak. Panel Stoke Newington’da bulunan GİK-DER binasında saat 14.00’ te başlayacak.

    Park Festivali 9 Temmuz’da

    9 Temmuz’da Edmonton’da bulunan Pymmes Park’ta yapılacak Park Şenliği programında Cem Adrian, Grup Seyran, Grup Eylül, Calum Baird gibi müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak.

    Festivalin resepsiyon, panel ve park şenliği programlarının tarih ve yerleri şöyle;

    Panel: 25 Haziran Pazar, Saat:14:00, Yer: Gik-Der

    Park Festivali: 9 Temmuz 2017 Yer: Pymmes Park, N9 9SU, Edmonton

    Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil
    Daymer yöneticisi Feyzullah Cinpolat
    Doğan Genç-HDK Britanya
    Kırkısraklılar Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Güven

  • Kurdekî Brîtanî ji endamtiya DAIŞ´ê sûcdar hat dîtin

    Kurdekî Brîtanî ji endamtiya DAIŞ´ê sûcdar hat dîtin

    Li bajarê Birminghamê yê Îngîlîstanê, Kurdekî bi navê Awat Hamasalih, ku hemwelatiyê Brîtanya ye, ji endamtiya DAIŞ´ê sûcdar hat dîtin. Hamasalih piştevaniya DAIŞ´qebûl kir, lê diyar kir ku ne endamê wê ye.

     

    Hefteya borî Awat Hamasalih derket pêşiya dadgehê û 10 endamên jûriyê Hamasalih sûcdar dîtin û du endaman jî qebul nekir.

    Awat Hamasalih yê 35 salî, li taxa Kingstandingê ya li bajarê Birminghamê dima. Di sala 2002´yan de ji Herêma Kurdistana Başûr hatibû Britaniyayê û di sala 2008´an de bûbû hemwelatiyê Brîtanya. Hamasalih di sermaweza borî de li mala xwe ya li Birminghamê hatibû girtin û bi sûcdariya endamtiya DAIŞê dihat darizandin.

    Hamasalih di mediyaya civakî de jibo DAIŞ´ê çekdarên nû berhev dikir. Di mala wî de, belgeyeke ku tê de agahîyên peşmergeyan û malbatên wan hebûn hatibû desteserkirin.

    Hamasalih diyar kir ku ew piştgiriya DAIŞ´ê dike lê endamtî qebul nekir.

    Tê payîn ku cezayê Hamasalih di 30´ê Pûşperê de were aşkere kirin.