Londra’da yaşayan Kürdistanlılar, Kürt Toplum Merkezi’nde verilen iftar yemeğinde bir araya geldi.
Roj Kadın Meclisi bünyesinde faaliyet gösteren Civaka İslama Kurdistanê(CİK) Britanya komisyonu organizesinde verilen iftar yemeğine onlarca Kürdistanlı katıldı. Yemek öncesinde İslamiyet’in kadına verdiği değeri anlatan CİK Kadın Sözcüsü Hatice Turhallı, İslam’ın kullanılmasından ve toplumlara yanlış aktarılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Yemekten sonra dua okuyan CİK Şura Üyesi Mele Faik Dilo ise Kuran’dan örnekler vererek herkesin fitre ve zekatlarını Kürdistan’daki yoksul insanlara gönderilmek üzere Heyva Sor’a verilmesi çağrısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Eylül ayında yapılması planlanan bağımsızlık referandum konusunda Kürdistan Bölgesi halkını anladıklarını ifade ederek, “Bağımsızlığa doğru atılan her adım, Bağdat’la anlaşarak atılmalı” dedi.
Dışişleri Bakanlığı sayfasından yapılan yazılı açıklamada planlanan bağımsızlık referandumunun DAİŞ ile mücadeleye zarar vereceği iddia edildi.
“Referandumun, Kürdistan Bölgesi halkı için bir umut olduğunu anlıyoruz” denilen yazılı açıklamada şunlara yer verildi:
“Referandumun şimdi yapılması, DAİŞ’in ortadan kaldırılması ve kurtarılan bölgelerde istikrarın sağlanması amacından uzaklaşmaktır. Referandum, daha önce DAİŞ’in ortaya çıkmasına yol açan sorunların derinleşmesine neden olur. Bağdat’la işbirliği yapılmadan, bağımsızlığa doğru adım atmak Irak halkı ve istikrarının lehine olmayacaktır”
Açıklamada, Birleşik Krallık’ın, bütün Iraklılara güvenlik, iş fırsatı, sağlık ve eğitim hizmetlerinin sağlandığı demokratik, birlik içinde ve istikrarlı bir Irak’ı desteklediği ifade edildi.
Açıklamada, Dışişleri Bakanı’nın, taraflara diyalog ve sorunları anayasal çerçevede çözme çağrısında bulunduğu kaydedildi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘‘Demokratik Uygarlık Manifestosu- ll.Kitap-Kapitalist Uygarlık-Maskesiz Tanrılar ve Çıplak Krallar Çağı’’ adlı kitabının İngilizce baskısının tanıtımı Londra’da yapıldı.
Londra’da merkezde bulunan Unite The Union adlı sendikanın merkezinde yapılan kitap tanıtımında düzenlenen panelde kitabın önsözünü yazan Akademisyen Radha D’Souza ve Kürt Kadın Hareketi aktivisti Dilar Dirik birer sunum yaptı.
Unite The Union sendikasının Uluslararası direktörü Simon Dubbins tarafından yönetilen panelde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘‘Demokratik Uygarlık Manifestosu’’ adlı kitabının ikinci cildi tanıtılırken, Öcalan’ın fikirlerinin Ortadoğu’daki sorunların çözümünde kilit rol oynadığı belirlemesi yapıldı.
Ülkenin en büyük emek hareketi olan Unite Sendikası’nın öncülük ettiği Öcalan’a Özgürlük Kampanyası, Kürdistan’a Barış (Peace in Kurdistan) ve Kürt Çalışmaları Merkezi(Centre for Kurdish Progress) tarafından ortaklaşa organize edilen tanıtım toplantısına çok sayıda Britanyalı katıldı.
6 Milyon üyesi bulunan TUC’un kararı çok anlamlı
Toplantının açılışını yapan Unite Sendikası Uluslararası ilişkiler direktörü Simon Dubbins, Britanya’daki emek hareketinin uzun bir dönemdir Kürt Halkı ile dayanışma içerisinde olduğunu, bu dayanışmaya çok değer verdiğini ve bu yönlü çalışmalarının büyüyerek devam edeceğini ifade ederek konuşmasını başladı.
Unite Sendikasının başlattığı Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın, farklı iş kollarından 52 sendikanın bağlı olduğu ve 6 milyon üyesi olan TUC’un yıllık konferansında karar altına alındığını ve bunun çok anlamlı olduğunu ifade eden Dubbins, Türk devletinin Kürt halkına dönük baskılarının da son dönemlerde ciddi düzeye ulaştığını ve bunun mutlaka bir an önce son bulması gerektiğini ifade etti.
Bir politik liderin çalışması değil, tarihe, ekonomiye ve politikaya filozofik bir yaklaşım
Dilar Dirik
Kürt Kadın Hareketi aktivisti ve Cambridge Üniversitesi doktora öğrencisi Dilar Dirik, Demokratik Uygarlık Manifestosu adlı kitabın içeriği ile ilgili geniş bir sunum yaparak, Öcalan’ın fikirlerinin sadece Kürt halkı için değil, çağımızın yaşadığı krizle mücadele etmek için tüm toplumlar için çok önemli veriler sunduğunu ifade etti. Toplumun örgütlenmesinin ne denli hayati bir düzeyde olduğunu ifade eden Dirik, bu hafta Londra’da Grenfell Tower adlı binanın yanıp yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesinin bile bize bu konuda çok şey anlattığını belirtti.
‘‘Abdullah Öcalan’ın kitaplarının değeri ve anlamına baktığımızda, sadece politik bir liderin çalışmasını değil, tarihe, ekonomiye ve politikaya filozofik bir yaklaşımı görürüz. Bununla birlikte fikirlerinin gerçek yaşama etkisini de görürüz. Mesela Öcalan’ın ulus devlet sistemine alternatif olarak sunduğu politik önermeleri bilmeden Rojava devrimini anlayamayız. Öcalan’ın en önemli mesajlarından birisi, örgütlenmeliyiz mesajıdır. Geleceğimizi, irademizi yaşamımızı bir grup elitin ve devletin insafına teslim edemeyiz.’’
Toplumsal olgunun olmadığı yerde yaşam yoktur
Dr Radha D’Souza
Toplantının bir diğer konuşmacısı olan ve aynı zamanda kitabın önsözünü yazan Akademisyen Doktor Radha D’Souza, Öcalan’ın çok önemli bir düşünür olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı. Uluslarası hukuk uzmanı olan Dr Radha D’Souza, kitabın içeriğinden çok, kendisinin kitabı nasıl okuduğu hakkında konuşacağını, çünkü Öcalan’ın kendisinin kitabın başlangıcında ‘ben kimim, bunları neden yazıyorum’ belirlemesi yaparak giriş yaptığını bunun da çok önemli olduğunu ifade etti.
Kitabın tamamen filozofik bir çalışma olduğunu ifade eden D’Souza, kendisinin ilk okuduğunda çok etkilendiğini ve mutlaka herkes tarafından okunması gerektiğini belirtti.
‘‘Öcalan’ın işaret ettiği nedir, onu rahatsız eden nedir. Devlet toplumu neden baskı altında tutar sorusu onun daha da derinleşmesine neden olur. Bu noktada toplumun kendisine döner. Baskı hep vardı, ancak buna karşı hep direnen toplum da vardı. Toplumsal olgunun olmadığı yerde yaşam olmaz, kapitalizmin sürekli ortadan kaldırmak istediği de bu olgudur. O zaman anahtar da toplumdur. Kapitalizm bizim direnme kapasitemizi öldürmeye çalışır. Bu noktada buna karşı toplumsal örgütlülüğü daha da güçlendirmedir. Demokratik Konfederalizm ile işaret ettiği nokta da budur. Toplumların bir araya gelmesi, kendi kendilerini örgütlemesidir, sadece politik olarak değil, aynı zamanda ekonomik olarak.’’
Bu yıl Yedincisi düzenlenen Britanya Alevi Festivali Britanya genelinde düzenlenen bir çok etkinlikten sonra Pazar günü Hackney Downs’ta organize edilen park şenliği ile son buldu.
Festival için Avrupa ve Türkiye’den çok sayıda Alevi kurumu temsilcisinin de hazır bulunduğu Park Şenliğine 7 bin civarında insan katıldı. Pazar günü öğlen saatlerinde başlayan etkinlik akşam saatlerine kadar devam etti.
Bu yıl yedincisi düzenlenen Alevi festivali 10 Haziran’da başlamış, Festival kapsamında tiyatro gösterileri, İAKM ve Cemevi öğrenci etkinlikleri, paneller ve konserler yer almıştı.
Britanya’da çalışma yürüten Cemevi başkanları ve Avrupa ve Türkiye’den katılan konuk Alevi kurum temsilcileri birlikte sahneye çıkarak katılımcıları selamladılar.
Britanya Alevi Federasyonu İsrafil Erbil yaptığı konuşmada Birleşik Krallık genelinde yapılan çalışmalara değinerek, ‘‘Biz burada ne kadar güçlü olursak, Türkiye ve Avrupa’dan gelen canlarımızla da o kadar güçlü olacağız.” dedi.
Avrupa ve Türkiye’den gelen Alevi kurumları temsilcileri de festival de birer konuşma yaparak, Alevi toplumunun Türkiye’de maruz kaldıkları baskılara değindiler. Alevi toplumunun daha fazla örgütlenmesine işaret eden konuşmacılar, örgütlü oldukları düzeyde baskılara ve sorunların çözümüne cevap olabileceklerini ifade ettile.
Havanın sıcak olmasına rağmen katılımcılar festival alanında kalıp programı takip ederken, kurulan çadırlar ve yemek standlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Festivale sponsor olan işletmelere ayrılan çadırlarda, işletmeciler firmalarını tanıtma fırsatı buldular.
Cemevi bünyesinde çalışmalarını sürdüren farklı halk oyunları ekipleri ve semah ekipleri de sahne alarak performanslarını sergilediler.
Festivalin müzikli programında ise, Gülcihan Koç, Tuncay Balcı, Cengiz ve Engin Sağlam, Grup Zemheri ve Grup Seksendört sahne aldı.
Londra’nın kuzeyinde bulunan Finsbury Park’ta bulunan camiden teravih namazı sonrası çıkan kalabalığın içine kamyonet daldı. Müslümanları hedef alan saldırıda bir kişi hayatını kaybederken 10 kişi yaralandı.
Kuzey Londra’daki Finsbury Park Cami’sinden teravih namazından çıkan gruba kamyonetli saldırı yapıldı. Yetkililerin terrorist saldırı olarak duyurduğu olayda saldırgan etraftaki vatandaşlar tarafından etkisiz hale getirildikten sonra olay yerine gelen polislere teslim edildi. 48 yaşlarındaki saldırgan gözaltına alındı.
https://youtu.be/GJuLigiooV4
Londra Westminster ve London Bridge saldırılarıyla benzer saldırı yöntemini kullanan saldırganın, kalabalık tarafından yakalandığında ‘Bütün Müslümanları öldüreceğim’ diye bağırdığı ifade edildi.
Başbakan Theresa May başkanlığında Cobra Komitesi bugün toplanırken, Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, camilerin güvenliğinin arttırılacağını açıkladı.
Saldırgan vatandaşlar tarafından saldırı yerinde yakalanıp polise teslim edildi.
Son aylarda yaşanan terör saldırılarından sonra nefret suçlarında büyük bir artış yaşanmıştı.
Londra’nın batısında bulunan Kuzey Kensington bölgesindeki 27 katlı Grenfell Tower adlı binada Çarşamba sabahı saat 00:54’te çıkan yangında ölü sayısının yüz civarında olabileceği belirtiliyor.
Grenfell Tower binası, sosyal konut projesi kapsamında ülkenin en zengin belediyesi tarafından 1974 yılında inşa edildi. 27 katlı binada 120 tane bir ve iki odalı dair bulunuyor. Binada 600 civarında büyük çoğunluğu göçmen olan vatandaş yaşıyor.
Dördüncü katta bulunan 17 numaralı dairede buzdolabının patlaması sonucu çıkan yangın çok kısa bir sürede tüm binayı sardı. Yangının bu kadar hızlı yayılmasının altında binanın kaplamasının etkili olduğu belirtiliyor.
Şimdiye kadar yetkililer 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 15’i ağır 70 kişinin yaralı olduğunu açıklasa da, ölü sayısının bu rakamdan çok daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Bina sakinleri ölü sayısının 100’ü aşacağını söylüyor. Açıklanan resmi rakamlar dışında halen 60 kişinin kayıp olduğu yetkililer tarafından da kabul edilen bir gerçek. Bu durumda bina sakinlerinin verdiği rakam doğru olabilir.
Halen kayıp olan 60 kişinin isim listesi
Binada yaşayanların büyük çoğunluğu Müslüman göçmenlerden oluşuyor. Ramazan ayı vesilesiyle sahur için halen uyanık olmaları yüzlerce kişinin zamanında binadan çıkmasını sağladı.
Hayatını kaybedenlerden ismi ilk açıklananlardan birisi Suriyeli bir mülteci. Üç yıl önce Suriye’de devam eden savaştan kaçan Muhammed Alhajali adlı 23 yaşındaki genç Grenfell Tower binasında abisi ile birlikte yaşıyordu. Abisi hastanede tedavi altında.
Yangında hayatını kaybedenlerden ismi ilk açıklanan Suriyeli mülteci Muhammed Alhajali (23)
Binada alarm sistemi çalışmadığı için, bina sakinleri komşuların kapılarını çalarak birbirlerini yangından haberdar ettiler.
Londra itfaiyesi, hayatını kaybeden çok sayıda kişinin kimlik tespitinin yapılabilmesinin asla mümkün olamayacağını açıkladı.
Londra polisi yangın ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlattığını duyurdu.
Jeremy Corbyn
İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, Kensington bölgesinde bulunan zenginlere ait boş villaların yangın mağdurlarına açılması çağrısı yaptı.
Tottenham Milletvekili David Lammy; ‘Bu bir toplu cinayettir ve bunu böyle görmeliyiz. Sorumluların acilen tutuklanması lazım.’
Başbakan Theresa May, olay yerini ziyaretinde sadece polis ve itfaiyecilerle görüşmesi, mağdurlarla görüşmemesi ülke genelinde büyük tepki topladı.
Batı Londra’da bulunan Kuzey Kensington bölgesindeki 27 katlı Grenfell Tower adlı binada sabah saatlerinde çıkan yangında tahliye ve söndürme işlemleri devam ederken 6 kişinin öldüğü teyit edilirken, çok sayıda kişiye halen ulaşılamadığı açıklandı.
Londra İtfaiye Müdürlüğü, Latimer Road’da bulunan binada çıkan yangında şimdiye kadar 6 kişinin ölümü teyit edilirken, henüz kendilerine ulaşılamayan çok sayıda kişi var. Londra Ambulans Hizmetleri, en az 50 yaralının 5 ayrı hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Yangının çıkış nedeni halen bilinmiyor.
27 katlı binanın ikinci katında gece yarısı saat 00:54’te başlayan yangın kısa bir sürede 24 katını sardı. 200 itfaiyeci ile müdahale edilen yangında halen binada kalanların olduğu tahmin ediliyor.
İtfaiye Şefi Dany Cotton, yangının ciddiyetini ve büyüklüğünü vurgularken, ekiplerin içeride insanları aramayı sürdürdüklerini söyledi. İtfaiye yetkilileri, binanın büyüklüğü ve karmaşık yapısı nedeniyle ölü ve yaralı sayısını belirlemenin zorlaştığını kaydetti.
Yangının çıktığı binada 120 dairenin olduğu ve yangın çıktığında yaklaşık 600 kişinin olduğu düşünülüyor.
Halen binada ulaşılamayan çok sayıda insan var
Yangın çok sayıda kişinin uykuda olduğu saatte başladı
Binada yakınları yaşayanlar sinir krizleri geçirdi