Blog

  • İngiltere’de terör tehdidi seviyesi yükseltildi

    İngiltere’de terör tehdidi seviyesi yükseltildi

    İngiltere’de terör tehdidi seviyesi ‘ciddi’ye çıkarıldı. Bu seviyeye geçiş, saldırı ihtimalinin yüksek görüldüğü durumlarda uygulanıyor.

    Karar, Pazartesi akşamı Avusturya’nın başkenti Viyana’da altı farklı noktada düzenlenen saldırıların ardından alındı. Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer, Viyana saldırılarının şüphelisini “kendisini IŞİD’e yakın hisseden radikalleşmiş bir kişi, İslamcı terörist” olarak tanımladı.

    Fransa’nın güney şehri Nice’te Ekim sonunda bir kilisede düzenlenen bıçaklı saldırıda üç kişi öldürüldü, geçen ay da Fransa’nın başkenti Paris’te Muhammed Peygamber karikatürü gösteren öğretmen Samuel Paty de başı kesilerek öldürülmüştü.

    İngiltere’de terör tehdidi seviyesinin yükseltilmesi kararı iç istihbarattan sorumlu MI5’a bağlı Müşterek Terörizm Analiz Merkezi (JTAC) tarafından belirleniyor.

    İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, Twitter’dan yaptığı açıklamada bu kararın ‘belirli bir tehdit nedeniyle alınmadığını, önleyici tedbir amaçlı bir önlem olduğunu’ söyledi. Patel, “Halk ihtiyatlı olmalı ve şüpheli gördükleri durumları polise bildirmeli” dedi.

    İngiltere’de terör tehdidi, 2017 Mayıs ayında yaşanan Manchester Arena saldırısından sonra en yüksek seviye olan ‘kritik’ seviyesine çıkarılmıştı. Bu yıl Eylül ayında da Parsons Green metro durağında yaşanan patlama sonrası da geçici olarak tehdit ‘kritik’ seviyesine yükseltilmişti.

  • Ya okulları kapatın ya da daha fazla yaşamı riske atın!

    Ya okulları kapatın ya da daha fazla yaşamı riske atın!

    Haber Merkezi – Morning Star gazetesinde çıkan haberine göre eğitim sendikaları açıklanan ikinci karantina çerçevesinde okulların açık kalmasının ölümcül bir karar olduğunu açıkladı.

    Eğitim Sendikaları ve öğretmenler uygulanacak ikinci karantina da  okulların, üniversitelerin açık kalmasının karantinayı başarısızlıkla sonuçlanacağı konusunda hemfikirler.

    Derslikler açık kalırken İngiltere’nin barları, barları, restoranları ve gerekli olmayan perakende mağazaları Perşembe gününden itibaren dört hafta süreyle kapanacak.

    Eğitim Sendikası National Education Union’dan (NEU) Gawain Little, karantina uygulamalarının yetersiz olduğunu ve hükümetin insanların güvenliğini korumaya ne kadar az önem verdiğini gösterdiğini söyledi.

    Eski bilim baş danışman Mark Walport, bugün, okulları açık tutmanın, Mart ayında ülke çapında ilk kez getirilen kısıtlamalara kıyasla enfeksiyon oranlarının daha uzun süre daha yüksek kalacağı anlamına gelebileceği konusunda uyardı.

    Kabine Bakanı Michael Gove, enfeksiyon oranlarının önemli ölçüde düşmemesi halinde yeni karantinanın 2 Aralık’ın ötesine uzatılabileceğini kabul etti, ancak hükümetin bu riske rağmen öğrencileri sınıflarda tutmak istediğini öne sürdü.

    Eğitim Sendikası NEU Bish Johnson hükümetini yeni karantina kuralları çerçevesinde okulları ve üniversiteleri de kapatmaları konusunda uyardı. Okulların açık olması halinde öğrencilerin virüsleri evlere taşıyacağını ve karantinanın hiç bir işe yaramayacağını açıkladı.

    NEU Genel Sekreteri Kevin Courtney şunları söyledi: “Bunun gerçekten kaçırılmış bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bu başka bir yarı önlem ve bunun bir parçası olarak okulların kapanması olmadan, Başbakan’ın istediği etkiyi yaratması pek olası değil.”

    Ulusal İstatistik Bürosu’nun (ONS) son rakamları, ilkokul öğrencilerinin yüzde 1’inin ve ortaokul öğrencilerinin yüzde 2’sinin virüse yakalandığını tahmin ediyor.

    NEU’nun rakamlarla ilgili analizi, virüs seviyelerinin Eylül ayına göre ilkokul öğrencileri arasında dokuz kat ve ortaokul öğrencileri arasında 50 kat daha yüksek belirtildi.

    Eğitim Sendikaları ortak açıklamalarında, öğrencilerin evde eğitime devam etmeleri ve hükümetin imkanı olmayan öğrencilere internet ve bilgisayar sağlaması gerektiğini aktardı.

    İşçi Partisi okulların açık kalmasını destekledi, ancak parti lideri Keir Starmer “risk yönetiminde etkin olma” konusunda uyardı.

    Komünist Parti’den Robert Griffiths, karantina uygulamasında büyük şirketlerin çıkarları için yavaş hareket edildiğini ve halk sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti.

  • HDK: AKP-MHP’nin kabusu olan Kobanê parlıyor

    HDK: AKP-MHP’nin kabusu olan Kobanê parlıyor

    HDK, Kobanê ruhunun AKP-MHP iktidarının kabusu olduğunu belirterek, “IŞİD’e karşı özgürlüğü esas alan Rojava’nın direnişi, yaşamın yeniden yapılandırıldığı yer olarak parlıyor” açıklaması yaptı.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, DAİŞ’in Ortadoğu halkları için umut olan Rojava Devrimi’ni çökertmek isteği ancak başaramadığı ifade edildi. AKP iktidarının DAİŞ ve benzeri cihatçı çetelerle işbirliğine işaret edilen açıklamada, “AKP, IŞİD’in Kobanê halkını kırıma uğratmasına sessiz kalmayan ve yeni yaşamı savunan binleri polis, asker ve jandarmanın şiddetli müdahaleleriyle karşılıyordu. Dönemin Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin, IŞİD sanığı ve ÖSO için dernek kurarak örgütlendiğini polis ifadesinde itiraf eden Bahaa Alden Najeep’le belediyede görüşmeler yapıyordu” hatırlatması yapıldı.

     

    ‘İNSANLIK TARİHİNDE YERİNİ ALDI’

    Açıklamada, “Kobanê; ezilen, dışlanan, sömürülen, ötelenen, baskıya ve zulme uğrayan tüm halkların sahiplendiği, güç aldığı en temel mücadele kaynağı olarak sembolleşti. Ortadoğu’da gerici, faşist, kadın düşmanı IŞİD zihniyetinin zulmüne karşı direniş çığlığı olarak yükseldi ve insanlık tarihindeki onurlu yerini aldı. Emperyalist paylaşımla şekillendirilmiş Ortadoğu’nun inkârcı-asimilasyoncu ulus-devletlerine karşı özyönetimci, halk meclislerine dayanan demokrasi ile eşit ve özgür bir yaşam ihtimalinin olduğunu gösterdi” ifadelerine yer verildi.

     

    ‘AKP DÜŞLERİNİ SUYA DÜŞÜRDÜ’

    Kobanê’nin kazanmasıyla ortaya çıkan iradeyle birlikte AKP’nin Ortadoğu’daki yayılmacı düşlerinin suya düştüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “AKP Genel Başkanı Erdoğan, çözüm sürecini tek taraflı olarak bitirdi ve Kürt halkına yönelik kırım politikasını adım adım uygulamaya koydu. Nusaybin’de, Cizre’de, Sur’da kent ablukaları ve ardından gelişen kayyum atamaları, Kürtlerin tarihine, diline, kültürüne, coğrafyasına dair ne varsa hepsini yağmacı, talancı, IŞİD’vari yöntemlerle hedef aldı. Bu uygulamalar, Kürtlerin Kobanê’de olduğu gibi Kuzey Kürdistan’da da kendini yönetme iradesine, toplumsal ve siyasal bir güç haline gelmesine, kendi yönetim modelini oluşturarak ve iradesine sahip çıkarak tarih sahnesinde yerini almasına yönelik geliştirilmiş kapsamlı siyasal ve ideolojik saldırının bir parçasıydı. Yıllar önce Erdoğan’ın diğer sistem partilerini ‘Sivas’ın ötesine geçemiyorsunuz’ diye eleştirirken dile getirdikleri, IŞİD benzeri bu ‘fetih süreci’nde kendisine biçilen rolü de içermekteydi.”

     

    ‘NAMAZ KILMA HEDEFLERİ AYNI’

    Sokağa çıkma yasakları sırasında “şükür namazlarının” organize edilmesi, yine Kars Belediyesi’ne atanan kayyımın belediye önünde namaz kılmasının; DAİŞ’in Kobanê’de bayram namazı kılma ve Erdoğan’ın Şam’daki Emevi Camii’nde Cuma namazı kılma hedefinden farksız olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Bunların tümü ırkçı, kırımcı, kendinden olmayanı imha etmeyi meşru gören fetih anlayışının somutlaşmış halleridir. Bugün Kobanê ruhu, işte bu, halkları zorla ve baskıyla yönetmek isteyen, yönetemediğini imha etmeyi hedefleyen AKP-MHP bloğunun ve fetihçi yandaşlarının kâbusu olmaya devam ediyor. Soykırımı mümkün ve meşru gören IŞİD’e karşı özgürlüğü esas alan Rojava’nın direnişi yaşamın yeniden yapılandırıldığı yer olarak parlıyor. Kendinden olmayanı vahşice öldüren insanlık düşmanı IŞİD’e karşı mücadelede, kendinden olmayanın sorumluluğunu taşımaya hazır halkçı yönetim anlayışıyla bu topraklarda ve dünyanın her yerindeki direnişlere ilham veriyor” denildi.

     

    ‘HALKLARIN TEMİNATI OLDU’

    Kobanê direnişinin Ortadoğu halklarının umudu olduğu vurgulanan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bugün Kobanê direnişi, halkların, emperyalistlerin emellerine ulaşmaları için uyguladıkları zulmün nesnesi değil kendi geleceklerinin öznesi ve yeni yaşamın güvencesi olduğunu söylüyor. Ortadoğu’nun keşmekeşinde, cinsiyet eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik iradelerin hem gericiliğe hem de bölgede yüz yıllardır süren ordu-devletlere karşı kazanabilecek güçte olduğunu haykırıyor. Şimdi tüm Türkiye ve Kürdistan halklarıyla birlikte Kobanê ruhunun verdiği inanç, ilham ve kararlılıkla emek ve demokrasi güçlerinin birlik ve mücadelesini büyütme zamanı. Baskının ve sömürünün her türlüsünden kurtuluş için, özgür ve eşit yeni bir toplumun inşası için verilen mücadelede direnenleri selamlıyor, 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.”

     

  • Londra’da 1 Kasım Kobane Günü kutlandı

    Londra’da 1 Kasım Kobane Günü kutlandı

    İngiltere’nin başkenti 1 Kasım Dünya Kobanê Günü etkinlikleri kapsamında bir miting düzenlendi.

    Britanya Kürt Halk Meclisi ve Halkların Bileşik Devrim Hareketi tarafımdan Londra  Trafalgar Meydanı’nda düzenlenen mitinge yüzlerce kişi katıldı. Enternasyonalist gruplarında destek verdiği eylemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, YPG, YPJ ve HDBH flamaları taşındı.

    Londra Trafalgar Meydanı
    Londra Trafalgar Meydanı

    Soğuk hava ve yağmura rağmen kitle sık sık “Biji serok Apo”, “Biji Rojava’’, “Biji Kobane”, “Terörist Erdoğan” attı. Devrim şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan mitingte, HDBH, KCDK-E Başur, Kürt Dayanışma Kampanyası ve Kürt Halk Meclisi adına konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmalarda Kobane’de İŞİD ve destekçisi Türk faşist rejimiminin saldırılarının tarihi bir direniş ile yenilgiye uğratıldığı vurgulandı. Kobane direnişinln tüm Ortadoğu halklarının faşizme ve gericiliğe karşı özgürlüğün ve aydınlığın zaferi haline dönüştüğü ifade edildi.

    1 Kasım Dünya Kobanê Günü
    1 Kasım Dünya Kobanê Günü

    Kobane de demokratik ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü paradigmanın zaferinin tüm dünya halklarına armağan edildiğine dikkat çekilen konuşmalarda, AKP-MHP faşizmine karşı direnişin yükseltilmesi gerektiği belirtildi.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle alkış ve sloganlar eşliğinde dağıldı.

     

    Telgraf / Erem Kansoy

  • Londra Kürt Halk Meclisi : “Bu karanlık günleri birlikte aşacağız”

    Londra Kürt Halk Meclisi : “Bu karanlık günleri birlikte aşacağız”

    Covid-19 salgını sebebiyle İngiliz hükümetinin kararıyla Londra genelinde bir ay süreyle karantina uygulaması kararlaştırılmıştır. Bu sebepten dolayı ve halk sağlığı konusundaki endişeden ötürü Londra Kürt halk meclisi olarak yarından (02-11-2020 Pazartesi) başlamak üzere derneğimizi bir ay süreyle kapatma kararı almış bulunmaktayız.

    Bu kötü ve karamsar günlerde toplumumuzdan ricamız evlerinden çıkmamaları ve sağlıklarına çok ciddi bir biçimde dikkat etmeleridir. Kürt özgürlük hareketinin içinden geçtiği bu görkemli direniş döneminde evlerimizden de olsa mücadelenin bir parçası olabilir medya ve sosyal medya kampanyalarına katılabilir, devrimsel sürecin bir parçası olabiliriz.

    Sağlıklı, Özgür ve Zafer dolu bir geleceğe

  • Esendere’de asker bir köylüyü atıyla birlikte öldürdü

    Esendere’de asker bir köylüyü atıyla birlikte öldürdü

    Hakkari Yüksekova ilçesine bağlı Esendere Beldesi’nde operasyona çıkan askerler 61 yaşındaki Şerali Dereli ile kazığa bağlı atını öldürdü. Dereli’nin cenazesi 6 saat yerde kaldı.

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere Beldesi Awyan (Duranlar) köyünde dün akşam 18.30 sıralarında askerlerin açtığı ateş sonrası Şerali Dereli (63) adlı yurttaşı öldürdü. Dereli, evinin 500 metre ilerisinde operasyon yapan askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdiği öğrenildi. Askerin açtığı ateş sonucu kazığa bağlı atın da öldüğü belirtildi. Dereli’nin cenazesini almaya giden köylülere izin verilmedi. 6 saat yerde kalan cenaze daha sonra hastaneye kaldırıldı. Dereli’nin sırtına isabet eden bir kurşun nedeniyle iç kanama geçirerek yaşamını yitirdiği kaydedildi.

     

    CENAZE 6 SAAT YERDE KALDI 

    Yaşanan olaya ilişkin görüştüğümüz Dereli’nin akrabaları, “Dün akşam saat 18.30 sıralarında Ali atını bağlamaya gitti. Askerlerin ateşi üzerine Ali ve atı öldü. Ali’nin sırtına isabet eden bir kurşun sonucu iç kanamadan yaşamını yitirdi. Cenazeyi almamıza izin verilmedi. Cenaze 6 saat yerde kaldı. Bunun üzerine arbede çıktı. Biber gazı sıktılar” diye belirtti.

     

    KÖYDE DEFNEDİLDİ 

    Dereli’nin ambulansla Hakkari Devlet Hastanesi’ne kaldırılan cenazesi otopsi işlemlerinin ardından köyde defnedildi.

     

    DEFİN RUHSATI ATEŞLİ SİLAHI DOĞRULADI

    Hakkari Cumhuriyet Başsavclığı tarafından verilen defin ruhsatında ölümün ateşli silahtan kaynaklandığı belirtildi. Defin ruhsatında şunlara yer verildi: “Kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak pelvis kemik kırıklarıyla beraber iç organ yaralanması, iç kanama ile ateşli silah yaralanmasının omurgada meydana getirdiği travma sonrası (enerjinin pelvisten beynine iletimi) gelişen beyin kanaması sonucu meydana geldiği kanaatine varıldı.”

     

    KARDEŞİ DE 37 YIL ÖNCE ÖLDÜRÜLDÜ

    Dereli’nin 1983 yılında 19 yaşında olan kardeşi Abdulhalit Dereli’nin de köyün yakınında asker tarafından öldürüldüğü öğrenildi.

  • 134 gün süren direnişten Dünya Kobanê Günü’ne

    134 gün süren direnişten Dünya Kobanê Günü’ne

    IŞİD’in ilk yenilgisini tattığı kent olan Kobanê’de verilen direnişin dünyaya mal olmasıyla 1 Kasım, tarihe ‘Dünya Kobanê Günü’ olarak kazındı.

    IŞİD’in 2014’te Kuzey ve Doğu Suriye kantonlarından Kobanê’ye yönelik giriştiği saldırının üzerinden 6 yıl geçti. Kobanê’de IŞİD’e karşı verilen mücadele Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da yeni bir sayfa açtı. Devletleri dize getiren IŞİD’in yenilebileceği ilk kez Kobanê’de kanıtlandı. Sergilenen direniş tüm dünyada ilham kaynağı olurken, Kobanê etrafında kenetlenen dünya halkları, yeni bir yaşam arayışına girdi. Suriye’de açılan bu yeni sayfa, tüm halklar için bir mücadele birlikteliğini sağlarken, bunun başını ise Kobanê çekti.

     

    Musul’dan Rakka’ya

    5 yıl Suriye sahasında kalan IŞİD, Ortadoğu’ya dair planlarını hayata geçirmeye çalışıyordu. Bu kapsamda Rakka’yı işgal eden IŞİD, 2014 yılının Haziran ayında ise Musul’u ele geçirdi. Musul’u bir günde düşüren IŞİD, 3 Ağustos’ta ise Şengal’e yöneldi. Şengal’i de işgal ederek, Êzidîleri katliamdan geçiren, binlerce kadını kaçırıp, kurduğu köle pazarlarında satan, onbinlercesini sürgüne gönderen IŞİD, Êzidî halkına “73. fermanı” yaşattı. Böylesi bir vahşete maruz kalan Êzidîlerin imdadına ise, HPG/YJA Star ve YPG/YPJ güçleri yetişti. Bu güçler, IŞİD ile çatışa çatışa onbinlerce Êzidî’nin Şengal Dağı’na geçmesini sağladı. Ardından yapılan çağrılarla YPG/YPJ savaşçıları tarafından Şengal ile Rojava arasındaki Cezaa yolunun güvenliği alındı. Fermandan kurtarılan Êzidîler, bu yol ile Şengal Dağı’ndan Rojava’ya geçirildi. Kuşatmayı kırmayı başaran YPG/YPJ güçleri, Şengal’i özgürleştirdikleri 13 Kasım 2015 tarihine kadar IŞİD’e karşı savaştı.

     

    Kobanê…

    Rojava Devrimi’nin ilk kıvılcımının yakıldığı yer olan Kobanê’de ise, Cizîre ve Efrîn kantonları ile birlikte “demokratik özerklik” ilan edilmişti. Şengal’den sonra buraya yönelen IŞİD,15 Eylül 2014’te Kobanê’ye dönük kapsamlı bir saldırı başlattı. Kenti kısa bir sürede düşürmeyi planlayan IŞİD, tarihte görülen ender direnişlerden biri ile karşılaştı ve bütün planları altüst oldu. Kobanê’de aylar süren direnişle tüm dünyaya korku salan IŞİD ilk yenilgisini burada tattı.

     

    Sonuna kadar direniş

    IŞİD’in üç koldan saldırıya giriştiği Kobanê’deki direniş çizgisini kentin yaklaşık 35 kilometre doğusundaki Serzûrî köyünde bulunan 12 savaşçı çizdi. Yüzlerce IŞİD’li çatışmaların ikinci gününde Rodi Efrîn komutasındaki bu YPG ve YPJ’lilere tankla, topla saldırıya girişti. Karargahtan gelen “geri çekilin” talimatını dinlemeyen 12 savaşçı, mevzilendikleri köy okulunda 24 saat boyunca IŞİD’e geçit vermedi. Kobanê tarihine kazınacak direnişin kararlılığını gösteren ise Rodi Efrîn’in şu sözleri oldu: “Biz sonuna kadar direneceğiz ve düşmanın geçişine izin vermeyeceğiz. Şehit düşeceğimizi biliyoruz, ancak yolumuzdan yürüyecek olanlar da var.” Serzûrî’de tohumu ekilen direniş, Kobanê kent merkezinde Arîn Mîrkan, Gelhat Gabar, Êrîş Efrîn, Zozan Kobanê ve Baran Kobanê gibi yaşamını yitiren yüzlerce savaşçının kahramanlığı ile devam etti.

     

    Direniş büyüyor

    Kobanê’de verilen direniş, diğer parçalar gibi dünya genelindeki milyonlarca Kürdü yekvücut haline getirdi. Saldırıların devam ettiği 22 Eylül günü, PKK Lideri Abdullah Öcalan “Kobanê’nin düşüşü, tüm Kürdistan’ın düşüşü demektir. Herkes bu gerçekliğe göre hareket etmeli” diyerek direnişi büyütme çağrısı yaptı. Öcalan’ın “Kobanê, Kürt sorunun çözüm anahtarıdır” söylemi üzerine Kobanê etrafında kenetlenen Kürtler, ulusal birliğin nüvelerini attı.

     

    Öcalan’ın mesajı

    Öcalan’ın çağrısı ile fitili ateşlenen direniş, aynı zamanda Türk askerleri ile IŞİD’lilerin Kobanê sınırında yan yana gözüken fotoğraflarının yanı sıra ekranların karşısına geçen dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Kobanê’ye dair sarf ettiği ‘düştü, düşecek’ sözüyle de büyüdü. Ayağa kalkan Kürtler karşısında biçare kalan dönemin hükümeti yine ancak Öcalan’ın çağrısı ile Kürtleri durdurabildi.

     

    Milyonlar sokaklara aktı

    Kobanê’nin hemen karşısında bulunan Urfa’nın Suruç ilçesi ve sınır köylerinin birçoğunda aylarca direnişte kalan Kürtlerin yanı sıra Kobanê için tüm dünya ayağa kalktı. Aralarında Nobel Barış Ödülü sahipleri ve filozofların da olduğu binlerce kişinin çağrısı ile Avrupa, Amerika, Afrika, Asya, Avustralya kıtalarında komiteler oluşturuldu. Almanya, İtalya, Fransa, Hollanda, Kıbrıs, Avusturya, İsviçre, Belçika, Yunanistan, İspanya, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya, Hindistan, ABD, Arjantin, Ekvador, Honduras, Kanada, Avustralya, Venezuela, Pakistan ve Şili gibi ülkelerde organize edilen eylemlerde milyonlar sokaklara çıktı.

     

    Denge değişimleri ve adımlar

    Giderek büyüyen ve sınırları aşan bu destek, uluslararası koalisyon güçlerini süren direnişi desteklenmek zorunda bıraktırdı. Kobanê direnişi ile birlikte bölgede yeni ilişki, ittifak ve dengelerin kurulması adımları geldi. ABD liderliğinde uluslararası koalisyon güçlerinin Kobanê’de hava saldırılarına katılması, ABD’nin inisiyatifinde yürütülen Kobanê’ye havadan silah yardımı, AKP’nin yardım koridorunu açılmak zorunda kalması ve Federe Kürdistan Bölgesi’nin silahlı gücü olan peşmergelerin Kobanê’ye geçişi yaşandı.

     

    Dünya Kobanê Günü’ne…

    Dünyanın dört bir tarafından Kobanê’ye akın eden direnişçilerin yürüttüğü mücadele evrensel bir boyut kazanırken, dünyaca ünlü isimlerin çağrısıyla bu direnişe destek için 1 Kasım tarihi “Dünya Kobanê Günü” ilan edildi. O günün öncesinde Türkiye’de dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Alâ, 6-8 Ekim tarihlerinde yaşananların korkusu ile sokağa çıkılması halinde tereddütsüz müdahale edileceği yönünde açıklamalar yaptı. Bu doğrultuda da 1 Kasım sabahı başta bölge kentleri olmak üzere birçok şehirde kolluk birimleri meydan ve sokaklara konumlandırıldı. Ancak tüm bu uyarı ve önlemler, yüz binleri Dünya Kobanê Günü’nde sokağa çıkmadan vazgeçiremedi. Bu destekle emsalsiz bir direnişe sahne olan Kobanê, 134 gün sonra 26 Ocak 2015’te IŞİD’den temizlendi. Kobanê’nin ardından IŞİD hakim olduğu diğer kent ve bölgelerde de adım adım yenilgiye uğratıldı. Kürtlerin IŞİD’e karşı elde ettiği kazanım sürekli Türkiye’yi rahatsız ederken, Türkiye Suriye’de denkleme dahil olabilmek için eğitip donattığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) denilen paramiliter güçlerle doğrudan kendisi sahaya inerek hayata geçirmeye çalıştı. Cerablus, Ezaz, Bab’tan sonra 20 Ocak 2018’de Efrîn’e saldıran Türkiye, aylarca süren çatışmalardan sonra Efrîn’e girdi.

     

    Serêkaniyê ve Girê Spî

    Efrîn’den bir yıl sonra ‘Suriye Milli Ordusu’ adı altında topladığı paramiliter güçlerle birlikte 9 Ekim 2019’da bu kez Serêkaniyê ve Girê Spî kentlerine saldıran Türkiye, bu kentlerde de yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu. Önce IŞİD’in ardından ise Türkiye’nin giriştiği saldırı Kürtleri yeniden tüm dünyanın gündemine oturttu.

     

    Dünya Rojava Günü

    Dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye yönelik tepkiler yağarken, IŞİD’in saldırısına karşı 1 Kasım’ı “Dünya Kobanê Günü” olarak sahiplenen dünya halkları, Türkiye’nin giriştiği saldırılara yanıt olarak ise 2 Kasım’ı da “Dünya Rojava Günü” olarak ilan etti.

     

    MA / Nazım Daştan / Kobanê