Category: SEÇME YAZILAR

  • 1.3 Milyon Üyeli Britanyalı Sendikadan Kürtlerle Dayanışma Çağrısı

    1.3 Milyon Üyeli Britanyalı Sendikadan Kürtlerle Dayanışma Çağrısı

    Britanya’nın ikinci büyük işçi sendikası olan Unison’un yıllık konferansında Kürtleri konu alan özel bir toplantı yapıldı.

    Kürtlerin Ortadoğu’da demokratik bir sistemi inşa ettiği vurgulanan toplantıda ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’ çerçevesinde çalışmaların yürütüleceği belirtildi. Sendika tarafından delegelere dağıtılan broşürde, Kürtlere yönelik saldırıların derhal durdurulması istenirken, Öcalan’ın özgürlüğü istenerek barış görüşmelerinin tekrar başlaması çağrısı yapıldı.

    Kürt gündemli toplantı

    Britanya genelinde 1.3 milyon üyesi bulunan Unison Sendikası İngiltere’nin Brighton kentinde yüzlerce delegenin katılımıyla gerçekleştirdiği yıllık konferansında Kürt sorununa özel bir yer ayırdı. Dört gün sürecek olan konferansın ilk gününde Kürtleri konu alan özel bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Kürdistan Ulusal Kongresi’nden Erdelan Baran ve Michelle Alison, Kürdistan Öğrenciler Birliği’nden (YXK) Elif Sarıcan ve Unison Sendikası adına Stephen Smellie katıldı.

    Stephen Smellie
    Stephen Smellie

    Demokratik sistemin mimarı
    Toplantının açılış konuşmasını yapan Unison yöneticisi Stephen Smellie, Kürt sorununu yakından takip ettiğini ve birçok kez Kürdistan’ı ziyaret ettiğini belirtti. Smellie, Kürt halkının çok kritik bir süreçten geçtiğini belirterek Türk devletinin kendi vatandaşları olan Kürtlere karşı topyekün savaş açtığını dile getirdi. Türk devletinin Rojava’ya da düşmanca yaklaştığını kaydeden Smellie, “Kürt halkı DAİŞ’e karşı büyük ve başarılı bir mücadele veriyor. Ancak Türk devleti Kürt halkına karşı büyük düşmanlık sergiliyor. Kürtler tüm saldırılara rağmen Ortadoğu’da demokratik, insan haklarına saygılı, cinsiyet özgürlüğünü benimseyen eşit bir sistem yaratıyor. Bu sistemin ideolojik yaratıcısı Kürt Özgürlük Hareketi lideri Abdullah Öcalan’dır. Öcalan, 17 yıldır tecrit altında yaşıyor. Buna rağmen Rojava’da onun ideolojisinden faydalanarak demokratik özerk bir sistem ruh buluyor” dedi.

    Elif Sarıcan
    Elif Sarıcan

    Dayanışma hayati önemde
    İngiltere’nin AB’den çıkıp çıkmayacağının kararlaştırılacağı  referandum çalışmalarından dolayı toplantıya katılamayan Unison Sendikası Uluslararası Şefi Simon Dubbins bir mesaj gönderdi. Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarla insanlık değerlerini ayaklar altına aldığını ve bunun demokrasi adına büyük bir utanç olduğunu vurgulayan Dubbins, “Sur başta olmak üzere birçok Kürt kenti devlet tarafından yıkılarak çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. Türk devleti, DAİŞ ve El Nusra gibi vahşi çetelere destek vererek Kürt düşmanlığı yapıyor. Böylesi çok kritik bir süreçte Kürt halkıyla dayanışmak hayati önem taşıyor” diye belirtti.

    Erdelan Baran
    Erdelan Baran

    Kampanyaya biz de katılacağız
    26 Nisan’da Britanya Parlamentosu’nda ülkenin en büyük sendikalarından GMB ve Unite, Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nı başlatmış, o toplantıda Sinn Fein Partisi ile birilkte Unison da kampanyaya destek açıklamasında bulunmuştu. Dubbins mesajında, bundan sonra ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası kapsamında çalışma yürüteceklerini ifade etti.
    KNK üyesi Erdelan Baran, YXK üyesi Elif Sarıcan da yaptıkları konuşmalarda, Kürt halkına yönelik Kuzey Kürdistan’da devam eden saldırılar ve Rojava devrimi hakkında bilgi verdi.

    Michelle Alison
    Michelle Alison

    Sendikaların desteği büyüyor

    Britanya’nın en büyük emek örgütleri olan Unite ve GMB sendikaları geçtiğimiz ay İngiliz parlamentosunda yaptıkları bir resepsiyonla ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası başlatmışlardı. Yoğun ilginin gösterildiği tarihi toplantıda Öcalan üzerindeki tecrit eleştirilirken, Öcalan’ın özgürlüğünün bölge barışına büyük katkı sunacağı ifade edilmişti. Unite sendikasının 1.5 milyon, GMB’nin ise 650 bin üyesi bulunuyor. En son 400 bin üyeli İngiliz Öğretmenler Sendikası (NUT) da kampanyaya desteğini bildirmişti.

    1.3 Milyon Üyeli Britanyalı Sendikadan Kürtlerle Dayanışma Çağrısı 5

  • Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik

    Britanya’nın 3’ncü büyük sendikası GMB, Öcalan’a onursal üyelik sertifikası verdi. 126 yıllık bir geçmişi ve 650 binden fazla üyesi bulunan Sendika adına yapılan konuşmada “Kürt halkına karşı borcumuz var” ifadesi kullanıldı.

    Britanya’nın 3’ncü büyük sendikası olan Genel İş (GMB) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı sendikanın onursal üyesi yaptı.  İngiltere’nin Bournemuth kentinde devam eden yıllık olağan kongresi çerçevesinde düzenlenen özel toplantıda, onursal üyelik kimliği ve sertifikası GMB Genel Başkanı Tim Roache tarafından, Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi’nden Reimar Heider’e takdim edildi.

    Geçtiğimiz ay Britanya’nın en büyük sendikalarından Unite The Union ve GMB sendikaları tarafından parlamentoda yapılan resepsiyonla startı verilen, ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasından sonra GMB sendikası tarafından Öcalan’a ‘Onursal Üyelik’ verildi. İngiltere’nin Bournemuth kentinde üç gündür devam eden GMB genel kongresi çerçevesinde özel bir toplantı düzenlendi. Toplantıya GMB Sendikası Genel Başkanı Tim Roache, sendikanın Uluslararası Direktörü Bert Schouwenburg, Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnsiyatifi Üyesi Reimar Heider ve KNK üyesi Erdelan Baran ile birlikte çok sayıda sendika üyesi katıldı.

    Toplantı GMB Sendikası Uluslararası Direktörü Bert Schouwenburg’un açılış konuşması ile başladı. Schouwenburg, Kürt Halk Önderi Öcalan için başlattıkları ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası hakkında bilgi verdikten sonra, Öcalan’ın Kürt sorunun çözümündeki rolüne değindi. Britanya’nın emperyalist politikalarının Kürt sorununun geldiği aşamada negatif payı olduğunu ifade eden Schouwenburg konuşmasının devamında  şunları belirtti: “Kürt halkına borcumuz var. Yüzyıl önce Kürdistan toprakları Britanya tarafından farklı ülkeler arasında paylaştırıldı. Bunun sonucu olarak Kürt halkı tam yüzyıldır büyük yıkımlar yaşadı. Kendim bir süre önce Kürdistan’ı ziyaret ettim ve Erdoğan hükümetinin Kürt kentlerini yıktığına birebir tanık oldum. Umarız bu çalışmalarımız Kürt sorunun çözümüne katkı sunar.’’

    Schouwenburg’un yaptığı konuşmadan sonra, Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnsiyatifi üyesi Reimar Heider, Öcalan’ın siyasi yaşamı ve çalışmaları hakkında bir sunum yaptı. Öcalan’dan Nisan 2015’ten bu yana hiçbir haber alınamadığını ifade eden Heider, Öcalan üzerinde büyük bir tecrit ve izolasyon politikasının uyguladığını ifade etti. Heider konuşmasında İngiliz sendikalarının başlattığı Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’nın çok anlamlı olduğunu ve emek hareketlerinden doğru böylesi çalışmaların sürdürülmesine Kürt halkı tarafından büyük değer biçildiğini ifade etti. Öcalan’ın Kürt sorunun çözümündeki rolüne de değinen Heider, Öcalan’ın demokratik çözüm için büyük bir emek verdiğini ancak Türk devletinin bu noktada çok ciddiyetsiz yaklaştığını da sözlerine ekledi.

    GMB Sendikası Genel Başkanı Tim Roache ise neden Öcalan’ı onursal üyeleri ilan ettiklerini “Dünyada yaşanan haksızlıklara sessiz kalamayız” sözleri ile ifade etti. Roache, “Bize hep soruyorlar, ‘Neden uluslararası sorunlarla uğraşıyorsunuz’ diye; ben de tekrar belirtiyorum, biz emekçiler dünyadaki tüm haksızlık ve hukuksuzluklara karşı çalışma yürütmeliyiz. Bu bizim sorumluluklarımızdan birisidir. Daha kısa bir süre önce Kürt politikacı Kamuran Yüksek ile burada buluşup sohbet ettik. Sonra öğrendim ki Yüksek tutuklanmış. Bu kabul edilir bir şey değil. Şimdi biz bunlara nasıl sessiz kalacağız” dedi.

    Roache konuşmasından sonra GMB sendikası üyelik kartı ve onursal üyelik sertifikasını; “Bizler bu yönlü desteklerimizi sunmaya devam edeceğiz” sözleriyle Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İnsiyatifi üyesi Reimar Heider’a takdim etti.

    Üyelik kimliği ve sertifikasının takdiminden sonra toplantıya katılan üyelerin Kürt sorunu ve Öcalan ile ilgili soruları cevaplandırıldı.

    126 yıllık bir geçmişi olan GMB sendikasının 650 binden fazla üyesi bulunuyor. Daha çok yerel yönetimler, hastaneler ve okullarda örgütlü olan sendika, ana muhalefetteki İşçi Partisi üzerinde de etkili durumda. GMB, Britanya’nın 3’ncü büyük sendikası.

    ALADDİN SİNAYİÇ-BOURNEMOUTH

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 2

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 3

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 4

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 5

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 6

    gmb sendika

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 8

    Britanyalı Sendikadan Öcalan’a Onursal Üyelik 9

  • Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı

    Kürt toplumunun yoğun olarak yaşadığı Londra’nın Haringey belediyesi başkanlığına Ali Gül Özbek seçildi. Pazartesi akşamı Alexandra Palace’ta yapılan belediyenin yıllık toplantısında Özbek belediye başkanlığı görevini Jeniffer Man’dan devir aldı. 5 Mayıs’ta Londra Büyükşehir Belediye başkanlığına ilk defa bir Müslümanın seçilmesinin yankıları devam ederken, Haringey’e Alevi bir Kürdün seçilmesi Londra’nın kültürel zenginliğinin de bir sembolü oldu.

    Haringey belediyesi ilk Kürt Alevi belediye başkanı seçiminin yanında şimdiye kadar yapılan en geniş katılımlı törene de sahne oldu. HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kurum temsilcisi de törende hazır bulundu.

    22 Mayıs 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde İşçi Parti üyesi Ali Gül Özbek Haringey belediye meclis üyeliğine seçilmişti. Belediye meclisinin 57 üyesinden 48’inin İşçi Parti üyesi olduğu mecliste Pazartesi günü yapılan yıllık toplantıda belediye başkanlığı devri yapıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı törende bir yıllığına görevi devir alan Özbek açılış konuşmasına Kürtçe başlayarak katılımcıları selamladı.

    SEREMONİ GÜLBANG VE SEMAHLA BAŞLADI

    Londra’nın tarihi binalarından birisi olan Alexandra Palace’ta yapılan seremoni Çocuk semah grubunun semahı ile başladı. Alevi deyişleri eşliğinde semah dönen çocuklar yoğun ilgi gördü. Dönülen Semahlardan sonra Alevi dedesi Mehmet Yüksel tarafından Gülbang çekildi. Törende Kürt sanatçı Tara Jaff’ta bir müzik dinletisi verdi.

    KONUŞMASINA KÜRTÇE BAŞLADI

    Daha sonra yıllık toplantının yapılması için farklı bir salona geçen katılımcılar burada yapılan törenle görev devri yapıldı. Görevi devir alan Özbek Kürtçe başladığı konuşmasına İngilizce devam ederek, Haringey gibi farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir bölgede belediye başkanlığı görevini yürütmenin büyük bir onur olduğunu ifade etti. Özbek’in konuşmasından satır başları şöyleydi;

    ‘‘Haringey benim gururla, evim diyebileceğim bir yer. Başkanlığım süresince tüm Haringey sakinlerine iyi hizmet verip, Haringey’in yükselen itibarını daha da büyüteceğiz.

    Zor zamanlar yaşıyoruz. Nereye bakarsanız bir mücadele var. Ekonomik eşitik, sağlık, çevre için büyük mücadeleler veriliyor. Yine aynı şekilde iş imkanları, daha iyi bir eğitim ve çocuklarımızın geleceği için de hepimiz birer mücadele içindeyiz.

    Benim ailem buraya ilk geldiğinde değerlerimizi paylaşan, kültürel zenginliği olan bir yer arayışındaydı. Bu anlamda Haringey’den daha iyi bir seçenek olamazdı.’’

    Bu hizmeti verecek olmanın heyecanını taşıdığını belirten Özbek tüm katılımcılara ayrı ayrı teşekkür etti.

    KEBAPÇILIKTAN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA; ALİ GÜL ÖZBEK

    Haringey belediyesinin yıllık toplantısında Ali Gül Özbek’in özellikle Alevi Kürt kimliğine vurgu yapılan tanıtım konuşması İşçi partili belediye meclis üyesi tarafından yapıldı; Özbek için şunlar belirtildi;

    ‘Maraş’ın Elbistan kentinde doğan Ali Gül Özbek 8 çocuklu bir ailenin çocuğu. Alevi Kürt bir ailenin çocuğu olan Özbek 17 yaşına kadar Elbistan’da yaşadı.

    Alevi Kürt kimliğini inkar eden asimilasyoncu ve dışlayıcı devletin eğitim sisteminden kaynaklı Özbek gençlik yıllarına kadar kendisini Türk olarak tanımladı. 1980’lerde Malatya Üniversitesinde öğrenciyken kendi kimliği ve devletin Kürt Alevi karşıtı ırkçı politikalarıyla tanışan Özbek’in o günden sonra politik düşünceleri de farklı bir seyir aldı.

    Darbeci askeri sağ cunta yönetimi o dönem sivillere yönelik üst düzeyde zulüm, cinayet ve işkence uyguladı. Bu dönemde Özbek’in babası ve abisi de askeri cunta tarafından tutuklandı.

    Malatya’da üniversite eğitimini tamamlayan Özbek bir süre İstanbul’da bir şirkette çalıştıktan sonra İngiltere’ye göç etti. İngiltere’nin Porsmuth üniversitesinde 3 yıl eczacılık okuyan Özbek, hafta sonları da kebapçıda çalıştı.

    Daha sonra Haringey’de ilk Kürt eczacı olarak Med-Chem adında eczaneyi açan Özbek bu süreç içerisinde bir çok toplumsal ve sosyal çalışmalara maddi ve manevi destek verdi.’

    Foto: Arif Bektaş & Aladdin sinayic

     

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 3
    HDP Şırnak Milletvekili ve Britanya Kürt halk meclisi Özbek’i kutlayıp başarılar diledi

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 4

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 9

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 7
    Tören Öncesi çocuklar Semah döndü

     

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 5
    Törene çok sayıda davetli katıldı
    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 8
    Belediye meclisi üyelerinin tümü hazır bulundu

     

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 6

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 1

    Londra’da İlk Kürt-Alevi Belediye Başkanı 2
    Aligül Özbek
  • Facebook’a şok protesto!

    Facebook’a şok protesto!

    Uzun süredir Kürt içerikli paylaşımlara sansür uygulayan Facebook, Londra Euston bölgesinde bulunan merkez ofisi önünde protesto edildi. Son yıllarda yüzlerce Kürt sayfasını kapatan Facebook, özellikle de PKK ve Kürt halk önderi Abdullah Öcalan il ilgili resim ve paylaşımların hepsini kaldırarak paylaşan kişilere bir ayı bulan engelleme cezaları veriliyor.

    Erem Kansoy

    Yaklaşık 1 yıldır,  Öcalan, PKK ve Kürdistan bayrağı paylaşan bireysel hesaplar ile İŞİD çeteleri karşıtı, ezilen halkların yandaşı, Erdoğan karşıtı ve AKP hükümetini eleştiri ve  yayınlar yapan sayfalara yönelik ‘engellemeler’ uygulyan sosyal iletişim ağı Facebook Londra’da Kürt gençleri tarafından düzenlenen şok eylemle protesto edildi.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’un ofisinin bulunduğu bina önünde yoğun kalabalığın bulunduğu öğlen saatlerinde toplanan gençler, ingilizce olarak hazırlanan ‘Facebook, Kürtler üzerindeki sansürü durdur’ yazılı pankart açıldı. Kırmızı, Sarı ve Yeşil sis meşaleleri yakan gençlerin eylemi çevredikilerden büyük ilgi gördü.

    İngiliz polisinin çevrede büyük güvenlik önlemi aldığı gözlerden kaçmazken, Facebook yetkilileri binanın girişini özel güvenlikcilerle kapatarak girişi ‘güvenlik önlemi’ gerekçesiyle girişi yan tarafa taşıdı. Eylem süresince yakılam meşalelerin çıkardığı sis nedeniyle bir diğer binada yangın alarmı devreye girdi ve bina yine ‘güvenlik önlemi’ çerçevesinde kısa süreliğine boşaltıldı. Bunun üzerine Facebook ofis çalışanlarından bir yetkili protestocuların yanına gelerek hazırlanan şikayet ve dilekçe mektubunu yetkililere iletmek üzere aktivist Mark Campell’den teslim aldı.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Eylem süresince çevrede bulunanlar cep telefonları ile olayı görüntüleyerek Twitter, Instagram ve Facebook gibi sosyal iletişim araçlarında yayınladı. Ayrıca İngilizce hazırlanan yazıı bildiri de vatandaşlara dağıtılarak duyarlılığın artılması sağlandı.

    ‘Facebook stop censoring Kurds, Facebook stop your war on Kurds’ sloganlarının aralıksız atıldığı eylemde, İngiliz polisi olaya müdahale etmedi aylemciler ayrıca ‘dont go Turkey’ kampanyasının stikerlerinide yol boyunca ve eylem bölgesinde etrafa yapıştır.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Düzenlenen şok eylemin ardından protestonun organizatörlerinden aktivistler gazetemize değerlendirmede bulundu;

    Mehmet Oğuz

    “Devrimsel süreçlerde örgütlenme çok önemli bir unsurdur iletişim koşullarının çok geliştiği günümüzde sosyal medya Facebook- tweeter örgütleme-örgütlenme için çok önemli bir alan ve geçmişe oranla toplumsal muhalefetin çok daha hızlı bir şekilde mobilize olmasını sağlamaktadır.

    Kürt özgürlük hareketi de özelikle 20 yıldır bu alanı örgütlenme ve propaganda için kullanmaya çalışıyor fakat Kürtlerin şansızlığı handikapı. Türkiye gibi Onur’dan ve haysiyetten uzak bir düşmana sahip olması Kürtleri kendi yurdunda sömürge altında yaşamak zorunda bırakan işgalci Türk devleti Kürtlerin sosyal medyayı kullanmasına bile tahammül edemiyor ve bununun için muazzam paralar harcıyor.

    Maalesef Facebook yönetimi de işgalci Türk devletinin para karşılığında istediği herşeyi yapıyor Türkiye’de yaşayan Kürtler hiçbir şekilde sosyal medya kullanamıyor sansür , yasak ve cezalandırmalarla adeta cezaevi koşullarında yaşamak durumunda kalıyor Kürtler Onunla da sınırlı kalmıyor bu abluka Türkiye dışında yaşayan Kürtlerin de Facebook üzerinde örgütlenmesi yasak adminliğini yaptığımız ve duyuru amaçlı kullandığımız sayfalar kapatılıyor, hesaplarımıza süresiz cezalar yağıyor.

    Facebook’a şok protesto! 1

    İşgalci Türk devletinin alçakça saldirilarina Facebook yönetimi de aynı alçaklıkla adeta çanak tutuyor kapitalist dünyanın bir kar şirketi olan Facebook aynı şekilde kapitalizmin bütün çirkinliği ve alçaklığıyla Kürtlere karşı verilen bu savaşın adeta bir tarafı olmuş oluyor İşte tüm bunlardan dolayı pazartesi günü Kürt gençleri olarak Londra’da Facebook binasının önünde Facebook’u protesto eylemi gerçekleştirdik.  Facebook’un çirkin ve alçakça çanakçı tutumunu bütün dünyaya teşhir ettik İşe yarar mi bilemeyiz ama yasakçı Facebook yönetimini protesto etmek de bir devrimci tutumdur ve daha özgür bir sosyal medya için yapılan bir eylemdir.”

    Bertan Şoreşger

    Son zamanlarda Facebook batının diğer medya platformlarını aşarak Kürtlere karşı uygulanan sansürü ağırlaştırmış bulunuyor. Facebook, Türkiye devletinin alehine ve Kürdistan devrimi lehine olan bir çok paylaşımı, özel hesapları ve sayfaları kaldırmaktan ve kapatmaktan çekinmiyor. Facebook’un yaklaşımı sadece bunlardan ibaret değil.

    Facebook, ayrıca bir çok Kürdistan mücadelesi yanlısı olan siyasetçileri ve meşru medya organlarınıda sansür altına almış bulunuyor. Böylece sözde ‘basın özgürlüğü’ tanıdıkları standartları çiğnemiş oluyorlar. Buna karşın Stop War On Kurds ve Ciwanên Azad üyeleri olarak uygulanan bu sansürü protesto etmek amaçlı Facebook’a karşı çok etkili ve benzersiz bir eylem gerçekleştirdik. Meşalelerle düzenlediğimiz görsel eylemin amacı eyleme dikkat çekmek ve Facebook binasının görünümünü kapatıp ‘Kürt toplumunun standartlarına’ uygun davranmadıkları gerekçesiyle Facebook binasını sansürlemekdi. Lakin bunu başarmış bulunuyoruz.”

    Facebook’a şok protesto! 1

    Elvin Sarıçınar

    Londra’da yaşayan Kürt gençleri olarak Facebook’un Kürt Özgürlük Mücadelesine yönelik sansür politikalarına protesto ettik. Sosyal medya bizim icin cok önemli ve etkili bi platformdur çünkü bildiğimiz üzere büyük medya haberleri Kürt mucadelesi ile ilgili haberleri gündemine almıyor. Sosyal medya, ifade özgürlüğünün rahat bir şekilde yapabıleceğimiz yer olması gerekiyor. Facebook, insan haklarının en temel faktörünü engeliyor bizim fotoğraflarımızı, duyurularımızı ve haberlerimizi sansürleyerek.”

    Mark Campell

    “Facebook’un Kürtlerin ifade özgürlüğüne ilişkin haklarını ihlal etmelerini ‘cezalandırmak’  amacıyla, Ciwanan Azad’dan Kürt gençleri bu uluslararası şirkete karşı barışçıl bir eylem düzenlediler. Facebook, Kürt içeriğini yıllardır sansürlüyor- sadece bireylerin değil, aynı zamanda Kürt medya kurumlarının, Kürt siyasi partilerin, Kürt gazetecileri ve aktivistlerin de.

    Kürt renkleri sarı, kırmızı ve yeşil ile Facebook’un camlarını sembolik olarak ‘sansürlememiz’, insan haklarımızın ve BM İnsan Hakları Sözleşmesine, ifade özgürlüğünün her türlü açılımına göre, yapılan ihlalleri kabul etmeyeceğimizin göstergesidir.

    Facebook’a şok protesto! 2

    Facebook Kürt içeriğini sansürlemeyi durdurmalı. Telgraf okuyucularına bu önemli konuda kampanya yürütmeye devam etmelerini tavsiye ederim. Facebook, sadece Türkiye, Irak, Iran ve Suriye değil, tüm dünyada Kürtlere karşı baskı uygulayarak, Türk devletinin bir kolu gibi davranıyor ve bu kabul edilemez. Şu anda Facebook ile, bir aktivistin sayfasından kaldırılan bir resme ilişkin uyuşmazlık yaşıyoruz.

    Irkçı Türk bir katil tarafından, 9 Ocak 2013’te, Paris’te, öldürülen üç Kürt kadın aktivistin anısına konulan bir resim. Resmin aktivistin sayfasından kaldırılmasını protesto etmek amaçlı, bu resmi lütfen sayfanıza yükleyin.”

    Berivan Senpalt

    “Stop war on Kurds kampanyası çerçevesinde, Facebook’un Kürt’lere yönelik kriminalizasyon politikasını protesto etmek üzere eylemimizi gerçekleştirdik. TC devletinin Kürtlere yönelik savaşçı politikalarını ifade özgürlüğü olan sosyal medya iletişim araçlarında kullanarak yaymak ve duyurmak en doğal hakkımızdır. Ayrıca, şunu iyi anlamaıyız ki Kürtlerin sesi sadece sosyal medya değildir, fakat Türkiye’de yaşanan gelişmeleri doğru ve net bir şekilde yakınlarımıza duyurmanın da bir yöntemidir.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’un kullanım koşullarında Kürt’ler ile ilgili şu ifadeler yer alıyor, ‘yazılı veya görsel şekilde Atatürk’e saldırı, Kürdistan haritası, yakılan Türk bayrağı, PKK destekçiliği ve paylaşımları, Abdullah Öcalan yazı ve görsellerine ilişkin tüm materyaller içeriğe alınamaz’. Bu bize Türk devletinin sosyal medya üzerinde bir güce sahip olduğunu açıkca gösteriyor. Devlet bu gücünü sadece Facebook değil YouTube, Twitter gibi diğer sosyal medya araçlarında da kullanıyor.

    Sosyal medyada Kürt’lere uygulanan sansürü protesto etmek amacıyla Facebook ofisinin bulunduğu bina önünde, kırmızı, yeşil ve sarı meşalelerimiz ile toplandık. Amacımız en azından sadece sosyal medyada ses çıkarmadığımızı istenildiğinde eylem ve protestolar ortaya koyarak sesimizi yükseltebileceğimizi hatta ofislerine kadar gidebileceğimizi göstermekti. Ayrıca eylemimiz ile duyarlılığı artırmaya yönelik ciddi bir çalışma yaptığımızıda düşünüyorum. TC devletinin suçlarını haykırmaya devam edeceğiz hiç birşey ve hiç bir kimse sesimiz bastıramaz.”

    Facebook’a şok protesto! 3

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’a şok protesto! 1

  • Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi

    İşçi Parti’li Sadiq Khan Londra’nın yeni Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 2008 yılından bu yana Muhafazakar Partili Boris Johnson’un yönettiği büyükşehir belediyesi 8 yıl aradan sonra tekrar İşçi Partiye geçmiş oldu. 

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 3
    İşçi Partili Sadiq Khan’ın Tarihi Zaferi

    Pakistan asıllı Müslüman Khan, en yakın rakibi, Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith’i geride bırakarak önemli bir zafer elde etti. Khan kullanılan oyların yüzde %44’ünü alırken , Goldsmith’in aldığı oy oranı %35’te kaldı.

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 1
    Londra Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyorlar? 1

    Yeşil Parti adayı Sian Berry %6 oy ile üçüncü oldu.

    Dün (5 Mayıs Perşembe), Londra Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi yanı sıra Londra Büyükşehir Meclisi seçimleri de gerçekleşti.

    Londra meclisinin, Hackney, Islington ve Waltham Forest belediyelerini kapsayan, North-East (Kuzey-Doğu) bölgesinin koltuğunu açık arayla tekrar Jenette Arnold kazandı. Arnold 134,307 (%58.7) oy ile en yakın rakibi, Muhafazakar Parti adayı Sam Malik’i 32,565 oyda bıraktı.

    Enfield & Haringey bölgesinde, %54 oy ile, İşçi Parti adayı Joanne McCartney meclis koltuğunu kazandı. Muhafazakar adayı Linda Kelly %23.67 oy ile ikinci oldu.

    Ülke genelinde de yerel ve bölgesel seçimler gerçekleşti. İskoçya’da İskoç Ulusal Parti (SNP) tekrar çoğunluk kazanarak üçüncü dönem başa geçtiler. Fakat, İşçi Parti burada kayıp yaşayarak Muhafazakar Parti’nin gerisine düşüp üçüncü parti oldular.

    Bu seçimler, geçen yılki genel seçimlerinde İşçi Parti’nin büyük yenilgiler yaşaması sonucunda partinin başına seçilen Jeremy Corbyn’nin liderliği için de bir imtihan olarak yorumlanıyor. Beklenilenin aksine İngiltere’de iyi bir performans sergileyen İşçi Parti İskoçya’da büyük darbe almış oldu.

    Galler Meclisinde İşçi Parti’si 29 sandalye kazanırken, Plaid Cymru 12, Muhafazakar Parti 11 ve UKIP 7 sandalye kazandılar.

    İŞÇİ PARTİ İSKOÇYA’DA KAN KAYBETTİ

    Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi, İskoçya parlamentosu seçimlerinde tarihinin en kötü sonucunu aldı.
    İskoçya parlamentosu için yapılan seçimlerde İskoç Ulusal Partisi üçüncü seçim zaferini kazandı, İşçi Partisi ise gerileyerek üçüncü parti konumuna düştü. İskoç Ulusal Parti birinci parti olarak çıksa da hükümeti tek başına kurabilecek sayıya ulaşmadı.

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 2
    İskoçya Parlamentosu Seçim Sonuçları

    Kesin olmayan sonuçlar İşçi Partisi’nin, İskoçya parlamentosunun 1999 yılındaki ilk seçimlerinden bu yana en kötü sonucunu aldığını, iktidarda olduğu Galler parlamentosunda da gerilediğini, ancak ülkenin güneyinde İngiltere belediyelerinde konumunu bazı kayıplarla da olsa genelde koruduğunu gösteriyor.
    İktidarda ikinci dönemlerini sürdüren Muhafazakarlar ise İskoçya’da ikinci parti olarak kendileri açısından önemli bir başarı kazandı.

  • Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı

    İngiliz sendikaları öncülüğünde başlatılan ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasının startı Britanya parlamentosunda yapılan geniş katılımlı bir toplantı ile başladı. Yoğun ilginin gösterildiği tarihi toplantıda Öcalan üzerindeki tecrit eleştirilirken, Öcalan’ın özgürlüğünün bölge barışına büyük katkı sunacağı ifade edildi.

    Britanya’nın en büyük sendikalarından Unite ve GMB’nin öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan kampanyanın startı Britanya parlamentosunda verildi. Dün akşam Avam kamarasının 10 numaralı komite odasında yapılan toplantıya aralarında sendikacı ve milletvekillilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Yoğun ilginin gösterildiği toplantıda yapılan konuşmalarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu barışına büyük katkı sunacağı belirtildi.

    Kısaca Unite olarak biline Unite The Union sendikası resmi olarak kayıtlı 1.5 milyon üyesiyle İngiltere ve Galler’in en büyük emekçi örgütü pozisyonunda. Onlarca farklı emek alanlarından üyelerinin bulunduğu ve 650 bin üyesiyle İngiltere’nin üçüncü büyük emek örgütü olarak bilinen GMB(Genel İş Sendikası) daha önce de Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için çalışmalar yürütmüştü. Panele katılan Unison sendikası İskoçya yetkilisi de kampanyaya destek verdiklerini açıkladı. Unison sendikası da 1.3 Milyon üyesiyle Britanya’nın ikinci büyük sendikası.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    İskoç Milletvekili Natalie Mc Garry Toplantının moderatörlüğünü yaptı

    İskoç Milletvekili Natalie Mc Garry’nin moderatörlüğünde yapılan toplantıda GMB sendikası adına Bert Schouwenburg, Unite the Union sendikası adına Steve Turner, Unison sendikası adına Stephen Smellie, Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins, DBP Eş genel başkanı Kamuran Yüksek, HDP Milletvekili Dilek Öcalan ve Lordlar Kamarasından Lord Rea birer konuşma yaptılar.

    Tarihi Britanya parlamentosunun Avam kamarasındaki komite odasında yapılan toplantıda konuşmacı bölümünün arkasına, üzerinde Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan’ın, ‘‘Barış savaştan daha zordur fakat her savaşın bir barışı vardır. Savaşmaktan korkmadığımız gibi barışmaktan da korkmayız.’’ yazılı iki adet büyük pankart asıldı. Konuşmacıların masasının önüne de Öcalan’ın İngilizceye çevrilmiş kitapları sıralandı.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    BÜYÜK BİR TABUYU KIRDIK

    Bir süre önce Amed’i ziyaret eden Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins toplantıda yaptığı konuşmada, bir tabuyu yıkarak Britanya parlamentosunda Öcalan’a özgürlük çağrısı yapabilmelerinin çok önemli olduğunu belirterek bu adımın büyük bir kampanyanın başlangıcı olduğunu ifade etti. Kürtlerin tek dostunun artık sadece dağlar olmadığını söyleyen Dubbins, uluslararası dayanışmaya dikkat çekti.

    Dubbins’in konuşmasından önemli satır başları şöyleydi; ‘‘Kürdistan’da olanları bizzat kendin gördüğünde Suriye’deki iç savaşın şu anda Türkiye’de olduğunda şüphen kalmıyor. Bunda soru işareti yok. Türk devleti tarafından uygulanan vahşet her hangi bir yerde gördüğümün en kötüsü- ve ben Filistin’e gittim, Kolombiya’ya gittim. Yani bir çok çatışmalı bölge gördüm. Ama Sur’da gördüklerimiz tamamen iğrenç ve tamamen rezildi. Bu saldırıların durması gerekiyor.

    MÜLTECİ PAZARLIĞINDA, KÜRDE YAPILANA GÖZ YUMMAK İĞRENÇ

    Erdoğan’ın, göçmenleri uzak tuttuğu müddetçe, istediğini yapmasına izin verilmesi, milyarlarca sterlin verilmesi ve halkına, basın özgürlüğüne, sendikal haklara istediğini yapmasına izin verilmesi ve Kürt halkına savaş açması tamamen iğrençliktir. Sadece Britanya devleti değil, diğer devletlerin de, bu durumun sona ermesi için, Türkiye üzerinde baskı uygulaması gerekir.

    ÖCALAN’I MUTLAKA OKUYUN

    Geçen hafta burada Öcalan’ın demokratik konfederalizm modelini konuştuk. Öcalan’ın, Türkiye’nin ileride neye benzeyebileceğine ve barışın neye benzeyebileceğine bu kadar dikkatini vermesi, bir lider olarak siyasetinin ve aklının kanıtıdır.Öcalan’ın kitaplarını okumayan var ise, okumalarını tavsiye ederim. Medeniyetlerin köklerine ilişkin kitabı, bölgenin tümüne şaşırtıcı bir bakış açısıdır. Tecrit altındayken, neredeyse hiç kimseyle konuşmaya izin yokken böyle bir analizi ortaya çıkaranın hayret edici bir zekası vardır ve bunu tanımamız gerekiyor.

    Müzakereleri gerçekleştirebilecek ve iradesi olan halkın tek lideri tecrit altında tutuluyorken gerçek ve kalıcı müzakere ve uygulanabilir sonuçlar nasıl elde edilebilinir ki? İrlanda’da böyle bir barış müzakeresi olmadı. Kolombiya’da bile devlet Farc ile yüz yüze görüşüyor. Doğru bir barış sürecine ihtiyacımız var ve Öcalan’ın özgürlüğü bunun için temeldir.

    Uluslararası dayanışmanın gücünü küçümsemeyin. Doğru yolda olduğumuza yüzde yüz inanıyorum. Tarihsel olarak doğru zamandır. Öcalan’ın özgürlüğü ve Türkiye’de barışçıl bir çözüm için hep birlikte çalışalım.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    Toplantının yapıldığı salonda yer kalmadı

    MASA DEVRİLDİ, ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENDİ

    HDP Milletvekili ve aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yeğeni olan Dilek Öcalan da, Öcalan’ın 17 yıldır İmralı adasında tek kişilik bir hücrede tamamen haklarından yoksun ve bir şekilde kaldığını hatırlatarak, son bir yıldır da kendisiyle hiçbir görüşmenin yapılmadığını belirtti. Türk devletinin Öcalan ile 3 yıl boyunca yaptığı görüşmelerin tüm Türkiye halklarına büyük umut verdiğini belirten Dilek Öcalan, Türk tarafının masayı devirmesinden sonra ülkenin büyük bir kaosa girdiğini ifade etti.

    Öcalan konuşmasında şunları belirtti; ‘‘17 yıldır süren tecrit koşulları son 1 yılı aşkın süredir de daha da ağırlaştırılarak tamamen insani temel hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan sayın Öcalan şahsında ve özellikle Kürdistan’da yürütülen bir tecrit ve imha politikası devreye konuldu. 5 yılı aşkın süredir sayın Öcalan ve avukatlarının görüşmeleri yapılamaması ve 1,5 yıl 2 yıla yakın bir süredir ailesiyle herhangi bir temasının sağlanmaması ve bir yılı aşkın bir süredir de İmralı heyetinin adaya girişinin engellenmesiyle İmralı’da yaratılan tecritin boyutlarının ve orada oluşan durumun başta Kürt halkı şahsında tüm haklarda artık kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirtebiliriz. Bu kaostan çıkmanın tek yolu İmralı üzerindeki tecritin kaldırılıp müzakerelere tekrar başlanmasıdır.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    MANDELA VE ÖCALAN AĞIR BEDELLER ÖDEDİLER

    GMB sendikasından Bert Schouwenburg, Öcalan’a Özgürlük kampanyası başkanı ve GMB sendikası eski başkanı Paul Kenny’nin mesajını okudu. Kenny mesajında Mandela ile Öcalan arasındaki benzerliğe değinerek ikisinin de halklarının özgürlüğü için mücadele verdiğini ifade etti.

    Penny mesajında şunları ifade etti; Bu önemli ve belki de tarihi günde orada olamadığım için özür dilerim. Geçenlerde bana, GMB ve benim bir çok kişi tarafından terörist olarak tanımlanan bir adamı neden desteklediğim soruldu. Etiketlerin bir çok zaman barış ve diyalogu önlemek isteyenler tarafından veriliyor cevabını verdim. Abdullah Öcalan Nelson Mandela değildir ama ikisi arasındaki benzerlik çarpıcıdır. İkisi de halkları için özgürlük arayışı içindeydi. İkisi de özgürlüklerinden olarak ağır bir bedel ödediler. Daha çok ta Öcalan’ın durumunda uzun süreli tecritlere maruz kaldılar. Her iki insan da özgürlük arayışlarından dolayı terörist ilan edildiler. Savaşların uzun tarihinde, çözümler sadece eşit yurttaşlar arasındaki diyalog ile çözüme ulaşabileceğinin kabul edilmesiyle gerçekleşmiştir.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    KAMPANYA DOĞRU YERDEN BAŞLADI

    Unite sendikası adına toplantıda bir konuşma yapan Steve Turner, sendikalar olarak yıllarca Kürt halkının yaşadıklarını göz ardı ettiklerini ve bu hatayı düzeltmelerini gerektiğini ifade ederek, Britanya’nın Kürt halkının yaşadığı acılarda payı olduğunu ve bunun için kampanyanın Britanya parlamentosundan başlamasının önemli ve doğru olduğunu belirtti.

    Turner şunları belirtti; ‘‘Kampanyanın amacı Kürtler için özgürlük ve insan hakları sağlamak ve Türkiye toplumunda demokratik değişim için katkı sunmak ama en başta Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamak. Öcalan’ın tutukluluğu Türkiye devletinin Kürtlere yönelik zulmünün somutlaşmasıdır. Hiç şüphe yok ki tüm dünyada, Öcalan Kürt halkının büyük bir kesimi için siyasi liderdir.

    Tarafların birisi hapisteyken ve temel insan hakları inkar ediliyorsa ve halkı katlediliyorsa barış müzakeresi gerçekleşemez. Bu durması gerekiyor. Bunda Britanya devletinin de rolü olmalı. Bu Parlamento Türkiye devletinin yaptıklarını kabul etmemeli.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    DBP Eşgenel başkanı Kamuran Yüksek

    ATALARIMIZIN BAŞARAMADIĞINI BİZ BAŞARACAĞIZ

    Toplantının konuşmacılarından DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek ise yaptığı konuşmada toplantının tarihi önemine değinerek, bazen küçğk adımların büyük gelişmelerin yaratıcısı olduğunu ifade etti.

    Yüksek’in yaptığı konuşmadan satır başları; ‘‘Türkiye’de şiddetle çözülmeye çalışılan Kürt sorununu demokratik yollarla çözülmesini sağlayacak yegane lider sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan’ın fikirleri Ortadoğu’nun barış ve demokrasisi açısından çok önemli. Çünkü sayın Öcalan dini milliyetçiliğe karşı, mezhepsel ayrılıkçılığa karşı , etnik milliyetçiliğe karşı bir şahsiyet ve liderdir.

    Bugün Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmaların en önemli nedenlerinden biri dini milliyetçiliktir, mezhepsel milliyetçiliktir, etnik milliyetçiliktir. Ortadoğulu toplulukların batıyla yaşamış oldukları çatışmaların ve savaşın da nedeni dini mezhepsel milliyetçiliktir. Batı dünyasıyla Ortadoğu’nun kültürel barışı ve entegrasyonu orta doğunun demokratikleşmesinden geçer. Sayın Öcalan Ortadoğu’nun demokratikleşmesini savunan, Ortadoğu Demokratik Konfederalizmini savunan bir liderdir.

    Özellikle İngiltere parlamentosunda bu konuşmayı yaparken şunu da ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce I. dünya savaşıyla dünya sistemi şekillenmişti. Ve İngiltere özellikle Ortadoğudaki sistemin kuruluşunda önemli bir rol oynadı. Orta doğu yeniden kurulurken sınırlar çizilirken biz Kürtler maalesef birbirimize kavuşamadık. Bu kez yeni yüzyıl şekillenirken biz Kürtlerin de özgürlüğünü elde edebileceği bir rol oynamasını bekliyoruz İngiltere’den. Atalarımız bir çok nedenle başaramamıştı yüzyıl önce. Ama inanıyoruz biz başaracağız.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    ÖCALAN BARIŞIN SESİ OLMUŞ

    Sinn Fein Partisi de toplantıya gönderdiği bir mesajla destek verdi. Sinn Fein Partisi milletvekilleri Pat Dowerty, Paul Maskey, Framic Molloy ve Mickey Brady imzalı yazılı mesajda, Türk devletine yönelik, Kürtlere yönelik saldırılarının derhal durdurulması ve Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması çağrısı yapıldı. Açıklamada şunlar belirtildi; Sinn Fein olarak kampanyanıza dayanışma duygularımızı gönderiyor, Kürt halkının mücadelesini desteklemeye devam ediyoruz. Abdullah Öcalan’ın devam eden tutsaklığı yalnış olup, Türk devletine Öcalan’ın bırakılması çağrımızı yineliyoruz.

    Uzun süreli farklılıkları ve çatışmaları bitirmek, sorunları diyalog yoluyla çözebilmek, düşmanı ikna etmek iyi bir liderlik gerektirir. Abdullah Öcalan bu liderliğin gerekliliklerini yerine getirmiş ve barışın sesi olmuştur. Bu liderliği ve vizyonu için kendisini takdir ediyoruz.

    Türk devleti, Kürtlere yönelik saldırılarını derhal durdurup müzakere masasına geri dönmeli. Biz Kürt halkının özgürlük mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz.’’

    TOPLANTIYA ÇOK SAYIDA PARLEMENTER KATILDI

    Çok yoğun ilginin toplantıya farklı siyasi partilerden Avam Kamarasından Britanyalı parlementerler Angela Rayner, Jim Shannon, Kelvin Hopkins, Diana Johnson, Dave Anderson, Julie Elliot, Valerie Vaz, Andrew Gwynne, Neil Gray, Tania Mathias, Ruth Smeeth ve Lordlar Kamarasından Lord Rea, Lord hylton, Lord Dholakian ve Lord Judd da katılarak kampanyaya destek verdiler.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

  • ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’

    ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’

    Herkes Kürde düşman, Kürt ise kendine düşman…

    Mutlaka hepinizin başına gelmiştir: Büyük saçmalıklar karşısında durumu tarif edecek sözcükler bulamaz, tıkanır ve öylece o saçmalığa bakarsınız. Bu saçmalığı, rezaleti, ihaneti anlatacak kelimeler bulmakta zorlanırsınız. Aynen şimdi yaşadığım zorluk gibi…

    UETD-Avrupa Türk Demokratlar Birliği UK!!!

    Amacı Türk-İslam endeksli lobi çalışması yürütmek. Şuan tamamen AKP saltanatının lobi çalışmasını yürütüyorlar.

    Merkezi Almanya’da bulunan UETD’nin İngiltere şubesinin başkanlığını Turhan Özen yapıyor.

    Saçmalık ta tam burada başlıyor işte. Evet maalesef Avrupa’da, Türklüğün lobisini yapmak, Türklüğü kurtarma, barbarlığını, tecavüzünü, ırkçılığını aklama görevi Elazığ-Karakoçanlı bir KÜRT’e verilmiş…

    Dünyanın başına gelmiş geçmiş en büyük felaketlerin babası Emperyalist-Sömürgeci Osmanlı imparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca Kürde karşı yürütülen beyaz katliamın en güzel örneklerinden birisi de Turhan Özen. Yüz yıldan fazladır Kürde karşı geliştirilen soykırım ve asimilasyon politikaları birçok kimliğinden, kişiliğinden, ahlakından ve onurundan uzaklaşmış, içi boşaltılmış Kürt yarattı. Ve bu ‘Kürtler’ yıllardır, sahiplerinin emrinde kendi ırkına karşı savaş veriyor.

    Yazımızın konusuna gelirsek; Çoğunuzun bildiği gibi İngiltere’nin en büyük iki sendikası (Unite ve GBM) öncülüğünde ‘Öcalana Özgürlük’ adı altında bir kampanya başlatıldı. Kampanyanın startı önümüzdeki Pazartesi günü Britanya parlamentosunda yapılacak bir resepsiyonla verilecek.

    Kampanya birçok yönüyle büyük önem arz ediyor. Daha önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için 10 Milyondan fazla imza toplandı ve Avrupa Parlamentosuna teslim edildi. Bunun dışında Öcalan’ın özgürlüğünü hedef alan bir çok kampanya ve çalışma yürütüldü. Ancak ilk defa Kürtlerin dışında kurum ve kişiler böylesi bir kampanyanın öncülüğünü yapıyorlar. 1.5 Milyon üyeli Unite sendikası ile 600 binden fazla üyesi olan GMB sendikasının yani İngiltere’deki emek sınıfının direk olarak böylesi bir kampanyanın öncülüğünü yapması anlam itibariyle çok daha tarihidir.

    Bizim Karakoçanlı Turhan Özen bu ülkenin okullarında eğitim görmüş sözde ‘doktor’ olmuş, Liberal Demokrat parti içerisinde siyaset yapmış ama hizmet ettiği efendilerinin ırkçı ve faşist zihniyetinden kurtulamamış!

    Britanya parlamentosunda yapılacak ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası resepsiyonuna ilk tepki Turhan Özen’den geldi!!!

    Turhan Özen ‘beyefendi’ Anadolu ajansına verdiği demeçte Türk devletinin kurtarıcı bekçisi rolünü alarak; ‘Çok büyük yalnış yapılıyor. Terörist lidere kucak açılmasını kınıyorum. Eğer Türk devleti kendi parlamentosunda El kaide ve Daiş yöneticileri için böyle bir kampanya başlatsaydı, bunun İngiltere’nin şimdi yaptığından farkı olmazdı.’ diyor.

    Afferin Mankurt Turhan…

    Bravo! Her biji…

    Vatanı kurtardın!

    Sahiplerin şimdi sana madalya takar. Sahiplerinin önüne yattığın için seni muhakkak ödüllendirirler..

    Ben de bu ‘şanlı’ ve ‘şerefli’ hareketinden kaynaklı ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’ kampanyası başlatıyorum!!!

    Mutlaka Ensar vakfının … yöneticileri de bu hareketini görüp sana fahri üyelik ünvanı verirler!

    Şimdi birileri bu geri zekalı mahlukata şunu demeli;

    1. Bu kampanyanın yürütücüsü İngiliz devleti değil. İngiliz devletini yönetenler senin sahiplerinle ortak çalışıyor. Bunu yürüten Emekçi sendikalar..
    2. Türk devletinin Daiş ve El kaide yöneticilerine ‘özgürlük kampanyası’ başlatmasına ne gerek var ki! Zaten özgürler, Türk devleti en üst düzeyde, yediriyor, içiriyor, silahlandırıyor, sınırları açıyor, beş yıldızlı otellerde barındırıyor ve her gün önüne yatıyor. Bunu tüm dünya alem biliyor gafil adam…
    3. ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası seni neden bu kadar rahatsız ediyor? Tüm dünya ve senin sahiplerin de biliyor ki bu savaşın ve ölümlerin önüne geçebilecek, Türkiye’yi bu bataklıktan kurtarabilecek Öcalan’ın kendisidir. Bu sendikalar da bu niyetle böylesi bir kampanya başlatmışlardır. Öcalan’ın özgürlüğünü istemenin aynı zamanda Türkiye’de demokratik çözümün ve barışın tesisini istemek olduğunu İngiliz sendikalar görmüş te, senin uyuşturulmuş beynin niye anlayamıyor bunu?
    4. Sana mı kaldı bu kampanyayı kınamak!!! Yaw bari Türklere hakaret etme! Mutlaka bu kampanyayı kınayacak bir Türk çıkardı elbette.

    Heyy Mankurt!

    Bak bir, senin sahiplerin Kürdistan’da senin ırkını soykırımdan geçiriyor!

    Kürdistan tam bir savaş alanı. Rojava’da rejim güçleri, muhalif güçler, Daiş barbarları dört bir yandan Kürtlere saldırıyor. Kuzey Kürdistan’da Türk devleti eşi görülmemiş bir vahşet ve barbarlıkla Kürt kentlerini yakıp yıkarken, bebek, yaşlı, genç demeden alçakça katlediyor. Katlettiği gençlerin cansız bedenlerine bile kin ve nefret kusuyor. Katlettikleri kadınların çıplak fotoğraflarını servis ediyor, parçaladıkları mezarların önünden selfi çekiyorlar. Vahşette ve alçaklıkta sınır tanımayan bu mahlukatlar, göç ettirdiği yüz binlerce Kürdün yatak odalarına girip ahlaksız yazılar yazıyor.

    Ülkeyi yöneten katil çetebaşlarının ağızlarından ‘öldürmek’ dışında kelimeler çıkmıyor. ‘Ya baş eğeceksiniz ya baş vereceksiniz’ zihniyeti yeniden tüm ülkeye hakim. Kürt bu vahşete karşı direndikçe, bu çetebaşları daha da vahşileşip saldırganlaşıyor.

    Günlerdir Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova’nın üzerine çeşit çeşit bombalar yağıyor. Gece gündüz dumanlar yükseliyor şehirlerin üzerinden. Sayıları onbinleri bulan katil ordusu kentlerdeki sayıları yüzleri geçmeyen gence karşı tankıyla topuyla azgın bir şekilde saldırıyor. Cizre’de Kürdün zihninden ve tarihinden asla silinmeyecek acılar bırakan barbar Türk devleti aynısını bu üç kentte de tekrarlıyor.

    Ve bizim, yüzüne tükürülecek Mankurtlar, efendilerini nasıl daha mutlu ederimin derdindeler….

    Tarih sizleri affetmeyecek!

    Aras Ararat

    ‘Turhan Özene Madalya Takılsın’ Kampanyası Başlattım! 1
    Turhan Özen (Foto: Facebook)